Season 1998/99

Champions League

Qualifying Round: Galatasaray SK 2 : 1 Grasshoppers (Swi) (12/8-98)
Grasshoppers 2 : 3 Galatasaray SK (26/8-98)
Group B: Juventus FC 2 : 2 Galatasaray SK (16/9-98)
Galatasaray SK 2 : 1 Athletic Club Bilbao (30/9-98)
Rosenborg BK 3 : 0 Galatasaray SK (21/10-98)
Galatasaray SK 3 : 0 Rosenborg BK (4/11-98)
Galatasaray SK 1 : 1 Juventus FC (2/12-98)
Athletic Club Bilbao 1 : 0 Galatasaray SK (9/12-98)
Quarterfinal: Real Madrid CF 1 : 1, 0 : 2 Dynamo Kyiv (3/3-99, 17/3-99)
Manchester United FC 2 : 0, 1 : 1 Internazionale FC
Juventus FC 2 : 1, 1 : 1 Olympiakos Piraeus FC
FC Bayern München 2 : 0, 4 : 0 1. FC Kaiserslautern
Semi Final: Dynamo Kyiv 3 : 3, 0 : 1 FC Bayern Munchen (7/4-99, 21/4-99)
Manchester United FC 1 : 1, 3 : 2 Juventus FC
Final (Camp Nou, Barcelona): Manchester United 2 : 1 FC Bayern Munchen (26/5-99)
_____HOME_____ _____AWAY_____ _______TOTAL________ Juventus FC 6 1 2 0 5- 3 0 3 0 2- 2 1 5 0 7- 5 8 Galatasaray SK 6 2 1 0 6- 2 0 1 2 2- 6 2 2 2 8- 8 8 ---------------------------------------------------------------------- Rosenborg BK 6 2 1 0 6- 2 0 1 2 1- 6 2 2 2 7- 8 8 Athletic Club Bilbao 6 1 2 0 2- 1 0 1 2 3- 5 1 3 2 5- 6 6

Preliminary Round

(22/7-98 & 29/7-98) Sileks(Mac) : Cl Brügge(Bel) (Rosenborg) 0:0 1-2 LKS Lodz(Pol) : Kapaz(Azr) (Manchester U) 4:1 3-1 Liteks(Bul) : Halmstad(Swe) (Spartak Moskva) 2:0 1-2 Grasshoppers(Sch) : Jeunesse(Lux) (Galatasaray SK) 6:0 2-0 Celtic(Sco) : St Patricks(Irl) (Croatia Zagreb) 0:0 2-0 Kareda(Lit) : Maribor(Slo) (PSV Eindhoven) 0:3 0-1 Dynamo Kiev(Ukr) : Barry Town(Wal) (Sparta Prag) 8:0 2-1 Cliftonville(N. Irl) : Kosice(Slo) (Bröndby) 1:5 0-8 Skonto(Lat) : Dynamo Minks(B.Rus) (Inter) 0:0 2-1 Valletta(Mal) : Anorthosis(Cyp) (Olympiakos) 0:2 0-6 Beitar Jerusalem : Torshavn(F. Isl) (Benfica) 4:1 1-0 Dinamo Tblisi(Geo) : Vallaznia(Alb) (Atletic Bilbao) 3:0 1-3 HJK Helsingfors(Fin) : Jerevan(Arm) (Metz) 2:0 3-0 Obilic(Yug) : Vestmannaöya(Isl) (Bayern München) 2:0 2-1 Zinbru(Mol) : Ujpesti(Hun) (Sturm Graz) 1:0 1-3 Steaua Bukarest : Flora(Est) (Panathinaikos) 4:1 1-3

Qualifying Round

(12/8-98 & 26/8-98) FC Bayern München - FK Obilic Beograd 4:0 1:1 Manchester United - LKS Lódz 2:0 0:0 Galatasaray Istanbul - Grasshopper Zürich 2:1 3:2 Celtic Glasgow - NK Croatia Zagreb 1:0 0:3 Maribor Teatanic - PSV Eindhoven 2:1 1:4 aet Dinamo Kjiv - Sparta Praha 0:1 1:0 aet 3:1 pk 1.FC Kosice - Brĝndby IF 0:2 1:0 Internazionale Milano - Skonto Riga 4:0 3:1 Dinamo Tbilisi - Athletic Bilbao 2:1 0:1 HJK Helsinki - FC Metz 1:0 1:1 Steaua Bucuresti - Panathinaikos Athen 2:2 3:6 SK Sturm Graz - Újpesti TE 4:0 3:2 Rosenborg BK Trondheim - Club Brügge KV 2:0 2:4 FK Liteks Lovech - Spartak Moskva 0:5 2:6 Olimpiakos Peiraías - Anorthosis Ammóchostos 2:1 4:2 SL Benfica Lisboa - Beitar Jerusalem 6:0 2:4
STAD: Ali Sami Yen.
HAKEMLER: Marc Batta, Pierre Ufrase, Claude Cauvet(Fransa).
GALATASARAY SK: Claudio Taffarel, Gheorghe Popescu, Ergun, Vedat[Fatih 83], Iulian Filipescu, Emre[Okan 46], Gheorghe Hagi, Suat, Tugay, Hasan Sas, Hakan Sukur.
YEDEKLER: Mehmet Bölukbasi, Bülent, Arif, Osman, Burak.
TEKNIK DIREKTÖR: Fatih Terim.
GRASSHOPPERS: Zuberbühler, Haas, Smiljanic, Green, Christ, Magnin, Vogel, Esposito[Tikva 78], Cabanas[Tararache 68], N'Kufo[Kawelaschwili 68], Kubilay.
YEDEKLER: Walker, Berner, Mazzarelli, Magro.
TEKNIK DIREKTÖR: Rolf Fringer.
GOLLER: Gheorghe Hagi(59 P), Hakan Sukur(67), Vogel(87 P).
Cabanas, Vogel (Grasshoppers), Emre, Tugay (G.Saray).

Galatasaray 2 : 1 Grasshoppers

© 1998 Copyright Turkiye Gazetesi
Umit AKTAN - Terim, maçin kitabina ön sözü söyle yazmisti: 'Topu yere indir ve bire birlerle öldür!' Bunu yapabilmek için de ihtiyaci olan üstünlügü Emre, Tugay, Suat, Hasan ve tabii ki 'ille de Hagi' gibi 'inceciler' ile bulacagini düsünüyordu. Ya da düslüyordu...

Çünkü karsimizdaki takimi oyun basladiktan sonra ortaya çikan gerçekler içinde yenebilmek ancak bir düs olacakti. Karsimizda kalibi kiyafeti yerinde ve affedersiniz ama, 'çam yarmasi' kabilinden bir takim vardi. Hakem de ünlü ve tecrübeli ama, isviçre'nin komsusu, hatta yakini, belki de kuzeni olan Fransiz Batta idi. Ama ilk yarida hakemin degil, Galatasaray'in kusurlari vardi.

Düsleri süsleyecek 'inceciler', isi sadece Hagi'ye birakmisti. Düsleri süsleyemezsek sampiyonlar Ligi ancak, 'rüyalarda bulusuruz' sarkisina güfte olurdu. Görsel üstünlüge sahip isviçre sampiyonu sahada yayilis ve top kullanma üstünlügüne sahipti. Bu belki de gizli temposunu son yarim saate saklayan Galatasaray'in özel bir plani da olabilirdi. Sari-kirmizi-siyahli Galatasaray, koca bir 45 dakikayi üst üste 2-3 pas bile yapamadan geçti. Galatasaray'in ilk yaridaki durgunlugunu bozabilecek tek kisi kaleci Taffarel oldu. Kubi'nin yüzde yüzünü göbekten inanilmaz bir ustalikla kurtaran Tafo, takimini adeta 'hareket etmis bir trene' bindiriverdi. Oyunun büyük bölümünde onlar 'çagdas bir makine', biz ise 'emme basma tulumba' gibi kaldik. Ama oyunun küçük bir bölümünde Galatasaray, eski temposuna kavustu, golü buluna kadar futboluna biraz fazla 'haldir ve huldur' kattigi için ve de çok top kaybettigi için pozisyon sayisi kisitli kaldi. Ne zaman ki rakibi Hakan'i 'uzun zamandir görmedigi yakin akrabasi' gibi kucaklayinca oldu pozisyon...Hagi marka golle Galatasaray, hiç pozisyonsuz önde...

Ama ardindan iyice artan temposu ve gelen 'çat çat'lariyla bildik, tadindan yenmeyen Cimbom sahada... Üstelik 'tam saha' olarak sahada... Sonra da dünkü 'burdan çikis yok' isimli kösemde 'açik davet' ilâni ile bu maçta sezonu açacagi için davetiye gönderdigim Hakan sükür, beni mahçup etmedi. Oyuna 'kus konduran' volesi maçi 'tur' ediyordu. Ama gecenin harikasi, kötü kokular gelen maçin bir deoderanti vardi: Suat... Herkesten fazla, herkesten çok, herkesten çabuk... Sahanin en iri! adami Suat, uluslararasi bir yildizdi elemenin ilk ayaginda. Grasshoppers'a 'birak bu ayaklari' diyen adamdi Suat.Yenilen penalti golü beni pek üzmedi. Çünkü çok iyi oynanmayan bir oyunda ve çok iyi bir rakibe karsi, turu iki maçta da iyi oynayarak asabilecegi belliydi Galatasaray'in. Dolayisiyla orada da iyi oynamak, hem de çok iyi oynamak zorundalar. Galatasaray'in çok iyi oynadigi zaman neler olacagini ise bütün Avrupa biliyor...

STAD: .
HAKEMLER: Viktor Pereria, Ferreira Matos, Guedes Gomes(Por).
GRASSHOPPERS: Züberbühler, Haas, Mats Gren, Smiljanic, Esposito[De Napoli 75], Christ, Tikva, Vogel, Cabanas[Magnin 65], Kawelaschwili[N.Kufo 46], Kubilay Turkyilmaz.
YEDEKLER: Tararache, Mazarelli, Berner, Walker.
TEKNIK DIREKTÖR: Rolf Fringer.
GALATASARAY SK: Claudio Taffarel, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Vedat, Okan, Suat, Tugay[Ergün 46], Gheorghe Hagi[Bülent 81], Hakan Unsal[Tolunay 83], Hasan Sas, Hakan Sukur.
YEDEKLER: Mehmet Bölukbasi, Arif, Osman, Ümit.
TEKNIK DIREKTÖR: Fatih Terim.
GOLLER: Hakan Sukur(16, 40), Gheorghe Hagi(64 P), Kubilay Turkyilmaz(44), Vogel(71 P).
Iulian Filipescu, Hakan Unsal, Hasan Sas.

Grasshoppers 2 : 3 Galatasaray SK

© 1998 Copyright Aksam
Deniz GÖKCE - Avrupalilar istedikleri kadar bizi disarda tutmaya çalissinlar bilegimizin gücüyle kapidan içeri giriyoruz. Dün Zürih'teki maçta kale arkasi biletlerini 80 dolar fiyat koyarak gariban Türk isçilerini disarda birakmaya çalisanlara karsi, Galatasaray gerçek kapasitesini sahaya döktügü maçta mükemmel bir galibiyet kazandi.

Türk futbolu, önce UEFA Baskani Johanssen'in takimi Göteborg'u elerken dün de sampiyonlar Ligi'ndeki temsilcisi Galatasaray FIFA Baskani Blatter'in takimini sahadan sildi. Galatasaray dün çok akilli bir taktikle oynadi. Geride zaman zaman dört veya bes kisilik bir savunma hattiyla oynayan Galatasary orta alani Suat ve Tugay'a, kanatlari ise Okan ve Hasan sas'a birakmisti. ilerde ise müthis bir ikili; Hagi ile Hakan sükür vardi. Bu maçin ancak fizik gücüyle kazanilabilecegi belliydi. Ve Galatasaray sahaya fizik gücü çok iyi bir kadroyla çikmisti. ilk üç-dört dakikadan sonra Galatasaray rakip takimin baskisindan kurtuldu ve kendisi rakibin üzerine gitmeye basladi. Futbolda en önemli unsur savunmadan hücuma, hücumdan savunmaya geçistir. iste Galatasaray'in isviçre takimina üstünlügü bu noktadaydi. Bu arada bir-iki oyuncu direk yildiz haline geldi. Bizce bu maçta en etkilisi Hasan sas'ti. Hasan sas bu maçta ne zaman hizlanacagini ne zaman yavaslayacagini gayet iyi ayarladi ve normalde Hagi'nin üzerindeki yükü çok hafifletti. Üstelik sol kanatta oynadiklarindan birbirlerinin kademesine de girerek gerçekten büyük bir özveri örnegi ortaya koydular. Galatasaray rakibi karsisinda özellikle ilk devrede hata yapan ve aksiyan bir tek Filipescu vardi. Filipescu önce Kawelaschwili, sonra da Kubilay karsisinda bir çok topa müdahale edemediginden rakibin bir çok pozisyona girmesine neden oldu. Ancak Galatasaray savunmasinda kale gibi bir Popescu vardi. Bize sorarsaniz sahanin en iyisi olan Popescu herkesin arkasini doldurarak bütün toplari temiz vurusla açti ve Galatasaray'i rakibi karsisinda rahatlatan futbolcu oldu.

Zaman ilerledikçe orta alanda Galatasaray'in yükünü tasiyan Tugay ve Suat'in yoruldugu gözüktü. Ve fatih Terim ikinci devreye baslarken çok yerinde bir degisiklikle Ergün'ü Tugay'in yerine alarak yapilmasi gerekli bir takasi zamaninda yapmis oldu. Galatasaray'da önemli hata yapan bir diger oyuncu da Taffarel oldu. Hakemin Filipescu'nun vurusunu geri pas olarak yorumlayacagini düsünmedi ve Galatasaray 2-0 öndeyken Grasshoppers'in tek golüne yol açan pozisyonu elle müdehale ederek yaratmis oldu. Taffarel'in iki yan topta da bosa çiktigini ekleyelim.

Bu maçin yildizlarini sayarsak. Uzun bir liste gerekli. Bitmeyen enerjisiyle Hasan sas, savunmanin kiliti Popescu, gollere imzasini atan B.Hakan, gerçekten çok çalisan Hagi ve hirçin bir gladyatörden yildiz olmaya giden Okan. Kim ne derse desin Türk futbolu, antrenörü ve oyuncusuyla isviçre futbolundan ilerde.

Group B

STAD: Delle Alpi.
HAKEMLER: Markus Merk, Erich Schneider, Stefan Trautmann.
JUVENTUS FC: Peruzzi, Birindelli, Pesotto[Blanchard 69], Tudor, Fonseca[Rampulla 30], Deschamps, Davids, Di Livio, Tacchinardi, Inzaghi[Zidane 61], Del Piero.
YEDEKLER: Mirkovic, Pecchia, Dimas, Zalayeta.
TEKNIK DIREKTÖR: Rolf Fringer.
GALATASARAY SK: Claudio Taffarel, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Vedat, Okan, Umit, Tugay[Arif 80], Gheorghe Hagi, Hakan Unsal, Hasan Sas[Ergun 83], Hakan Sukur.
YEDEKLER: Mehmet Bölukbasi, Bulent, Fatih, Tolunay, Emre.
TEKNIK DIREKTÖR: Fatih Terim.
GOLLER: Hakan Sukur(44), Umit(63), Inzaghi(14), Birindelli(67).
Okan, Gheorghe Hagi, Hakan Sukur (G.Saray)
Fonseca, Di Livio, Deschamps (Juventus).
Peruzzi(31, Juventus).
16/9-98

Juventus FC 2 : 2 Galatasaray SK

© 1998 Copyright Turkiye Gazetesi
Ali Sami ALKIS - Avrupa büyüklügünü kanitlamis bir takimla, Avrupa'da büyüklügünü kanitlamak isteyen bir takim arasinda; bazen ayrintilar farki olusturuyor. Kötü bir günündeki Juventus, G.Saray'a ayrintilarda öne geçme sansini vermisti. Ama ilk dakikalarda; bu sansi iyi kullanma becerileri konusunda sikintilarimiz vardi. Inanilmaz hatalar yaparak, önde olmamiz gelen dakikalarda; yenik duruma düstük. Oysa, daha 10.dakikada, üstelik Juventus'un agirligini hissettirmeye basladigi anlarda, rakip kale önünde mükemmel bir firsat yakalamistik... Hasan uygun pozisyonda vurmak istiyor; ama daha iyi, daha garanti bir vurus pozisyonu elde etmek için çalimi seçiyordu... Ceza sahasi içerisinde hiç kimseye bu kadar çalim yaptirmazlar. Oysa; sagindaki Hakan Sükür'ü görse, hiç olmazsa dogruyu yapardi. Hatamiz bununla da kalmadi. Hagi, sagdan çok tehlikeli bir sekilde sokulurken; 'Orta mi yapayim, yoksa sut mu çekeyim?' ikilemi yasayinca, ikisi de olmadi ve olaganüstü bir firsati kararsizlika harcadik. K.Hakan, sol kanatta büyük gaflar yapti... Onun hatalari, Juventus'a ikram pozisyonlari getirdi... Yedigimiz gol de; bu ikramin agir bir cezasi oldu. Ayni K.Hakan, Hagi'nin sagdan 'Al da at' diye ortaladigi muhtesem topu, komik bir vurusla harcadi. G.Saray'a böyle tek tek bakildiginda, belki çok iyi degildi ama, takim olarak mücadele hirsi çok yüksek düzeydeydi. Bu yüksek volümlü hirs, Juventus'un oyun düzenini de bozuyordu. Ilk yarida söyle bir tablo olustu... Juventus; belki de uzun yillardan beri ilk defa olarak, kendi sahasinda 'topa sahip olma' açisindan geride kaldi. G.Saray yüzde 55, Juve ise yüzde 45 ile devreyi tamamladi. Bu Delle Alpi Stadi'nda çok az görülen bir seydi ve süphesiz bizim için harika bir seydi. Hakan Sükür'ün golü; bu etkinligin, hirsin ve iyi saha yayilisinin müthis bir ödülü oldu.

Oyunun ikinci yarisi; 'neler yapabileceginin' bilincini yüklenmis ve sorumluluk yaninda sogukkanliligini da kazanmis bir G.Saray'la basladi. Juventus gibi bir takim; kendi seyircisi ve kendi dev gibi stadinda, G.Saray'in manyetik alaninda saskin, daginik ve sinirli idi. Ümit'in müthis, harika, zimba gibi, bomba gibi nükleer golü; onlari da daha da çileden çikardi... Öfkelerinden sert oynamaya basladilar... Hepimizi kirip-döküyorlardi. Galibiyetin sevinci ve saskinligi içinde, hata yapip gol yememiz; onlarin cüretlerini daha da arttirmisti... Ama G.Saray; Juventus gibi bir takimi kalesinden top çikaramayacak ölçüde pres koyuyor, Italyanlar'i deli etmeyi sürdürüyordu. Yazinin basinda söyledik... Avrupa'da büyüklügünü kanitlamis bir takimla, Avrupa'da büyük olmak isteyen bir takim arasinda; bazen ayrintilar farki olusturuyor. Bizim yakaladigimiz pozisyonlari, onlar yakalasaydi, gol olurdu... Biz yakaladik, kaçirdik. Yalniz pozisyonu degil, Juventus'u da elimizden kaçirdik. Olsun! G.Saray'imiz; yalniz Avrupa'nin degil, dünyanin sayili takimlarindan olan rakibi karsisinda, gücünü ve agirligini koydu... Serefini ve tarihini koydu... Herseyini koydu... Gururlanmak hepimize düstü. Ne mutlu...
Juventus FC 2-2 Galatasaray: Post-match quotes
Marcello Lippi (Juventus FC coach):
"A difficult match when we still had eleven players became harder when we were reduced to ten. It was a mistake to put three strikers in the starting line-up. I am sorry for Fonseca - he was playing well - but I had no other choice.

"We didn't play well and Galatasaray did. However, I am not unhappy with the final score - there is not much else to say."


Fatih Terim (Galatasaray coach):
"Our secret dream was to beat Juventus, and we almost did it. Birindelli was very lucky, and I bet he'll never score another goal like that one again. To be left with ten is not a problem for a team like Juventus. Now I will think about Bilbao."

STAD: Ali Sami Yen.
HAKEMLER: Marc Batta, Pierre Ufrase, Claude Cauvet(Fransa).
GALATASARAY SK: Claudio Taffarel, Gheorghe Popescu, Vedat[Bulent 75], Iulian Filipescu[Fatih 32], Okan, Umit[Arif 70], Gheorghe Hagi, Tugay, Hakan Unsal Hasan Sas, Hakan Sukur.
YEDEKLER: Mehmet Bölukbasi, Ergun, Tolunay, Suat.
TEKNIK DIREKTÖR: Fatih Terim.
ATHLETICO BILBAO: I.Etxeberria, Rios, Carlos Garcia, Alkorta, Imaz, Alkiza, Urrutia[Guerrero 86], Larrazabal, J.Etxeberria[Gonzalez 71], Ezquerro, Urzaiz[Lacruz 80].
YEDEKLER: Valencia, Jose Mari, Ferreira, Lasa.
TEKNIK DIREKTÖR: Luis Fernandez.
GOLLER: Okan(16), Gheorghe Hagi(92), Ismael Urzaiz(17).
Iulian Filipescu, Tugay (G.Saray), Imaz, Urrutia, Urzaiz (A.Bilbao).
30/9-98

Galatasaray SK 2 : 1 Athletico Bilbao

© 1998 Copyright CIMBOM.ORG
Korhan Demirkaya - OLEEE OLEE OLAAA KALPLERDE YILZIIIZ GONULLERDEEEE AYYY SAMPIYONSUUUUUUN GALATASARAAAAAAAAAAY........Iste bu mutluluk anlatilmaz. Sarkilar soyluyorum,hani az daha bagirsam millet gelecek saat gecenin 5'i. 10 dakikada bir golerin klibini izliyorum, ve her macin son anini gorusumde yeniden basliyor heyecan. Ne diyeyim ilk once cok cok tesekkurler GALATASARAY'im,ve HAGI BABA'm :))

Tamam simdi biraz sakinleselim ve sali gunune geri gidelim. Dun stada gitmistim bazi islere yardim ederim diye ve inanilmaz bir calisma vardi. uefa gorevlileri etrafi kontrol ederken,kamera kizaklari kuruluyor,reklam panolari yapiliyor,eski reklamlarin ustu CL armalariyla kapatiliyordu. Bunlar normal seyler asil calisma ise bizdeydi taraftar olarak. Pankartlar asiliyor ve yanici maddelerin takimiza zararverecgi bilindigi icin alternatifler uretiliyordu. Hatta bunlari yaparken bizim cimbom.org pankartini da en iyi yerlerden birine astik :). Bu sefer gene yeni bir ilk dusunuldu meseleler karsi ve 2000 tane cellat maskesi yapildi,ayni klu klux klanlarin giydigi kukuletalarindan ama tabii kirmizi olarak. Sembolik olarak da 5 tane dev tahtadan sari kirmizi tirpan. Mactan evvel bunlarla guzel bir show yapacaktik. Bu isler bitti ve Bilbao antremana geldi. 700 tane seyircisi ile birlikte. bayagi atesli seyircilerdi ve takim cok iyi hazirlaniyordu benim anladigim kadariyla. kafa toplarina cok onem verdiler,bir ara sirf kafa topuyla mac yaptilar. netekim bu bugun de belli oldu cok ataklari var kafa topuyla baslayan neyse. Aksam eve dondugumde cok stressliydim ve bunlari yazmamayi tercih ettim. Bu sabahda 7:30'da stada kamera goruremey gittim,cekim yapip showlari internete koyacaktim ama ne yazikki pil sorun cikardi neyse. Ben dondum ama bizim gruptan bir suru kisi agir yagmur altinda tavanlara son pankartlari astilar. Bu kadar sozun ozeti takimiz florya'da taraftarimiz ASY'de buyuk maci bekliyordu.

......Ve mac basladi. mactan evvel maskelerle cok guzel showlar yaptik,Bilbao taraftarlari bile gordukleri karsisinda hayrete dustuler ve alkisladilar :)) Oyuna iyi basladik;ozledigimiz Okan sahadaydi,diri ve inanilmaz enerjik. Kacan pozisyonlar ardindan golumuz erken geldi. Hagi Baba'nin muhtesem frekigini Okan tamamladi ve 1-0 degil ne yazikki 1-1. Golu goremedim ne yazikki sevincten. Sonarsinda moral bozuklugu seyirciyede yansidi ve atesli baskimiz biraz azaldi. Devre sonunda dogru ustunlugu Bilbao'ya kaptirdik. Ikinci yari da ayni havayla basladi hatta daha kotuye gidiyordu isler. Tek olumlu yan ilk yari dokulen Tugay ikinci yari defansif olarak cok iyi isler yapmasiydi. Taffarel'de Bilbao ataklarina karsi ayakta kaldi ama dakikalar tukeniyor gittikce mutluluk,basari uzaklasiyordu. Son 10 dakika kala seyirci olarak yapmamiz gereken aklimiza geldi ve son bir sihirle bagirmaya basladik. O an bir devin uyanmasiydi sanki. bu arada ilk yari Filip yerine Fatih girmis, bu devrede de Umit-Arif degismisti. Birde sakatlanan Vedat yerine Bulent girdi. Iste bu canlandigimiz dakikalarda pozisyon yakalamaya basladik. biz susmak bilmeden aslani uyandiriyorduk ama skorborad 90:00a civilenmisti artik. hakemin eline bakiyordum kacdakika ilave eder diye o sirada Tugay Baba'ya bir pas verdi,o anki stresi kelimeler anlatmaz, Baba ordan bir top yolladi ki ..........filelerle bulustugunda mevsim degismisti. gozlerime inanamiyordum 90'da gol atmistik ama Baba'ya inaniyordum :)) O anki mutlulugu Bahri'nin dedigi gibi anlatmak imkansiz keske orada olsaydiniz da her birinizle kutlasaydik o ani. Bu golu tarif imkansiz cunku inanilmaz bir anda geldi, 46'da atilabilecek bir golden cok daha buyulu ve anlamliydi. Mac bitti ama biz bitmedik,mac boyunca olmadigimiz gucte ve heyacanda minumum 15 dakika daha sarkilar soyledik, herkes tanidik tanimadik kolkola,inanilmaz bir gece yasandi... Tugay'da bu sarkilara katildi asagidan ve orkestra sefligi yapti :)).

Ilk defa yuzde yuz hakketmedigimiz,ama kaybetmeyi hakkettik anlaminda degil, yani yuzde atmis :),hakkettigimiz bir maci kazandik. Bu buyuk bir basari. Hakem pek iyi gelmedi bana. faullerde sapitti. Hagi tartismasiz macin adamiyidi hatta yuzyilin benim icin :). Attigi ve attirdigi gol disinda butun mac cabaladi ve Ispanyollar artik elle tutarak durdurabildiler cogu pozisyinda. Okan superdi,degeri tartisilmaz ve hircinligini kontrol edince ne kadar rare bir oyunuc oldugu ortaya cikiyor. Popescu bararilarin hep gizli kahramani. Yedigimiz ikinci golde hatasi var ama o golde kimin hatasi yok ki. Vedat dikkat ilk mudahale eksikleriyle dikkati cekti. Birde ben yazinca Hakan'dan behsetmeden olur mu :)) Hakan iyi degildi OK! Alin saklayin bu yaziyi cunku kolay kolay bu lafi etmem ama oyle bir yerde oynuyor ki artik her takim 3 kisi yolluyor ustune yani agzinla kus tutmasini istiyoruz. Bu kadar baskiyi kimse kaldiramaz. Bu halde bile presiyle cok isler yapti. Bizim sistemi biraz modifie etmemiz lazim yoksa asil buyuk korkunc dusus Hakan'in iflasiyla gelecektir. Insan ustu bir gorev aliyor ve bugune kadar basardi ama ya yarin? Yazik ....

Sari kart cezalari endise verici ve daha kotusu kalan 4 macta tehlikede olan cok cok onemli oyuncularimizin olmasi neredeyse her sari kart goren cezali duruma dusecek. Yolun cok onemli bir kismini gectik,hemde arabamiz tam randiman calismazken,gerisi kalanina! Bir liderlik gitti daha zoru ve degerlisi geldi. Norvec'e gitmek icin elimden ne geliyorsa yapacagim,hadi ben klibi bir kez daha izlemeye gidiyorum, tum bu sevinci paylasanlara sevgiler........

STAD: Lerkendal - Trondheim.
HAKEMLER: Nikolai Levnikov, Mikhail Semenov, Sergei Foursa(Rus).
ROSENBORG BK: Arason, Basma, Bragstad, Hoftun, Bergdölmo, Strand, Skammelsrud, Winsnes[Mayer 75], Sörensen[Dahlum 75], Rushfeldt, Jakobsen[Hernes 55].
YEDEKLER: Isakson, Johnsen, Lein, Pedersen.
TEKNIK DIREKTÖR: Trond Sollied.
GALATASARAY SK: Claudio Taffarel, Fatih, Gheorghe Popescu, Vedat, Okan[Arif 86], Umit[Tolunay 75], Ergün, Gheorghe Hagi, Hakan Unsal, Hasan Sas, Hakan Sukur.
YEDEKLER: Mehmet Bölukbasi, Bulent, Burak, Suat, Emre.
TEKNIK DIREKTÖR: Fatih Terim.
GOLLER: Sigurd Rushfeldt(69, 86, 90).
Umit, Vedat 2 (G.Saray) Bragstad, Skammelsrud (Rosenborg).
Vedat(78) (G.Saray).
21/10-98

Rosenborg BK 3 : 0 Galatasaray SK

© 1998 Copyright Turkiye Gazetesi
Ali Sami ALKIS - Rosenborg'un Juventus'la yaptigi geçen maçi, televizyondan izlemistim. Firtina gibi esmislerdi... Italyan takimi ellerinden zor kurtulmustu... Penaltiyi kaçirmasalardi, galip geleceklerdi. Öylesine yüksek bir tempoda oynamislardi ki; dün geceki maç için, G.Saray adina gözüm korkmustu. Boylu, poslu, soslu ve vitaminli Rosenborglular'i durdurmak için; mitralyözle taranmalari gerekir diye düsünmüstüm. Fatih Terim'in daha iyi bir fikri varmis. Orta sahada; sogukkanli ve ayaga saglam paslarla top çevirmek... Bu o denli basarili bir sekilde yürütüldü ki, Norveçliler, tempoyu yakalayacak havaya giremediler. Çünkü firsat veren yoktu. G.Saray'in panige kapilmadan, akli basinda saha yayilisi... Taffarel'in iyi gününde olusu... Ergün'ün basarili organizasyon sorumlulugu... Ve Hagi'nin süpervizor konumu, üstelik bu konumdaki belirgin çaliskanligi... Rakibin baskilarina karsi önemli stratejik alternatiflerdi. Yardimlasma üst düzeydeydi. Tehlikeli noktalarda topu ayagina alan Rosenborglu'nun basina, üç G.Sarayli birden üsüsüyordu. Hem de; cezaalaninda üç G.Sarayli'nin olusturdugu dar sac ayagina çerçevesine ragmen, Norveçliler, siyrilip çok tehlikeli pozisyonlar bulmuslardi. Yüregimiz agzimiza geldi.Nitekim, oyunun ilerleyen dakikalarinda gene böyle rakip futbolcuyu birkaç kisiyle sikistirdigimiz pozisyonda adami kaçirip golü yedik!

Akilli ve sakin bir sekilde top çevirerek, rakibin en önemli özelligi olan gerçek oyun temposunu yakalatmadilar. G.Saray Hakan'i ileride yalniz birakmasina ragmen, müthis pozisyonlar da buldu. Ergün'ün ortasi, Okan'in kafasi... Top, kaleciyi geçip diregi yaladi... Yine Ergün, rakibinin sagindan topu geçirerek, solundan kosup yakaladigi topu, sahane sürdü... Mükemmel ortaladi... Gol oldu olacak derken, vurdugumuz sut, karambolde gürültüye gitti.Anlayacaginiz G.Saray; belki çok sahane oynamiyordu ama, profesyonel oynuyordu... Rakibinin etkisini kesip, kendisi etkili oluyordu. G.Saray'in; sahaya iyi yayilan ve gereken yerlere iyi dagilan görüntüsü, birinci sinif ekip mesajlarini veriyordu. Ancak bu profesyonellik; yazinin basinda belirttigim sac ayagi hatasiyla yara aldi... Cezaalani içerisinde rakibi durdurmaya çalisan G.Saraylilar, bunu gene basaramayinca; golü yedi. Gol sonrasinda; bunun altindan kalkmanin telasi ile oyun disiplininden kopma isaretleriyle, hareketlendik. Savruk baskilarimiz; geride kademe ve defans hatalarina yol açinca, Rosenborg, bos alanlar ve kulvarlar buldu. Bunun üstüne; adamlarin hiç eksilmeyen kondisyonu da eklenince, yenilgi agirlasti. Her seye ragmen; 90 dakikalik oyunun 70 dakikasi G.Saray'in akilli futboluyla geçmisti. Son 20 dakikalik panik ve öfke anlarini maçtan saymiyorum. G.Saray basarisiz bir sonuç aldi, ama basarili bir futbol sergiledi.

STAD: Ali Sami Yen - Istanbul.
HAKEMLER: Helmut Krug, Frank Schumacher, Klaus Plettenberg(Ger).
GALATASARAY SK: Claudio Taffarel, Fatih, Gheorghe Popescu, Iuilian Filipescu, Okan[Ufuk 84], Tugay, Ergün[Arif 46], Gheorghe Hagi[Umit 78], Hakan Unsal, Hasan Sas, Hakan Sukur.
YEDEKLER: Mehmet Bölukbasi, Bulent, Tolunay, Suat.
TEKNIK DIREKTÖR: Fatih Terim.
ROSENBORG BK: Arason, Basma, Johnsen, Hoftun, Bergdolmo, Strand, Skammalsrud, Berg, Dahlum[Hernes 65], Rushfeldt, Jakobsen[Sörensen 60].
YEDEKLER: Jamtfall, Mayer, Lein, Winsnes, Pedersen.
TEKNIK DIREKTÖR: Trond Sollied.
GOLLER: Hakan Sukur(55, 73), Arif(65).
Arif (G.Saray) Basma, Strand (Rosenborg).
4/11-98

Galatasaray SK 3 : 0 Rosenborg BK

© 1998 Copyright CIMBOM.ORG
Korhan Demirkaya - Ne diyerek baslayacagimi bilemiyorum o kadar cok sey varki anlatacak! Bir kere bir sure burda degildim ve GS'yi yakindan seyredememenin acisini cok kotu yasadim. Aldigim haberler uzakta yasamla bagimi kesti,(adana ve ilk rosenborg maci). Sonrasinda Ist'e geri dondugumde adapte olamadan Pedro taa Brazilya'dan kalkti geldi ve bende email yazmayi bu mac sonrasina erteledim. Dun gene hazirliklar icin Ali Sami Yen'e gittim daha dogrusu gittik demeliyim Pedro da benimleydi. Bugun yapilacak showumuz icin gelen cuvallari tasimaya yardim etti. Gercekten burda olmaktan cok mutlu ve yuzde 200 Brezilyali inamayanlar utansin :)). Ordayken Ros. antremanini da seyretme sansini bulduk. Acikcasi cok endiseliydim ve bu endiselerimi Bahri'ye soyledigimde 4 atacagiz merak etme diyordu.

Neyse cok zor gecen bir gece ardindan bugun geldi catti. Havanin yagissiz olmasi ve sonucunda stadin full olmasi moralleri arttirirken polislerin dun saatlerce ugarsip tasidigimiz konfetilere izin vermemesi cok kotu oldu. Sadece gecen senelerdeki gibi sari kirmizi karonlari kullanabildik. Ve mac basladi. Ilk 10 dakikada guzel oyunumuzla umutlu basladik ama sonrasinda seyirci olarak da oyun olarak da geriledik ve devre boyu Hagi Baba'nin sutlari haricinde etkili olamadik. Teknigimiz cok daha iyi oldugundan ne zaman top orta sahaya gelse oyun kurma sansi vermeden faullerle durdurulduk. Acikcasi duydukgum ilk mac yorumlarindan korkum artiyor,ikinci yaridan cok cekiniyordum. Ama devre arasinda Bahri 4 atacagiz diyerek beni rahatlatan sozler soyluyordu acikcasi inanasim gelmiyordu. Ve ikinci devre basladi. Ergun-Arif degisikligi ile birlikte sahada Galatasaray vardi! Ustun oyunumuz sonucu hakkimiz olan gole erken kavustuk ,Sas'in guzel derinlemesi pasini Hakan Unsal iceri cevirdi ve Hakan'im dogru yerde dogru zamandaydi. Bu golle birlikte bayram basladi. Eski maclarimizin tersine golden sonra panikleyip posiyon verecegimize akilli bilincli ve ustun oyunumuzu surdurduk. Ve meyvesi hemen Tugay'in klas bir sekild egetirdigi pasi alan Arif'in ayni guzellikte driplingi ve sutuya cok cok cok rahatladik. Hemen ardindan Hakan'im Hakan'i tartismanin ne kadar bos oldugunu kanitlayan bir super golle tarifi imkaniz bir mutluluga kavusturdu bizi. Takimimdan uzakta 3-0 maglubiyeti duyduktan sonra bu 3-0'lik rovansi almanin ne demek oldugunu iki kelimeyle anlatamam. Sonrasinda akilli oyunumuzu surdurduk ve maci 3-0 bitirdik. Gelen bereberlik haberi sevincimizi bi katdahaarttirdi. Belki 4 olmadi ama Bahri'nin hakkini vermemek haksizlik olur. ne diyeyim doktor bey'e ciddi bir rakip var listemizde :)).

Macin yildizi (surpriiiz) Hakan'di .. Ama FT-ilk macin hatalarini cok iyi etud etti,panige kapilmadi,yerinde degisiklikler yapti-,Fatih- hemen hemen yuzde yuz basariyla oynadi,ataklaraciktiginda da cok basariliydi,Baba-inanilmaz bir sekilde defansa yardim etti,ne diyeyim sen bizi buyuluyosun gercekten senden sonra futbolu dusunmek olumden sonra hayatvar mi sorusu gibi birsey-,Okan-benim herzaman kahramanim Hakan'la,ama bunu herzmaman hakkdiyor ileri geri durmadan calisyor calisyor calisiyor- ve tum takim yildizdi acikcasi. Hele Arif bu zor donemin ardindan gosterdigi performans. Hadi gecen gole saka golu diyenler oldu ama bugunku inanilmaz ciddi bir goldu. Tehlikedeki oyuncularimizin sari kart gormemesi cok onemliydi ve gormediler. Juve maci inanilmaz onemli soylemeye gerek yok. Bakalim o gune kadar nasil kalbimiz durmadan bekleyecegiz. Grup oyle bir durumdaki.....

Ama bu gece Pedro mutlu,diger seyirciler mutlu,ben cok cok cok mutlu.

PS:Bu maili yazarken Pedro yanimda vir vir konusup yavaslatti beni 3 saatte zor birirdim... Saat 4:47 uykusu gelmiyor masallah......... :))

SEN SARI ILE KIRMIZI KALBIMIZIN YILDIZI

STAD: Ali Sami Yen - Istanbul..
HAKEMLER: Gilles Veissiere, Lakhdar Uenchabane, Alain Augu(Fra).
GALATASARAY SK: Claudio Taffarel, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Fatih, Okan, Tolunay[Suat 77], Umit, Gheorghe Hagi, Hakan Unsal[Vedat 89], Hasan Sas[Arif 77], Hakan Sukur.
YEDEKLER: Mehmet Bölukbasi, Arif, Osman, Ümit.
TEKNIK DIREKTÖR: Fatih Terim.
JUVENTUS FC: Peruzzi[Rampulla 58], Ferrera, Montero, Iulanio, Birindelli, Conte, Deschamps, Pesotto[Amoruso 65], Blanchard, Zidane, Inzaghi[Tudor 80].
YEDEKLER: Tararache, Mazarelli, Berner, Walker.
TEKNIK DIREKTÖR: Rolf Fringer.
GOLLER: Suat(93), Nicola Amoruso(78).
Iulian Filipescu, Hakan Unsal, Hakan Sukur, Tolunay(G.Saray) Montero, Conte(Juventus).
2/12-98

Galatasaray SK 1 : 1 Juventus FC

© 1998 Copyright Turkiye Gazetesi
Ali Sami ALKIS - Juventus'u koruyacagiz ve maçta muhtemel bir olayi önleyecegiz diye, öyle bir hava olusturduk ki; sonunda seyirciyi morfin yemise çevirdik. Müthis cosku; "Aman tas atmayin, çiçek atin" diye diye... Polis kendi halkina gözdagi vere vere; çürük dise kanal tedavisi yapar gibi, bütün sinirleri aldik. Taraftari sindirdik... G.Saray, Juventus'la degil de; sanki Antalya, Karabük ya da Adana ile oynar gibi bir seyirci buldu karsisinda... Olanca sesimizle, haykirislarimizla, vargücümüzle bagiramadik. Ali Sami Yen'i Italyanlar'a dar ettiremedik. Centilmen olmayi silik olmakla karistirdik. Herseyde ölçüyü kaçirdigimiz gibi; halki yatistirma konusunda da, amacimizi astik. Italyanlar'a, lokum gibi yumusak bir Ali Sami Yen hazirladik. Pes dogrusu!

G.Saray, maçta müthis bir mücadele örnegi gösterdi. Top rakibin ayagina geçtigi anda, 3'lü kumpas kurup, alan daraltiyorduk. Bu yakin presle; ikili mücadelelerde topu rakipten söküyorduk. Ancak, dise dis mücadele ederek ve güçlükle kazandigimiz toplari; ne yazik ki iyi degerlendiremedik. Topu sürekli rakibe kaptirdik. Orta sahada Tugay'in yoklugunu ciddi sekilde hissediyor; onun bölgesinde görev alan Tolunay'in amaçsiz kosusturmalarina teslim oluyorduk. Takimi yönlendiren, biçimlendiren kimse yoktu. Juventus ise; sahanin her yaninda yakin takibe alinmasina ragmen, aradan zorlukla adam kaçirarak, gene de tehlikeli pozisyonlar buldu. G.Saray ise; bu açidan hayli üretimsizdi... Pozisyonsuz kalmamizin bir baska nedeni de; Hagi'nin silik gününde olmasiydi... O hepimizi hayrete düsüren akilli paslarindan hiçbirini vizyona çikaramadi. Hasan Sas, saskindi. Hakan'i da ileride tek basina kendi kaderine terkedince; gol umutlarimiz sifirlanmisti. Ancak Arif ve Suat'in oyuna girisi maçin seyrini bir anda degistirdi. Arka arkaya ataklar bulduk, Suat'in nefis kafasiyla da beraberligi yakaladik. Umudumuzu Ispanya'ya tasiyoruz. Insallah haftaya bu gece özledigimiz, bekledigimiz çeyrek finale çikacagiz.

STAD: San Mames.
HAKEMLER: Urs Meier, Felix, Zalsberger(Swi).
ATHLETICO BILBAO: I.Etxeberria, Larrainzar, Carlos Garcia, Ferreira, Larrazabal, Jorge Perez[Lasa 75], Felipe, Nagore[Cesar 84], Javi Gonzalez[J.Etxeberria 76], Ezquerro, Guerrero.
YEDEKLER: Valencia, Urruita, Alkiza, Urzaiz.
TEKNIK DIREKTÖR: Luis Fernandez.
GALATASARAY SK: Claudio Taffarel, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Fatih, Umit, Okan, Suat[Vedat 66], Tolunay[Burak 66], Hasan Sas[Emre 80], Gheorghe Hagi, Arif.
YEDEKLER: Mehmet Bölukbasi, Ufuk, Bulent.
TEKNIK DIREKTÖR: Fatih Terim.
GOLLER: Guerrero(44).
Suat, Okan, Umit.
9/12-98

Athletico Bilbao 1 : 0 Galatasaray SK

© 1998 Copyright Turkiye Gazetesi
Ali Sami ALKIS - Daha ilk yarida Juventus'un golleri gelmis, Rosenborg devreden çikmis; ÇEYREK FINAL G.Saray'a "SENI BEKLIYORUM" diyordu. Bu müjdeli haberden sonra, gol atmak zorunda da degildin. Bir beraberlik; Türkiye'yi ayaga kaldirmaya yetiyordu. Üstüne üstlük; Athletich Bilbao ilk yarida çok kötü bir günündeydi. Bütün sartlar lehimize isliyordu. Ancak ne var ki; G.Saray maçin basindan itibaren tutuk, savruk, heyecanli, tedirgin ve beceriksizdi. Top kullanamiyor... Top çeviremiyor... Ileri çikamiyor... Rakibi durdurmakta zorlaniyordu. Fatih inanilmaz hatalar yapiyor, felakete sürekli davetiye çikartiyordu. Her hareketi yüregimizi agzimiza getiriyor, hepimizi isyan ettiriyordu. Okan da sürekli top kaybediyor, kaybetmedigi toplari da inanilmaz sekilde kötü kullaniyordu. Sanki takimin kani, siringa ile çekilmis gibiydi. Pas yapamiyor, duran toplari kullanamiyor; hatta taç atislarini bile hatali atiyordu. Fakat buna ragmen; dan-dun futboluyla geçirdigimiz dakikalari Athletich Bibao'nun da beceriksiz olmasi yüzünden zararsiz geçirdik. Ancak zaman ilerledikçe, savruk halimizden uzaklasmis, panik futbolundan bir nebze siyrilmistik... Böylece toplari degerlendirmeye ve rakibi denetim altina almaya baslamistik. Hatta; Hagi'nin akil dolu iki pasini çabuk kavrayabilseydik, ilk yarida çok önemli iki gol firsatimiz da olabilirdi. Olsun... Beraberlik de isimize yarardi. Ancak tam düzeldik, dengemizi bulduk, sakinlestik derken; Fatih'in o inanilmaz hatasi geldi. Beni kaynar suyla dolu kazana mi soktular?... Engerek yilanlarinin dolduruldugu kuyuya mi attilar?... Filistin askisina mi aldilar?... Kizgin demirle vücudumu mu dagladilar?... Hangi iskenceyi yapmis olurlarsa olsunlar; Fatih'in hatasindan gelen gol kadar, hiçbir sey beni böylesine kahredemezdi... Hayatimdan bezdiremezdi... Aci çektiremezdi... Allah kahretsin! Yüzdük, yüzdük isin kuyruguna geldik. Kuyrugu kesip elimize verdiler. Yazik... Günah... Ayip... Suç... Pisi pisine gitmek var miydi? Oysa ikinci yarida; savruk ve telasli olsak da pozisyonlar bulmustuk... Kullanamadik. Okan 2 metreden 2 ayri pozisyonda; birinde kafasini, birinde ayagini kullanamadi... Insan deli oluyor. Sampiyonlar Ligi çeyrek finalinden, averajla uzak kalmak var miydi? Elimiz bögrümüzde; aci ve kahir içinde, öylesine kala kaldik. Damarimi kesseler, bir damla kanim akmaz. Dondum... Yikildim... Agladim...