Season 2001/2002

Turkish Premier League

Gaziantep K 1 : 1 Galatasaray SK (TSI 19:00, 12/8-01) Galatasaray SK 1 : 0 Denizlispor K (TSI 19:00, 18/8-01) Caykur Rizespor 3 : 6 Galatasaray SK (TSI 19:00, 26/8-01) Galatasaray SK 2 : 1 Antalyaspor K (TSI 19:00, 8/9-01) Malatyaspor K 0 : 2 Galatasaray SK (TSI 15:30, 15/9-01) Galatasaray SK 2 : 0 Fenerbahce SK (TSI 19:00, 22/9-01) Genclerbirligi K 1 : 3 Galatasaray SK (TSI 19:00, 30/9-01) Galatasaray SK 4 : 1 Göztepe AS (TSI 20:00, 12/10-01) Besiktas JK 2 : 2 Galatasaray SK (TSI 19:00, 21/10-01) Galatasaray SK 3 : 1 Trabzonspor K (TSI 19:00, 27/10-01) Bursaspor K 5 : 0 Galatasaray SK (TSI 20:00, 2/11-01) Galatasaray SK 5 : 1 Diyarbakirspor K (TSI 19:00, 17/11-01) Galatasaray SK 2 : 0 Samsunspor K (TSI 19:00, 24/11-01) Galatasaray SK 4 : 1 Istanbulspor K (TSI 19:00, 1/12-01) MKE Ankaragucu 2 : 1 Galatasaray SK (TSI 19:00, 10/12-01) Galatasaray SK 5 : 1 Kocaelispor K (TSI 19:00, 15/1-02) Yimpas Yozgatspor 3 : 3 Galatasaray SK (TSI 19:00, 24/12-01) Galatasaray SK 2 : 0 Gaziantep K (TSI 19:00, 19/1-02) Denizlispor K 1 : 1 Galatasaray SK (TSI 19:00, 23/1-02) Galatasaray SK 4 : 1 Caykur Rizespor (TSI 19:00, 27/1-02) Antalyaspor K 1 : 1 Galatasaray SK (TSI 19:00, 3/2-02) Galatasaray SK 1 : 0 Malatyaspor K (TSI 20:00, 8/2-02) Fenerbahce SK 1 : 0 Galatasaray SK (TSI 19:00, 16/2-02) Galatasaray SK 3 : 1 Genclerbirligi K (TSI 19:00, 23/2-02) Göztepe AS 2 : 0 Galatasaray SK (TSI 19:00, 4/3-02) Galatasaray SK 1 : 0 Besiktas JK (TSI 19:00, 9/3-02) Trabzonspor K 0 : 2 Galatasaray SK (TSI 19:00, 3/4-02) Galatasaray SK 2 : 1 Bursaspor K (TSI 19:00, 23/3-02) Diyarbakirspor K 0 : 0 Galatasaray SK (TSI 19:00, 30/3-02) Samsunspor K 0 : 1 Galatasaray SK (TSI 19:00, 7/4-02) Istanbulspor K 0 : 2 Galatasaray SK (TSI 19:00, 14/4-02) Galatasaray SK 2 : 0 MKE Ankaragucu (TSI 19:00, 21/4-02) Kocaelispor K 0 : 2 Galatasaray SK (TSI 19:00, 28/4-02) Galatasaray SK 5 : 0 Yimpas Yozgatspor (TSI 19:00, 4/5-02) _____HOME_____ _____AWAY_____ _______TOTAL________ Galatasaray SK 34 17 0 0 47- 9 7 6 4 28-22 24 6 4 75- 31 78 Fenerbahce SK 34 15 1 1 42-12 9 2 6 28-19 24 3 7 70- 31 75 Besiktas JK 34 8 4 5 30-21 10 4 3 39-18 18 8 8 69- 39 62 MKE Ankaragucu 34 9 5 3 39-24 6 3 8 33-34 15 8 11 72- 58 53 Gaziantep K 34 7 5 5 35-24 6 5 6 23-27 13 10 11 58- 51 49 Denizlispor K 34 10 4 3 45-23 2 8 7 20-29 12 12 10 65- 52 48 Bursaspor K 34 8 4 5 27-20 5 2 10 22-40 13 6 15 49- 60 45 Göztepe AS 34 8 5 4 25-25 4 4 9 13-31 12 9 13 38- 56 45 Istanbulspor K 34 8 3 6 20-14 4 5 8 13-24 12 8 14 33- 38 44 Genclerbirligi K34 4 8 5 27-27 6 5 6 20-25 10 13 11 47- 52 43 Kocaelispor K 34 8 4 5 28-23 4 3 10 17-37 12 7 15 45- 60 43 Diyarbakirspor K34 7 6 4 24-17 3 4 10 17-33 10 10 14 41- 50 40 Trabzonspor K 34 8 4 5 26-20 3 3 11 23-40 11 7 16 49- 60 40 Malatyaspor K 34 8 3 6 21-20 3 4 10 13-30 11 7 16 34- 50 40 Samsunspor K 34 7 3 7 20-18 3 5 9 12-25 10 8 16 32- 43 38 ---------------------------------------------------------------------- Caykur Rizespor 34 5 7 5 22-22 4 3 10 21-30 9 10 15 43- 52 37 Antalyaspor K 34 7 7 3 30-28 1 4 12 15-33 8 11 15 45- 61 35 Yimpas Yozgatspor34 6 3 8 29-27 0 6 11 17-40 6 9 19 46- 67 27

SL: G.Saray 5:0 Yimpas Yozgaspor

Hasan Tezcan (05/05/102)

STAT: ALI SAMI YEN
HAKEMLER: Murat Ilgaz, Gürhan Güneykaya,, Kamil Sener
G.SARAY: Mondragon, Perez, Emre, Bülent(Dk.39 Capone),
Victoria, Berkant, Suat(Dk.67Umit), Ayhan, Ergün, Radu(Dk.58
Batista), Arif
Y.YOZGAT: Gökhan, Ilhan, Cihat, Selim, Hamza, Mustafa G6zer,
Hüseyin(Dk.81 Sevki), Mehmet, Atakan(Dk.54 Yaw), Preko, Sumiala(Dk.69
Moses)
GOLLER: Dk.30 ve 68 Perez, Dk.32 Radu, Dk.50 ve 86 Arif
SARI KART: Dk.84 Mustafa G6zer

--

Lucescu ile son defa - Tugay Renklikurt

Ne yani, bu saatten sonra tutup; yok G.Saray 4-4-2 dizilisi ile sahaya
çikti, maç boyunca Hasan Sas'in eksikligi hissedildi, Suat yillanmis
sarap örnegi, 'Bu sölen masasi bensiz olmaz' dercesine harikalar
yaratti, türü seyler mi yazacagimi zannettiniz. Veya veya, 'Bir
sürü gol yemesine ragmen Yozgat tas gibi bir takim, nasil oldu da
küme düstü?' sorusuna cevap arayacagimi mi zannettiniz.

Itiraf edeyim, niyetim böylesi bir yorum yazmakti. Ancak kalemime.. O
kör olasi kalemime bir türlü hakim olamadim. Ben taktikten
bahsetmek istedim, kalemim 'Lucescu' yazdi. Ben, 'Bu Radu'ya sahip
çikilsa bir yil sonra olaganüstü gol adami kazanilmis olur, hem de
ya belese' yazmak istedim; kalemim 'Lucescu'nun olmadigi yerde onu
yasatmazlar ki' yazdi. 'Mondragon her zamanki gibi nefis kurtarislar
yapti' yazmak istedim; kalemim, 'Onu çok arayacaksiniz, birisi onu
gönderip Taffarel'i geri getirmeye çalisiyor. Lucescu gibi o da
buruk' diye yazdi.

Baktim kalemimle basa çikamiyorum; tuttum, 'Allah'in belasi kalem,
seni serbest birakiyorum, ne istersen onu yaz' dedim. Der demez de aynen
sunlari yazdi. '...Takimin dibe vurdugu, yeniçeri ocagina
döndügü, oyuncularin batan geminin mallari örnegi üç otuz
paraya satildigi bir zaman kesitinde, Hazreti Eyüp sabri ile isine
devam edip, takimi bugünlere getiren Lucescu'ya yöneticilerin reva
gördügü (Fatih Altayli'nin da dürüstlük örnegi
göstererek itiraf ettigi gibi) kadirbilmezligi bu defa da tribünler
sergiledi. Maç boyunca Lucescu hak ettigi ve almasi lazim gelen
tezahürati alamadi. O sebeple, itiraf edeyim ki bu kutlamayi Lucescu
özürlü buldum.

Uzun sözün kisasi dün G.Saray, basedemedigim kalemime göre; hem
sampiyonlugunu resmen ilan etti hem de Lucescu'suz yeni bir döneme
girdi. Ancak... Ne hikmetse kalemim Lucescu için 'Bu sarki bitmez'
diye yazmayi ihmal etmedi. Niye ki?

AKSAM

Tatli yorgunluk ve ***

Bahri Unlu (28/04/102)

Kocaeli'ne git. Saatlerce bekle. Le$ gibi bir stad giri$inden
sanki sirat koprusunden gecer gibi gecme sonrasi
bu $ampiyonlugu da gorduk ya artik degdi dogrusu...
Giderken Sahil Restaurant'ta verilen molada o kadar
lay lay ve eski tezahuratlar seramonisi, macta yine ayni
$ekilde doruga cikan heyecan, donuste otobanda
5000 kisinin olu$turdugu konvoy, gel Floraya da
bi o kadar lay lay daha, (bu arada bizim futbolcular da
tezahuratlarin hepsini tribunden iyi kapmi$ haa )
ve 3 yildizli forma ile eve donu$.
off yorulduk be.. bir senenin yorgunlugu bu...
Herkese hayirli ugurlu olsun. Nice $ampiyonnluklara.

Bahri Unlu
ISO 2000, UEFA ve Super Kupa $ampiyonu taraftari

SL: G.Saray 2:0 MKE Ankaragucu

Hasan Tezcan (22/04/102)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Ismet Arzuman, Koray Gencerler, Murat Dagli
GALATASARAY: Mondragon, Perez(Dk.88 Capone), Emre, Bülent
Korkmaz, Victoria, Batista(Dk. 63 Fleurquin), Ayhan(Dk.88 Suat),
Ergün, Hasan, Arif, Umit
ANKARAGUCU: Zafer, Gökmen, Hakan Kutlu(Dk.90 Caglar),
Burak, Niyazi, Yilmaz, Faruk(Dk.58 Hüseyin), Ismet(Dk.76 G6zgür),
Adem, Hakan Keles, Augustine
GOLLER: Emre(Dk.31), Arif(Dk.85 Pen)
SARI KARTLAR: Emre, Bülent(G.Saray), Hakan Kutlu,
Adem(Ankaragücü)

--

Sampiyon gibi - Turgay Renklikurt

Kendinizi söyle maçin orta hakemi Ismet Arzuman'in yerine koyun ve
söyleyin: Sizi eger sifir hatayla maç yönetmeye adeta mahkum
etmis olsalardi neler hissederdiniz acaba? Arzuman'in daha ismi
gündeme gelir gelmez bazilari; 'Yok efendim 25 milyon göz', 'Yok
efendim saibe' diyerek onu sifir hatayla maç yönetmeye mahkum
ettiler. Insan olarak bundan etkilenen Ismet Arzuman da maç boyunca
sifir hatayla düdük çalma adina dün perisanlari oynadi ama buna
ragmen yükün altindan basariyla kalkti. Ona hem acidim hem 'Helal
olsun' dedim.

Ankaragücü, ligin 'Oynat, oynatayim' anlayisiyla oynayan tek
takimi. Ayni Ankaragücü rakibin orta saha presinden asiri derecede
etkilenip, tüm oyun kurgusu darmaduman olan yine ligin tek takimi.
Galatasaray, orta sahasi tümüyle eski günleri hatirlatan basarili
pres uygulamasini devreye sokunca ve orta sahada çogalinca
Ankaragücü'nün tüm hatlari arasindaki irtibati kopartti.

Bu durumda aklibasinda bir takim ne yapar? Oyunu kenarlara yayarak
ileri uç oyuncularinin gol atmalarina yardimci olacak hücum
genisligi yaratir, degil mi? Dün Galatasaray orta sahasinda yer alan
Ergün, Ayhan, Batista ve hatta Victoria, Perez ayni isi yapti. Hasan
Sas'a Arif'e Umit Karan'a inanilmaz bos alanlar yaratildi. Bu yetmedi
'Al da at' dercesine en az yüzde yüzlük 8 gol pasi verildi.
Sonra... Derseniz sevgili okuyucularim; sonrasini ne siz sorun ne ben
söyleyeyim. Size sadece, 'Hasan Sas, Arif, Umit Karan dün
tribünlerden yedi sülalelerine yetecek miktarda hayir dua (!)
aldilar' diyelim gerisini siz tahmin edin.

Dün Galatasaray bu neticeyle büyük bir ihtimalle sampiyonlugunu
ilan etti. Ancak eger önümüzdeki sezon düsünülecek olursa
bu takimda gol atmak konusunu tekrar gündeme getirecek kisilerin
transfer edilmesi sarttir. Aksi takdirde baskalarini bilmem ama her
kaçan golden sonra inanilmaz hareketler yapip kalbini zorlayan
Abdurrahim Albayrak için (Agzimdan yel alsin ama) 'Rahmetli iyi bir
Galatasarayliydi be!' demek mecburiyetinde kaliriz.

AKSAM

$ampiyon bu mudur ? Budur.

Bahri Unlu (22/04/102)

Vallahi bravo bu takima. istediginde nasil guzel oynuyor.
Gecen hafta Istanbul macinda sezonun en kotu macini seyrederken
bugun Ankaragucu macinda sezonun en iyi futbolunu seyrettik.
$imdi pozisyonlari futbolu anlat anlat i$ uzar. Maci seyredenler
gormu$lerdir. Veya ozetlerdeki Ankaragucu kalesini doven
Galatasaray ataklarini seyretmi$lerdir. Futbolu daha fazla
anlatmaya gerek yok. ne kimse takiyor zaten, ne de manasi var.
Varsa yoksa mac oncesi, mac sonrasi, hakemler ve tabi ki
en onemlisi de eski hakemlerin yorumlari mevzubahis ya artik.

Yalniz bu $aibe diye diye ortaligi geren $aibenin agababalari
(Serdar Bilgili'nin lafidir) harbiden i$i zivanadan cikartti sonuclarini
gozumuzle goruyoruz. Imam boyle derse cemaat ne yapar hesabi
taraftari da pe$inden bu dipsiz kuyuya atiyorlar. Ali $en'in tahtina
oturacam en unutulmaz ba$kan ben olacam diye diye ne hale geldi artik.
Bu kadar ortaligi germenin meyveleri : Aynen anlatiyorum .
Saat : 16:30 civari Ali Sami Yen stadinin E-5 e bakan tarafi..
Mecidiyekoy girisi tikali bari Yildiz girisinden Dedeman'in ordan
gireriz dedik. Ama trafik viyaduklerin uzerinde birden durdu.
ileriye dogru bi baktik. Cadde ile Stadin caddeye en yakin tarafi
arasinda havada ta$lar sopalar yagmur gibi ucu$uyor.
Yahu ne oluyorki orda falan ko$tuk baktik olay tahmin ettigimiz gibi.
E-5 ten gecen ve Tarbzon macina giden konvoy halinde
Fenerbahceli taraftar arabalarini durduruyor ellerde sopalar,
ta$lar ASY nin caddeye bakan tribune saldiriyor. Arada da
2 metre ucurum var atlasan ula$amazsin yani oyle bi yer.
Ama sanki dalacak oldurecek gibi naralarla saldiri...
Bunlar cahil e$kiya falan desen arabalara bakiyrosun son model
Mercedes jeep. BMW vs. Adam bagaji acmis icine cephane gibi
yuzlerce ta$ doldurmu$ ordan acik tribune atiyor.
Spontone bi hir gur degil yani. adam o kadar yoneticileri konu$up
bunlari gaza getirince cephanesini hazirlami$ gelmi$. ta$i firlatiyor.
e ordaki aciktaki adam naapiyor. o da ordan gelen ta$i caddeye firlatiyor.
Hic nereye gittigine bakmadan. E otoyol burasi. Bu hengame
sirasinda ordan gecen hic olayla alakasi olmayana adamlarin
camlari kiriliyor. (iyiki biz trafik siki$ikliginda geride kalmi$iz.)
Hizla geceyim uzaklasayimda denmiyor. Yoldaki Fenerliler yolu
dururup olay harici olanlari siper yapiyorlar kendi arabalarina.
eh sonuc. bir suru zarar ziyan. Tebrik ederiz hadi bi yildiz daha aldiniz.
Herkese tebrikler. Bu kadar tahammulsuz bu kadar gereksiz
gerginlik sonucu daha ne kadar can yakacak bakalim.

$imdi bu da bi ovunc kaynagi olur ya gerci. bak en cok biz saldirdik.
en cok biz onlarin mahallesinde cam kirdik diye.
Ne bu? Futbol? Futbol nerde? cok istiyorsan stadin icine
bak gor futbolu. ama olmaaaz. Alin i$te.. yildizlar bizim
hakkimzidi diye bo$ bo$ konu$anlar seyretsinler bugunku
maci didik didik edip.. Zaten dort gozle seyretmi$lerdir.
( hatta ne dortgozu 25 milyon cift paranoyak ayarli gozle en ince
ayrintisina kadar bizim maci seyrediyorlardi.) Bakin i$te seyredin.
Sonra da sorun birbirinize. $ampiyon bu mudur.. budur.

Bahri Unlu
ISO 2000, UEFA ve Super Kupa $ampiyonu taraftari

SL: Istanbulspor AS 0:2 Galatasaray SK

Hasan Tezcan (14/04/102)

STAT: Güngören
HAKEMLER: Orhan Erdemir, Binali Kartal, Bahattin Duran
ISTANBULSPOR: Zdravkov, Pinto(Dk.80 Zubanoviç), Saffet, Saidou,
Petkov, Güven(Dk.37 Haluk), Selçuk, Zeki(Dk.64 Bülent), Murat,
Cenk, Ferdi
GALATASARAY: Mondragon, Perez, Vedat, Bülent, Victoria,
Fleurquin(Dk.46 Berkant), Batista, Ergün, Hasan, Arif(Dk.46 Serkan),
Umit(Dk.46 Niculescu)
GOLLER: Saffet(Dk.19 k.k.), Arif(Dk.38 pen.)
KIRMIZI KARTLAR: Ferdi(Dk.21), Zdravkov(Dk.36)(Istanbulspor)
SARI KARTLAR: Saidou, Cenk(Istanbulspor), Berkant(Galatasaray)

--

Mi acaba? - Turgay Renklikurt

Ayip denen bir sey var. Süper Lig'in neredeyse kader maçlarindan
birisi, böylesine dandik bir statta nasil oynatilir, anlamak,
çözmek mümkün degil. Stadin zemini, sanki futbolcularin ayak
bileginin dönmesi, diz baglarinin çatir çatir kopmasi için
özel hazirlanmis gibiydi. 'Batak üstü çim' hüviyetindeki bu
bubi tuzagi, dün birkaç futbolcunun ayagini eline vermediyse, yatip
kalkip meleklere dua etmek gerekir.

Stadin zemini böyleyken maç baslar baslamaz Istanbulsporlu Cenk,
Murat ve Ferdi sebebi anlasilmayan kiricilikta bir futbol sergileyince
kafamizda 'Ya tesvik primini yüksek tutmuslar veya bunlar belalarini
ariyorlar' düsüncesi dolasmaya basladi. Allah'tan hakem Orhan
Erdemir, durumu fark edip Ferdi'ye kirmizi kart gösterdi ve birkaç
kisinin muhtemel ayak kirilmasinin önüne geçti.

Maça gelince... Orhan Erdemir'in hakli iki kirmizi kart gösterip,
Istanbulspor'u 9 kisi birakmasi sonucu ortada maç muç kalmadi. Bu
durumda hemen herkes Galatasaray'in eksik Istanbulspor üstüne kabus
gibi çöküp gol rekoru kiracagini zannetti. Oysa Galatasaray'in
yapmasi gerekenleri hep Istanbulspor yapti. Mesela oyunu kanatlara
tasiyip, bos alanlar yarattilar. Bu alanlarda vizir vizir dolastilar.
Bir ara durum öyle bir hal aldi ki; millet iki taraftan hangisi 9 kisi
ile oynuyor, sasirdi.

Dün, sasirmislardan en basta geleni Lucescu'ydu... Takiminda her an
sakatlanabilecek bir sürü oyuncusu varken tuttu; üç oyuncu
birden degistirdi. Perez ve Hasan Sas'in sakatlanmasi ise tuz biber
oldu. Ikisi de sakat sakat oynamak zorunda kaldilar.

Maçta, Hasan Sas'in tavirlari 'Oscar G6dülü' alacak
güzellikteydi. Kimseye pas vermemekle ünlü çalimci Hasan Sas,
Fleurquin kendisine müsait pozisyonda iken pas vermeyince dellendi.
Onun bu çeliskisine de millet basti kahkahayi...

Toparlarsak; Almanlar'in deyisiyle Galatasaray için bu maç 'Ende
gut, alles gut'tu. Yani, 'Sonuç güzel, her sey güzel...'di... Mi
acaba?..

Istanbulspor : 0 GS: 2

Bahri Unlu (13/04/102)

Bugun gittik Gungoren stadina. Srad kotu, futbol kotu. Allahtan
bi sonuc iyi yani. $ampiyonluga bir adim daha yakla$tik.
Atrtik yarin ense yapip rakipleri seyeredecegiz.

Bu sezonun en kotu maci buydu herhalde. Daha stadin giris
cikisi bi berbat. Bir de herkesin elinde bilet. Karaborsa da
tonla bilet satiliyor. Gi$e de de bilet satiliyor. Kapilar kapali.
Cunku 10.000 bilet satildiysa 5.000 bilet te sahte bilet satilmi$tir
herhalde.
Bu Biletix'in biletleri bu kadar rahat mi taklit ediliyor. Mac ba$ladi
bi kendi kalelerine gol bi Hasan'in marifeti dandik kirmizi kart.
ustune birde bu sefer hakli penalti ve hakli kaleciye kirmizi kart.
oldu oyun 2-0 ve futbol da bitti. Zaten saha da patates tarlasi gibi.
ASY cimleri kotu ya bu stadin da ASY den bi farki yok.

ikinci yari Mac bitsede gitsek diye bekledik. Bi kere herkes kendi
kafasina gore oynuyor. Aslinda o da yasak. ilk once Hasan'a
sorulacak nasil pas verilecek nereye top atilip nereye ko$ulacak
Hasan karar verecek yoksa naapar adami. Takimda herkes nedense
Fleurquin'e gicik. ne pas atiyorlar bio$ oldugu halde. ne de onun
attigi pas kiymet buluyor herkes ona bagiriyor. Ayni $ekilde
birde Batista'ya. Ya tamam kotu pas verir gununde olmaz falan
de sen onun yerine de acigi kapa. Yok el kol hareketi bagri$ cagri$.
Sanki du$manlar birbirlerine. Bulent hadi kaptan diyelim herkese bagiriyor.
Hasan daha da ileri gidip herkesin ustune yuruyor. Olmaz bu kadar.
Rakip futbolcu ya da ayni gerci. Macin ilk devresinde de 55 numarali
Istanbul'lu oynucu Hasan'in feverani yuzunden zaten haksiz yere
kirmizi kart gordu. ikinci yari Lucescu'da bi gariplik yapti.
ikinci yariya Arif, Fleurquin, Umit'i cikararak 3 degiskligi ayni anda
yapti.
Yahu bu ne Mustafa Denizli'liktir. hasan sakatlandi degi$tirecek adam yok
sonra.
ikinci yari o kadar berbatti ki 9 kisi oynayan Istanbulspor Galatasaraya
top gostrmedi nerdeyse. Herhalde ikinci yari top oynama istatistigi
Istanbul lehine % 70 e % 30 falandir.

Neyse Lig oyle de boyle de bitiyor. Bugunku maci da gunduz macina
tarla gibi sahaya verelim diyelim kendi kendimizi avutalim,
$u $ampiyonlugu alalim da yazin iyi bi yukleme iyi bir takviye lazim bu
takima.

Bahri Unlu
ISO 2000, UEFA ve Super Kupa $ampiyonu taraftari

SL: Samsunspor K 0:1 G.Saray

Hasan Tezcan (08/04/102)

STAT: 19 Mayis
HAKEMLER: Serdar Tatli, Koray Gençerler, Ekrem Kan
SAMSUN: Allum, Mehmet Nas, Ercan, Serkan Karababa, Can, Serkan Dökme,
Sauza, Furkan(Dk.46 Phiri), Adnan, Mehmet Yilmaz, Celil(Dk.81 Ertugrul)
G.SARAY: Mondragon, Capone, Bülent Korkmaz, Emre, Victoria,
Suat(Dk.34 Ayhan), Batista(Dk.63 Fleurquin), Ergün, Hasan Sas, Arif,
Umit Karan(Dk.58 Niculescu)
GOL: Niculescu(Dk.85)
SARI KARTLAR: Emre, Victoria, Hasan, Fleurquin, Ayhan(G.Saray), Allum,
Serkan Dökme(Samsun)

--

G.Saray'dan manzaralar - Turgay Renklikurt

Alin size sampiyonlugun en büyük adayi denen 'Galatasaray'dan
manzaralar.' Bülent Korkmaz, soyadina uygun olarak kimseyi takmiyor,
kimseden korkmuyor. Yönetimden girin, Lucescu'dan çikin herkes onu
ikaz etmesine ragmen o hala kafasina göre takilip, maçta
gölgesine bile itiraz ediyor. Itirazi yetmiyor, kendi takim
arkadaslarinin moralini bozacak el kol hareketleri ile klasiklesmis
'Pandomimini' sergilemeye devam ediyor.

Ya Hasan Sas?.. Hiç ama hiç kusara bakmasin; maçin ilk devresinde
sergiledigi oyun seklini iyi ki bir psikiyatrist seyretmedi.
Seyretseydi ilk söyleyecegi söz; 'Bu çocugu bana yollayin, niye
kafasini çalima takmis bir arastirayim' olurdu. Calim sevdasi
ugruna 'Irzina geçtigi' bir sürü pozisyon nedeniyle baska
ülkede oynasa 'Topu sürekli tacizden' onu kesinlikle içeri
tikarlardi.

Arif yaslandigi için olacak, maçta 'Saglikli yasam' antrenmani
yapar gibi oynadi. Tatli canini hiç ama hiç üzmedi. Zorlandigi
pozisyonlarda da hemen çimenlere uzanip, 'Hakem amcasindan' yardim
istedi.

Ben maçta en çok Victoria'ya acidim. Görevini yapmanin yaninda
sol kanattan sürekli hücuma kalkti, bos alanlara sizdi. Bir
Allah'in kulu da 'Ergün hariç' çocuga pas verip, 'Hücum
genisligi yaratalim' demedi.

Güya Galatasaray'da Hasan Sas, Arif, Umit gibi süratli oyuncular
var. Peki, böyle oyuncular var da koca maçta Galatasaray'in
organize ve daha önceden çalisilmis tek bir 'Dise dokunacak'
kontratak tesebbüsü niye yok?

Samsunspor'un gerçekten ahi gitmis, vahi kalmis. Buna ragmen dün
futbol adina güzellikleri sergileyen taraf Samsun'du. 'Bir puan
olsun, benim olsun' taktigi ile oynamasalar ve Galatasaray'in isminden
korkmasalardi dün en az iki gol bulmalari isten bile degildi.

Dün Galatasaray Niculescu'nun attigi karambol golü ile yoluna devam
etti. Ama dost olarak söylüyoruz ki; böyle oynamaya devam
ederlerse onlarin da karambole gitmesi mümkün. O sebeple dikkat ve
'Acilen tedbir.'

AKSAM

SL: Trabzonspor 0:2 G.Saray

Hasan Tezcan (05/04/102)

STAT: Hüseyin Avni Aker
HAKEMLER: Bülent Uzun, Münir Takpak, Baki Tuncay Akkin
TRABZONSPOR: Metin, Mehmet(Dk.79 Senol), Kürsat, Cem,
Gökdeniz, Osman, Hasan, Aurelio, Somers, Hami, Da Silva
G.SARAY: Mondragon, Capone, Bülent, Emre, Victoria, Suat(Dk.89
Ayhan), Ergün, Batista(Dk.81 Fleurquin), Hasan, Arif(Dk.68 Niculescu),
Umit Karan
GOLLER: Arif(Dk.14), Hasan(Dk.88)
SARI KARTLAR: Osman, Kürsat(Trabzon), Batista, Radu(G.Saray)

--

Galatasaray, Suat'la guldu - Turgay Renklikurt

Her seyin gizlisi olacagini zannederdim ama dogrusu fanatigin de
gizlisinin olacagini aklimin ucuna bile getirmezdim; meger varmis.
Trabzonlu bir grup taraftarin tribüne astigi pankartta sunlar
yaziliydi: 'Gizli fanatikler Trabzonspor'a basarilar diler.'

Söylendigine göre emniyet teskilati, Trabzon ve yöresinde fuhus
sektörünü tamamen çökertmis. Ortada ne natasa birakmis, ne de
matasa! Gelin görün ki bunun etkisi, Hüseyin Avni Aker Stadi'nin
tribünlerine olumsuz yansimis. Ne alakasi var demeyin. Millet hirsini
o tarafta alamayinca rakip takimlara yönelmis!

Dün Trabzonlu taraftarlar birakin Galatasaray'i, abartmadan
söyleyeyim bir bahane bulup stadin içinde uçan kuslara bile
dümdüz gittiler. Maç boyunca uçkur edebiyatindan harika
örnekler sundular!

Bu Suat'i uzun süre kim takimdan uzak tutmussa yatacak yeri yok.
Dün, 'Galatasaray top oynamaya baslamis gibi' lafini tribünlere
söyleten, Suat'in performansiydi. Maç boyunca müdaafaa ile orta
saha arasindaki irtibati kurmaktan, pres yapmaktan, rakipten top
çalmaktan tutun, takimi virtüöz gibi yönetmekten çikin;
hepsini sergiledi. Hem de hiç çaktirmadan, isin gösterisine
kaçmadan.

Galatasaray'in dünkü 4-4-2 tertibinin ileri ucunda yer alan Umit
Karan ve Arif rakip defansa biraz pres yapsa Galatasaray maçi ilk
devre koparacak golleri atabilirdi. Kürsat'i, Mehmet'i ve Cem'iyle
Trabzonspor defansi dün en ufak pres altinda bile evlere senlik
durumlara düstü. Gelin görün ki dün Umit Karan, Arif ve
Hasan Sas fazla gol atip rakibi üzmemek için her yolu denediler!

Dünkü maçi izlerken aklima Trabzonspor'un futbolu 'futbol' gibi
oynayan eski kadrolari geldi. Bu kadrolarla bugünleri mukayese edince
hiç kimse kusura bakmasin ama bugünküler onlarin yaninda
'tekaütler mangasi' gibi kaldi... Varin hesap edin.

Uzun sözün kisasi dün Galatasaray böylece Trabzonspor önünde
galip geldi.

AKSAM

SL: Diyarbakirspor 0:0 G.Saray

Hasan Tezcan (31/03/102)

STAT: Diyarbakir Atatürk
HAKEMLER: Unsal Cimen, Münir Takpak, Baki Tuncay Akkin
DIYARBAKIR: Senol, G6mer, Birol, Murat Duman, Ergin, Deniz, Da
Silva, Bülent, Celaleddin, Fazli(Dk.81 Kofi), Kona(DK.89 Moura)
G.SARAY: Mondragon, Capone, Bülent Korkmaz, Emre Asik,
Victoria, Fleurquin(Dk.78 Niculescu), Suat, Batista, Hasan Sas,
Arif(Dk.68 Berkant), Umit Karan
SARI KART: Umit Karan

-

Futbolsuz futbol - Turgay Renklikurt

Diyarbakirlilar'in oldum bittim Galatasaray'a karsi belirgin bir
sempatileri vardir. Maçtan önce konustugumuz en siki Galatasaray
sempatizani Diyarbakirlilar bile söyle konustular: 'Bu defa durum
baska agam. G6nce can, sonra canan.' Nitekim durum gerçekten baska
olacak ki; Galatasaray, Diyarbakir'da maça çikarken ilk defa
yuhalandi.

Atatürk Stadi'nin zemini düzeltilme adina bir güzel minciklanip,
tarlaya çevrilmisti. Futbolcular maç boyunca rakibi yaninda bir de
bozuk zeminin sebep oldugu azizliklerle ugrasmak zorunda kaldilar.

Hangi dagda kurt öldü bilinmez; dün Lucescu, Suat'i ilk 11'de
sahaya sürdü. Geri dörtlünün önünde görev yapan Suat
dünkü futbolsuz Galatasaray'in tek futbol oynamaya gayret eden
adamiydi.

Dünkü maça her iki takim da 4-4-2 dizilisiyle basladi. Sanki ayni
teknik direktör taktik vermiscesine ilk devre boyunca yine her iki
takim futbol oynamak yerine kaza kursununa kurban olmamayi yegledi.
Böyle olunca da tribünler sahada futbol yerine laf ola beri gele
yapilan hareketleri izlemek zorunda kaldilar ve dogal olarak bu
'Sikemtraksi' görüntüyü islikladilar.

Maçin ikinci devresinde de bilhassa Galatasaray cephesinde degisen bir
sey yoktu. Takimin enerji küpü diye anilan Hasan Sas, halk arasinda
'Paçavra hastaligi' denen gribe yakalandigindan olacak, sahada dolanip
durdu. Hadi Hasan paçavra hastaligina yakalandigi için sahada
dolanip durdu... Ya digerleri niye öyle paçavra futbolu
sergilediler... Anlamak mümkün degil...

Diyarbakir dün Galatasaray'in cismiyle degil ismiyle bogustu. Eger o
isimle bogusmayip ahi gitmis vahi kalmis görüntüdeki
Galatasaray'in cismiyle ugrasmis olsalardi dün Diyarbakir'da
Galatasaray yeni bir Bursa faciasi yasayabilirdi.

Maçin hakemi Unsal Cimen, dün belki de hayatinin en kolay
maçini yönetti. Kolay maçini yönetti, çünkü, ortada futbol
diye bir sey yoktu. G6zetlemek gerekirse dün futbolcularin bilinç
altinda olmasini temenni ettikleri skor sahaya yansidi.

AKSAM

SL: G.Saray 2:1 Bursaspor

Hasan Tezcan (24/03/102)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Mustafa Culcu, Koray Gencerler, Refik Aka
G.SARAY: Mondragon, Capone, Emre, Bülent, Victoria,
Batista(Dk.39 Fleurquin), Berkant, Ergün, Hasan(Dk.72 Ayhan),
Arif(Dk.60 Niculescu), Serkan
BURSA: Serdar, G6mer, Bouazizi, Erkan, Mustafa, Faruk(Dk.72
Tayfun), Murat(Dk.60 Serkan), Fatih, Sinan, Ender(Dk.46 Kifu), Okan
GOLLER: Fatih(Dk.4), Berkant(Dk.37 pen.), Arif(Dk.52)
SARI KARTLAR: Serdar, Niculescu

--

Irtifa kaybediyor - Turgay Renklikurt

Bir gün, '..Turgay Renklikurt, Galatasaray'in filanca takimla yaptigi
maçta kalp krizi geçirip terki hayat etti. Olayin yakininda bulunan
görgü sahitleri, Renklikurt'un son nefesini vermeden önce, 'Ah
ulan Arif!' dedigini söylediler' seklinde bir gazete haberi okursaniz
hiç sasirmayin. Cünkü bu Arif, böyle sorumsuz oynamaya devam
eder, 1000 kaçirir bir atarsa sadece benim degil, pek çok
Galatasaraylinin sinirden ya kalbini durdurur veya kafalarini yemesine
sebep olur.

Millet, '4 forvetle takimini oynatiyor. Orta saha Allah'a emanet' diye
Fener'in hocasi Lorant'a yükleniyor. Böyle diyen bir Lorant'a
yüklenen gelip, Lucescu'nun sahaya sürdügü takimi bir
izlesinler. Millet gol atma adina ileri sürülünce, Galatasaray'in
orta sahasi, Taklamakan Cölü gibi bombos kaliyor. Tipki, dünkü
maçta oldugu gibi. Bursaspor dün Galatasaray'in bos biraktigi bu
orta alani mükemmel parselledi. Böylece özellikle ilk devre
boyunca futbol adina tüm güzellikleri sergileme imkanini elde etti.
G6nce pres ve kademe zenginligiyle oyun hakimiyetini ele geçirdi,
daha sonra oyunu kenarlara yayip, Galatasaray müdafaasinin birbiriyle
olan iliskisini kopartti. Böylece elde etmis oldugu bos alanlarda
Sinan, Ender, Okan nefis kontrataklarla dolanip, hem ortaligi birbirine
katti hem de ha geldi ha geliyor denen golü buldu.

Galatasaray ne hikmetse her geçen gün kendisini kendi yapan oyun
kurgusundan ve felsefesinden yavas yavas uzaklasiyor. Ve böylece
kolektif futbolun hem zenginligini kaybediyorlar hem futbolun sagladigi
futbol ve güç ekonomisini. Güç ekonomisini kaybedince bir
maçta iki maçlik efor sarfetmek mecburiyetinde kaliyorlar. Daha
sonra da bireysel oynama tuzagina düsüyorlar. Bu ise o güzelim
Galatasaray'i her geçen saniye biraz daha mazi olmaya dogru itiyor.

G6zetleyecek olursak dün Galatasaray belki istedigini elde etti ama
bu anlayis devam ederse isi gerçekten zor. Hem de çok.

AKSAM

SL: G.Saray 1:0 Besiktas

Hasan Tezcan (10/03/102)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Orhan Erdemir, Cengiz Akyüz, Koray Gencerler
GALATASARAY: Mondragon, Perez, Emre, Bülent, Ergün, Fleurquin,
Ayhan, Batista(Dk.67 Berkant), Hasan, Arif, Umit Karan(Dk.86 Serkan ?)
BESIKTAS: Myhre, Ali Eren, Ronaldo, Ahmet Yildirim, Ibrahim(Dk.73 Ahmet
Dursun), Tayfur, Erman(Dk.82 Tamer ?), Tümer, Bayram, Baya, Ilhan
GOL: Fleurquin(Dk.68)
SARI KARTLAR: Emre, Fleurquin, Arif(G.Saray), Ahmet Yildirim,
Erman(Besiktas)
KIRMIZI KART: Ahmet Yildirim(Dk.75)

--

Kongre maçi - Turgay Renklikurt

Dün Istanbul'da hava millete, 'Mart kapidan baktirir, kazma kürek
yaktirir' atasözünü hatirlatti. G6gle günesine aldanip, stada
tedbirsiz gelenler, tüm hafta boyunca 'Nane limonata'ya talim edecek
hale geldiler.

Lucescu ve Daum, 'G6nce is emniyeti' anlayisiyla takimlarini sahaya
sürünce, iki takim da usta avci gibi rakibinin ölümcül hata
yapmasini bekleyen bir oyun sergiledi.

Ayak bileginden sakatlandigi için oynamaz denilen Hasan Sas'i sahada
gören Besiktas orta saha oyunculari, maç baslar baslamaz ince bir
sekilde ve dönerli olarak Hasan'in ayak bileklerine çalismaya
basladilar. Hakem Orhan Erdemir olayi çözünceye kadar Hasan epey
darbe aldi, buna ragmen gikini çikarmadi. Hayret!..

Daum, Galatasaray'in tecrübe ve teknik özelligi yüksek
oyuncularina gol yollari açilmamasi adina provasini Denizli'de
yaptirdigi 4-5-1 taktik anlayisiyla takimini oynatti. Takimini gol atma
adina en ufak bir maceraya itmedi. Oyuncularinin sabirla Galatasaray
geri dörtlüsünün o meshur ferdi hatalarindan birisini yapmasini
bekletti. Ancak Galatasaray defansi dün Daum'un beklentilerini bosa
çikartacak sekilde gerek kademe gerekse ferdi anlamda aman aman
ölümcül hata yapmadi.

Orta sahada yer alan oyuncular da Batista disinda pres ve alan
daraltmada istekli ve basarili olunca oyunun inisiyatifi büyük
oranda Galatasaray'a geçti.

Dün, Galatasaray uzun zamandir ilk kez yabanci sahalarda gösterdigi
oyun ve performansa benzer bir sekilde maçi devam ettirdi. G6zellikle
oyun genisliginin yaratilmasi, kanatlarin çalistirilmasi hayret
edilecek güzellikteydi. Oyunu kenarlara yayip hücum genisligi ve
derinligi yaratinca da Besiktas müdafaasi hata üstüne hata yapmaya
ve Umit Karan'a, Arif'e inanilmaz gol firsatlari vermeye basladi.
Gelin görün ki, Türkiye liglerinin gol atma kusurlu santrforu
hüviyetini kimseye kaptirmamakta israrli olan Umit Karan bu unvanina
layik bir sekilde gol firsatlarini harcadi.

Dün Lucescu tribündeydi ancak hayrettir ki, takim her yönüyle ve
bütün hatlariyla bir Isviçre saati gibi çalisti. Basin
tribününde bulunan arkadaslardan bazilari 'Lucescu daha önce
tribüne yollansaydi Galatasaray bugün en az 9 puan önde olurdu'
dediler. Münafiklik iste... Uzun sözün kisasi dün Galatasaray
hakli bir sekilde bir kongre maçini, pardon derbi maçini kazandi.

AKSAM

SL: Goztepe AS 2:0 G.Saray

Hasan Tezcan (04/03/102)

STAT: Atatürk
HAKEMLER: Kuddusi Müftüoglu, Koray Gencerler, Bülent
Bozdogan
GöZTEPE: Bora, Erkan, Servet, Emre, Göksel, Cumhur, Tayfun,
Korhan(Dk.61 Metin Diyadin), Mehmet(Dk.81 Cüneyt), Zafer(Dk.76 Cem),
Mustafa
GALATASARAY: Mondragon, Capone, Emre, Bülent Korkmaz, Ergün,
Ayhan(Dk.54 Victoria), Fleurquin, Berkant(Dk.59 Umit Karan), Hasan
Sas, Arif, Niculescu(Dk.72 Serkan)
GOLLER: Tayfun(Dk.10), Mustafa(Dk.72)
SARI KART: Erkan

--

Lucesculu ve Hasan Sasli Göztepe kazandi - Turgay Renklikurt

Dün Göztepeli taraftarlar Atatürk Stadi'nin açik tribününe
anlamli sözler içeren pankartlar asmislardi. Yan yana duran ikisi
dikkatimi çekti. Birincisinde, 'Biz Izmir çocuguyuz. Ya siz?..'
yaziyordu. Ikincisinde ise yazilan 'Kahpe Bizans'ti. Bununla da tatmin
olmamis olunacak ki tüm maç boyunca Kahpe Bizans'in gayri mesru
çocuklarini sloganlarla sürekli cinsel tacize ugrattilar. Bu arada
Rizeli Abdurrahim Albayrak da kim vurduya gidip tacizden bol bol
nasibini aldi!

Lucescu, Ergün'ü savunmanin sol tarafina koydugu her maçta hem
takimi, hem de Ergün'ü perisan etmisti. Dün ayni film bir kez
daha izlendi. Göztepe Ergün'ün tarafini yolgeçen hanina
çevirip golünü attiktan sonra Lucescu, Victorya'yi oyuna alip,
Ergün'ü orta sahaya sürmeyi akil etti. Ama ati alan Usküdar'i
çoktan geçmisti.

Lucescu, bir ilki daha gerçeklestirdi ve takimi 4-1-5 gibi garip bir
taktikle oynatti. Galatasaray'in orta sahasi gol adina ileriye gidince
Göztepe bu boslugu ele geçerdi ve Galatasaray'in hatlari arasinda
irtibati kopartti. Sonra da Galatasaray'a futbol dersi verir gibi
mükemmel bir kontratak futbolu oynamaya basladi.

Eger maç dört-bes farkli bitmemisse bu biraz Göztepe'nin
beceriksizliginden, biraz Mondragon'un ustaligindan ve belki biraz da
meleklerin Galatasaray'a acidigindan olsa gerek...

Lucescu dün taktik adina ne kadar yanlis yaptiysa, Umit Kayihan
tersine olaganüstü bir taktik ustalik ortaya koydu. Defansla orta
sahasini büyük bir disiplin anlayisi ve kademe zenginligi içinde
oynatti. Takimini gol adina maceraya zorlamadi. Galatasaray'in hata
yapmasini sabirla bekledi ve o hatalari kontrataklarla degerlendirtti.

G6zetlemek gerekirse... Galatasaray, Galatasaray gibi oynadigi
zamanlarda neler yaptiysa, dün Sari-Kirmizili Göztepe de aynisini
yapti ve hakli olarak üç puani ve belki de Galatasaray'in
sampiyonluk sansini elinden aldi.

NOT: Dün sadece Lucescu degil, Hasan Sas da Lucescu ile beraber
harikalar yaratti! Ikisine de helal olsun...

AKSAM

SL: G.Saray 3:1 Genclerbirligi

Hasan Tezcan (24/02/102)

STAD: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Bülent Uzun, Münir Takbak, Adnan Ayçiçek
GALATASARAY: Mondragon, Perez, Vedat, Fleurquin, Victoria(Dk. 81
Radu), Bülent Akin(Dk. 7 Capone), Suat(Dk. 52 Umit), Berkant,
Ergün, Arif, Serkan
GENCLERBIRLIGI: Patrick, G6mer, Ismail Güldüren, Tolga,
Beyhan(Dk. 65 Nihat), Hasan El saka, Thomas, Youla(Dk. 75 Mbayo), Ahmet
Hassan, Cafer(Dk. 72 Alper) , Okan
SARI KART: Youla , Fleurquin, ömer, Beyhan, Tolga, Cafer,
GOLLER: Arif (Dk. 5), Ismail Güldüren (Dk. 37 penalti),
Umit (Dk. 76), Serkan (Dk. 80)

--

Can havliyle - Turgay Renklikurt

Düsünün bir; Galatasaray'da neredeyse takim kuracak oyuncu
kalmamis; takim sakatlik ve kart vurgunu yemekten helak olmus. Iki gün
sonra Liverpool ile oynanacak hayati maçta sahaya sürecegi oyuncu
bulabilmekten baska bir sey düsünemeyen Lucescu, maç öncesi,
'Hayatimda ilk kez galip gelmek için degil, oyuncum sakatlanmasin da
sonuç ne olursa olsun diye dua ediyorum' demecini vermis... Böylesi
bir ortamda, kurnaz bir rakip teknik direktör oyuncularina ne der;
'..Ince kiyim yapip, 'Sakatlarim ha' mesaji verecek sekilde oynayin'
degil mi?

Dün, Gençlerbirligi oyuna aynen öyle basladi. Bülent Uzun,
Gençlerbirligi'nin ince kiyimlarina göz yumunca hem tribünler, hem
de Lucescu çileden çikti. Sahaya giren Lucescu kendinden
beklenmeyecek protesto eylemleri yapti. Ancak, hakemin giki çikmadi.
Mazallah, Bülent Uzun, Lucescu'ya o atmosferde kart mart çikartsaydi
neler olurdu, neler...

Dün Lucescu son barutunu kullanan avci gibiydi. Gözden
çikardiklari dahil, kimi bulduysa sahaya sürmüstü. Böyle
olunca da tüm maç boyunca oyun disiplini ve hatlar arasinda
koordinasyon saglanamadi; herkes can havliyle Asiye'yi kurtarma ugrasi
verdi.

Diri ve süratli oyunculardan kurulu Gençlerbirligi o hengame
arasinda buldugu bos alanlarda maç boyunca cirit atip durdu. G6yle
ki, buna sinirlenen Mondragon az daha tirlatip kirmizi kart
görüyordu. (G6zünde kirmizi kart görmesi de gerekiyordu ancak
Bülent Uzun'un yüregi yemedi.)

Simdi biz size oturup 'Maç su su taktikle oynandi' filan
diyemeyecegiz, çünkü maç kendine özgü kosullar içinde
kendi özgü bir sekilde basladi ve kendine özgü bir skorla bitti.
Yani, Galatasaray'in elde ettigi skor, Gençlerbirligi'nin skoru da
olabilirdi; ancak tersi oldu.

Dün Arif ve Serkan'in fizik performansini görünce Lucescu'nun
neden 'Bazi oyuncularim çok kibar oynuyor' dedigini anladik.
Gerçekten ikisi Galatasaray'i 9 kisi oynatacak derecede yumusak..
pardon, kibar bir oyun sergiledi ve Lucescu hakli çikardi.

AKSAM

SL: F.Bahce 1:0 G.Saray

Hasan Tezcan (17/02/102)

STAT: Sükrü Saracoglu
HAKEMLER: Ali Aydin, Baki Tuncay Akkin, Koray Gencerler
F.BAHCE: Rüstü, Fatih, Mirkoviç, Umit G6zat, Abdullah,
Ogün(Dk.85 Hakan), Johnson, Revivo, Rapaiç, Andersson(Dk.70 Oktay),
Serhat(Dk.94 Ceyhun)
G.SARAY: Mondragon, Capone, Bülent Korkmaz, Emre, Victoria,
Batista, Bülent Akin, Ergün(Dk.88 Murat), Hasan, Arif(Dk.67
Berkant), Umit Karan(Dk.83 Fleurquin)
GOL: Rapaiç(Dk.27)
SARI KARTLAR: Rapaiç, Mirkoviç, Andersson(F.Bahçe) Bülent
Akin, Emre, Batista, Bulent Korkmaz, Arif, Berkant(G.Saray)
KIRMIZI KARTLAR: Emre(Dk.63), Batista(Dk.77), Hasan(Dk.77),
Bülent Korkmaz(Dk.80)

--

Yatacak yerleri yok - Turgay Renklikurt

Galatasaray projesiyle ugrasirken Fenerbahçe dev boyutlarda bir stadi
neredeyse bitirmis. Tahmin ederim, Galatasaray yönetimi yapacagini
söyledigi stat insaatina baslayincaya kadar Aziz Yildirim, birakin her
seyi ile stadini yapmayi; üç-bes de yelek dikmis olur.

Fenerbahçe'nin yeni transferi Simao, antrenmanda sakatlanmis. Ancak,
onun yasina takmis olanlar, girgir geçip sakatligi için 'Yaslanmaya
bagli kalça kirigi' diyorlar.

Derbi maçlari gerilimi yüksek maçlar, takimlardan futbol adina
öyle aman aman güzellikler sergilemesini beklemek hayal. Ancak
dünkü maçin ilk devresinde birakin güzelligi, futbolun F'si bile
yoktu. Var olan; futbolcularin itismesi, kakismasi ile disiplini saglama
adina Ali Aydin'in gösterdigi kartlardi. Ilk 45 dakika biterken
hatirda kalanlar Revivo'nun gol vurusuyla listede adi olmasina ragmen
sahada görülmeyen Bülent Akin, Arif, Umit Karan'di.

Ikinci devreyle beraber bir futbol trajedisi basladi. Bu trajedinin iki
mimari vardi. Birincisi, yanlis takim tertibi ve kurgusuyla
Galatasaray'i sahaya süren Lucescu'ydu. Ikincisi ise, böylesine bir
maçi kaldiramayacagi belli olan Ali Aydin'di. Ali Aydin, sürekli
gösterdigi kartlarla oyuncularin bir anlamda tüm sinir sistemini
allak bullak etti. Bu arada oyuncularin gerginligi rövans faul
boyutlarina ulasti. Rövans falu de neymis derseniz, diyecegimiz su:
Herkes kendisine faul yapanin pesinde dolasip, rakibinin ayagini, eline
vermek için sertliklere basvurmasi. Ve bunun basini çekenlerden Emre
ilk kirmizi karti gördü, arkasindan da her sey çorap sökügü
gibi geldi.

Bu konuda çok sey yazilacak, çizilecek. Ancak ben isi uzatmadan
söylemek isterim ki, ne bu Lucescu'nun ne de Ali Aydin'i bu maça
verenlerin 'Yatacak yeri yok.'

Aksam

SL: G.Saray 1:0 Malatyaspor

Hasan Tezcan (09/02/102)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Unsal Cimen, Baki Tuncay Akkin, Adnan Ayçiçek
GALATASARAY: Kerem, Perez, Bülent, Emre, Ergün, Bülent
Akin(Dk. 41 Fleurquin), Batista, Ayhan, Sergen(Dk. 31 Umit),
Berkant(Dk. 83 Capone), Murat Sözkesen
MALATYA: Milosevski, Mapeza, Mert, Tolga, Abdulkadir, Cemal(Dk.
64 Löbe), Selçuk, Serkan, Evren, Fazli, Sakiri(Dk. 86 Lazerevski)
GOL: Murat Sözkesen(Dk. 59)
KIRMIZI KARTLAR: Dk. 70 Mert(Malatya), Dk. 79 Perez(Galatasaray)
SARI KARTLAR: Bülent Akin, Perez(GS), Cemal, Abdulkadir, Mert
Korkmaz(MS)

--

Begendiniz mi? - Ismet Tongo

Bir baraka düsünün... Hani o kapisi zar zor kapanan, dami akan,
zemini gicirdayan bir baraka... Iste Galatasaray da dün gece o
barakanin aynisiydi. Defansi çatirdayan, orta sahasi gicirdayan,
forveti ise rüzgar geçiren bir baraka takim.
Inanilmasi, yazilmasi ya da anlatilmasi zor bir halde Galatasaray. Bir
kaç haftadir da böyle. Ikazlarimiz, uyarilarimiz bir seyi
degistirmiyor. O formaya yakisan klasik oyun düzeni kayboldu. Hep
söyledigimiz 'Galatasaray, Galatasaray gibi oynasin, yeter' lafi
tarihe mal olmaya basladi. Orta sahadan çikip, gol atan adamlar
özlenir oldu. Santraforlar üzerlerinde formalariyla dolasiyor,
kosuyorlar ama ne çare! Gol yok, gol... G6nemli olan nedir biliyor
musunuz? Bu Galatasaray benim tanidigim Galatasaray degil, ne dersiniz?
Siz de bu Galatasaray'i taniyamiyorsunuz degil mi?

Malatyaspor iyi takim olmus. Birkaç transfer onlari ayaga kaldirmis.
Hatta bir hafta evvel haybeye kirmizi kart gören Mithat dün gece
oynasa Malatyaspor, Ali Sami Yen'den hakkini alir giderdi.

Galatasaray'da Sergen sakatlanip çikti. Onun döneminde biraz hareket
vardi ama bereket yoktu. Batista'nin israrla geriye dönük
oynatilmasi, karsi sahaya gidecek pozisyonlari öldürüyordu. Ayhan
ilk defa belki de yorgunluktan, beklenen çapta degildi. Murat
Sözkesen bir gol atti ama o kadar. Berkant kosmaktan yoruldu. Emre
iyiydi ama sahanin en iyileri Bülent ve Ergün'dü.
Bu Galatarasay'in 3 puan almasi için bir mucize gol olmasi gerekliydi,
nitekim de Bülent'in getirip Ergün'e verdigi, Murat'in topu gol
olunca üç puan da bayram sevinciyle Galatasaray'in oluverdi.

Fanatik

SL: Antalyaspor K 1:1 G.Saray

Hasan Tezcan (04/02/102)

STAT: Atatürk
HAKEMLER: Mustafa Culcu, Refik Aka, Selçuk Kaya
ANTALYASPOR: Kingston, Ramazan, Burhan, Nuri(Dk.85 Senol),
Ginchev, Kamil, Ugur(Dk.85 Engin), Hüseyin, Mustafa Gürsel, Atilla
Birlik(Dk.73 Lokuli), Saffet
GALATASARAY: Kerem, Capone, Bülent Korkmaz, Emre(Dk.58 Perez),
Victoria, Ayhan, Batista, Ergün, Hasan(Dk.28 Berkant), Arif, Umit
Karan(Dk.46 Serkan)
GOLLER: Berkant(75), Saffet(90)
SARI KARTLAR: Atilla, Ramazan, Burhan, Kingston(Antalya),
Arif(G.Saray)

--

Futbolun yumusagi - Turgay Renklikurt

Dün bir Hasan Sas ve Arif vardi ki, anlatmakla bitmez. Hasan Sas topu
alir almaz basliyordu kafasini öne egip, bir seyinin dogrultusunda
kosmaya.. Bir-iki derken Lucescu bakti ki olacak gibi degil, bizim
sasirmis Hasan'i oyundan aldi.

Lucescu gerçekten kibar bir adam. Kibar oldugu için de, 'Bazi
oyuncularim fazla kibar oynuyor' diyor.

Ancak izledigimiz Galatasaray'da kibar falan degil, 'Yumusagin
yumusagi' futbol oynayan bazi oyuncular vardi. Alin mesela Umit Karan
ve Arif ikilisini. Bunlara dokunulsa da, dokunulmasa da yere
düsüyorlardi. Bu ikiliden Arif tüm maç boyunca yaptigi ikili
mücadelelerin hemen hepsini yere düserek tamamladi.

Antalya sebzesi, meyvesi ve havasi ile dünya cenneti bir yer.
Gençleri de bu nimetlerin etkisiyle fazla beslenip, azmis olacaklar
ki, tüm maç boyunca Galatasaray'a, 'O biçim' yüklenip durdular.
Dün 4-4-2 taktigi ile oynayan Galatasaray'in orta sahasinda dört
kisi yerine bir kisi vardi. Ayhan tek basina orta alanin bir o
tarafinda, bir bu tarafinda canhavli ile mücadele edip, takimi ayakta
tuttu. Diger orta saha oyunculari ise gol ariyor numarasiyla Antalya
defansinin arasinda dolanip, ense yapti.

G6zetlemek gerekirse dün Galatasaray'da Ayhan, Emre Asik ve
Ergün'ün disinda kimsenin top oynama gibi bir niyeti yoktu.

Antalyaspor, Galatasaray'in orta alandaki zaafiyetini mükemmel
kullandi. Orta alan hakimiyetini ele geçirdi ve oradan süratle
kontrataga kalkti. Bu kontrataklarda Saffet ve Atilla biraz becerikli
olsaydi Antalya'nin 2-3 farkla galip gelmesi içten bile degildi.

Dün her iki taraf için de, 'Atamayana atarlar' kurali isledi ve
böylece adil bir sonuç ortaya çikti.

SL: G.Saray 4:1 Caykur Rizespor

Hasan Tezcan (28/01/102)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Ali Uluyol, Münir Takpak, Murat Dagli
GALATASARAY: Kerem, Capone, Bülent Korkmaz, Emre, Victoria, Ayhan,
Batista, Berkant(Dk.62 Fleurquin), Hasan(Dk.57 Suat), Arif, Umit
Karan(Dk.68 Serkan)
C.RiZE: Murat, Serkan, Oumar, Koray(Dk.68 Evren), Recep, Turan,
Devran, Umit Ozan(Dk.76 Zeki), Unal, Tetteh(Dk.70 Mutlu), Hasan
G6zer
GOLLER: Berkant(Dk.21 P), Hasan G6zer(Dk.45), Arif(Dk.45, 72), Umit
Karan(Dk.52)
SARI KARTLAR: Berkant, Capone(G.Saray), Turan, Serkan, Mutlu(C.Rize)
KIRMIZI KART: Oumar (Dk.21)

--

Isi siki tutunca - Turgay Renklikurt

En nihayet Galatasaray'a kuru zemin, dolu tribün ve serin limonata
kivaminda bir havada futbol oynamak nasip oldu. Bu olumluluklar
seyircileri de keyfe getirdiginden olacak tribünlere keyifli
pankartlar asilmisti. Bunlardan birinde söyle yaziyordu: 'Seni
sevmeyen Allah'a nasil can verecek?' Pankarti okuyunca kendi kendime
söyle dedim: 'Pankartta yazilanlar eger dogruysa, Ali Sen can
vermeyecegi için ebediyyen yasayacak.'

Denizli'deki maçta Galatasaray iki olumsuz mesaj vermisti. Bunlar
sirasiyla; rakibi hafife almak ve oyun disiplininden kopup bireysellige
prim vermek. Fizik kalitesi yüksek, oyun disiplinine sadik ve
süratle kontrataga kalkan Denizli, Galatasaray'in bu iki zaafindan
faydalanip onlara sahayi dar etmisti. Rize tipki Denizlispor'un
özelliklerine sahip bir takim oldugundan dogrusu maç öncesi
Galatasaray'in performansini merak ediyorduk. Maç basladiginda
Galatasaray'in gereken dersi aldigi görüldü; mesela, müdafaa ve
orta saha koordinasyonu Ayhan ve Batista tarafindan saglanirken, hemen
herkes birbirinin kademesine dikkat ediyor, rakip topa sahip oldugunda
Arif bile orta sahaya yardima geliyordu.

Oyuna klasiklesmis 4-4-2 taktigiyle baslayan Galatasaray oyunun
basindan sonuna kadar makine intizami içerisinde oyun genisligi
yaratmak istedi. Ayhan, Berkant ve Victoria'nin mükemmel
performansiyla da bunu elde edince meydana gelen bos alan ve kosu
koridorlarinda Umit Karan ve Arif harikalar yaratti. Hasan Sas'in
sasirmis oyun sekli bile bu ikilinin güzelliklerini gölgeleyemedi.

G6zetleyecek olursak dün Ali Sami Yen'de iyi niyetli ancak bol
hatali bir hakemle; niyeti iyi ve isi ciddi tuttugu zaman neler
yapabilecegini ortaya koyan bir Galatasaray vardi... Tabii bir de
dürüst futbol oynayan Rize...

AKSAM

SL: Denizlispor 1:1 G.Saray

Hasan Tezcan (24/01/102)

STAT: Atatürk
HAKEMLER: Murat Ilgaz, Kenan Kozak, Volkan Aymankuy
DENIZLISPOR: Süleyman, Hietanen, Alper, Tolunay, Hakan Cimen,
Timuçin(Dk.90 Mustafa ?), Bülent, Ali Tandogan, Veysel, Coskun(Dk.78
Cengiz), Muzaffer
G.SARAY: Mondragon, Perez(Dk.58 Erhan Namli), Emre, Bülent
Korkmaz, Ergün, Ayhan, Batista, Berkant(Dk.46 Sergen), Hasan, Arif,
Umit Karan(Dk.58 Murat Sözkesen)
GOLLER: Veysel(Dk.50), Arif(Dk.78)
SARI KARTLAR: Tolunay(Denizli), Bülent, Emre(G.Saray)
KIRMIZI KART: Hietanen(Dk.80)

--

Iki hüviyetli - Turgay Renklikurt

Denizli Atatürk Stadi'ni aydinlatan ana pilona Denizlispor'un trafik
kazasinda vefat eden oyunculari Dogan Seyfi'nin 18 numarali formasinin
dev bir örnegi asilmisti. Türk futbolu için büyük kayip olan
Dogan Seyfi'nin hüzünlendirdigi seyircileri, Abdurrahim Albayrak
stada adimini atar atmaz o hüzün havasindan çekip çikartti.

Kim ne derse desin Abdurrahim Albayrak'in tipki Kemal Sunal gibi Türk
halkini sarip sarmalayan bir elektrigi var. Onu ekranlara çikarabilen
kanal kesin reyting rekorlari kirar.

Galatasaray dün uzun zamandir, ilk defa hali gibi mükemmel bir
sahada oynadi. Batak zemine alismis Galatasaray, saka gibi gelecek ama
belki de bu yüzden ilk devre boyunca bocalayip durdu. Oyuncular
inanilmaz pas hatalari yapti.

Denizli kelimenin tam anlamiyla tas gibi bir takim. Orta alanlari ile
müdafaalari arasinda mükemmel koordinasyonlari var. Hele bir
kontrataga kalkislari var ki enfes. Galatasaray müdafaasinin sol
tarafinda Ergün'den kaynaklanan zaafiyeti iyi yorumlayip, Ali Tandogan
ve Veysel ile sürekli o kanada yüklendiler. Biraz sanslari olsaydi
daha ilk devrede gol degil, golleri bulmalari isten bile degildi.
Nitekim ikinci devrenin baslarinda yine bir kontrataktan beklenen
gollerini buldular.

Galatasaray'a gelince... Galatasaray'da eger orta sahadaki elemanlar
pres yapmazsa, topa sahip olup oyun ve hücum genisligi yaratmazlarsa,
orta sahada çogalamazlarsa, Galatasaray Galatasaray olmaktan çikip,
siradan bir takim hüviyetine bürünüyor. Dün tüm maç
boyunca Galatasaray, bu iki hüviyet arasinda gitti geldi. Tam bu
siradan takimi 'Denizli perisan edecek' dendigi anda Galatasaray orta
sahasi Sergen'in oyuna girmesiyle eski hüviyetine büründü ve hem
golü buldu, hem de oyuna agirligini koymaya basladi.

Toparlayacak olursak Galatasaray'da bundan önceki iki maçta ortaya
koymus olduklari kondisyondan düsüs baslamis. Bu hatlar arasindaki
koordinasyonsuzluktan da kaynaklanabilir, 'Biz bu maçi nasil olsa
aliriz' anlayisiyla maça baslamalarindan da. Ama ne olursa olsun
Lucescu'nun bu orta alan zaafiyetine parmak basmasi gerek.

AKSAM

SL: G.Saray 2:0 Gaziantepspor K

Hasan Tezcan (20/01/102)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Metin Tokat, Sürhat Müniroglu, Gürhan Güneykaya
GALATASARAY: Mondragon, Capone, Emre, Bülent Korkmaz, Ergün,
Batista(Dk.38 Bülent Akin), Ayhan, Sergen(Dk.70 Serkan), Hasan,
Berkant, Umit Karan(Dk.61 Arif)
GAZiANTEP: G6mer, Ibrahim, Dos Santos, Hakan Akbulut(Dk.40
Halit), Parreira, Hasan Yurt, Mustafa Marangoz, Kemal, Sergio Rosa
Viola(Dk.46 Mustafa Sahintürk), Fatih, Julia Cesar(Dk.87 Erdal)
SARI KARTLAR: Ergün, Bülent Akin (G.Saray)
GOLLER: Umit Karan (Dk.13), Bülent Korkmaz (Dk.29)

--

Los Antepos - Turgay Renklikurt

Allah'in isine karisilmaz ama, Galatasaray'in isi bu gidisle çok zor.
Rakipleri yönünden söylemiyoruz; hava sartlaridir kastettigimiz.
Son zamanlarda Galatasaray'in her maçi öncesi, ya kar yagiyor ya
yagmur. Bunun sonucunda agirlasan zeminde futbolcular iki misli efor
sarfetmek mecburiyetinde kaliyorlar. Uç günde bir maç trafigine
girilen bu günlerde, Galatasaray'in esas rakibi bize göre agir hava
ve saha sartlari.

Dünkü maçta Samet Aybaba 'Mecburiyetler sebebiyle' ne kadar
Güney Amerika kökenli futbolcusu varsa kadroya dahil etmis.
Sezar'li, Sergio'lu Santoz'lu Perreira'li Antep, böylece olmus 'Los
Antepos.' Dünkü Antep'te, olaganüstü süratli oyuncular
olmasina ve bu oyuncularla ani kontrataga dayali bir taktik uygulanmak
istenmesine ragmen, Antep iki nedenle istedigini elde edemedi.

Birinci sebep; lüzumsuz yan paslarla hücum genisligi yaratma adina,
hücum süratini farkina varmadan düsürmeleriydi. Bu da
Galatasaray müdafaasina güle oynaya kademe yapma imkani verdi. Antep
kontrataklari, o kademe zenginliginde kayboldu.

Ikinci sebep; özellikle ilk devrede Galatasaray'in ortaya koydugu
muhtesem futboldu. Ligin ilk devresinin sonlarinda bitikleri oynayan
Galatasaray'a, devre arasi dönemi hayat öpücügü gibi gelmis.
Kalecisinden en uçtaki oyuncuya kadar dün herkes diri ve arzuluydu.
4-1-3-2 dizilisiyle sahada yer alan G.Saray'da en belirgin özellik
orta sahasindaki Ayhan, Batista, Berkant'la yaratilan oyun genisligiydi.
Bu üçlü oyunu tüm sahaya yayinca, Sergen'inden Hasan'ina Umit
Karan'indan Bülent Korkmaz'ina varincaya kadar herkes tecrübe ve
teknik üstünlügünü konusturacak genis alanlar ve kosu
koridorlari buldular. Bunu bulunca da golleri bulmak, maçi koparmak
kolay oldu.

Dünkü maçta 'Ben geliyorum' diyen dipdiri bir Galatasaray vardi.
Futbol adina her seyi sergilediler. Hem de Antep gibi üstün fizik
gücüne sahip, disli bir rakip karsisinda. G6zetlemek istersek,
dün Ali Sami Yen'de futbolun hasini oynatmak isteyen bir hakemle,
futbolun hasini oynamak isteyen bir Galatasaray vardi.

Antep'e gelince.. Malzemesi güzel olmasina ragmen, fazla Güney
Amerika sosu kullanildigindan olacak, ortaya çikan 'Los Kebabos Ali
Nazikos'u dogrusu ben pek begenmedim.

SL: Yozgatspor 3:0 G.Saray

Hasan Tezcan (25/12/101)

STAT: Yozgat Sehir
HAKEMLER: Selçuk Dereli, Aykut Gümülü, Koray Gencerler
YIMPAS YOZGAT: Diallo, Ilhan(Dk.71 Mehmet Simsek), Cihat,
G6zgür, Cem, Cengizhan, Hamza, Antti, Selim, Gürçay(Dk.46
Hüseyin), Ismail(Dk.63 Mustafa G6zer)
GALATASARAY: Mondragon, Vedat(Dk.63 Erhan), Bülent Korkmaz,
Bülent Akin, Sergen, Victoria, Ayhan, Murat(Dk.79 Berkant), Capone,
Serkan(Dk.59 Umit Karan), Ergün
GOLLER: Victoria(13), Antti(44), Hüseyin(47), Ismail(52),
Sergen(81), Berkant(87 P)
SARI KARTLAR: Selim(YS), Sergen(GS)

--

Saibeli... mi? - Turgay Renklikurt

Maçi DigiTurk'ten izledim. Grip nedeniyle gidemedigim Yozgat Stadi
zemininin, maçin tehir edildigi günle, dünkü görünüsü
arasinda siyahla beyaz kadar fark vardi. Bir gecede o batakligi kimler
böylesi hali saha görüntüsüne kavusturduysa, onlara 'Helal
olsun.'

Hazir, 'Helal olsun' demeye baslamisken, bir 'Helal olsun' da Lucescu,
Fatih Altayli, Fatih Terim ve Mehmet Cansun'a... Galatasaray takiminin
ruhsal, zihinsel dünyasini tahrip etmek, daha dogrusu o dünyanin
içine etmek için gösterdikleri üstün gayretler nedeniyle ne
kadar sevinseler, övünseler az. Dün ortaya çikti ki, emekleri
bosa gitmemis. Gördügümüz kadariyla son olaylardan sonra
Lucescu'nun gidici olduguna hem oyuncular, hem bizzat Lucescu kanaat
getirmis. Bundan sonra ne onu, ne de taktik, maktigini bu futbolcular
dinler. Tipki dünkü gibi herkes kafasina göre takilir.

Galatasaray çagdas futbolun gereklerini sahaya yansitan bir takimdi.
Di.. diyoruz çünkü dünkü Galatasaray'la geçmisteki
Galatasaray arasinda isimleri disinda en ufak bir benzerlik yoktu. Ne
oyun disiplini, ne orta saha organizasyonu, ne kademe, ne pres... Dün
Galatasaray'in futbol adina sahada sergiledigi seyler; sadece
basibozukluk ve acizlikti.

Rasim Kara, takiminin orta alaniyla müdafaasini birbirine yakin
oynatip, kademe ve pres zenginligi yaratinca Galatasaray'in gol umudu
olan Sergen, Murat Sözkesen ve Serkan o zenginlikte kayboldu.

Ayni Kara, Ismail, Antti Sumiala 'Fiyati 100 bin dolar' ve Cem Karaca'ya
basrol oynattigi kontratak futboluyla tam istedigi sonucu alacakken
sahneye Selçuk Dereli çikti... G6nce Sergen'in kirmizi kere kirmizi
kartini göstermedi. Daha sonra, 'Maçin saibeli bir sonuçla
bitmesine sebep oldu' yorumlarina yol açacak düdükler çalip,
soru isaretleri dolu bir penalti karari verdi. G6zetlemek gerekirse
dün saha kenarinda; taktigi, hazirladigi takimi ve üstün insani
vasiflariyla göze batan Rasim Kara adli bir antrenörle uzaktan
Lucescu'ya benzeyen ama herhalde soguktan donmus oldugu için put gibi
hareketsiz bir sekilde ve bombos gözlerle sahaya bakan esmer birisi
vardi.

AKSAM

birazda basket.. ITU macini aldik

Bahri Unlu (14/12/101)

Hadi Istinye'den i$ten cikinca baktik hemen Borsa'nin yakinindaki
Ayazaga salonunda da madem Galatasarayimizin maci var,
bi seyredelim dedik. Hemde eski gunleri soyle bi anariz.
80 lerde Spor Sergi de az basket maci seyretmemistik.
Ama simdi cok mu uzak kalmisiz nedir. ne o gunku heyecanlar
var salonda ne de tanidik kimseler. Orhun'la Levent Topsakal
kalmis eski meshurlardan sahada. Onlarda ITU lu artik.
o eski Zeki'lerin oldugu ITU lu takim yok tabi. (Ne Zeki'ydi ama. :))
bizim 2 adim geriye ziplayip basketi takan Dawkins imize benzer
basket oynayanda yok.. Zaten o zaman ki seyircilerde yok.
O zamanlar sabahin 8 inde basket seyretmek icin az mi kuyruga
girerdik. Tika basa dolardi salon erkenden kapilar kapanirdi.
Karda buzda Besiktas maci Eczacibasi, Beslen, Cukurova
maclari serisi icin gidip her seferinde tavanin su akittigi sahaya
kova koyduklari zamanlar daha mi heyecanliydi daha mi
zevkliydi basketbol ne... Biz arkadasla o gunleri anip tatsiz tuzsuz
macimizi izlemeye koyulduk 80 li yillarin Spor Sergi gunlerini anarak.

Dedik ya tatsiz tuzsuzdu. Basketbolu yeni ogrenir gibi
adamlar var bizde yahu. 6 numarali Amerikali var. tam facia ...
saymadim ama abartmiyorum. en az 15 defa top caldirdi, kaybetti.
5-6 defa hatali yurume yapti. artik daha neler. geri paslar mi
dersin ayagi cizgiye basarak gitmeler mi... her turlu kural
ihlali var adamda. Basketbolu yeni ogreniyor galiba nerden bulmuslar bunu?
Para harcamayalim diye Sultanahmetten mi cevirip getirdiler nedir.

Mac son devrenin son 5 dakikasina kadar basabas gidiyordu.
Macin bitmesine 5 dakika kala ITU 2 sayi ondeyken Levent Topsakal
Kemal Tunceri ye kasti faul yapti. Oyun da orada dondu, yoksa
oldukca zor kazanirdik. Kemalin burnuna dirsek vurmasi degistridi.
2 sayi gerideyken 1,5 dakikada 10 sayi one gectik.

Macin en $anssiz adami zavallim Kemal Tunceri ve burnu oldu.
Burnu kirildi mi yoksa catladi mi artik belli olmaz. ustuste 3 dakika icinde
2 defa Levent Topsakal vurdu burnuna. Burnuna tampon yapildi kapatildi
falan devam etti. ille oynayacam diye direndi . bi hamle sonrasinda da
Orhunun elimi carpti top mu carpti nedir Kemal in burnu yine
kan revan aynen nakavt .. yere serildi teklrar. o kenarda kaldi oyle.
Son dakikalar bizim 6 numaralinin yogun ( maca heyecan kazandirma
icin olsa gerek) yaptigi hatalara ragmen Galatasaray-ITU macini
Galatasaray 13 sayi kazandi maci.

Bahri Unlu
ISO 2000, UEFA ve Super Kupa $ampiyonu taraftari

SL: MKE Ankaragucu 2:1 G.Saray

Hasan Tezcan (11/12/101)

STAT: 19 Mayis -Ankara
HAKEMLER: Ali Aydin, Turgay Güdü, Cemal Gemici
ANKARAGUCU: Zafer, Hakan Kutlu, Gökmen, Burak, Niyazi, Ismet,
Yilmaz, Hakan Keles, Adem, Augustine(Dk.90 Hüseyin), Kennedy(Dk.78
G6zgür - Dk.89 Sedat)
GALATASARAY: Mondragon, Capone(Dk.81 Erhan Namli), Bülent
Korkmaz, Emre, Hakan, Bülent Akin(Dk.77 Ayhan), Suat, Ergün, Arif,
Umit Karan(Dk.77 Serkan), Murat Sözkesen
GOLLER: Kennedy(Dk.9), Augustine(Dk.80), Serkan(Dk.90 arti 3)
SARI KARTLAR: Adem, Kennedy, Zafer(A.Gücü), Mondragon, Arif,
Umit Karan(G.Saray)
KIRMIZI KARTLAR: Hakan Keles(Dk.72), Emre(Dk.87)

--

Ankaragücü hakkiyla - Turgay Renklikurt

Dün Ankara 19 Mayis Stadi Protokol ve Basin Tribünü'nün
girisinin oldugu alani polis barikatlarla çevirmis, resmi plakali
arabalarin disinda kimseyi alana sokmuyordu. Basin mensuplari stada
girmek için 'Ulubatli Hasan misali' barikatlardan geçme
tesebbüsünde bulununca; mani olmak isteyen polislerle basin
mensuplarinin mücadelesine, polis köpekleri ve atli polisler de
katilinca basin mensuplari epey telafat verdi. Firsati ganimet bilen
hirsiz tayfasi da basin mensuplarinda ne cep telefonu, ne de cüzdan
birakti. Bu uygulamasi için Ankara polisine tebrikler diyoruz.

Ankaragücü maç öncesi sanki 100 metre yarisina girecekmiscesine
ciddi ve mükemmel bir isinma çalismasi yapti. Maç baslar baslamaz
tüm hatlariyla süratle Galatasaray'in üzerine çullanip, oyun
temposunu yüksek tuttu. 'Agam egleniyor' anlayisi ile maç öncesi
dogru dürüst isinma çalismasi yapip, adalesini hazirlamayan
Galatasarayli futbolcular, dogal olarak bu tempoya ayak uyduramadilar.
Buz gibi sogukta kaskati kesilmis adaleleri ile; Augustine'nin,
Kennedy'in, Hakan Keles'in yanlarindan vizir vizir geçislerini
izleyip, birbirlerine düstüler. Bu arada bir de gol yediler.
Ankaragücü sertlik orani hayli yüksek, tam saha pres uygulamasini
da devreye sokunca saskina döndüler.

Ankaragücü, 'Oynat, oynatayim' anlayisiyla oynayan bir ekip. Eger bu
anlayisa uygun oynayan ve kendilerine bos alanlar birakan bir rakip
buldular mi, çok süratle kontrataga kalkan oyuncularini o bos
alanlara sizdirip sonuca gidiyorlar. Dün Galatasaray, tam
Ankaragücü'nün istedigi bir tarzda oyun sergiledi. Müdafaa ile
orta alan arasinda inanilmaz bosluklar vardi. Orta saha presi unutmus
gibiydi. Hele kademe anlayisi tümüyle unutulmustu. Durum böyle
olunca Ankaragücü de inanilmaz kosu koridorlari buluyor ve bunlari
mükemmel bir sekilde kullaniyordu.

Uzun sözün kisasi dün Ankaragücü yazinin basinda belirttigimiz
gibi 'Oynat, oynatayim' anlayisiyla sahada yer aldi. Galatasaray,
Ankaragücü'nün oynamasina firsat verdi. Ama bu arada kendisi hem
oynamayi unuttu, hem de akil almaz goller kaçirdi. Açikçasi
Ankaragücü'ne fazla is düsürmeden kendi iplerini kendi
boyunlarina geçirdiler.

AKSAM

SL: G.Saray 4:1 Istanbulspor AS

Hasan Tezcan (02/12/101)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Zafer G6ner ipek, Cengiz Akyüz, Hakan Osman Yavuz
GALATASARAY: Mondragon, Capone[Hasan Sas 41], Bülent Korkmaz,
Emre Asik, Perez[Sergen 60], Ayhan, Bülent Akin[Murat 46], Ergün,
Hakan Unsal, Arif, Serkan
ISTANBULSPOR: Zdravkov, Petkov, Bushaj, Bülent Uçüncü,
Saidou, Selçuk, Zeki[Engin 65], Niyazi, Ilker[Pinto 62],
Güven[Mehmet Yozgatli 78], Saffet
GOLLER: Bülent Akin(10), Arif(49, 89), Serkan(59), Bülent
Uçüncü(86 P)
KIRMIZI KARTLAR: Petkov(33), Bushaj(34)
SARI KARTLAR: Ilker, Selçuk (Istanbulspor)

--

Kart manyagi yapti - Turgay Renklikurt

Galatasaray'a söyle agiz tadiyla düzgün bir zeminde futbol oynamak
sanki haram. Dünkü maç öncesi yagan yogun yagmur, sahayi iyice
agirlastirip, bataga çevirince! Hem oyunun teknik kalitesi düstü,
hem de oyuncular iki misli efor sarfetmek mecburiyetinde kaldilar.
'Tabii 35. dakikaya kadar.'

Istanbulspor fizik gücü yüksek ve diri bir takim. Ancak ikili
mücadelelerde bu üstün fizik güçlerini rakiplerinin açisini
bozmak yerine, rakiplerinin canini yakmak ve oyundan bertaraf etmek
için kullanmak istiyorlar. Bununla yetinmeyip, rakip müdafaada
hedefledikleri bir kilit adami 'Dönerli faul kiskaci'na aliyorlar.
Mesela dünkü maçta kiskaca aldiklari futbolcu Capone oldu.
Yaklasik dört degisik Istanbulsporlu oyuncu sirayla Capone'ye
bilinçli faul yapti, hem de sakatlamacasina. Istanbulspor'un rakibi
yildirma adina yaptigi bu girisim sonucu, genç Capone sakatlanarak
oyun disi kaldi ama iki kirmizi kart gören ve 9 kisi kalan
Istanbulspor olayin faturasini da böylece agir bir biçimde ödedi.

Maçin hakemi Zafer G6nder Ipek daha maçin basinda kasti faullerin
uçustugunu görünce, Istanbulsporlu oyunculari önce sikça
uyardi. Kasti faullerin devaminda da maçta ipin ucunu kaçirmama
adina kirmizi kartlarini devreye soktu. Lucescu takiminin önündeki
yogun maç trafigini düsünerek as oyuncularini çok dikkatli bir
sekilde devreye sokuyor. Güç ekonomisini düsünerek uyguladigi bu
taktik anlayisa, maçin 35. dakikasindan itibaren dün hiç gerek
kalmadi, çünkü Istanbulspor, lüzumsuz sert oyunu nedeniyle 9
kisi kalinca Galatasaray bu dakikalardan itibaren ter idmani temposunda
maçi götürmeye basladi.

Dünkü maç, daha dogrusu G.Saray'in ter idmaninda Emre Asik,
Ergün, Ayhan Akman ve Hakan Unsal göz doldururken, Hasan Sas ve
Arif top ezmede birbirleriyle yaris etti. Yeni transfer Murat Sözkesen
ise ortaya koydugu performansla yakinda 'Murat Arifikesen' olarak
anilmaya baslarsa kimse sasirmasin.

Istanbulspor'a gelince: En iyisi Istanbulspor'a hiç gelmeyelim.
Cünkü orta hakem Zafer G6nder Ipek onlari kirmizi kart manyagi
yapinca ortada Istanbulspor mistanbulspor kalmadi.

GS: 4 Istanbul : 1 .. Hasan $a$'a gecmi$ olsun.

Bahri Unlu (30/11/101)

$ampiyonlar Ligi maci oncesi son macimizi kazasiz atlattik.
Hem puan olarak kazasiz hem de sakatlik olarak kazasiz.
Bizim Ali Sami Yen oldu artik bir tarla. Hele yagmur yagdi mi,
hele de hakem cigrindan cikarip futbolcular da niyeti bozdu mu
her an bi ciddi sakatlik gelebilir. Bu stad ilk yariyi zor cikartir bu
gidi$le

Pa$a pa$a bir golumuz atmistik Bulent Akin'la 10 ncu dakikada.
30 ncu dakika gibi Arif teke tek giderken dustu (bana gore),
ya da dusuruldu. Hakem agir bir kararla Istanbul'lu oyuncuya
haksiz yere bir kirmizi kart gosterdi. Ondan sonra Istanbul
daha da agresiflesti. 2-3 dakika sonra sinir harbinden dolayi
en iyi adamlari Bushi de kafasi hala kirmizi karta siyanda oldugu
icin kirmizi karti gordu. Hah dedik simdi bunlar hepten siyirdi
artik sakatlayacaklar bi iki futbolcumuzu artik.
Nasilsa kaybedecekleri bi $eyleri kalmadi. Ama ondan sonra
temiz mac oldu. Istanbulspor da 9 kisi kalmasina ragmen
gercekten iyi direndi ve iyi oynadi. 2-3 tane pozisyon da
yakaladilar. Tabi Serkan gununde olsa mac 8-9 luk olurdu o ayri.
Zorlaya zorlaya ancak 4 atabildik. Yedigimiz penalti golu var ki
o da evlere $enlik. Hakem hatalarda durumu e$itlemek icin
herhalde pozisyon kolluyordu ki olmadik yerde bir penalti verdi
Istanbulspora da bir gol hediye etti.

Bu senenin fla$ takimi Istanbulsporu 12 macta yedigi golun yarisi
kadar gol atarak yenmek iyi oldu tabi ama 12 macta yediginin
tamami kadarda gol atilabilirdi. iyi bir moral oldu.
Barcelona oncesi hatalari son defa gorme firsati verdi.
Umarim Barcelona maci cok daha tedbirli ve buldugu firsatlari
maximum degerlendirecegimiz bir mac olur. Ayrica 9 kisilik
Istanbulspora verilen hucum firsatlari Barnebauda kesinlkikle verilmemeli.

Bu arada mac sonrasi soyunma odasina giderken nasl olduysa
Hasan $a$ ayagi kaymi$ du$mu$. bilegini cama carpip
ciddi sekilde kesmi$. Hastaneye kaldirmislar ameliyat edilecekmi$.

Bahri Unlu
ISO 2000, UEFA ve Super Kupa $ampiyonu taraftari

SL: G.Saray 2:0 Samsunspor K

Hasan Tezcan (25/11/101)

STAT: Ali Sami Yen.
HAKEMLER: Murat Ilgaz, Cengiz Akyüz, Gürhan Güneykaya
GALATASARAY: Mondragon, Bülent Korkmaz[Vedat 56], Arif, Umit
Karan, Hasan Sas[Suat 61], Sergen[Serkan 46], Perez, Ayhan, Capone,
Hakan Unsal, Ergün
SAMSUNSPOR: Allum, Ercan, Ertugrul, Vural[Ofosu 46], Baidoo,
Mehmet Yilmaz, Serkan Dökme, Mehmet Nas[Phiri 65], Kenan, Celil,
Müslüm
GOLLER: Sergen(30, 34 P)
SARI KARTLAR: Celil, Ercan, Perez

--

Sölen gibi - Turgay Renklikurt

Dün Istanbul'da hava olaganüstü soguk ve yagisli olunca
taraftarlar tribünü bos birakti. Yagmurla agirlasan sahaya ragmen
gerek Galatasaray gerekse Samsun yüksek tempoda bir oyun sergilediler.
Bu da ortaya seyir zevki yüksek bir mücadelenin çikmasina neden
oldu.

Samsunspor Teknik Direktörü Yücel Uyar, 'Korkunun ecele faydasi
yok' anlayisindan yola çikarak takimina açik bir futbol oynatmayi
yegledi. Alan savunmasi ve presle elde edilecek toplarla aniden
kontraataga kalkma seklinde özetlenecek bir taktik anlayis sergileyen
Samsunspor'da, tecrübeli Celil ve Ertugrul zaman zaman Galatasaray
defansini birbirine kattilar. Genç ve yetenekli ileri uç oyuncusu
Mehmet Yilmaz, henüz bu iki usta ile uyum saglayabilmis degil. Ancak
ilerleyen haftalarinda, bu üçlünün çok takimin canini yakacagi
ve Mehmet Yilmaz adli genç yetenegin ise transfer döneminin en
gözde ismi olacagi muhakkak.

Lucescu'nun kafasinda takimi 3-5-2 oynatmak istedigi kesin. Fakat bu
konuda yaptigi her girisim, 'Bursa maçinda oldugu gibi' hüsranla
sonuçlandi. Bundan ders alan Lucescu dün takimi, artik herkesin
görevini gözü kapali ve otomatikman yaptigi 4-4-2 taktigi ile
oynatti.

Kabul etmek gerekir ki, Galatasaray günümüz futbol anlayisinin
istedigi tüm özellikleri sahaya yansitmak isteyen bir takim.
Dünkü maçta gerçekten disli bir rakip olan Samsun'la
oynamalarina karsin bir an bile tempoyu düsürmek istemediler. 90
dakika müddetle 'Oyunun sonlarinda güçlerinin tükenmesine
ragmen' tam saha pres uygulamasi yaptilar. O yetmedi oyunu tüm sahaya
yayarak Sergen'e genis aksiyon alanlari yarattilar. Sergen de bu
alanlarda, Allah vergisi yetenekle teknik zenginligini adeta coskuyla
sergiledi, arkasindan da iki güzel golle performansini taçlandirdi
ve maçi bir anlamda birinci yarida kopartti.

Galatasaray'da dün Hasan Sas ve Arif egoistlikleri ile kollektif
Galatasaray futbolunun adeta ayak prangasi gibiydiler. Buna karsin
Ergün, Ayhan ve Perez bu prangalarin etkisini ortadan kaldiran
kahramanlardi. Temenni ederiz birileri bu iki pranganin kulagini
çeker.

NOT: Orucun bir futbolcunun performansina nasil etki ettigini anlamak
isteyenlerin, dünkü maçin son 20 dakikasinda perisanlari oynayan
Galatasarayli futbolculardan bazilarina bakmalari gerekir.

AKSAM

SL: G.Saray 5:1 Diyarbakirspor

Hasan Tezcan (18/11/101)

HAKEMLER: Kuddisi Müftüoglu, Münir Takpak, Bülent Bozdogan
GALATASARAY: Mondragon, Perez, Capone, Bülent Korkmaz, Hakan
Unsal, Ayhan, Bülent Akin, Sergen[Serkan 64], Hasan[Victoria 64],
Arif[Fleurquin 57], Umit Karan
DiYARBAKIRSPOR: Sarnat, Murat Alaçayir[Bülent 60], Celaleddin,
Murat Duman, Birol, Muammer[G6mer 63], Deniz, Dariusz[Ergin 46],
Moskolowicz, Fazli, Kona
GOLLER: Umit Karan(6, 23), Sergen(48), Arif(52), Bülent Korkmaz(55), Kona(82)
SARI KARTLAR: Hakan, Arif, Fleurquin, Deniz

--

Ter idmani - Turgay Renklikurt

Türkiye-Avusturya maçini seyreden ve o maçta Milli Takimimiz'in
ortaya koydugu olaganüstü futbolla adeta mest olan basin mensuplari
için Galatasaray-Diyarbakir maçi itiraf edeyim angarya gibi geldi.

Eti-budu belli Diyarbakir karsisinda ter idmani niyetiyle oynayan
Galatasaray'da bir de Arif, Bülent Akin ikilisi insani futboldan
sogutan hatalar yapmaya baslayinca, gazeteci milleti maçi yan gözle
seyredip, sohbet etmeye basladi. Sohbet sirasinda en büyük espiriyi
Ahmet Cakir yapti, dedi ki, 'Umit Karan attigi bu gollerle su ana
kadar sahip oldugu ligin en iyi golsüz golcüsü unvanini kaybetti'.

Bu Sergen varya, bu Sergen: Iste bu futbol fenomeni olan Sergen'i,
ortaya koydugu muhtesem futbolu için önce omuzlarda tasimali, sonra
da hala atamadigi o kilolari yüzünden bir güzel de pataklamali. O
kilolardan kurtulmus bir Sergen'in orataya koyacagi futbolu düsünmek
bile insani heyecanlandiriyor.

Sergen'in kilolalariyla ugrasip ona; 'Yetti be!.. Dilinizden kurtulmak
için veriyorum su kilolari' dedirtelim derken, basimiza bir de Hakan
Unsal çikti. Masallah o da olmus bir topaç.

Lucescu'nun bir anlamda Roma maçinda oynatacagi taktigi denedigi
dünkü 'ter idmaninda' Umit Karan, Arif Erdem ikilisinin arkasinda
yer alan Sergen, onlara akil almaz gol imkanlari hazirladi. Bu yetmedi,
adeta onlara zorla gol attirdi. Milli maçlar için verilen arada
sakatlar tekrar kazanilmis ama bir ara kaybolan lüzumsuz konusmalar,
hakeme itirazlar da yeniden kazanilmis. Hakan Unsal belki su anda
fizik yetersizliginden olacak bu konuda basi çekiyor. Dün, Kaptan
Bülent Korkmaz, yaklasik 50 metreden inanilmaz bir gol atti. Gol
enfesti. Ancak gol sonrasi kulübenin önüne gelip, yaptigi
hareketler de bir o kadar yakisiksizdi.

Uzun sözün kisasi gelelim maça... Diyecegiz ama dün ortada maç
filan yoktu. Tribünlerdeki bir avuç seyirci, iyi niyetli, kosan ve
futbol oynamaya gayret eden Diyarbakir'la Galatasaray'in yaptigi ter
idmanini izlemekle yetindi.

Bursa'da $OK

Bahri Unlu (03/11/101)

Yahu biz bu Bursaya kac senedir icerde disarda hep
5-6 cekerdik.Ne oldu da boyle 5 yedik? Gecmis senelere bakip
hafife aldikta ondan mi oldu bu sonuc $imdi? Yoksa Bursa
cok acaip bi intikam ate$i ile mi yanip tutu$uyordu?
Tam musait zamaniydi da. 6 gunde ucuncu macini oynayacakti rakipleri.
Sagolsun Federasyon ve medya da maci etrelememek icin olanca
agirliklarini koydular ki boyle yorgun argin olsunlar.

Zaten Galatasaray'in Bursa'yi dusunmemesi de normal.
Hala iki gun onceki muhtesem oyun konusulurken
birde ayni gun Avrupa kuralari cekilince gozler akillar oraya
kaymisti. Galiba cocuklar Avrupa'da ki rakipleri begenmediler.
Moralleri de bozulmu$ gibi Bursa macindaki hallerine bakilirsa.
Kafalari Barcelona, Liverpool, Roma'da kaldi. Onlarin
muhasebesini yaparken mac yaptiklarini unuttular mi ne?
Eee akli bi kari$ havada olanin da sonu budur.
Neyse naapalim arasira boyle kazalar olur. Olucagi varsa da
boyle Lig macinda olsun . Avrupa daki Ligte olmasin.
Saglik olsun diyelim onumuze bakalim.

Bahri Unlu
ISO 2000, UEFA ve Super Kupa $ampiyonu taraftari

SL: Bursaspor 5:0 G.Saray

Hasan Tezcan (03/11/101)

Hayirli olsun! - Gökmen Özdenak

Galatasaray, senelerdir Türkiye'nin Avrupa'da gururu oldu. Avrupa'da
ve Türkiye'de hep ilkleri basaran, ülkenin kaybolmus onurunu tekrar
kazandiran G.Saray'di. Hem de kazandikça kiskançliklar ve
kompleksler nedeniyle defalarca önlerini kesmeye çalisanlara ragmen.
Moldova ile oynanan milli maçta sahada 8 G.Sarayli vardi. Ve
senelerdir de G.Sarayli futbolcular milli takimin iskeletini
olusturuyor. Bundan sonra Nantes, Lazio ve PSV maçlari, arada da 3
tane derbi: F.Bahçe, Besiktas ve Trabzonspor.

Hele son PSV Eindhoven maçi Avrupa'da varolmak için çok
önemliydi. Ve sari-kirmizili futbolcular bunun bilincinde olarak
güçlerini maksimum seviyede sahaya yansitip ve basarili bir sonuç
aldi.

Örümcek kafalilar!

Federasyon Asbaskani Ata Aksu efendi, çarsamba günü, yorgun
G.Saray'in 2 gün sonraki Bursaspor maçini tehir edemeyeceklerini
söyledi. Cünkü onlar için milli takim önemliymis! A be
örümcek kafa, Türk futbolunun federasyonu musun, yoksa sadece
milli takimin mi? Bir de utanmadan çikip böyle beyanatlar
veriyorsun. Sizler keskül gibi bir gruptan çikamayin, ondan sonra
Avusturya ile oynayacagimiz baraj maçi için, G.Saray'i alasagi edip,
Avusturya'yi eleyip, Dünya Kupasi'na katilmayi hesaplayin. Maçlardan
sonra görüsecegiz

Milli Takim'i nereden seçiyorsunuz? Patagonya'dan mi? Bir de
üstüne üstlük 8 tane G.Sarayli futbolcuyu milli takima
aliyorsunuz.

Zaten Trabzonspor maçindan sonraki yaygaralarin nedeni baskaydi.
Lokomotifin önünü kesmek için kutsal ittifaklar yine devreye
girdi. Bu ülkede basarili olmak suç mu? G.Saray'a karsi bu kin,
nefret neden? Lanet olsun.

Kutsal ittifakçilar güzel futboldan yana degil. Onlarin tek arzusu
G.Saray basarili olmasin. ' Bizler sürünüyoruz, onlar da
sürünsün' mantigiyla hareket ediyorlar...

Zaten Türkiye, kuyunun dibine birbirlerini çekenler yüzünden bu
hale gelmedi mi?

Uzülmeyin çocuklar...

Bursa'da bir federasyon yetkilisi ile (isim vermeyecegim) sohbetimizde,
"Bu yorgun takima günah degil mi? Milli Takim'a en fazla futbolcuyu
G.Saray veriyor. Tehiri birakin hiç olmazsa pazar günü oynasaydi"
dedigimde bana aynen sunu söyledi: "Trabzonspor karsilasmasinin
ardindan haksizca yapilan o elestirilerden sonra maçi tehir etsek veya
pazara ertelesek F.Bahçe medyasi bizi b.kun içine sokup çikarirdi"

Iste, G.Saray'a kurulan tuzaklar bunlar. 5-0 yenildiniz ama helal olsun
hepinize çocuklar. Cünkü siz sahada kazaniyorsunuz ama bazi
mihraklar sizin emeklerinizi çaliyorlar.

Iste sizin basarilariniz bunun için çok özel. Cünkü
rakiplere ve bir ton ayak oyununa karsi kazaniyorsunuz.

Bu da zevklerin en büyügü.

FOTOMAC

SL: G.Saray 3:1 Trabzonspor

Hasan Tezcan (28/10/101)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Mutlu Celik, Koray Gençerler, Gürkan Gerime
GALATASARAY: Kerem, Bülent Akin, Emre, Fleurquin, Victoria[Suat
72], Ayhan, Ergün, Hasan Sas[Horvath 67], Serkan[Sergen 72], Arif,
Umit Karan
TRABZONSPOR: Metin, Mehmet, Cem, Macit, Osman[Hasan 19], Erman,
Gökdeniz, Jarro[Somers 64], Aurelio, Zafer , Da Silva
GOLLER: Serkan(21 P, 59 P), Macit(34), Arif(41)
SARI KARTLAR: Emre(G.Saray), Macit, Metin(Trabzon)
KIRMIZI KART: Bülent Ataman(80 yedek kaleci)

--

Kitap gibi hakem - Altan Tanrikulu

Maç baslarken herkesin kafasi karisikti.. Lucescu sahaya her hafta
farkli bir onbir çikarmaktan, Tekelioglu ise her maçta yenilgi
korkusu yasamaktan bikmisti sanki.. Trabzonspor'un Besiktas'i yendigi
maçi hatirlayanlar Galatasaray'in çok zorlanacagi
düsüncesindeydi. Ama yanildilar..

Galatasaray'in en büyük avantaji hareketli oyuncusunun çok olusu.
Bu oyuncular iyi çalistirildiklari için de sahada rakiplerinden daha
fazla top çalip daha az top kaybi yapiyorlar. Belki teknik
kapasiteleri eskisi kadar yüksek degil ama özverili ve bilinçli
oynuyorlar.

Ergün, dün gecenin en iyisiydi. Penalti yaptirmakla kalmadi, oyunu
iyi organize etti ve kanatlara top tasidi. Savunmadan çikislarda da
çok iyiydi. 5-6 yildir ayni çizgiyi koruyarak oynayan bu oyuncunun
tek eksigi kaleye az sut atmasi..

Fleurquin, Vedat iyilesse bile savunmada oynamali. Horvath da son derece
akilli ve teknik bir oyuncu. Bundan sonraki haftalmarda ilk onbirde de
yer bulabilir.

Kötülere gelince.. Bülent Akin seyirciden çok etkileniyor. Oyun
basindaki bir hatasini maç boyu kafasina takti ve sag kanadi etkili
kullanamadi. Hasan Sas da Arif'e verdigi gol pasi disinda yine topla
çok oynadi ve pozisyon hatalari yapti. Umit Karan'in tek sorunu
kendine güvenmemesi..

Ilk goldeki penalti karari biraz kolay çalinmis bir düdük
eseriydi. Belki bir temas vardi Serkan'a.. Ancak bu hareketlerin çok
kolay penaltiyla cezalandiriliyorsa her korner atisinda formadan çekme
ya da itme hareketlerine de ayni tarzda düdük çalinmali.. Mutlu
Celik için fazla söze gerek yok.. Saniriz yönetim tarzindan bir
tek kendisi mutlu oluyor . O da kendine oynuyor.. Yillardir hata yapiyo
r. Aydin-Rize, Diyarbakir-Konya, Besiktas-Kocaeli bizim aklimiza ilk
gelenler. Ama israrla maça veriliyor.

Dün gece Trabzonspor Yönetim kurulu üyeleri Protokol
Tribünü'nde alkislarla "Bravo" diyerek tempo tutunca anons yaptirdi.
Dünya üzerinde böyle bir uygulama yok.. Kocaeli taraftarlari
için de kendisine oley çektiler diye içeri girmisti. Hafta
içinde kendisiyle konustuk.. "Kitap böyle yaziyor. Benim isim
uygulamak" dedi.. Bakalim ileride baska hangi kurallari uygulamaya
sokacak?

Dünkü maçin hakki Galatasaray'indi. Ama Trabzonspor da bu kadar
kolay teslim olmazdi. Savunmalari kötü. Orta sahada çok daginiklar
ve ideal bir santrforlari yok. Ama çok çalistiklari belli.

Bütün futbolcular iyi niyetle mücadele ediyorlar, çok
kosuyorlar. Topu kazandiklari an oyun kurgusundaki hatalar yüzünden
etkili olamadilar. Bu karsilasmayi unutup ileri baksinlar.

Hakemi kafalarina takar, eksiklerini göz ardi ederlerse hiç
beklenmedik yerlere gelebilirler. Bizden uyarmasi..

SL: Besiktas JK 2:2 G.Saray

Hasan Tezcan (22/10/101)

STAT: Inönü
HAKEMLER: Muhittin Bosat, Fahir Ersoy, Evren Dölek
BESIKTAS: Fevzi, Khlestov, Erman, Ronaldo, Ibrahim, Nihat,
Tayfur, Yasin, Bayram[Tümer 82], Baya[Stavrum 86], Ilhan
G.SARAY: Mondragon, Perez, Emre, Vedat, Ergün, Bülent
Akin, Suat[Sergen 46], Fleurquin, Hasan[Berkant 83], Umit[Serkan 68],
Arif
GOLLER: Bayram(11), Emre(31 KK), Fleurquin(62), Arif(76)
SARI KARTLAR: Bülent Akin, Mondragon, Perez, Fleurquin,
Emre(G.Saray), Baya, Tayfur, Nihat, Ibrahim(Besiktas)

--

Bozgundan Sergen kurtardi - Turgay Renklikurt

Maç baslamadan önce Besiktasli taraftarlarin oldugu kapali
tribüne bir pankart asildi. Pankartta sunlar yaziliydi:
'Malatyaspor'a araba, Denizlispor'a para, bir de hakemleri satin al
Türkiye'nin gururu Galatasaray'.

Maç basladigi zaman görüldü ki, Galatasaray'in Denizlispor'a
deve yükü para vererek aldigi Bülent Akin, sanki Besiktas'in 12.
oyucusu. Ne pres, ne kademe, ne yürek.. Hazret ilk devrede orta
sahada salinip durdu.

Hakan Unsal'in bacak adalesinde sertlesme olmus. O nedenle kadroda
yoktu. Lucescu bu sebeple geri dörtlünün soluna Ergün'ü;
Ergün'ün önüne de Hasan Sas'i koydu. Hasan Sas, hücuma
dönük oyuncu, sik sik ileri gidince, Ergün'ün önü tabak
gibi açik kalmaya basladi. Daum o tabak gibi bos alana süratli,
hirsli Nihat'i koyunca olanlar oldu ve Nihat, Ergün'ü her
pozisyonda perme perisan etti. Nihat bununla da yetinmedi, adrese
teslim uzun paslarla Galatasaray müdafaasini da çökertti. Birinci
devre biterken tek basina Nihat deyim yerindeyse Galatasraray'i dut
agaci gibi sallamis, tüm oyun kurgusunu bozmus, Galatasaray'da ne
moral ne de direnme gücü birakmisti. Devrenin sonuna dogru durum
tam anlamiyla bozgun boyutunu almisken, hakemin düdügü imdada
yetisti.

Daum, Galatasaray'daki orta alan pres zaafiyeti ve müdafaadaki
koordinasyon bozuklugunu dün ilk devre çok iyi degerlendirdi.
Ilhan'i, Bayram'i, Nihat'i ileri uçta Baya'nin kontra toplariyla
Galatasaray müdafaasinin üzerine saldi. Galatasaray orta alan
oyunculari da kademeye girip müdafaanin bosluklarini doldurmayinca
birara öyle bir çaresiz Galatasaray tablosu ortaya çikti ki
anlatilmaz.

Eger Besiktas bu anlarda biraz becerikli olsaydi skor Galatsaray
tarihine 'Inönü Bozgunu ' olarak geçebilirdi.

Bozgun ihtimalinin en yogunlastigi anda Lucescu, Suat'in yerine
Sergen'i aldi ve ondan sonra da hersey Galatasaray'da birdenbire olumlu
anlamda degismeye basladi. Hatta Bülent Akin bile. Önce orta alan
topa sahip olmaya basladi sonra pres ve kademe yapmak akla geldi.
Toplar kanatlara tasindi. Kanatlardan uzun paslar Arif'e gelmeye
basladi. Uzun sözün kisasi arkasindan da hem Galatasaray tam
anlamiyla kendine geldi hem de iki inanilmaz gol

AKSAM

SL: G.Saray 4:1 Goztepe AS

Hasan Tezcan (13/10/101)

HAKEMLER: Sabit Haciömeroglu, Turgay Güdü, Cemal Gemici
G.SARAY: Kerem, Emre, Capone, Vedat, Perez, Suat[Hasan 63],
Ergün[Ayhan 72], Hakan, Arif, Umit Karan[Sergen 54], Serkan
GÖZTEPE: Majdan, Gökhan[Umit 78], Emre, Kenan, Servet,
Mustafa, Cem[Cumhur 46], Tayfun, Mehmet, Ersen[Zafer Biryol 73], Kabat
GOLLER: Vedat(1), Serkan (4, 76), Kabat(20 P), Arif(69)

Perez, Kerem(Galatasaray), Kenan, Tayfun, Servet, Cumhur, Umit(Göztepe)

--

Arif'ten futbol resitali - Levent TUZEMEN

Lige verilen uzun ara Göztepe'nin hocasi Riza Calimbay'a göre
avantajdi. Bana göre Galatasaray için handikapti. Cünkü
Galatasaray, üç günde bir maç oynama aliskanligi olan bir takim.
Kafamda "Futbolsuz günler Galatasaray'in sik maç yapma felsefesine
ve aliskanligina indirilen hançer olabilir miydi?" seklinde bir soru
vardi. Ligde büyük bir çikis yapan Göztepe yeni ve genç
kadrosuna ragmen kosan, mücadele eden, savasan oyunculardan kuruluydu.

Elindeki zengin kadroyu adalet teknesinde iyi yoguran, lig ve Avrupa
kulvarinda mükemmel kullanan Lucescu, Nantes maçini da düsünerek
Hasan Sas, Sergen silahini önce sahaya sürmedi. Kaleyi Kerem'e
emanet etti. Gol yollarinda Serkan-Umit Karan ikilisini birlikte
oynatti. Göztepe'nin kagit üzerindeki hedefi savunma ve orta alani
kalabalik tutup, kontarataklarda Ersen Martin- Kabat ikilisiyle
Galatasaray'i avlamakti. Riza hocanin planlari ilk 4 dakikada yenen iki
sok golle bozuldu.

Saniyeler 17'i gösterirken Galatasaray'in yükselen yildizi Vedat
kendi alanindan kaptigi topu bir Porsche araba süretinde tasidi. Hafif
fren yapip, sonra tam gaz verdi, ardindan Hagi vari bir vurusla Majdan'i
avladi. Riza hocanin, "Henüz uyum saglayamadik" diye yakindigi
savunmasindan Cem 4. dakikada Arif'i kaçirdi. Arif'in "Bu pasi gol
yap" dercesine yuvarladigi topu Serkan, Majdan'in sagina birakti. Erken
goller Galatasaray'da rehavet yaratti, Göztepe'nin mücadeleci
gücü ortaya çikti. Ancak oyunu yönlendirecek lider bir oyuncusu
olmayan Göztepe, gol yollarinda organize olamadi. Galatasaray'in
golcüsü Umit Karan'da belirgin bir düsüs var. Ikili
mücadelelerde yikiliyor, hava toplarini alamiyor. Lucescu, Karan'i
çikartip yerine Sergen'i alinca G.Saray, orta alanina hareket geldi.
Sergen vals yapmaya basladi. Suat'in yerine giren Hasan Sas,
Göztepe'yi bitirdi. Sahanin yildizi Arif'ti. Mükemmel bir gol
atarken, diger gollerin de pasini verdi. Arif'e yasli diyenlere isyanim
var. Morali düzgün, özgüveni tam bir Arif, Galatasaray'in
hücum hattina her zaman zenginlik katar. Dün gece de Arif, kendini
haince elestirenlerden futbol resitali sunaraka intikam aldi. Capone
yüregiyle oynarken, bütün ilk toplara basti.

Galatasaray, Nantes öncesi korktugu Göztepe'yi ikinci yaridaki
Avrupa kokan muhtesem futboluyla farkli yendi.

FOTOMAC

SL: Genclerbirligi 1:3 G.Saray

Hasan Tezcan (01/10/101)

STAT: 19 Mayis
HAKEMLER: Ali Aydin, Yasar Ulusoy, Cemal Gemici
G.BiRLIGI: Patrick, Tolga, Beyhan, Ömer, Mehmet Ali,
Ferdi[Nihat 66], Thomas, Filip[Mustafa 66], Ismail, MBayo, Youla[Idris 28]
GALATASARAY: Mondragon, Capone, Emre Asik, Vedat, Hakan Unsal,
Fleurquin[Arif 54], Bülent Akin[Suat 38], Ergün, Hasan Sas, Sergen,
Umit Karan[Berkant 75]
GOLLER: Sergen(21), Mehmet Ali(33), Arif(61, 71)

Ömer, Filip(G. Birligi), Hasan, Sergen, Emre Asik(G.Saray)

--

Futbolun hasi - Turgay Renklikurt

Insanin kendi mekaninda azinlikta kalmasi aci bir sey. Dün
tribünleri silme dolduran Galatasarayli taraftarlar,
Gençlerbirligi'ne bu aciyi tattirdi.

Içten davranislar ve karsiliksiz sevgi ile sarip sarmaladigi
kisiligiyle kisa zamanda tribünlerin gözdesi haline gelen yönetim
kurulu üyesi Abdurrahim Albayrak'a dün taraftarlar maç öncesi
büyük tezahüratta bulundu. Yönetim listesinde isminin
görüldügü ilk günlerde 'Nereden çikti bu adam?' denilen
Albayrak, dürüst ve içindeki çocugu öldürmeyen insanlara ne
kadar özlem duyuldugunun simgesi gibi. Insallah degismez.

Galatasaray yine dogru dürüst isinma çalismasi yapmadan maça
basladi. Bu konudaki vurdumduymazlik insallah bir gün basa kötü
bir is açmaz.

Sergen'in günü...

Galatasaray dün ilk defa oyunu olabildigince genis alana yayma
niyetiyle maça basladi. Oyun genis alana yayilmaya baslaninca da dogal
olarak gün Sergen'in günü oldu. Bu taktik anlayisin özellikle
orta saha oyunculari tarafindan basariyla uygulanmasi sonucu meydana
gelen genis alan kosu koridorlarinda Sergen hem pres yemeden rahat rahat
dolasti, hem de o Allah vergisi dogal üstün teknik yetenegini adeta
konusturdu.

Gençlerbirligi takimi fizik kondisyonu yüksek ve süratli hücum
oyuncularina sahip oldugu için Galatasaray bu taktik anlayisina ayni
taktik anlayisla karsilik verince oyun olaganüstü yüksek bir
tempoda oynandi. Gençlerbirligi'nin adeta 'Oynat, oynatayim'
seklindeki bu açik futbolu seyircileri olaganüstü süratli, bol
pozisyonlu ve zevkli bir futbol seyrettirdi.

Ali Aydin faktörü

Gerçi gerek Gençlerbirligi, gerek Galatasaray açik bir futbolla
seyircilere çagdas futbolun nasil oynanacagiyla ilgili güzel
örnekler sundular ancak maçin hakemi Ali Aydin sanki bu
güzelliklerin sergilenmesinden rahatsizlik duyar gibi bir yönetim
tarzi ortaya koydu. Otorite saglama adina futbolu katletti, lüzumsuz
ve yersiz kartlar çikartti. Oyunculari çileden çikartmak için
elinden gelen her seyi yapti ancak dün Allah'tan sahada çagdas
futbol oynamak isteyen 22 iyi niyetli futbolcu vardi.

Cekirgenin hazin sonu

Bahri Unlu (23/09/101)

Hani senelerdir Galatasaray- Fenerbahce maclari nasildir seyrederiz.
Ozellikle 5-6 senedir hep ayni $ey soylenir olmu$tu bu maclar sonunda.
"Galatasaray futbol adina her $eyi yapti ama golu bulamadi."
"Fener rakibini kilitledi, Ru$tu kalesinde devle$ti "
"Tek kale oynayan GS kar$isinda tek korner bile kazanamayan
FB galip gelmesini bildi" vs. vs.

Yani Cekirge ziplar durur bi turlu agzimizin tadiyla yenemezdik.
Kismete bak dun ak$amda o tek kale oynadigimiz maclar gibi olmayan,
vasat orta oyunu gibi gecen bir macta net $ekilde yendik. Bu macin
bu hale gelmesinin sebebi Mustafa Denizli kaleci haric oyunda olan
10 ki$inin hepsine "bir Galatasarayli tut, oyun oynattirma, sert gir
ne yaparsan yap oyunu kilitle" demesi yine her zamanki taktigi ile.
Futbolu bu kadar cirkinle$tirmeye cali$mi$. Sonucta Galatasaray
kar$isindaki rakibe gore gore oyun cikartan bir takim stili var.
Kar$ida bu kadar futboldan uzak bu kadar kotu bir takim taktigi
olunca onlarda kilitendi. ilginctir oyunu acanda ba$ta Lucescu olmak
uzere Bulent Akin, Arif , Serkan gibi en cok ele$tirilen kisiler olmasi idi.
Demekki Galatasaray seyirciside anlamali ki agzindan cikan
kotu sozler sonrasi, homurdanarak konustugu kimselere kar$i
daha dikkatli olmali yoksa sevinirken utanmak gibi bir duygu hissetmek
zorunda kaliyorlar.

Artik hep ali$kanlik oldu ya.. Galatasaray ne yaparsa yapsin Feneri
yenemiyor imaji cikti nerden ciktiysa. Dogru hep Galatasaray
oynuyor oynuyor yenemiyordu da "Ohoo bizim olumuz GS ye yeter,
hep yeniyoruz ya " lafi nerden geliyor soyleyende bilmez. Yahu arakdasim
ne zaman yendin GS yi diyorsun.. e i$te hep biz yeneriz lafi.

Tutturulmu$ bugunde gazetelerde "GS Altiyuz kusur gun sonra yendi."
hadi yaa.. okuyanda der ki: Haa 10-15 mactir herhalde hep Fener yeniyor.
Hani en efsanevi donemimiz dedikleri Aziz Yildirim donemine baksinlar
bakalim. Kendisi Ba$kan oldugundan bu yana 4,5 yildir GS-FB 13 mac
yapmi$. 13 macta; biri $u son kupa macinda penaltilardan olmak uzere
biri Johnson'un o me$hur Fenerin orta sahayi tek gecen topu olan frikik
ile 1-0 lik mac ve birde en son Kadikoydeki 2-1 lik Lig maci olmak
uzere toplam 3 kez Fenerbahcenin galibiyeti var. Bu donemde Galatasaray'da
6 kez galip gelmi$ (3 Lig, 1 Cumhurba$kanligi, 2 TSYD) , 3 macta
berabere bitmi$. isteyen gidip Aziz Yildirim'a sorsun.
Hani nerde bu devamli galip gelen Fenerbahce?

Neyse... Yine dune gelelim. $u mac Futbol olarak doyurmasa da
acaip matrak bir macti. Cunku gecen sene Kadikoy'de yapilan muamele
(koltuklara tezek koymak, heryeri cimen pislikleriyle, kokmu$ yumurtalarla
donatmak, kapilara lagim suyu basmak) yerine, kelimelerle, pankartlarla,
sozlerle ve bu muameleyi yapanlarin azginliklarinin ancak kafes
icinde dizginlenebilecegini gostererek iyi bir ders verilmis oldu..
Haa fazla kufur olmus evet oldu ho$ $ey degil bunlar o cok daha dogru.
ama hangisi olsun gecen seneki gibi fiili ve pislik hareketler mi
yoksa sadece sozlu- pankartli ati$malar mi?

Mubarek Fenerbahceli yonetici hazretleri agir bulmu$lar bunlari..
Vah vaahh... Gecen sene 8 ayri dilden konu$an yabanci futbolculariniz
her nasil oluyorsa hep bir agizdan TURKCE olarak kameralarin
kar$isinda bile Galatasaray'a kufur ederken neredeydiler acaba?
Ben gordum hemen 2 metre yanlarinda onlarda gulerek bakiyorlardi.
Futbolculara mikrofon uzatilip butun stad inletiliyordu duymadilar mi?
TV ler bunu $ampiyonluk $oleni adiyla defalarca gosterdi orda da mi
izlemediler? $imdi kendilerine dokununca mi aci geldi? cok agir bulmu$lar.
Insanoglu deveku$u misali baksaniza. Fenerbahce ne zaman Ali Sami Yen'e
gelse daha mac ba$lamadan butun oturduklari koltuklar kirilir,
demir parmakliklar bile parcalanir. Hani mac aninda sinirle belki olur
dersiniz. Hayir efendim her sene daha maca saatler varken tek tek
ozenle butun koltukalr kirilir mac baslarken sahaya atilir. Bunlari
gormez mi sayin Fenerli yoneticiler. Her sene bunlarin paralarini da
oduyorlar. Yine de haberleri olmuyor mu? Siz hic o kadar pislik
yapilmasina ragmen Fenerbahce stadinda tek tek butun koltuklari
kiran bundan hayvani zevk alan Galatasarayli taraftar gordunuz mu?
varsa siz soyleyin. Bu kadar koltugumuz kirildi onu da GS odedi deyin.

Ondan sonra kufurler agir gelmi$.. Hangisi? gecen sene kadikoyde
yonetim eliyle yaptiklari yumurtali, di$kili, lagimli tezekli eylem mi?
Yoksa bu laflar mi agir? i$te Fenerli yoneticilerin yaptirdiklari,
i$te Galatasaray taraftarinin cevabi...

- Burasi Sami Yen , burada elektrik var
- Terore son , Fenere Edison
- Sonsuza dek karanliga gomulu kalin
- Efsane Edirne'den geri dondu
- i$iklari sondurun, Fenerbahce kacacak
- Efsane degil, Gercek
- Hu Haa Mustafa , Durululu Mustafa (12 dev adam nakarati)
- Mustafa Denizli, $ampiyon yap bizi
- Sallasana sallasana mendilini, Ugur Dundar kurtarsana fenerini

Bunlar mi cok kotu koydu.. Yoo aslinda esas koyan galiba
mac oncesi Ru$tu'nun dovulmesi, Pendik maci ve sonrasi vs.
dev ekrandan gosterilmesini hazmedemediler. Gordugum kadariyla
en cok o sirada demir parmakliklar isirildi da. Eee kendin ettin niye
kiziyorsun derler adama. Sen git futbolcunu dov sonra bunu gorunce kizgin
ol.:))

En guzeli mac bitiminde hoparlorden noktayi koyan $arkiydi.
"Bir Efsaneydi Efsaneydi senle beraber olmak..."
Yine bekleriz Efsane yine bekleriz. Gercekler aci gelsede boyle ...

------
Not : Bu arada dun mactan sonra kotu bir tecrube oldu onu da anlatayim
kisaca. Almanya'dan Koln Galatasaray dernegi Ba$kani misafirimiz olarak
maca geldi dun aksam. beraberce gittik maca. Mac bitti falan neyse
tam ugurlayacagiz daha sonra tekrar Almanya'ya donecek..
Aaa bir de bakti ki cantasinda ne pasaport ne bilet ne cuzdan
hic bir sey kalmamis goturmusler mac aninda. Ve malum surec.
Git karakolda derdini anlat. o ona atar, o ifade icin bekletir falan
bi calinti ifade tutanagi yazdirmak 3 saat surdu. Ama inanirmisiniz
o saatten sonra gecenin 12 sinde Alman konsolosluguna gittik.
Aninda nobetci olan diplomat ilgilendi biraz soru, oraya buraya telefon,
THY den arastirma sonrasi gecici Almanya giris pasaportu vizesi bileti vs.
hemen verildi. Ustune ustluk birde kaybolan Kredi kartlari icin
Almanyadaki bankalari arayip magdur olmasin diye kartlari
bile kapattirdilar. iki brokratik i$lemi iki ayri kurumda arka arkaya canli
olarak ya$ayinca vah Turkiyem diyor insan ne diyelim.Birinde sadece
bir calinti belgesi almak . Birinde calinan pasaportun vizenin,
kredi kartlarinin vs. islemelrini yeniden yerine getirmek.

Bahri Unlu
ISO 2000, UEFA ve Super Kupa $ampiyonu taraftari

SL: G.Saray 2:0 Fenerbahce

Hasan Tezcan (23/09/101)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Metin Tokat, Sürhat Müniroglu, Cengiz Akyüz
G.SARAY: Mondragon, Capone, Bülent Korkmaz[Suat 52], Emre,
Hakan Unsal, Perez, Bülent Akin, Sergen[Arif 78], Ergün, Hasan Sas,
Umit Karan[Serkan 71]
F.BAHCE: Rüstü, Mirkoviç, Umit Özat, Mustafa Dogan,
Ali Günes, Jonhson, Yusuf[Serhat 64], Lazetiç, Abdullah,
Oktay[Andersson 64], Rapaiç[Revivo 76]
GOLLER: Bülent Akin (Dk.55), Serkan (Dk.79 pen).

Mustafa, Mirkoviç, Ali Günes, Rüstü(F.Bahce), Bülent Akin(G.Saray)

--

Ustün fizik kollektif futbolun zaferi - Turgay Renklikurt

PSV Eindhoven Teknik Direktörü, Galatasaray'i yendikleri maç
sonrasi yapilan basin toplantisinda aynen söyle demisti; 'Galatasaray,
bize ilk defa istedigimiz bos alanlari armagan eden takim oldu...'
Gerçekten de o maçta, özellikle Hakan Unsal'dan kaynaklanan
nedenlerle, Galatasaray'in müdafaasi ve orta saha kurgusu bozulmus,
müdafaa ile orta alan arasinda genis bosluklar olusmustu. Bu isin
sonrasi ise malum.

Lucescu, Eindhoven'a göre ferdi nitelikleri daha üstün oyunculara
sahip Fenerbahçe karsisinda Eindhoven maçinda yaptiklari hatayi
tekrarlamamak için geri dörtlü ile orta alandaki oyunculari
neredeyse yapisik kardesler gibi oynatti. Gerçi Hakan yine ileriye
gidip, geç döndü, rakibine lüzumsuz bacak arasi yapmak isteyip
top kaptirdi ama sütten agzi yanip yogurdu üfleyerek yiyen Bülent
Korkmaz, Capone ve Emre hemen kademeye girerek Fener'in bekledigi bos
alan ve kosu koridorlarinin meydana gelmesini önledi.

'Damardan futbol'

Dünkü maç, futbol için ideal denecek bir ortamda basladi. Hava
ve stat zemini güzeldi. Tribünlerde olay çikartmak isteyen,
'hamhasalot tipler' kontrol altindaydi. Tribünlerde kitlesel küfür
girisimi hayret edilecek kadar azdi. Oyun basladiginda tüm bu
güzelliklere iki tarafin oynadiklari, 'damardan futbol' da eklenince
basladik; 'Tühh...' deyip nazar degmemesi için dua etmeye.

Ilk devre gerek G.Saray gerekse F.Bahçe rakibinin topla beraberligini
azaltip, alanini daraltmak için elinden geleni yapti. Iki taraf da
igne deligi kadar küçük bos alan vermemek için neleri var,
neleri yok ortaya koydular. Ilk devre biterken, 'Vay anasini... Nasil
kaçti o firsat...' cümlesini sarf ettirecek tek bir pozisyonun bile
olmamasi iki tarafin ne denli dikkatli oynadiginin ifadesiydi. Ikinci
devrenin baslamasindan 10 dakika sonra Fener'de fizik kondisyon olarak
bir düsüs ve buna bagli olarak da Galatasaray'a bos alan firsati
çikmaya basladi. Nitekim ani gelisen bir atak sonucu meydana gelen
boslukta Bülent Akin son darbeyi vurdu ve golü atti. Golden sonra da
maçin kaderi degisti.

Dünkü maç bir kez daha ortaya koydu ki futbol, fizik
üstünlügün ve kollektif degerlerin agir bastigi bir oyun
seklidir. Nitekim daha üstün fizik sahibi olan Galatasaray buna
kollektif futbolun güzelliklerinden örnekler de ekleyince hem bu
teorinin dogrulugunu ispatladi, hem de maçi kapip kaçti.

F.Bahçe'yi tenkit edenlerin ortaya koyduklari tüm eksiklikler ikinci
devrenin 10. dakikasindan itibaren teker teker ortaya çikti.

NOT: Sergen'e tekrar tesekkürler.

SL: Malatyaspor 0:2 G.Saray

Hasan Tezcan (16/09/101)

STAT: Inönü.
HAKEMLER: Selçuk Dereli, Münir Takbak, Cemal Gemici
MALATYASPOR: Hakan, Mehmet Ipek[Ali 50], Ömer, Metin, Nesim,
Evren, Lazarevski[Selçuk 46], Resul[Kovaçeviç 81], Abdülkadir,
Löbe, Fazli
GALATASARAY: Mondragon, Perez, Bülent Korkmaz[Vedat 76], Emre,
Victoria, Suat, Fleurquin[Shepar 59], Ergün, Sergen[Horwarth 46],
Berkant, Arif
GOLLER: 0-1 Suat(5), 0-2 Bülent(26)

Sergen, Fleurquin, Metin, Löbe

--

Cekirdeksiz kayisi - Gökmen ÖZDEMIR

Galatasaray, Trabzon'dan bozma rakibi Malatya karsisinda hiç
beklemedigi kadar rahat bir galibiyet alirken, takimin en iyisinin
Mondragon olmasi büyük bir ikilem yaratiyordu.

Lucescu, çarsamba günü oynanacak olan PSV maçini düsünmüs
olacak ki, Umit Karan, Hasan Sas, Hakan Unsal gibi yildizlari
yaninda oturturken, olasi bir sakatlik riskinden uzak duruyordu.
Uruguayli Fleurquin ilk kez G.Saray formasi giyerken, Rumen teknik adam
Sari-Kirmizili takimi sahada 4-3-3 seklinde dizmisti. Buradaki amaç
orta sahayi Fleurquin, Suat, Ergün gibi mücadele gücü yüksek
futbolcularla parselleyip Sergen'e rahat top kullanma imkani sunmakti.

Ilk 45 dakikada bu taktik çok basarili bir sekilde uygulandi. Ergün,
Suat ve Fleurquin, kaptiklari her topu hemen Sergen'e verirken, yildiz
oyuncu G.Saray'in oyununu yönlendiriyordu. Ayagindan çikan her top
rakip için tehlike oluyordu. Öyleki Sari-Kirmizililar'in buldugu iki
gol ve bunun disinda girdigi tüm pozisyonlarda Sergen basmimardi. Ama
bunda zayif rakibin Sergen üzerinde hiç baski kuramamasinin da
büyük rolü vardi.

Sergen topu ayagina aliyor, düsünüyor ve uyguluyordu. Sergen gibi
bir topçuya düsünme firsati verirseniz, Malatya'ya yaptigi gibi
sizi çok kötü sekilde cezalandirir. Sezon basi hazirlik
çalismalarinin yildizi Berkant ise su siralar kayiplari oynuyor. Bunda
biraz da takimda üvey evlat muamelesi görmesinin payi büyük. Pas
atmak için en son düsünülen adam hep Berkant oluyor. Biraz da
Mondragon'dan bahsetmek lazim. Hani bu adamdan kaleci olmaz denilen
Mondragon.. Lazio maçindan sonra Malatya'da da kalesini gole kapatan
Kolombiyali kaleci, herkesin ' eyvah yedik' dedigi bir anda topu
köselerden çikartiyordu.

Ikinci yarida oyuna giren Horvart, ayagindaki bütün toplari olumlu
kullanirken, sürati ve teknigiyle de gözdoldurdu. Ama 20 numarali
formayi tasiyan Spehar için ayni seyleri söylemek zor. Galatasaray
formasi, yüklü bir kamyon kadar agir olan Spehar'a, birkaç
gömlek büyük geliyor. Daha adamin ilk maçinda böyle bir
yargiya varmak, belki hatali olacak ama Hirvat futbolcudan degil sinyal,
dün selektör bile göremedik. G.Saray, Malatya'da kayisinin iyisini
yerken, dislerine çekirdek namina hiçbirsey gelmedi. Ilk 45'teki
futboluyla da PSV maçi öncesi umut verdi.

FOTOMAC

SL: G.Saray 2:1 Antalspor K

Hasan Tezcan (09/09/101)

STAT: Ali Sami Yen Stadi(Istanbul)
HAKEMLER: Mutlu Celik, Birol Budan, Gürkan Gerime
GALATASARAY: Mondragon, Capone, Emre Asik, Vedat, Victoria,
Umit Davala, Bülent Akin[Hasan Sas 56], Sergen, Ergün ,
Arif[Umit Karan 76], Serkan[Berkant 62]
ANTALYAZPOR: Adnan, Nuri, Burhan, Guintchev, Kamil, Ugur,
Mustafa, Hüseyin[Senol 73], Ramazan, Atilla[Mehmet 80],
Selahattin[Fatih 80]
GOLLER: Sergen(18 F), Nuri(48), Umit Karan(+93)

Serkan, Atilla

--

Turgay Renklikurt - Yediveren gül

Maç baslamamis, ortada fol yok, yumurta yokken, Ali Sami Yen'in seref
tribünü karsisindaki tribünde yer alan bir grup Galatasarayli
taraftar basladi, 'Ali Sami Yen, Fener'e mezar olacak' diye bagirmaya.
Onlar böyle bagirirken, tribünlere bir baktik, bombos. Yani;
mezarlikta ölü gömülecek bos yer tonla.

Galatasaray'da Lucescu belli oldu ki takimi 4-4-2 oynatacak. Bu taktigi
uygularken de Bülent Akin'i geri dörtlünün önünde, Sergen
Yalçin'i da ileri ikilinin hemen arkasinda, 'Irtibat subayi' olarak
görevlendirecek. Peki, pres yapmayi, pres altinda oynamayi sevmeyen bu
ikiliden dogan orta alandaki pres zafiyetini kimler giderecek derseniz,
'Allah büyük' deriz. Cünkü, hali hazir durumda bu derde çare
olacak ilaç, 'Doktor Lucescu'nun' çantasinda yok. Görünen o ki,
bu derde acilen çare bulunmazsa Galatasaray'in basi çok agriyacak.

Nitekim dünkü maçta, bir anlamda, 'Ahi gitmis, vahi kalmis'
Antalyaspor karsisinda bile, yine 'Ahi gitmis, vahi kalmis Galatasaray
orta sahasi' yol geçen hani gibiydi.

Antalya yine kosuyor

Gerçi Antalyaspor'a ahi gitmis vahi kalmis yakistirmasini yaptik ama
bunu yaparken de bir zamanlarin dört dörtlük Antalya'sini eses
alarak bu degerlendirmede bulunduk. Yoksa Antalya yine kosuyor, yine
pres yapip oyunu kenarlara tasiyarak hücum genisligi yaratiyordu.
Böylece de Galatasaray'in müdafasinda delikler açarak sonuca
gitmek istiyordu. Ancak yeni antrenör degisimi, lige kötü baslayis
gibi kötü nedenlerle kendilerine güvenleri tam anlami ile yerine
gelmemis olacak ki, Galatasaray'in isminden korktular ve açik farkla
galip gelebilecekleri bir maçtan bu sonuçla ayrildilar.

Dün Antalyaspor bu özelligi ile bile Galatasaray'a kök
söktürdü. Gerçi bunda hali hazir Galatasaray kökünün
zayifliginin rolü büyüktü ama dedigimiz gibi Antalya'da kim ne
derse desin isik var.

Peki, Antalya böyle de Galatasaray nasil derseniz. Diyecegimiz o ki,
takim, 'Yediveren gül gibi'. Birileri tarafindan her bakimdan ha
babam, de babam; gülleri koparilmasina ragmen can havli ile birseyler
yapmaya çalisiyor. Nereye kadar? Iste bu sorunun cevabi meçhul...
Tipki Galatasaray'in gelecegi gibi.

Gelelim maça.. Ne maçi? Dün Ali Sami Yen'de, 'Maç falan yoktu.
Mazi kalbimde bir yara' sarkisini söyleyen sari-kirmizili onbir kisi
vardi. Ustelik bu sarkiyi bile dogru dürüst söyleyemeyen.

SL: Caykur Rizespor 3:6 G.Saray

Hasan Tescan (27/08/101)

STAT: Atatürk.
HAKEMLER: Mustafa Culcu, Kerim Akdülger, Refik Aka. (Ibrahim Sahin/Rize)
C.RIZE: Souleyman, Kürsat[Chiko 64], Koray, Recep, Serkan,
Devran, Kazim, Nicolas[Sener 64], Umit Ozan, Tetteh, Okan[Keita 46].
G.SARAY: Mondragon, Capone, B.Bülent, Emre, Vittoria[Vedat
40], Umit Davala, Sergen[Ayhan 73], Ergün, Arif, Serkan[Faruk 79].
GOLLER: Arif(17, 61, 81 F), Serkan(22), Umit Davala(24, 53),
Umit Ozan(56), Tetteh(63), Recep(86)

Bülent Korkmaz(34)
Kürsat(Rize), Emre(G.Saray)

--

Turan YUCEL - Bardagin yarisi..

Rize gibi zor bir deplasmanda 6 gol atarak galip gelmek, elbette ki
G.Saray açisindan çok olumlu bir puan. Özellikle Arif ve Sergen
'in iyi oyunlari G.Saray açisindan ileriki maçlarda iyiye gidisin
isareti olarak umut verici gelismeler.

Ancak G.Saray'da bir de gözardi edilmemesi gereken, özellikle
defans ve kaleciden kaynaklanan ciddi zaaflar var. Bülent Korkmaz'in
kirmizi kart görerek oyundan çikmasiyla aslinda tecrübesiyle
defansi toplamasi gereken Capone , dün aksam G.Saray defansinin en
fazla aksayan ismi oldu. Bunun yaninda Mondragon 'un henüz istenilen
düzeyde form tutmadigi ve takima güven vermedigi apaçik ortada.
Maçta diger sevindirici gelismeler ise Vedat 'in geçmis yillarin
aksine bu yil takimda oturmus bir görüntü sergilemesi. G.Saray'da
diger göze çarpan iki isim ise Hasan Sas ve Umit Davala'ydi.
Hasan Sas , üç kisilik efor harcayip yarim adamlik oyunuyla
G.Saray'in toplarini ezip bir türlü efektif oynamayi beceremedi.
Umit ise iyi ki takimda oynuyor, yoksa G.Saray'in hali ne olurdu.
Olmazsa olmaz bir oyuncu oldugunu dün bir kez daha gösterdi. Belki
de G.Saray'in ne yaptigini bilen tek oyuncusuydu.

Herseye ragmen kaptan Bülent'in ilk yarida kirmizi kart görerek
takimini 10 kisi birakmasina ragmen G.Saray korkulu bir deplasmani
yarim düzine gol atarak, geçmise nazaran daha iyi top oynayarak
Istanbul'a döndü.

G.Saray yedek kulübesinde her ne kadar form grafikleri degiskenlik
gösterse de Bülent Akin gibi, Berkant gibi, oyuna sonradan giren
Ayhan gibi oyunun içinde siritmayacak futbolcular olmasi; Eylül
ayindaki yogun maç trafiginde G.Saray'in isine yarayacak gibi
görünüyor.

Benim en büyük endisem Jardel 'in bu takima geri dönmesi. Bu
saatten sonra pismis asa su katmak misali; Jardel de G.Saray'a,
yarardan çok zarar verir. Hele hele takimin basinda Lucescu gibi
çok otoriter (!) bir hocanin olmasi G.Saray'in yükselen grafigini,
olursa Jardel'in dönüsüyle asagiya dogru çevirebilir. Dün
aksam bir kez daha gördük ki G.Saray iyi top atildigi zaman,
elindeki degisik özelliklere sahip oyuncularla gol yollarinda hiç
ummadik anlarda golle bulusabiliyor. Bu G.Saray'in arti yani. Bir de
bunun ayni sekilde defansta yasanan tam tersi pozisyonlar var ki,
gelecek için dikkat edilmesi gereken en önemli husus bu gibi
görünüyor.

FOTOMAC

Rize 3 : GS 6

Bahri Unlu (26/08/101)

Voleybol maci gibin bi sey oldu. 55 dakika 10 kisi oynamak,
hemde boyle tarla gibi sahada efor sarfetmek gereken bir yerde,
ustelik daha Bulgaristanda zorlu bir mactan 2 gun once
gelmi$ken boyle hirsli ve istekli oynamak guzeldi.
Kaptan Bulent'in kirmizi karti gorerek defansi eksiltmesi sonrasi
Lucescu'nun oraya Vedat'i sokmasi ile korktugumuz gibi
olmadi. Hele birde Serkan daha randimanli olsa mac 8-10 dan
a$agi olmazdi herhalde. Arif hat trick yaparak Jardel'e
nazire mi yapti ne.. Umit karan gelince daha da iyi olacaktir hucumlarimiz..
$u eksikler sakatlar $i$manlar bi kendine gelsin her $ey yerli
yerine bi otursun CL de daha iyi olacaktir. Tabi birde maclari
11 kisi bitirmeyi ogrenmemiz lazim. bu ne yaa..

Bahri Unlu
ISO 2000, UEFA ve Super Kupa $ampiyonu taraftari

SL: G.Saray 1:0 Denizlispor

Hasan Tezcan (19/08/101)

STAT: Ali Sami Yen Stadi
HAKEMLER: Metin Tokat, Sürhat Müniroglu, Cengiz Akyüz
GALATASARAY: Mondragon, Capone, Emre Asik, Bülent Korkmaz, Ergün, Sergen[Ayhan 64],
Hasan Sas[Faruk 71], Bülent Akin, Victoria, Arif[Serkan 55], Berkant.
DENIZLISPOR: Abdulaye[Süleyman 59], El Saka, Tolunay, Hakan, Ali Tandogan,
Muzaffer, Levent, Ahmet Hassan, Timuçin, D.Seyfi[Coulibaly 54], Coskun[Veysel 80].
GOLLER: 1-0 Ergün(58).

Bülent Akin, Mondragon.
Muzaffer(58).

--

Haldun Domac - Kaybolan Kimlik

O yok, bu yok, su yok.. Tamam da kazanilmasi gereken 3 puan, oynanmasi gerekli 32 maç daha
var. Ancak ortada o maçlara umut tasiyan bir Galatasaray yok.

Galatasaray-Denizlispor maçinda bir ilk yari izledik, ne siz sorun, ne ben anlatayim.
Korku filmi desem, degil. Çünkü korku filminde gerilim ve heyecan olur. Oysa bu yari
oynanan futbolu izlerken esnemekten baska yapacak bir sey yoktu. Düsünün, pozisyon
diyebilecegimiz ilk gollük atak, 33. dakikada Berkant 'tan geldi. Ona da gol pozisyonu
demek için en azindan iki sahit gerekliydi. Sonrasi zaten yok. Üst üste üç pas
yapildiginda neredeyse basin tribününde "Ole" çekecektik. Inanilmaz top kayiplari, birakin
izleyenleri, oynayanlari bile rahatsiz etti.

Kuskusuz bu tablonun olusmasinda Lucescu'nun da ciddi katkilari vardi. Rumen hoca, Sergen
gibi bir organizatörü 45 dakika sag kanatta Capone'nin önüne hapsetti. Hasan Sas da solda
olusan kalabaligin arasinda eriyip gitti. Galatasaray'in iki kanadini kullanan Victoria ve
Capone 'yi hücuma çikarken hiç görmedik. Iki kanadi hiç çalismayan bir takim nasil olgun
atak yapar, nasil gol atar? Bu sorulara yanit verecek tek kisi Lucescu olmali.

Dogrusu ilk yaridaki futbol, 100 yil sürse iki takim da gol atamazdi. Çünkü Denizlispor
Teknik Direktörü Sakip Özberk de korkak oyun düsüncesiyle bu tablonun olusmasina katki
sagladi.

Oyunun ikinci yarisinda biraz daha galibiyet arzulayan bir Galatasaray vardi. Futbol yine
güzellesmedi ancak Galatasaray'in kazanma arzusu oyunun sari-kirmizili takimin lehine
dönmesini sagladi. Bu yarida Berkant'in çaliskanligi, orta alanin forvete biraz daha
yardimci olmasi, Galatasaray'in etkili görünmesini sagladi.

Galatasaray, üstün oynarken de golü olgun bir ataktan bulamadi. Bir anlamda Ergün'ün
müthis sol ayagi ve kalecinin ikrami bu oyunu çözen anahtar oldu

Galatasaray, 10 kisi kalan bir rakip karsisinda bile baskili olamiyor, pozisyon zenginligi
saglayamiyor. Galatasaray'in bu denli büyük bir kimlik erozyonuna ugrayacagini dogrusu
beklemiyorduk. Sari-kirmizili takim, her hattiyla siradan görüntü veren bir ekip olmus. Ve
ben iddia ediyorum, Lucescu, bu Galatasaray'i içinde bulundugu krizden kurtaracak teknik
adam kesinlikle degil.

SL: Gaziantepspor K 1:1 G.Saray

Hasan Tezcan (13/08/101)

STAT: Kamil Ocak
HAKEMLER: Bülent Uzun, Birol Budan, Adnan Ayçiçek
GAZIANTEPSPOR: Ömer[Hasan Gültang 60], Mert, Mehmet,
Ramazan, Maxim[Mustafa 70], Volkan, Kemal[Krivov 46], Batista,
Bülent, Fatih, Hasan Özer
G.SARAY: Mondragon, Capone[Perez 67], Popescu, Bülent Korkmaz,
Hakan[Victoria 8], Umit Davala, Suat, Sergen[Bülent Akin 70],
Ergün, Arif, Berkant
GOLLER: Fatih (Dk.20), Sergen (Dk.42)

Sergen, Bülent, Kemal, Mehmet, Maxim
Suat (Dk.69)

--

Turgay Renklikurt - Durumlar vahim

Maç öncesi fikrimizi soranlara söyle demistik: 'Bu maçta skoru
oyuncularin dayaniklilik kapasitesi tayin eder. Asiri sicak nedeniyle
kaybedilecek vücut sivisi futbolculari düsük tempoyla oynamaya
zorlayacak. Dolayisiyla tempoyu yükselten ve bu tempoya dayanabilen
takim maçi alabilir'.

Lucescu, cehennemi sicakta yapilacak maçta, oyuncularin mum gibi
eriyecegini düsünmüs olacak ki; erimesini en fazla istedigi
'Besili Sergen'i ilk onbirde sahaya sürdü. Futboluna kimsenin pek
laf etmedigi Sergen'i iyice yagli halde görünce, insan ister
istemez ellerini göge kaldirip, basliyor söyle demeye: 'Yarabbim
senin isine karisilmaz, sen her seye kadirsin. Ama bu yetenegi keske
onun kiymetini bilen bir kuluna nasip etseydin'.

Antep biraz cesur oynasaydi

Gaziantep, yeri kolay kolay doldurulamayacak futbolcularini
kaybetmesine karsin, kosan, diri bir takim yaratmis. Teknik Direktör
Tevfik Lav, 3-5-2 taktigiyle oynattigi takimina, presi, kademeyi,
süratle kontrataga kalkmayi, topu kenarlara yayarak hücum genisligi
yaratmayi belli ki iyi ögretmis. Gelin görün ki bir mühim seyi,
rakibin isim ve mazisinden korkmamayi futbolcularina ögretmememis.
Nitekim dün korkunun ecele faydasi olmadigini bir türlü
hatirlamayan Gaziantep, biraz cesur oynasaydi maçi daha birinci
devrede alip götürebilirdi.

Galatasaray'da orta saha, atilincaya kadar Suat disinda kelimenin tam
anlamiyla dökülüyordu. Hele tempo biraz yükselince müdafaa
ile orta saha arasinda büyük bos alanlar meydana geliyordu.
Galatasaray'in ismi, oyuncularin tecrübesi olmasa o bos alanlar
G.Saray'i Antep önünde sira takimi haline getirebilirdi.
Uzülerek ifade edelim ki, gidis sira takimi olma dogrultusunda bir
gidis. Cünkü takimdaki bu zaafiyet yok edilirse, yok edecek
elemanlar kadroda yok.

Uzun sözün kisasi, G.Saray her geçen gün güç kaybediyor.
Güçsüzlügün yarattigi acz duygusu oyunculari olaganüstü
sinirli yapiyor. Ondan sonra da gelsin fauller, lüzumsuz kartlar.
Açikçasi, Tarzan.. Pardon Cim Bom zor durumda.