Champions League

Qualifying Round 2: Galatasaray SK 2 : 0 Vllaznia Iskodra (Albania) (25/7-01) (Game Report)
Vllaznia Iskodra 1 : 4 Galatasaray SK (1/8-01) (Game Report)
Qualifying Round 3: Galatasaray SK 2 : 1 Levski Sofia (Bulgaria) (8/8-01) (Game Report)
Levski Sofia 1 : 1 Galatasaray SK (22/8-01) (Game Report)
CL 1 (Group D): Galatasaray SK 1 : 0 Lazio (11/9-01) (Game Report)
PSV Eindhoven 3 : 1 Galatasaray SK (19/9-01) (Game Report)
Nantes 0 : 1 Galatasaray SK(26/9-01) (Game Report)
Galatasaray SK 0 : 0 Nantes (16/10-01) (Game Report)
Lazio 1 : 0 Galatasaray SK (24/10-01) (Game Report)
Galatasaray SK 2 : 0 PSV Eindhoven (30/10-01) (Game Report)
Galatasaray SK 1 : 0 Lazio Nantes 4 : 1 PSV Eindhoven Lazio 1 : 3 Nantes PSV Eindhoven 3 : 1 Galatasaray SK Nantes 0 : 1 Galatasaray SK PSV Eindhoven 1 : 0 Lazio Lazio 2 : 1 PSV Eindhoven Galatasaray SK 0 : 0 Nantes Lazio 1 : 0 Galatasaray SK PSV Eindhoven 0 : 0 Nantes Galatasaray SK 2 : 0 PSV Eindhoven Nantes 1 : 0 Lazio _____HOME_____ _____AWAY_____ _______TOTAL________ Nantes 6 2 0 1 5- 2 1 2 0 3- 1 3 2 1 8- 3 11 Galatasaray SK 6 2 1 0 3- 0 1 0 2 2- 4 3 1 2 5- 4 10 ---------------------------------------------------------------------- PSV Eindhoven 6 2 1 0 4- 1 0 0 3 2- 8 2 1 3 6- 9 7 Lazio 6 2 0 1 4- 4 0 0 3 0- 3 2 0 4 4- 7 6
CL 2 (Group B): Galatasaray SK 1 : 1 Roma (20/11-01) (Game Report)
Barcelona 2 : 2 Galatasaray SK (5/12-01) (Game Report)
Liverpool 0 : 0 Galatasaray SK (19/2-02) (Game Report)
Galatasaray SK 1 : 1 Liverpool (27/2-02) (Game Report)
Roma 1 : 1 Galatasaray SK (13/3-02) (Game Report)
Galatasaray SK 0 : 1 Barcelona (19/3-02) (Game Report)
Galatasaray SK 1 : 1 Roma Liverpool 1 : 3 Barcelona Barcelona 2 : 2 Galatasaray SK Roma 0 : 0 Liverpool Barcelona 1 : 1 Roma Liverpool 0 : 0 Galatasaray SK Galatasaray SK 1 : 1 Liverpool Roma 3 : 0 Barcelona Barcelona 0 : 0 Liverpool Roma 1 : 1 Galatasaray SK Galatasaray SK 0 : 1 Barcelona Liverpool 2 : 0 Roma _____HOME_____ _____AWAY_____ _______TOTAL________ Barcelona 6 0 3 0 3- 3 2 0 1 4- 4 2 3 1 7- 7 9 Liverpool 6 1 1 1 3- 3 0 3 0 1- 1 1 4 1 4- 4 7 ---------------------------------------------------------------------- Roma 6 1 2 0 4- 1 0 2 1 2- 4 1 4 1 6- 5 7 Galatasaray SK 6 0 2 1 2- 3 0 3 0 3- 3 0 5 1 5- 6 5

Competition AP MP W D L GF GA
ECCC 17 104 40 25 39 135 144
ECWC 8 31 12 6 13 41 54
UCUP 7 27 10 8 9 34 37
TOTAL = 32 161 62 39 60 210 236

CL: G.Saray 0:1 Barcelona

Hasan Tezcan (20/03/102)

STAT: Ali Sami Yen(Istanbul)
GALATASARAY SK: Mondragon, Bülent, Emre, Arif[Suat],
Berkant, Umit, Hasan, Pérez[Capone], Ayhan[Radu Niculescu],
Fleurquin, Ergün
FC BARCELONA: Bonano, Abelardo, Xavi, Kluivert, Overmars,
Rochemback, Christanval, Garc=EDa, Luis Enrique, Coco, Puyol

GOL: Luis Enrique(58)
SARI KART: Luis Enrique Bonana(Barcelona), Radu
Niculescu(G.Saray)

--

Bilmedigin yogurt ve husran - Turgay Renklikurt

Galatasaray'in efsanelesmis taktik anlayisini söyle bir hatirlayin.
Hani orta sahasi ile müdafaasi arasinda su sizmayan; sahada 4-5-1
dizilisi ile yer alan; orta sahada pres, markaj, kademe zenginligiyle
rakibinin tüm oyun düzenini bozan; hatta hatta onu taktik manyagi
yapan, o meshuuuur anlayisi. Dün maç baslamadan önce dogrusu,
Lucescu'nun G.Saray'i ayni taktik anlayisla sahaya sürecegini ve
ilerleyen dakikalarda hücum genisligi yaratan Hasan Sas, Berkant, Arif
kanat akinlariyla Umit Karan ve ileriye sarkan Fleurquin'e gol
sanslari yaratmak isteyecegini zannetmistim. Cünkü bu
Galatasaray'in bildigi ayrandi ve bilmedigi yogurttan elbette daha
iyiydi. Yanilmisim.

Dün ilk devre sanki Galatasaray Barcelona, Barcelona da Galatasaraymis
gibi oynadi. Yani Galatasaray tüm hatlariyla gol atma adina rakibin
üzerine çullanirken, Barcelona 4-5-1 taktik anlayisiyla
Galatasaray'i orta sahada pres, kademe, markajla durdurup kontrataklarla
sonuca gitmek istedi. Beraberligi de amaçlayan bu taktigi Barcelona
ilk devre boyunca basariyla uyguladi. Oyunu sürekli olarak
süratlendirip, sonuca gitmek isteyen Galatasaray inanilmaz pas
hatalari ve doldur bosaltlar yapinca, buna bir de meydana gelen
firsatlari harcama eklenince istenen sonuca ulasilamadi.

Ikinci devrede de Galatasaray is emniyetinden ziyade, gole yönelik ve
açik bir futbolu tercih edince müdafaada kademe hatalari yapilmaya
ve rakibe bos alan hediye edilmeye baslandi. Oyunun basindan beri bu
durumu usta bir avci gibi bekleyen Barcelona, Mondragon'un da umulmadik
hatasi sonucu amaçladigi altin golü hem de o ana kadar oyunun en
kötüsü olan Luis Enrique'nin ayagindan buldu.

Golden ve gol sokundan sonra ise Galatasaray'da ne taktik anlayis, ne
oyun disiplini ve ne de moral kaldi. Sonuç: Beklenmedik bir
hüsrandi.

Insan Galatasaray'dan gerçekten çok daha baska güzellikler
bekliyordu bu maçta. Gelin görün ki, o güzelligi ne Galatasaray
ne de Barcelona ortaya koyabildi. Futbol adina o güzelligi ortaya
koyan kimdi biliyor musunuz? Maçin o dev gibi göbekli hakemi
Temmink'ti.

AKSAM

CL: G.Saray 1:1 Liverpool

Hasan Tezcan (27/02/102)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Urs Meier(Isviçre), Egon Bereuter(Avusturya), Rudolf
Kaeppeli(Isviçre)
G.SARAY: Mondragon, Perez, Fleurquin, Bülent, Victoria, Ayha,
Berkant, Ergün, Hasan, Arif, Radu(Dk.79 Serkan)
LIVERPOOL: Kirkland, Xavier, Henchoz, Hyypia, Carragher,
Smicer(Dk.74 Litmanen), Murphy, Hamann, Riise, Heskey, Owen
GOLLER: Radu(Dk.71), Heskey(Dk.79)
SARI KARTLAR: Hamann, Heskey (Liverpool), Victoria, Bülent
(G.Saray)

--

Mükemmel futbol adil sonuç - Turgay Renklikurt

Bir gün önce Istanbul'u kar, yagmur bastigindan dogrusu kadere
küser gibi olmustuk. Cünkü iklimi geregi yagmura ve agir sahaya
aliskin Liverpool için böylesi hava sarti balli badem gibiydi...
Allah'tan maç günü ortalik günlük güneslik oldu, bizde de
moral yerine geldi.

Sali günü yazdigimiz yorumda Liverpool'ün 'Maç öncesi
isinmasina bir bakin; isinma nasil olurmus görün' demistik. Maç
öncesi bir baktik Galatasaray bu defa kurallara uygun maç öncesi
isinma yapiyor. Hem güldük, hem de 'Yarabbi sükür' dedik.

Dün Lucescu elinde kalan malzemeyi en dogru sekilde sahaya
sürmüstü. Geri dörtlünün önüne Ayhan ve Ergün'ü,
onlarin iki yanina Hasan Sas ve Berkant gibi iki süratli oyuncuyu
monte etmisti. Arif'e de onlara yardim görevini ekleyince, takim
Liverpool'a ilk devre ne bos alan birakti ne de kanatlardan hücum
imkani. Tüm bunlara Galatasaray mükemmel pres ve kademe anlayisini
da ekleyince Avrupa'nin su anda en seri ve basarili kontratak
futbolculari olan Owen ve Heskey umduklari pozisyonlari yaratamadilar.
Bulduklari tek tük gol sansini da Mondragon mükemmel bir
performansla önledi.

Liverpool fizik gücü yüksek bir ekip. Ustelik teknik olarak da
olaganüstü özelliklere sahipler. Uzun sözün kisasi igne
deligi kadar bos alan veya kosu koridoru buldularmi inanilmasi güç
bir süratle kontrataga kalkiyorlar.

Dün Galatasaray bu sebeple sürekli 'G6nce is emniyeti' diyerek
elinden geldigince tam saha pres yapti, kademeye özen gösterdi, gol
adina maceraya girmedi ve usta bir avci gibi sabirla kontra gol bulmayi
bekledi ve bunu da maç boyunca 'Ben sizin aradiginiz santrforum'
mesaji veren Nicelescu'nun nefis kafa vurusuyla elde etti. Gelin
görün ki golün hemen arkasindan akil almaz bir kademe hatasi
yüzünden beraberlik golü yedi.

G6zetlemek gerekirse dün Galatasaray gerçekten futbol adina akil
almaz güzellikler sergiledi. Yürekse yürek, kondisyonsa
kondisyon, kademeyse kademe, hücum genisligiyle gücum genisligi,
hücum derinligiyse hücum derinligi... Ancak karsisindaki ekip de su
anda Avrupa'nin her yönüyle mükemmel ekiplerinden biri ve eli
vicdana koyup söylemek gerekirse oyunun hakki beraberlikti ve maç
da öyle bitti.

NOT: Size bir sey söyleyeyim mi, bu Bülent Korkmaz iflah olmaz bir
pandomimci!

AKSAM

Son 2 yilin UEFA ve Super Kupa $ampiyonlarinin macinda...

Bahri Unlu (26/02/102)

Liverpool ile yine yeni$emedik. 1-1 berabere kaldik.
Ali$kanlik oldu. One geciyoruz sonra berabere kaliyoruz.
Roma ile cok talihsiz sekilde son dakikada gol yiyerek
berabere kalmistik. Barcelona'da 2-0 one gecip berabere
kalmistik. Ve bu mac. Onca eksik var. Kar$imizda
bu grubun aslinda en zor takimi Liverpool var.
Gecen senenin UEFA kupasini ve Super kupasini alan takim.
Bizde ondan onceki senenin bu kupalarini almistik.
Bizim kupalari devrettigimiz takim bu. Ama bizim takim
o gunden bugune zayiflami$ onlar ustune super ilaveler yapmi$.
Birde ustune bizim sakatlar cezalilar derken durum vahim gozukuyordu.
Bazi puan gormemi$, gol atamami$ sifircilarin "fark yersiniz,
madara olursunuz" laflarina, kina stoklamalarina inat ,
hafif morartircasina 1-0 one gectikten sonra bitime
11 dakika kala golu yiyip berabere kalmak aci oldu.
Adamlarin devamli taclari korner gibi atmasindan belliydi
boyle bi atraksiyon yapacaklari. Tacdan gelen topa bir pas
ve alti pasin icinde alti kisinin icinde geldi atti adam golu. yazik oldu.

Bugun galip gelseydik cok daha umutla bakacaktik.
Umudumuz var ama moralimizi bozdu. Bu kadar insan ustu
gayrete yine de berabere kalmak dokundu herkese.
Gruptaki puanlarda tam uc bilinmeyenli denkleme dondu.
Roma'daki mactan muhakkak puan almamiz lazim.
Gerci galip bile gelsek yinede son Barcelona maci final oluyor.
Yine her sey son maca bagli oluyor. Eger berabere kalsak
artik son maci kazanip Juventusun 2 sene once bizim gruptan
ciktigi gibi 5 berberlik 1 galibiyetle cikmayi bekleyecegiz.

Gercekten zor i$imiz. Geri kalan maclardan 4 puan almak $art.
Aslinda bugun gollu berbere kalarak bir olasiliga karsi
$ansimizi kaybettik. Diyelim ki biz Roma'yi yensek,
Liverpool Barcelona ile berabere kalsa, son macta da
Liverpool Roma'yi yense biz Barcelona'ya yenilsek
Barcelona 9 olacak. ikincilik icin Liverpool'la
puanlarimiz 7 olacak. Ve ASY 'de gol attigindan
Liverpool onumuze gececek. Neyse biz her iki maci da
yenecegimiz dusunelim gerisini aslanlara birakalim.

Bahri Unlu
ISO 2000, UEFA ve Super Kupa $ampiyonu taraftari

CL: Roma 1:1 G.Saray

Hasan Tezcan (14/03/102)

STAT Stadio Olimpico
HAKEMLER Anders Frisk(Isveç), Leif Lindberg(Isveç), Ferenc
Szekely(Macaristan)
ROMA Antonioli, Panucci, Samuel, Zebina(Dk.46 Aldair), Candela,
Cafu, Emerson, Lima, Totti, Montella(Dk.56 Batistuta), Delvecchio(Dk.82
Assunçao)
G.SARAY Mondragon, Perez(Dk.84 Capeno), Bülent, Emre, Victoria,
Ayhan, Fleurquin, Ergün, Hasan, Berkant, Umit(Dk.88 Radu)
GOLLER Umit Karan(Dk. 44), Cafu(Dk.52)
SARI KARTLAR Montella, Cafu(Roma), Hasan Sas, Perez(Galatasaray)

--

Mucize gibi - Turgay Renklikurt

Roma Teknik Direktörü Capello, maçtan bir gün önce yaptigi
basin toplantisinda Hasan Sas'i yere göge koymadi. Maç baslayincaya
kadar da sahsen ben, Capello'nun sözlerini övgü diye algilayip,
keyiflenmistim. Meger Capello o sözleriyle oyuncularina Hasan Sas'i
hedef gösterip 'Anlarsiniz ya' demek istemis. Maç baslar baslamaz
Capello'nun o mesaji dogrultusunda da Hasan Sas, her ayagina top
geldiginde, dönerli olarak Romali defans oyunculari tarafindan tekme
tokat durdurulmaya çalisildi. Allahtan Hasan'in o meshur Adanaliligi
tutup dellenmedi.

Lucescu dün orta sahanin kaybedilmemesi adina takimini 4-5-1
tertibiyle sahaya sürdü ve böylece Roma'nin süratli ve golcü
oyuncularini pres, kademe zenginligiyle etkisiz hale getirmek istedi.
Nitekim ilk devre boyunca Galatasaray geri dörtlüsü ve orta sahasi
mükemmel kademe anlayisi ve pres uygulamasiyla rakibine ne bos alan
birakti, ne de oyun inisiyatifini ele geçirme sansi.

Roma'nin Galatasaray'i kendi üzerine çekip süratli ve golcü
oyunculari Totti ve Montella'ya bos alanlar yaratmak tuzagina da
düsmeyen Galatasaray, oyun temposunu mümkün oldugu kadar
düsürüp, Hasan Sas ve Umit Karan ikilisine kontratak imkani
yaratmak istedi. Nitekim Umit Karan'la da kontratak golünü buldu.

Dün Galatasaray'da tüm oyuncular gerçekten inanilmaz bir gayret
içerisinde, ellerinden geleni yaptilar. Ancak Hasan Sas dün
gerçekten bir baskaydi. Bir anlamda futbol resitali verir gibiydi.
Müdafaaya geldi, orta sahayi organize etti, takimin yoruldugu anlarda
topu dolastirdi, uzun sözün kisasi çagdas futbol adina yapilmasi
lazim gelen tüm uygulamalardan örnekler sergiledi.

Mondragon, Emre Asik, Bülent, hele hele Ayhan'in yaptiklarini, ortaya
koyduklarini anlatmaya kalksak sayfalar yetmez.

Tek bir sözle bu maçi, Galatasaray'in elde ettigi sonucu
tanimlayabiliriz: Insanüstü bir performans sergilediler.

AKSAM

yine italyanlar, yine olay

Bahri Unlu (14/03/102)

Her mac oldugu gibi yine one gectik yine berabere kaldik.
eh artik gina geldi. Bir daha ki sefere artik. Futboldan konusacak
baska bir sey yok. Barcelona'ya Lazio'ya fark attik diye
hava basan Italyanlarin burnu fena surtuldu. Bu da agir geldi
herhalde ki gargara yapmaya cali$tilar. Saha dI$I her turlu olayi
yapmakta usta olan Italyanlar yine ayni oyunlari oynadilar.
Daha once Juventus'un yaptiklarini unutmadik. $imdi ba$ka pislikler.
oha yani bu kadar olur. Evropa medeniyeti bunlar ha. Tek istegim $u,
Liverpool bu pislikleri yensinde bu vah$iler avuclarini yalasin.

Galatasarayli futbolculara da teknik kadaroya da i$i son maca
kadar getirdikleri icin tebrikler. Artik Barcelona macinda bu i$i
bitireceklerine inaniyoruz hele ki bu gordukleri bu muamele
kar$isinda bu hirsla bunu kesin ba$aracaklardir.

Bugun Roma'yi tutanlari da tebrik edelim . Ne de olsa Galatasaray'dan
1 puan alabildiler. Galatasaray'li futbolculari da dovduler ya biraz daha
mutlu olmu$lardir. Haftaya Barcelona'yi tutana kadar 1 hafta bu 1 puanin
mutlulugunu sursunler. Haftaya ekmek yok onlara cunku...

Bahri Unlu
ISO 2000, UEFA ve Super Kupa $ampiyonu taraftari

CL: Liverpool 0:0 G.Saray

Hasan Tezcan (21/02/102)

STAT: Anfield Road
HAKEMLER: Vitor Manuel Melo Pereira, Ferreira Matos, Pinheiro
Devesa Neto(Portekiz)
LIVERPOOL: Kirkland, Xavier, Henchoz, Hyypia, Carragher
(Dk.67 Smicer), Murphy, Gerrard(Dk.72 McAllister), Hamann
, Riise, Heskey, Owen
G.SARAY: Mondragon, Perez, Bülent Korkmaz, Emre,
Victoria, Bülent Akin, Fleurquin, Ergün, Hasan Sas
(Dk.80 Murat Sözkesen -Dk.90 Niculescu -), Berkant, Umit Karan
SARI KARTLAR: Emre, Fleurquin, Umit Karan, Bülent Akin(G.Saray)

--

Kelepce - Altan Tanrikulu

Hamann vuruyor, Mondragon çikariyor... Riise vuruyor Mondragon
kurtariyor... Owen plase yapiyor, Mondragon uzaniyor... Yan toplarda
Mondragon, kornerlerde Mondargon, frikiklerde Mondragon...

Koca bir ilk yari, Galatasaray'i tek basina tasiyan adam oldu
Kolombiyali file bekçisi...

Kadiköy'de çikardigi toplari daha da ötesinde mükemmel
kurtarislar yaparak Liverpool'un hizini kesiyor, bir an önce gol
görmek isteyen Ingilizler'in hevesini kursaginda birakiyor...

Ya Galatasaray? Lucescu 'nun eldeki oyunculari kullanarak sahaya
sürdügü takimin ilk amaci kesinlikle yenilmemek... Kaybetmemek
üzerine kurulu bir büyük maç daha oynuyor Galatasaray... Dört
gün önceki F.Bahçe maçindaki defansif anlayis, birkaç oyuncu
farkliligiyla sürüyor... Ama bu kez Hasan daha etkili, Berkant atak
ve orta saha daha iyi top yapiyor...

Liverpool'un iki büyük silahi Owen ile Heskey kilitlenmis...
Bülent Owen'i, Emre Heskey'i durdurmus. Emre'nin 4. faulün ardindan
gördügü sari kart sonrasi esler degisiyor. Bülent Heskey'i
aliyor, Emre'ye Owen kaliyor...

Fleurquin 'in varligi pas yüzdesini yükseltmis... Ama Ergün,
Bülent Akin ve Fleurquin'li orta saha eski çabuklugunda degil... Bu
yüzden de üst üste 4 pas yaptiktan sonra bile orta alani
geçemeyen bir takim var karsimizda...

Liverpool da beklenen oyunu oynayamiyor. Cünkü Lucescu
kaybetmemeyi düsünürken bütün önlemlerini almis. Uçan
Ingiliz Owen'a bos saha yok... Kara Boga Heskey'e hava topu birakmak
da... Biraz savunmanin gayreti, biraz orta sahanin çabasi, çokca
Mondragon sayesinde ilk yari 0-0'a baglaniyor...

Maçtan önceki basin toplantisinda Liverpool Menajeri Thompson,
"G.Saray bizden çok tecrübeli bir takim. Beraberlik kimseyi
sasirtmamali" diyerek hepimizi sasirtmisti... Ikinci yarinin basinda
Ergün 'ün ortasina Umit'in vurdugu kafa aglara gitse G.Saray
Thompson'un da sasirtan bir sonuca imza atabilirdi.

Oyunu bir türlü kuramayan ve rakip sahaya yikamayan Liverpool fizik
gücü sayesinde ayakta kalmaya çalisti. Galatasaray yakaladigi akin
sanslarini iyi degerlendiremeyince iki takim da birbirine
kelepçelenmis gibi kalakaldi...

Dün gece önemli bir puan kazandi G.Saray... Ama kazanmak için
oynayacagi rövansta da Owen 'i asla kelepçesiz dolastirmamali...

FOTOMAC

CL: Barcelona 2:2 G.Saray

Hasan Tezcan (06/12/101)

STAT: Nou Camp
BARCELONA: 1 Bonano, 24 Puyol, 17 Christanval, 4 P.Andersson, 23
Coco, 15 Rochemback, 14 Gerard[46], 6 Xavi, 11 Overmars[46], 8 Cocu, 7
Saviola, 9 Kulivert, 10 Rivaldo
G.SARAY: 1 Mondragon, 35 Capone, 5 Emre, 3 B.Korkmaz, 57 Hakan,
15 Perez, 12 B.Akin, 13 Sergen[83], 23 Fleurquin, 18 Ayhan, 8 Suat[51],
67 Ergün, 9 Umit
GOLLER: Dk.5: Umit, Dk.41: Fleurquin, Dk.49: Saviola, Dk.66:
Saviola
KIRMIZI KARTLAR: Dk.62 Capone, Dk.90 Hakan
SARI KARTLAR: Dk.24 Ayhan, Dk.34 Cocu, Dk.45 Rochemback, Dk.63
Umit

--

Markuslona - Levent Tuzemen
Barcelona'yi daga kaçiran Rexach uzay üssünü andiran Nou Camp'ta
sahaya sürdügü kadro "Galatasaray da kim oluyor, ezer geçerim"
mantigindaydi. Burnu büyük Rexach, Rivaldo, Saviola ve Kluivert
üçlüsünü hücumda birlikte oynatmasi Galatasaray'i
küçümsedigini gösteriyordu. Lucescu basin toplantisinda
"Futbolcularim kazanmaya geldi" seklinde iddiali konusmustu.
Barcelona'nin basin ordusu bu sözler karsisinda birbirlerine bakip
alayli alayli gülüyorlardi. Onlara göre, 300 milyon dolarlik
yildizlar toplulugu Barcelona, Galatasaray top bile göremezdi. Sinsi
taktik ustasi Lucescu, Galatasaray'i söyle planlamisti:

Savunma ceza alanina yakin olacak, ileri çikmayacak. Hakan ile Perez
yerini kaybetmeden hücuma katilacak. Bülent Akin, Fleurquin ikilisi
araya kosup pres yapacak , Barcelona ataklarini engelleyecekti. Ayhan,
Ergün ikilisi hem top çevirecek hem de oyunu kuracakti. Umit Karan
çapraz kosularla rakip savunmayi yipratacakti.

Oyuna iki takim da isinmadan Galatasaray golü buldu. Ergün'ün
milimetrik ortasinda Bonano ile Christanval arasina tilki gibi sokulan
Umit Karan ayagini koydu. Top aglara giderken, Nou Camp sessizlige
gömülüyordu. Galatasarayli futbolcular sakin ve ayaga oynuyor,
Barcelona'nin topu kullanmasina izin vermiyordu.

G.Saray, 20. dakikadan sonra fizik olarak düsmeye, çok top
kaptirmaya basladi. Barcelona yagmur gibi geliyordu. Kluivert, Rivaldo
yüregimizi agzimiza tasiyordu. Iyice geriye çekildigimiz anlarda
Mondragon devlesti.

Hücuma az ama öz çikan Galatasaray, ilk yarinin sonunda 2-0'i
yakaladi. Nou Camp bir anda cenaze evine döndü, seyirci Barcelona'yi
islikliyordu.

Geçen yil Milano'da da Galatasaray devreyi 2-0 kapatmisti. Ancak
maçi 2-2 bitirebilmisti. Ikinci yarinin ilk 15 dakikasinda
Barcelona'nin firtinaya dönüsmesini engellemek gerekiyordu.
Saviola'dan yedigimiz gol, ceza alaninda yaptigimiz yerlesim planinin
hatasindandi. Alman hakem Markus Merk, sanki devre arasinda
birilerinden, "Galatasaray'i infaz et" seklinde emir almisti.
Galatasaray'i durdurmak için Markus sari kartlarini bir silah gibi
kullaniyordu. Capone'yi top yokken Rivaldo'ya yaptigi hareket
profesyonellik disiydi. Galatasaray'in gardi düstü, 10 kisiyle
Barcelona'ya karsi oynamak güçtü. Saviola skoru 2-2'ye tasidi.

G.Saray artik iyice kalesine gömülmüstü. Lucescu, "UEFA bizi
istemiyor" demisti, hakli çikti. G.Sarayli futbolculari yürekli
futbollari için alkisliyorum. Bir puan aldilar ama gönüllerde
kazandilar.

Fotomac

Barcelona : 2 Galatasaray : 2

Bahri Unlu (05/12/101)

Roma maci son dakikada birakilan 2 puan aciydi. Bugun Barcelona'dan
1 puan alirsak ba$aridir derken mac sonucu 2-2 olunca yine uzulduk
cunku ilk yari guzel taktik ve 2-0 one gecilmesi sonucu artik 3 puan
bizim gozuyle baktik. ikinci yari Barcelona deli dumrul gibi saldirir
biz o arada kontrataklarla gol atmaya devam ederiz diye bakar olmustuk. Ama
olmadi.

ikinci yari Barcelona iyi degisiklikler yaparak baskiyi kurdu.
Oyuna ikinci yarida giren Overmans'in kanatlari iyi kullanmasi,
Saviola'nin firsatlari degerlendirmesi 2-2 bitirmemize sebep oldu.
Tek degisiklik Barcelona'da degildi. Hakemde degi$ti.
inanilmaz fauller ve kartlar vardi. Capone direk kirmizi kart
gormeyi hak etmemisti. orda moraller coktu puan gidecegi belli oldu.
Ispanyol TV si bile anlamadi kime niye kart gosterildigini,
Emre Asik kirmizi kart gordu diye yazdi. Ama Hakan Unsal'in
yaptigi gercekten cok ayipti. durduk yerde kirmizi karti gordu.
oyunun artik uzatmalari oynaniyor. hakem oyunu durdurmu$ken
topa bi vurdu. Hakemde ikinci sari karti gosterdi. $imdi Liverpol
macinda hem Capone yok hem Hakan Unsal.

simdi elde var 2 puan. onumuzde Barcelona 4 , arkamizda Roma 2,
Liverpol 1 puanda. Tamam imaj olarak Nou Camp da yenilmemek
iyi oldu ama ben hala Roma macina yaniyorum. Ke$ke o mactan
galip ayrilsak $u macta yenilsek yine de daha iyi durumda olacaktik.
Bu beraberlikler kotu koyuyor.

Mactan sonra tam dumur vardi Star'da canli yayinda.
mac bitti 2 dk sonra Star TV de yorumlar var. Sunucunun biri
Turgay Seren'le konusuyor yukarda. Mutluhan Suner de soyunma
odalari tarafinda gorevli, buldugunu yakalayip roportaj yapacak
ama fazla bekletemez tabi. Orda cirpiniyor. Lucescu yu yakalamis
roportaj icin bekliyor ve yukarida rejiye bagiriyor. ama bi terslik var
ses canli yayinda TV den veriliyor. 65 milyon dinliyor Mutluhanin sesi :
"Aniiil baglasana lan. siciyim yapacaginiz i$e sizin". :)))
ses gelmeye devam ediyor. Geri planda Turgay Seren'de
konusmaya devam ediyor. hadi sunucu uyandi bagladi.
Lucescu konu$uyor. Bu sefer diger spikerin sesi geliyor.
"Bu ne ya, kisin $unun sesini. 1-2-3-4.. sesi kisin lan sesiii..."
:))

Bahri Unlu
ISO 2000, UEFA ve Super Kupa $ampiyonu taraftari

CL: G.Saray 1:1 Roma

Hasan Tezcan (21/11/101)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Claude Colombo, Vincent Texier, Philippe
Larose(Fransa)
GALATASARAY: Mondragon, Capone, Bülent Korkmaz, Emre, Hakan,
Perez, Bülent Akin[Fleurquin 46], Ayhan, Hasan, Sergen, Umit[Arif
88]
ROMA: Antonioli, Zebina[Fuser 81], Samuel, Aldair, Cafu,
Tomassi[Cassano 46], Lima[Assunçao 74], Emerson, Candela, Totti,
Batistuta
GOLLER: Perez(22), Emerson(90+2)
SARI KARTLAR: Emre, Umit, Capone, Hasan, Batistuta

--

Emege yazik - Turgay Renklikurt

Italyan basini Fatih Terim'in adami olarak gösterilen Rui Costa'nin
gönderilecegini öne sürdü. Corriere dello Sport Gazetesi, 'Sira
Terim'in adamlarinda' basligi ile verdigi haberde, 'Galiani ve Braida
baskanin adamlari. Terim'i gönderdiler. Simdi sira Terim'in adamlari
Rui Costa, Serginho ve Contra'ya geldi' ifadelerini kullandilar.

Yazik bu Galatasaray'a... Kimdir o kulübede teknik direktör diye
dikilen adam. Ne giyinmesini biliyor, ne fötr sapkasi var. Birinci
devre bitmis, Roma gibi Avrupa'nin triska bir takimini zar zor bir gol
atip, devreyi 1-0 önde bitirebilmisiz. Oysa o takimin basinda mesela
Samet Aybaba veya Mustafa Denizli ikilisinde biri olsa; karizmasiyla en
az 5-0 önde olurduk.

'... Bak hemserim, kelleyi mi yedin' demeyin. Simdilerde gündeme
girmek, kendinden bahsettirmek için herseyin tersini yazmak,
söylemek moda ya... Biz de ona uyduk.

Saka bir tarafa... Dün sagnak halinde yagan yagmur nedeniyle
olaganüstü agirlasan sahada öyle süratli bir tempoyla oyun
oynadi ki görmeyen inanmaz.

Maç öncesi sakatliktan yeni kurtulmus Bülent Korkmaz, Capone,
Hakan ve Perez'in agir ve kaygan sahada yüksek performans
gösterecekleri konusunda kuskularimiz vardi. Ilk devre biterken
kuskularimizin yerini, taktir duygularimiz almisti.

Simdi kendinizi Roma Teknik Direktörü Capello'nun yerine söyle
bir koyun... Elinizde Avrupa'nin teknik beceri yönünden fevkalede
özelliklere sahip oyunculariniz var. Bu oyucularla neticeye gitmek
için nasil bir taktik uygulardiniz. Oyunu mümkün mertebe
kenarlara yayip, genis bos alanlar yaratarak o alanlarda Batistuta ve
Totti gibi iki süratli hücum oyuncusunun rahat gol aramasina
yönelik bir taktik degil mi? Roma Teknik Direktörü Capello da
aynen o taktikle takimini oynatmak istedi.

Roma'nin özelliklerini ezbere bilen Lucescu, Capello'nun bu taktigini
bosa çikartmak için takimina kontra bir taktikle maçin basinda
itibaren tam saha pres uygulamasi yaptirdi. Bu taktikle daralan,
aksiyon alanlarinda Roma ne istedigi taktigi uygulayabildi, ne de gol
imkanlari yaratabildi.

Savunmada Capone, Emre Asik ve Bülent Korkmaz'in, Totti ve
Batistuta'yi adeta bogan kademe ve pres basarisi da devreye girince...
Hele bir de buna orta alanada görev yapan Ayhan'in beklenenin
üzerindeki performansi eklenince oyunun insiyatifi büyük oranda
Galatasaray'in oldu. Dünkü maçta Sergen denen fenomen futbolcu
inanilmaz bir performans sergiledi. Eger Umit Karan ve Hasan Sas
biraz savruk olmasalardi Galatasaray bu maçi en az iki farkli
bitirirdi.

Dünkü maç bir kez daha ortaya koydu ki, maç 90 dakika ve
dünkü maç yine bir kez daha ortaya koydu ki, duygularinla hareket
eder, profesyonelce davranmazsan kulübüne milyonlarca dolara mal
olan puan kayiplarina sebep olursun. Maçin son bes dakikasinda Hasan
Sas'in, Hakan Unsal'in lüzumsuz ve duygusal hareketleri, yine o
lüzumsuz bir golün yapi taslari oldu. Yazik o kadar emege...

CL: G.Saray 2:0 PSV Eindhoven

Hasan Tezcan (31/10/101)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Michel Lubos, Igor Sramka, Lubomir Suchy(Slovakya)
GALATASARAY: Mondragon, Bülent Akin, Emre, Fleurquin,
Victoria, Perez, Sergen[Ayhan 72], Ergün, Hasan, Arif[Suat 79],
Umit[Serkan 69]
PSV: Lodewijks, Ooijer, Faber, Hofland, Henitze,
Rommedahl[Gakhodidze 71], Lucius[Hesselink 60], Vogel, De Jong[Bogelund
81], Bouma, Kezman
GOLLER: Sergen(26), Arif(50)
SARI KARTLAR: Emre, Fleurquin, Hasan(G.Saray), Kezman,
Hofland(PSV)

--

Sürklase - Deniz Gökçe

Galatasaray dün, son zamanlarin en zor maçinda büyük bir zafer
kazandi.

Maçin ilk 15 dakikasinda cidden korkmustuk. PSV, yerden kisa paslarla
topu çok hizli kanatlara tasiyan kollektif bir oyun oynuyordu ve
bir-iki gol girisimi yapmisti. Bu süreçte Galatasaray'in top
tutmasi beklenen Ergün, Sergen ve Hasan Sas gibi futbolculari
yükselen temponun disinda kalmislardi.

Galatasaray yüksek tempolu 15 dakikayi atlattiktan sonra oyunu
PSV'nin sahasina yikti. Orta sahada oynayan Bülent Akin'in
gerçekten her yere yetisen kondisyonu, geride Emre ve Fleurquin'in
büyük olasilikla yeni kondisyonerden kaynaklanan dirilikleri,
Galatasaray'in oyunu rakibe kabul ettirmesini saglayan faktörlerdi.
15 dakikadan sonra ilk devrenin yildizi top tutmaya ve dagitmaya
baslayan Sergen'di. Bu süreçte Galatasaray'in Arif-Umit-Sergen
isbirliginden buldugu bir gol, duran topta Sergen'in pasina Umit'in
attigi ve direkten dönen kafa ile Arif'in uzun sutunu kalecinin
çikartmasi seklinde üç önemli firsati vardi.

PSV 2. yari dagildi

Ikinci yarida PSV'nin saldirmasi beklenirken rakibini tamamen
sürklase eden Galatasaray oldu. Arif'in önemli katkisinin yaninda
Hasan Sas da hücumda görünmeye ve önemli savunma katkisi
yapmaya basladi. Ikinci devrenin ilk yarisinda Galatasaray'in, Sergen
ve Arif'in ayagindan gol bulmasiyla dagilan PSV karsisinda alti tane
pozisyonu vardi.

Bu maçta oynanan tempo, futbolcularin özverisi ve çagdas futbol
unsurlari, Türkiye Ligleri'nin üç misli üstündeydi ve isin
güzel tarafi, Galatasaray'in karsisinda çok ciddi, güçlü ve
sistemli bir takim vardi.

Son maçlarda göze çarpan bir seyi tekrar ederek bitiriyoruz:
Galatasaray'in bir-iki aydir kullandigi yeni Italyan kondisyonerin bir
çok oyuncunun fizik gücünün yükselmesinde ve Galatasaray'in
direncinin artmasinda çok önemli rolü oldugunu
düsünüyoruz...

iyi eglenceler Gerets

Bahri Unlu (30/10/101)

Dun PSV Istanbul'a geldiginde basin toplantisinda gazetecinin
birisi PSV teknik direktoru Gerets'e Ali Sami Yen cehennemi
hakkinda ne dusunuyorsunuz diye sormustu. O da 13 yil once
buraya futbolcu olarak geldigini o amanda boyle soylediklerini
ama cok eglendigini soylemsiti. Bu mac icinde eglence olmasini
bekliyormu$. Bizim aslanlar da yaniltmadi onu. Yine ayni sekilde
eglendirdiler. Yine kendi futbolculugu zamanindaki gibi ayni stadta
ayni skorla 2-0 i tabelya yazdirip eglencenn yeni perdesini sundular.
Bu skorda emegi olan Lucescu'sundan tum futbolcularina,
taraftarlarina kadar herkese bravo. Cok iyi i$ cikardiniz.
Her sey harikaydi. istedigini alabilen, zevk veren futbolla
herkesi hayran biraktiniz yine. Aynen devam etmesi dilegiyle.
Tum camiaya hayirli olsun.

Bahri Unlu
ISO 2000, UEFA ve Super Kupa $ampiyonu taraftari

CL: Lazio 1:0 G.Saray

Hasan Tezcan (25/10/101)

STAT: Olimpiyat - Rome(Ita)
HAKEMLER: Nikolai Levnikov, Victor Lebedev, Serguei
Germanchuk(Rusya)
LAZIO: Peruzzi, Stam[Pancaro 46], Nesta, Favalli, Cesar, Negro,
Giannichedda, Fiore[Stankoviç 62], Mendieta, Lopez[S.Inzaghi 71],
Crespo
GALATASARAY: Mondragon, Perez, Emre, Vedat[Suat 16],
Victoria[Serkan 81], Fleurquin, Bülent Akin, Ergün, Hasan Sas,
Sergen, Umit Karan[Arif 64]
GOL: Stankoviç(76)

--

Biraz sans olsaydi - Turgay Renklikurt

85 bin kisilik Olimpiyat Stadi dev bir yapi. 30 bin seyirci olmasina
ragmen dün stad bos gibiydi. Bir gün önce bu statta basin
toplantisi yapan Lucescu, 'Besiktas karsilasmasi bizim hatalarimizi,
eksiklerimizi görmemizi sagladi. O maçtan ders aldik' dedi. Maç
basladiginda gördük ki, Ergün orta sahaya kaydirilmis, onun
yerine Victoria konulmus yani Lucescu dersini gerçekten almis.

Israr ediyor ve diyorum ki, Galatasaray maç öncesi isinmasini
olmasi lazim gelen gibi yapmiyor. Alin Vedat'i.. Olmadik pozisyonda
adalesinde sorun çikti ve sahayi terketti. Niye?

Maç öncesi karsilastigimiz her iki Italyandan birisi 'Yenin su
Lazio'yu' diyordu. Diyenlerin hepsi de sari kirmizili renkleri olan
Roma kulübü taraftarlariydi.

Orkestra sefi Sergen

Lucescu, tipki Nantes karsilasmasi gibi orta alan ile müdafaayi
birbirine yakin bir sekilde oynatip böylece rakibe bos alan ve kosu
koridorlari birakmamak amaciyla takimi 4-5-1 tertibiyle sahaya
sürdü. Galatasaray'in alan daraltan bu anlayisina, basarili pres ve
kademe anlayisi da oyuncular tarafindan eklenince Lazio ilk devre
boyunca ne topu kanatlara yayip hücum genisligi yaratabildi, ne de
dogru dürüst kontratak yapabildi. Bu durum dogal olarak Lazio'nun
moral ve oyun disiplinini bozdu. O noktada da Sergen devreye girmeye
basladi ve hem takimi hem de topu bir orkestra sefi gibi
yönlendirerek oyunun inisiyatifinin Galatasaray'a geçmesini
sagladi.

Dün sakatiyla, cezalisiyla, yurtdisina gideniyle tam 10 önemli
oyuncusu eksik olan bir Galatasaray vardi sahada. Ve bu Galatasaray,
eksik kadrosuna ragmen sahada modern futbolun güzelliklerini disiyle
tirnagiyla sunmak isteyen tarafti. Maçi da alabilirdi, hatta maçi
berabere de bitirebilirdi. Bir tek hata yapti, 'koca maç boyunca tek
bir kere' rakibine bos alan birakti ve o hatasi maçin gitmesine neden
oldu.

Söylenecek tek sey, dün sans biraz ama biraz Galatasaray'dan yana
olsaydi Galatasaray umutlarini Istanbul'daki PSV maçina baglamaz isi
burda bitirirdi.

Not: Galatasaray bu maçi belki dramatik bir sekilde kaybetti ama
Sebastian Perez gibi bir yildizin dogusunu gördü.

AKSAM

CL: G.Saray 0:0 Nantes

Hasan Tescan (17/10/101)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Hellmut Krug, Frank Schumacher, Peter Henes(Germany)
GALATASARAY: Mondragon, Perez, Emre, Vedat, Hakan, Bülent
Akin[Suat 65], Ergün, Hasan, Sergen, Arif[Fleurquin 74], Serkan[Umit Karan 59]
NANTES: Landreau, Deroff, Delhommeau, Fabrri, Armand, Berson,
Djemba, Ziani, Quint, Ahamada[Da Rocha 65], Andre[Vahirua 70]

Djemba, Deroff

--

Endustriyel Futbol - Deniz Gökce

Nantes Fransa Ligi'nde sonuncu. Sadece dört gol atmis, 15 gol yemis,
üçgalibiyeti ve yedi beraberligi var. Ama dört kisilik çizgi-alan savunma
önünde çok kuvvetli bir ön libero Berson ve sahanin her yerinde pres,
lig sonuncusu tarafindan sergileniyor.

Ilginçtir ki, Galatasaray da dün Nantes ile ayni taktigi sergiliyordu.
Lucescu, forvet tercihini Arif-Serkan olarak kullanmisti. Sergen de
vardi ama Galatasaray'in dört kisilik alan savunmasi Ergün'ün ön libero
pozisyonundaki basarisi ve sahanin her yerinde presle Fransizlar'a
çagdas futbolu gösteriyordu.

Maç o kadar hizli bir tempoda ve asiri fizik mücadelesi seklinde basladi
ve her iki takimin da savunma anlasiyisi o kadar agirlikliydi ki, koca
ilk devrede maç sadece orta sahaya sikisti. Ilk sutu 27. dakikada
Fransizlar çektiler; disari gitti. Ilk korneri 33. dakikada Arif
kullandi. Koca ilk devrede her iki takimin da çerçeveyi bulan sutu yok.
Ilk devrede bir tek 43. dakikada alan savunmasin derinligine atilan
topta Serkan'in girdigi gol pozisyonu vardi. Onda da Arif, Serkan'in
ayaklarina dolandi ve gol vurusu yapilamadi.

Orta saha yoruldu

Maçin ikinci devresinde her iki takimin da orta sahasi oyundan düstü.
Fransizlar, 55. dakikada Dijenba ile 18 içinde bir posizyon yakaladilar;
vuramadilar. 60. dakikadan sonra Lucescu oyuna müdahale etti; Serkan'in
yerine Umit'i, Bülent'in yerine Suat'i ve Arif'in yerine de Fleurguin'i
aldi. Ancak her iki takimin da önemli hücum agirligi sagladigi pek
söylenemez.

Temponun yüksekligi ve fizik mücadelenin gücü nedeniyle becerikli
futbolcularin oyun içinde kaybolduklari gözlenirken, Galatasaray'in
iyileri Perez ve Emre oldu.

Nantes'ta ise ön liberosu Berson, sahanin en iyi oyuncularindan biri
olarak dikkati çekti. Djemba da çok düz oynayan Fransiz takiminda
yarataciligi olan oyuncu olarak göze çarpti.

Iki takimin taktik ve fizik gücü mücadelesi seklinde geçen oyunundan gol
yerine çok önemli bir ders çikti.

Söyle arkama yaslanip düsündüm. Fransa Ligi sonuncusu ile Türkiye
birincisi benzer sablonda fizik güç ve sisteme dayali endüstriyel futbol
oynuyorlardi. Mesela, Mustafa Denizli bu iki takimi çiplak gözle
seyretseydi ne düsünürdü?

Tembellik ve adam adama savunma yok; sonsuz efor var. Ne dersin Mustafa?

AKSAM

CL: Nantes 0:1 G.Saray

Hasan Tezcan (27/09/101)

STAT: De la Beaujoire
HAKEMLER: Tom Henning Ovrebo, Arild Sundet, Geirage Holen(Norveç)
NANTES: Landreau, Armand, Fabbri, Delhommeau, Deroff, Quint,
Olembe[Aristouy 88], Berson, Dalmat, Ahamada[Pujol 88], Devineau[Djemba 73]
G.SARAY: Mondragon, Perez, Capone, Emre Asik, Hakan Unsal,
Bülent Akin, Ergün, Hasan Sas, Suat[Fleurquin 67], Serkan[Umit Karan 77],
Arif[Sergen 57]
GOL: Sergen (79)

Hakan Unsal, Perez, Hasan

--

Gurbetçinin gururu - Turgay Renklikurt

Maçin yapildigi Bonjour Stadi çevresi tipki Istanbul'un Ciçek
Pasaji gibiydi. 'Hadi ya... Ciçek Pasaji nasil olur? Kokoret
satiliyor mu orada' filan demeyin. Fransiz dehasi kokoreçi sucuk
haline getirip, adina da 'Alafortanfoni' cinsinden sökemedigimiz ve
söyleyemedigimiz bir isim vermis ve isi bitirmis. Anlayacaginiz stat
çevresinde Ciçek Pasaji gibi hilafsiz her türlü içki, meze
girla satiliyordu. Yeni Raki servisi ise çimenlerde gurbetçilerin
yer sofrasinda yapiliyordu.

Protokol tribününün tam karsisindaki tribünlerde bir pankart
asiliydi. Pankartta 'Gurbetçinin Gururu' yaziliydi. Gerçekten de
G.Saray artik yurtdisinda yasayan vatandaslarimizin moral koynagi olan
büyük bir vaka ve marka olmus durumda.

Savunma mükemmel oynadi

Dünkü maça her iki takim da 4-4-2 taktigiyle basladi. Lucescu,
Nantesli oyuncu Olenbe ile aniden gelistirilen kanat akinlarina mani
olmak için süratli Perez ve Hasan Sas'i sag ve sol kanatlara
yerlestirerek Nantes'in hücum genisligi yaratmasini önlemek istedi.

Nantes takimi genç, süratli ve dayanikli oyunculardan kurulu bir
ekip. Bu özelliklerini vurucu güç olarak kullanmak için de
sürekli olarak tempoyu yükseltip, oyunu kenarlara yayarak ileri
uçtaki oyuncularina kosu koridorlari yaratmak istiyorlardi. Ancak
dün kademeye girmekte çok basarili olan Emre Asik, Capone ve Hakan
Unsal, Nantes forvetlerine bu imkani vermedi.

Tecrübe ve teknik farki

Oyunu istedigi gibi kanatlara yayip süratli hücum oyuncularina genis
alanlar bulamayan Nantesli oyuncular, maçin ilerleyen her dakikasinda
telaslanmaya basladilar. Iste bu dakikalarda tecrübe ve teknik
üstünlük faktörü devreye girdi ve G.Saray basta Lucescu olmak
üzere öylesine ince bir sekilde oyunun temposunu düsürüp
kontra hücum genisligi yaratmaya basladilar ki, hayran olmamak
mümkün degil. Rakibi yorup panikleten bu durumu iyice
'Taçlandirmak' isteyen Lucescu oyuna Sergen'i ve Umit Karan'i da
sokunca oyunun inisiyatifi tamamen G.Saray'in eline geçmis oldu.

Toparlayacak olursak dün gerçekten artik ince ayarini bulmaya
baslamis bir G.Saray sahada vardi ve bu ince ayarini bulmus G.Saray'in
da önünde durmak gerçekten zordu. Hem makineye hem ona bu ince
ayari yapan ince fikirli kisilere tesekkür ediyoruz.

AKSAM

CL: PSV Eindhoven 3:1 G.Saray

Hasan Tezcan (23/09/101)

HAKEMLER: Gonzalez, Martinez(Ispanya), Agius(Malta)
PSV EINDHOVEN: Waterreus, Colin, Faber, Addo, Bouma,
Rommedahl[Lucius 79], Van Bommel, Vogel, Ramzi[De Jong 85],
Bruggink[Hasselink 75], Kezman
G.SARAY: Mondragon, Capone, Emre, Bülent Korkmaz, Hakan[Gustavo
61], Berkant[Arif 69], Suat[Bülent Akin 59], Ergün, Hasan, Sergen,
Umit Karan
GOLLER: Bruggink(38), Faber(53), Umit Karan(68), Kezman(94)

Vogel(PSV), Bülent Korkmaz (G.Saray)

--

PSV too strong for Galatasaray

PSV Eindhoven secured the first points of their UEFA Champions
League campaign but were made to work hard by Galatasaray SK on a tense
evening in the Gelredome stadium. Mateja Kezman sealed PSV's 3-1 victory
with the last kick of the game, but his well-taken strike gave an
unbalanced look to a scoreline which could have easily ended all square.

Galatasaray's resilience

PSV looked to be cruising to when Ernest Faber added to Arnold
Bruggink's first-half goal in the 53rd minute, but Galatasaray showed
the resilience that has deserted them so often on their travels to claw
themselves back into the contest. Umit Karan brought them back into it
in the 68th minute, coolly finishing a move begun by the excellent
Sergen Yalçin, and after that it was all Galatasaray as PSV sought
preservation above domination.

Midfield dominance

The visitors' midfield triumvirate of Hasan Sas, Hakan Unsal and
Sergen controlled possession, particularly the silky skilled Hasan whose
left foot is reminiscent of former Galatasaray favourite Gheorgi Hagi's,
but failed to break down a dogged defence determined to capitalise on
their good work of the first half. Galatasaray threw numbers forward
with increasing desperation as the final whistle approached but to no
avail, allowing Theo Lucius the space to counter attack and set up
Kezman's late goal.

Different matter

The first period was a different matter and PSV attacked at will.
The intelligent movement of Arnold Bruggink and Mateja Kezman caused the
Galatasaray defence no end of problems and Kezman had the ball in the
net as early as the third minute but was adjudged offside. Dennis
Rommedahl proved a willing outlet down the right and he created a good
chance for Bruggink in the 13th minute which he blasted wide.

Poor finishing

PSV's finishing failed to match their neat approach play however,
and after Rommedahl himself and Colin had missed further chances,
Galatasaray briefly flickered. Their only chance of the first half came
in the 29th minute, when Hasan jinked into space down the left and
picked out Sergen in the box, only for his balance to desert him and his
left-foot shot drifted harmlessly wide.

Van Bommel crucial

By this stage PSV's Mark van Bommel had begun to dominate the
midfield and he made two goals either side of half-time that should have
settled the game. The first was wonderfully worked and based on the
intuitive understanding that Kezman and Bruggink demonstrated all
evening. Van Bommel played the ball into Bruggink but he let it run to
his strike partner, who immediately returned it to him, giving him the
time and space to pick his spot carefully.

Wonderful simplicity

The second was based on simplicity rather thanbeauty, and
Galatasaray failed to mark Faber at Van Bommel's free-kick allowing the
big centre-half to head home unchallenged. Faber spent the rest of the
night desperately defending, but will have no complaints after his side
gained three much-needed points.



CL: G.Saray 1:0 Lazio

Hasan Tezcan (12/09/101)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Ryszard Wojcik, Maciej Wierzbowski, Slowomir
Stempniewski(Polonya)
GALATASARAY: Mondragon, Capone[Perez 72], Bülent Korkmaz, Emre
Asik, Hakan, Umit Davala, Suat[Berkant 87], Ergün, Hasan Sas,
Arif[Sergen 63], Umit Karan
LAZIO: Peruzzi, Couto, Nesta, Stam, Favalli[Cesar 72], Fiore,
Simeone, Mendieta[Stankovic 52], Pancar[S.Inzaghi 82], Lopez, Crespo
GOL: Umit Karan (Dk.79)

Stam

--

Sirada ki Italyan gelsin - Turgay Renkliyurt

Pes dogrusu... Maçtan önce Amerika'daki terör olayinda ölenler
için saygi durusu yapildi ve yapilmadan önce de sebebi anons edildi.
Ancak, kendini bilmez ve vicdanini torbaya koymus bir grup igrenç
sekilde, ölenlere saygida kusur edip, arkasindan Amerika aleyhine
slogan atti.

Hani Lucescu, 'Tanimadigim yabanci oyuncuyu kadroya alarak yerli
oyuncularin hakkini yemem' demisti. Dünkü maç kadrosuna bir
baktik, Lucescu'ya ragmen alindigi söylenen yabancilarin alayi maç
kadrosunda. Anlasilan, Lucescu'nun 'Yerli mali, Türk'ün mali, herkes
onu kullanmali' girisimi tutmamis.
Süper orta saha

Galatasaray'in orta sahasindaki sorunlar konusunda dersini iyi çalisan
Lazio Teknik Direktörü Zoff, takimini orta sahada çogalarak oyuna
agirligini koyup, inisiyatifi ele geçirme anlayisiyla oynatmak istedi.
Ancak, Umit Davala'li Suat'li ve Hasan Sas'li ve Ergün'lü
Galatasaray orta sahasi geçmis günleri aratmayacak sekilde pres
yapmaya, tempo yükseltmeye, oyunu kenarlara yayip, hücum genisligi
yaratmaya baslayinca, rakibin elinden oyun inisiyatifini aldi.
Özellikle ilk devre boyunca oyunun tempo ve yönlendirilmesi dahil
tüm pozitif olaylari Galatasaray yaratti. Eger Arif, daginik ve
sallapati oynama konusunda harikalar yaratmasaydi, Galatasaray'in ilk
devreyi en az iki farkla bitirmesi isten bile degildi.

Insan, Arif'in kaçirdiklarini gördükçe, elinde olmadan '..Ah
ulan Horoz Jardel neredesin?' deyiveriyor.

Lazio'nun ahi gitmis...

Mükemmel fizik görüntülerine bakinca, 'Bunlar adama top
göstermez' dedirten Lazio, futbol olarak ahi gidip vahi kalmis bir
görüntüde. Pres yapan, oyunu kenarlara yayip hücum genisligi
yaratan her takim bu durumdaki Lazio'yu perisan edebilir.

Dün, Galatasaray daha oyunun basindan itibaren bu isi yapip, Lazio'yu
bol gollü bir perisanliga düsürebilirdi. Bu konuda çaba da
gösterdi ama uzun süre, çabalari bol süt verip, sonra da süt
dolu kovayi deviren inek görüntüsünden öteye gitmedi. Derken,
Besili Sergen ortaya çikti, o zamana kadar sahada gezinen Umit
Karan'a al-at cinsinden bir pas verdi ve Lazio'nun ipini çekti.

CL Q3 2nf leg: Levski Sofia 1:1 G.Saray

Hasan Tezcan (23/08/101)

STAT: Geourgi Asparuhov
HAKEMLER: Claude Colombo, Frederic Arnault, Patrick Reinbold(Fransa)
LEVSKI SOFYA: Petkov, Stankov, Golovskov, Stoilov, Markov, Pantelic, Genchev,
Stoyanov[Gaucho 46][Kolev 87], Topuzakov, G.Ivanov, B.Ivanov[Telkiyski 64]
G.SARAY: Mondragon, Capone, Emre, Bülent Korkmaz, Ergün, Ümit Davala, Bülent Akin,
Suat, Hasan, Serkan[Vedat 89], Arif[Berkant 78]
GOLLER: Serkan(Dk.50), Pantelic(Dk.79)

Serkan, Berkant, Mondragon(G.Saray) Genchev, Topuzakov, Markov, Petkov(Levski)

--

Turgar Renklikurt - Isim ve taktik yetti

Maç baslamadan 45 dakika önce Levski takimi isinma çalismasi için sahaya çikti.
Fizyoterapist ve kondisyon antrenörleri esliginde önceden hazirlanmis programa göre
müstereken isinma çalismasi yaptilar. G.Saray ise sahaya Levski takimindan 10 dakika sonra
çikti ve herkesin kafasina göre takildigi liberal bir isinma türünü sergiledi. Eger isinma
çalismasina bakarak not verilse Levski'nin 5 yildiz, Galatasaray'in ise içi bos tek yildiz
almasi gerekir. Birilerinin artik bu tehlikeli sonuçlari olan ilkellige son vermesi
gerekir.

Bulent Akin mukemmeldi

Lucescu, 'Bildigim ayran, bilmedigim yogurttan iyidir' anlayisiyla Serkan hariç klasik
kadrosunu sahaya sürdü. 4-4-2 taktigiyle oyuna baslayan Galatasaray, geri dörtlüyle orta
alani arasinda bosluklar birakmamaya özen gösterdi. Orta alanda bu uygulamayla istedigi
boslugu bulamayan Levski, bu zaafiyeti ortadan kaldirmak için Pantelic ve Spoyanov ile
oyunu kenarlara yayip meshur Ivanov'larina kosu koridorlari yaratmak istedi. Ancak Emre
Asik, Ergün ve Bülent, Levski ileri ucuna bu imkani vermedi. Ilk devre biterken bu maça
kadar herkesin 'Lucescu niye oynatiyor' diye sorduklari Bülent Akin takimin en iyisiydi.
Sahada olmasina ragmen Ümit Davala dogrusu görünmez adam rolünü iyi oynadi, devamli
kendini sakladi. Onun bu davranisi üzerine Coskun Özari hoca, 'Ümit Davala nasil bu 11'de
oynamaz' esprisini yapinca millet gülmekten kirildi.

Galatasaray, ikinci devreye de ayni kadro ve taktikle basladi. Oyunun temposunu düsürüp
kenarlara tasidi. Ve ilk devre görünmez adam rolünü oynayan Ümit Davala 50. dakikada bir
göründü pir göründü. Sagdan yaptigi ortaya Serkan sahane bir dömivole vurdu ve böylece
Levski'yi sok eden gol geldi. Bundan sonra da Galatasaray oyunun inisiyatifini tamamen ele
geçirdi. Tempoyu yükseltti, sonra yavaslatti ve öyle bir an geldi ki Levskili seyirciler
neredeyse toptan tribünleri terk etmeye niyetlendi. Derken Galatasaray'in o meshur ferdi
hatalarindan birisi yine yapildi ve o her seyden ümidini kesmis olan Levskililer'i
canlandiran gol geldi. Ancak Galatasaray, dün her seye ragmen maçi almak için elinden ne
geliyorsa onu yapti. Ancak Lucescu'nun mükemmel taktigi Bülent Akin'in umulmadik
güzellikteki mükemmel oyunu ve özellikle Galatasaray isminin agirligi Levski'nin ipini
kesen temel unsurlar oldu.

Yine yeniden $ampiyonlar Ligi

Bahri Unlu (22/08/101)

Sonunda yine geldik gedikli oldugumuz $ampiyonlar ligimize.
Bakalim nasil bir torba dusecek. Nasil rakipler olacak
Cuma gunu gorecegiz. Tum camiaya hayirli olsun.
Levski sonlarda biraz zorlasa da aslinda hakettigimiz
turu atladik. Bence takim ille de iyi oyun oynamak icin degil
yeterli sonucu alabilmek icin oynadi. Ve bunu da almayi bildi.
Bence takim ba$arili. Golunu atti yan gelip yatti kisaca.

Mac zaten ilk yari boyunca orta alan mucadelesi seklinde
pozisyon ve futbol acisindan durgun gecti. Faul
duduklerinden dogru durust mac oynanmadi bile denilebilir.
Hakem biraz pipirik cikti. Herseye duduk caldi. Bulgarlar da
cok hirsli cikmisti maca, bunun icinde sert ve faullu bir
oyun tarzi benimsemislerdi. Hakem bu sertligi zamaninda
sezip onlem alamadi. ipin ucunu kacirmamasi isten degildi.
en ufak pozisyonlarda bile tereddutte kaldi. Bulgar
seyircilerde ate$li, ondan da korktu mu ne?
Futbolcularda anladi devamli uzerine yuruduler.

Yani ne oyle ahim $ahim futbol oynadik ne de futbol zevki aldik.
Herseye ragmen tekrar $ampiyonlar Ligine girmek ve
bu alanda da bir rekor kirmak gercekten guzel.
7 nci kez $ampiyonlar Ligine giriyoruz ve ne yaziktir ki
hala bize on eleme oynatiyorar. Biz on eleme oynayacak
takimmiyiz dimi ya.. Buranin gediklisi olmu$ en cok oynamis
birine hala on eleme .. CIK CIK.. :)) insallah bu son olur.
Takimin bu uyusuklugu atip ilerde cok daha iyi olacak
diye dusunuyorum...

Bahri Unlu
ISO 2000, UEFA ve Super Kupa $ampiyonu taraftari

CL Q3 1st leg: G.Saray 2:1 Levski Sofia

Hasan Tezcan (09/08/101)

HAKEMLER: Herbert Faudel, Heiner Müller, Thorsten, Schiffuer(Almanya)
G.SARAY: Mondragon, Capone[Perez 57], Popescu, Bülent
Korkmaz, Ergün, Umit Davala, Bülent Akin, Suat[Sergen 72], Hasan,
Umit Karan, Arif[Berkant 60]
LEVSKI SOFYA: Petkov, Stankov, Markov[Telkiyski 46], Stoilov,
Stayanov, Panteliç[Barkenickhov 90], Gençhev, Topuzakov, Dragiç,
Ivanov, Gaucho[Angelov 65]
GOLLER: 1-0 Umit Karan(9), 2-0 Umit Davala(76), 2-1 Ivanov(78)

Suat, Bülent Korkmaz (G.Saray), Angelov,
Petkov, Stoyanov (Levski)

--

Cilli Mehmet - Diken üstünde
Galatasaray direge tosladi. Levski Sofya takimi, fizik kapasite olarak
Galatasaraydan çok üstün. Bu üstünlüklerine inançlarini
da katarak ikili mücadeleleri ve hava üstünlügünü ele
geçirdiler. Bulgarlarin bu üstünlügüne karsin Galatasaray
yanlis bir oyun mantigi sergiledi. Rakip yari alanda çabuk teknigi
uygulayamadi ve yerden ayaga kisa pas yüzdesini artiramadi. Kisa
hücumculari olmasina karsin uzun hava toplarini denedi. Bunun dogal
sonucu olarak pozisyon üretmekte zorlandi. Orta alanda Umit
Davalanin ileri dönük oynamasi Bülent Akinin çok kötü
olmasi Suati ve savunmayi zora soktu. Galatasaray, Karan ile erken
golü bulmasina karsin farka gidemedi. Ikinci yarida Karanin gol
vurusu yaparken Topuskov tarafindan çekilmesi bariz bir penalti idi.
Hasanin topla oynama sevdasi asiriya kaçinca olasi pozisyonlar
köreldi. Ilk yarinin sonlarinda 3 pozisyonda direkten dönen
Galatasaray, ikinci yarida savunmada çok ciddi tehlikeler yasadi.
Yukarida saydigim nedenlerle gol pozisyonu üretmekte de sikintiya
düstü. 2-0dan sonra gelen gol, rizikolu bir skor getirdi.
Lucescunun ya oyun plani yanlis, ya da istedigini yaptiramiyor. Ikisi
de büyük tehlike. Bunlara çözüm bulamazsa Galatasarayi çok
zor bir sezon bekliyor.

CL Q2 2nd leg: Vllaznia 1 : 4 G.Saray

Hasan Tezcan (02/08/101)

HAKEMLER: Michael Riley, Graham Atkins, Paul Canadine(Ingiltere)
VLLAZNIA: Mustafa, Lici, Osja, Osmani[Prençi 55],
Sinani[Doçi 85], Belisha, Dalipay, Beoriri, Duro, Merkoçi[Kaçi
63], Dibra
GALATASARAY: Mondragon, Capone[Perez 63], Bülent Korkmaz,
Popescu, Umit Davala, Suat, Hakan Unsal, Ergün[Bülent Akin 70],
Hasan, Arif, Umit Karan[Serkan 84]
GOLLER: Sinani(33), Umit Karan(38), Hasan(49), Arif(68),
Serkan(80)

Dibra(40)
Dibra, Sinani(Vllaznia), Hakan Unsal, Popescu (Galatasaray)

--

Ders gibi
Emrah KAYALIOGLU
Galatasaray önemli bir hazirlik maçi gibi görünen Vllaznia
sinavindan bütün sezon isine yarayacak dersler çikarmali. Nedir
bunlar?

1) Kalede artik Taffarel yok. Brezilyali'nin top teknigine güvenip
gerekli gereksiz ona oynamaya alismis futbolcular bunu artik kafalarina
kazimali. Dün rakip sahadan bile Mondragon'a toplar attilar. Bu
aliskanlik Arnavut takimlarindan Avrupa Kupalari'nda yenen ilk gole de
yol açti.

2) Futbolcu kimseyi küçümsemeyecek, hele hele küçükseyip
varyeteye kaçmayacaksin. Degil mi kaptan?

3) Geçen yil çok bas agritan efelenme, gereksiz yere kart görme
hastaligi artik bitmeli. Galatasaray ilk 10 dakika hariç oyun
kontrolünü hep elinde tuttu. Top çevire çevire Arnavutlar'in
dillerini disari çikarmisken Arif'in gereksiz efeligi üzerine
yasanan didisme ve sonrasinda sahaya yerlesmeden gelisen atakta
Mondragon'un hatasi ve yenen gol.

4) Hasan'in forvete yakin oynamasi özellikle kanat akinlarini
zenginlestirdi. Kanat degistiren uzun paslardaki yüksek isabet de
sari-kirmizililarin kanat zenginligini kuvvetlendirdi. Ama tehlikeli
noktalara gollük pas atmak yerine kafayi kaldirmadan orta yapmayi
tercih etmeleri, birçok firsati heba etti.

5) Bu maçtan bir ders de yardimci hakemlerimize. Ingiliz trio,
FIFA'nin "Ofsaytta eminsen bayrak kaldir, süphedeysen devam ettir"
prensibini üçüncü ve dördüncü gollerde uyguladilar.

Galatasaray dün; önce tur sonra galibiyet hedefiyle sahadaydi. Ilk
dakikalarda duran toplari agirdan almalari, bol bol top çevirmeleri
hep rakibin hizini kesmek içindi. 10. dakikadan sonra bunu basardilar
da. 32. dakikada yenen golden sonra yasanan endiseyi Hasan'in
takipçiligi ve Umit Karan'in bitiriciligi sona erdirdi. Taraftarlar
arasindaki anketlerde Hakan Sükür'ü bile geride birakan Umit,
attigi golün disinda gösterttigi kirmizi kartla Vllaznia'nin ipini
çekti. Ikinci yari aslinda bir formaliteydi ama Galatasaray Tiran'da
anlamli bir galibiyetin de pesindeydi.

Yaklasik 1 yildir Avrupa Kupalari'nda deplasmanda maç kazanamayan
Cimbom bu skorla kupalarda galibiyet-maglubiyet sayilarini da esitledi.
Bunda Umit Karan'dan sonra yedigi gole ragmen Mondragon, ikinci
yarida Arif ve çok çalisan Hasan'in paylari büyüktü.

CL Q2: G.Saray 2:0 Vllaznia

Hasan Tezcan (26/07/101)

Turgay Seren

Dün aksam hem maç içinde, hem de maçtan sonra kafam
karmakarisikti. G.Saray'in sahada ne yaptigini anlamak için, futbol
kahini olmak lazim. G.Saray'in attigi ikinci golde Suat kafayi vurdu ve
tüm sari kirmizililari az da olsa rahatlatti. Ancak 89. dakikada Suat
golü atmadan 3-5 saniye önce adamlarin kaçirdigi yüzde yüz
bir gol var. Kerem ile karsi karsiya kalan Arnavut futbolcu topu
disari atmasa, kolay golü yapsa, maç 1-1 bitecek. Sonra hep beraber
''Tiran'da ne olur?'' diye düsenecegiz. 2-0 galibiyet çift
maçlarda kendi sahanda olsa da büyük bir avantajdir. Arnavut
takiminin G.Saray'i orada 3 farkla yenecegini hiç zannetmiyorum. Daha
dogrusu ihtimal vermiyorum. G.Saray'da defansta, orta sahada ve
forvette büyük sorunlar var. Popescu ve Bülent çok agir. O
zayif takimin, Popescu ile Bülent'in arasina ve arkasina attigi tek
tük paslarda dahi, iki futbolcu rakibi yakalayamadi. Biz hep
beraber G.Saray'in karsisinda dün aksam güçlü bir Avrupa takimi
olmadigi için dua etmeliyiz.
Gelelim, orta sahaya. G.Saray'in o savasan, rakibi bezdiren orta sahasi
gitmis, yerine çok pas hatasi yapan, ayagindaki topu Hasan gibi hiç
çikarmak istemeyen futbolcular gelmis. BIR TOP YETMEZ Ya forvet.
Umit Karan güzel bir gol atti, dogru. Onu dikkatle izledim.
Öylesine pozisyonlarda topa o kadar kötü vurdu ki, inanilir gibi
degil. Berkant'a gelince. Ben onu ilk defa izliyorum, o da topu çok
seviyor. Isin dogrusu su; G.saray'a bir top yetmez, 3-4 top lazim ki,
sari kirmizili futbolcular keyiflerini sürsünler. Hakan'in
sakatligi geçmis bundan mutlu oldum. Zira Hakan gibi, güçlü bir
defans oyuncusuna G.Saray'in ihtiyaci var. Daha tam formda degil, ama
eski Hakan olacak. Ergün ayagindaki toplari öylesine sandel ortaya
vuruyor. G.Saray eskiden böyle mi, gol atardi? Rakibi demir büker
gibi bükerdi, golleri siralardi.
Hasan Sas'in ikinci büyük kusuruna gelelim. O tribünlere topu
vurmasi, el kol hareketi yapmasi, ne ilk, ne de son. Yok mu G.Saray
kulübünde Hasan'a ''Bu senin yaptigin ayiptir, çirkindir''
diyecek birisi? Süper bir hakem izledim. Her çaldigi düdük
fevkaladeydi. Rakip çok kosuyor, mücadele de ediyor. Ama gücü o
kadar. Tekrar edeyim, Tiran'da G.Saray maçin basinda bir gol yerse
isi zorlasir. Ama herseye ragmen sari kirmizili takimin bu sansi
kaybedecegine ihtimal vermiyorum.