Season 1997/98
(Date: 1/8-97)
MKE Ankaragucu 0...Galatasaray SK 0
Line up: Volkan - Bülent, Fatih, Iulian Filipescu -
Suat[Hakan Ünsal 46], Gheorghe Popescu[Arif 46], Tugay, Ergün, Osman[Emre 85], -
Adrian Ilie, Hakan Sukur
Referee: Ilhami Kaplan, Metin Suyabakan, Bulent Buzdogan.
Attendance: 12.986.
Stadium: 19 Mayis Stadi - Ankara.
(Date: 9/8-97)
Galatasaray SK 4........Bursaspor K 0
Adrian Ilie(23, 38, 90)
Hakan Sukur(73)
Line up: Volkan - Bulent, Gheorghe Popescu, Fatih -
Iulian Filipescu[Arif 32], Tugay[Suat 82], Gheorghe Hagi, Ergun, Osman[Hakan Unsal 72] -
Adrian Ilie, Hakan Sukur
Referee: Erol Ersoy, Munir Takpak, Ilhami Sayilan.
Stadium: Ali Sami Yen Stadi - Istanbul.
Cehennem bitti!
© 1997 Copyright Bahri Unlu
Bursa maciyla ilgili soylenecek pek ekstra bir sey yok. Ne cok iyiydi ne de
kotuydu.. Normal bir Galatasaray'di.. Herkesin gozunun icine baktigi
Popescu yine vasatti.. Insallah Sion macinda acilir. Daha hala yabancilik
cektigi belli.. Bugun esas moral bozan ve onemli olan sorun tribundu..
Artik o bildigimiz Ali Sami Yen cehennemi yok. Her zaman derdik. Bu staddan
rakip takim zor puan alir. Neden ?? Cunku arkamizda muthis bir seyirci
destegi vardi. Bu tezahurati yapanda kapali tribundu.. Bu sene kapali
tribunun hepsini kartli yaptiklarindan o bizim fanatik seyircimiz dagildi.
Simdi herkes stadda sus pus oturup sadece mac seyrediyor. Onceden Takimin
sahaya cikmasinin bile bir anlami vardi. Yer gok inlerdi. Gerci o yanici
seyler hosuma gitmesede mesalerle torpillerle konfetilerle ortalik mahser
yerine donerdi. Mac ilk baslarken ve Gol olduktan sonra sis bulutu
dagilsin diye santra gec yapilirdi. Simdi herkes oturdugu yerden iki alkis
tutup cekirdegini yemege devam ediyor. Stad yine tika basa dolu.. Ama
onderlik yapacak bir grup olmayinca sanki bos tribunlere mac oynaniyor
gibi.. 50-100 tane Bursali taraftarin sesi butun mac boyunca bizden daha
fazlaydi. Bizim seyirci ise Sadece gol olduktan sonra hoparlorlerden calan
muzige (cok aptal bir uygulama) alkislarla ayak uydurmaya calisiyor. Gol
oldugunda staddan cikan o kulaklari tirmalayan sagir eden GOOL sesinide
engellediler boylece.. Hagi bile bir kac defa kapali tribune donup eliyle
kalkin bagirin diye hareket yapti ama nafile.. Bu seyirciyle isimiz var.
Bahri Unlu, bahri@cimbom.org
4-0
© 1997 Copyright Yesim Baysal
Ali Sami Yen'deki ilk maci iyi bitirdik. Umarim arkasi da boyle gelir ;
hem her mac tiklim tiklim tribunler onunde oynanir hem de 4-5'ten az
atmayiz!(Tabii bu benim fanatikce bir istegim ; her mactan fark
bekleyemem degil mi?)Ama gecen seneler "samba" yapiyoruz deyip cilginlar
gibi bagiran amigo ve samba muzigi calan Fenerlilere inat hoparlorlerden
bugunlerin parcasi "Samba"yi ust uste dinlemek cok keyifli oluyor! Sanki
samba oyle degil boyle olur der gibi...
Her neyse, biz stada saat 19:00 gibi gittik. Kombine numarali disinda
her yer dolmustu. Yumruk show'lari bu sefer kacirmadik ! Fatih de
seyircinin sempatisini kazanmis sanirim. En baslarda cagirdilar onu
tribunlere.
Kapalinin tamamen kombine olmasi taraftar destegi acisindan kotu oldu
galiba. Ayni numarali tribun gibi butun mac tiyatro seyreder gibi mac
seyreden bir kapali tribun var bu sene. Tezahurat pek yapmiyorlar.
Eskiden de boyleydi bizim tribun. Ama sayica artinca etkisi fazla oldu
. Ancak 2. yari acik tribunun gaza getirmesiyle biraz bagirdilar.
Kapalinin o eski biletli fanatik kismi simdi aciga gitmek zorunda kalmis
. Bizim tribunden ses gelmedikce demediklerini birakmadilar: "Boyle
rezalet bir kapali olamaz" ; "Yonetim uyuma kapaliya sahip cik" ; Kapali
bizimdir bizim kalacak " falan. Bir ara mac cok sessiz oynanmaya
basladi, numarali tribun bile bari biz bagiralim deyip tezhurati
baslattilar.
Bu mac skor acisindan iyi de Hagi ve ozellikle Hakan'in niye bu kadar
durgun oldugunu anlamadim. Gerci oyun duzeni Ilie'ye oynanir gibiydi ;
sonuc da verdi hani. Ben bu Ilie'nin muthis olacagini saniyorum bu sene
. Adam topa acayip hakim. Hem de cok suratli. Ilie'nin basindaki iki
kisi perisan oldular. Hakan da biraz ayak uydursa cok iyi olacak.
Tugay da supriz golcu olarak cok ileri cikti, bir iki de isabetli sut
atti ayrica. Fatih Terim erken oyundan aldi, Sion macina dinlendirmek
dusuncesinde miydi acaba? Zaten Tugay da yorulmustu. Son onbes
dakikadayken bir top atildi onune, yetismek icin bayagi bir caba
sarfetti.
Defans yine acik veriyor yalniz. Daha Popescu her seyi toparlayan
oyuncu olmaktan uzak. Bulent'i cok elestirenler oluyor ama bence onsuz
bir Galatasaray defansi olamaz. Bir de Ilie'nin son golunde once
Bursa'lidan topu soktu aldi ve ondan hic bekleyemeyecegim bir sekilde
Ilie'yi kacirdi. Ilie de mukemmel vurdu. (Boylece maci neredeyse 10
dakika erken terkeden vefakar(!) kapali kombine taraftarlari bu golu
goremedi.)
Devre arasinda yapilacak yeni stad uzerine bir tanitim filmi
gosterdiler. Gumus, altin, platin localar falan var. Bunlarda 12-18
kisilik koltuklar, bar, ofis araclar, tuvalet var. 100 milyon
dolarlik bir proje oldugu soylendi.
Simdilik bu kadar. Umarim vaktinizi almadim.
Herkese saygilar...
Yesim Baysal, yesim.baysal@cimbom.org
(Date: 24/8-97)
Kocaelispor K 1...Galatasaray SK 1
Dobrovski(65) Iulian Filipescu(69)
Line up: Volkan - Bulent, Fatih, Gheorghe Popescu[Iulian Filipescu 66] -
Arif[Okan 71], Tugay, Gheorhge Hagi, Ergun[Osman 71], Hakan Unsal -
Hakan Sukur, Adrian Ilie
Referee: Ahmet Cakar, Maksut Balta, Celal Karahalil.
Bulent.
Stadium: Ismetpasa Stadi - Izmit.
Yine puan kaybettik
© 1997 Copyright Yesim Baysal
Nedir bu Kocaeli'nden cektigimiz!!! Her Izmit deplasmani oncesi panik
oluyorum ve neredeyse her seferinde korktugum basimiza geliyor.
Saha cok agirdi ; yerden kisa pasla oynamaya alisan takim yagan yagmurla
birlikte istedigi paslari atamamanin SIKINTISINI cekti. Buna ragmen
yerden oynamaya devam ettiler. Gerci havadan atilan toplarin da cogu
bosunaydi. Zaten Turk futbolcusunun en buyuk eksiklerinden biri orta
yapamamak. Ortalarin cogunu Stingaciu antrenmandaymis gibi topladi.
Prekazi'nin muz ortalarini gel de arama! Ya da Kubilay'in sifira kadar
inip de top auta cikti derken iceri cevirdigi toplari...
Bizimkiler mucadele ettiler etmesine de, zemin yuzunden sanki ayaklari
bagli gibiydi. Surekli kaydilar. Macin ilk yarisi dogru durust gol
pozisyonu yoktu. Ikinci yari ustunlugu ele alip gol atmaya cok
yaklastigimiz sirada, Dobrowski (hayret bir sey sanki adami unuttular
orada ) bombos pozisyonda topu kafayla yere vurdurup golu atti.
Filipescu, oyuna girdikten biraz sonra (ben, Fatih Terim sakat adamdan
ne umuyor diye ahkam keserken!) yerden ortaya benzer bir vurus yapti,
Kocaeli defansina carpan top sansa gol oldu. Ondan sonra da Hakan
Sukur'un ve Ilie'nin kacirdigi pozisyonlar vardi. Zaten Hakan'in bu mac
gol atamayacagi belliydi. Hafta icinde 4 gol atinca, bu macta
duracagini tahmin etmistim. Mactan iki gun sonra hala televizyonlarin
haber bultenlerine cikiyordu. Sirasi gelmisken, su Galler macindan da
"destan" diye bahsetti medya. Tamam alti gol atmak onemli ama
Galler'den dort gol yemenin neresi destan ki?
Bir de Tugay'in attigi paslarin cogu rakibe gitti. Halbuki, milli
macta oynatilmamis bir Tugay'in( ki gazetelerde sakat degildim dedigi
dogru varsayilirsa) bu macta normal performansinin uzerine cikip
Denizli'ye kendisini gostermesini beklerdim. Belki de toplarin cogu
onda toplandigi icin en cok onun paslari gozume batti.
Hagi'nin bir - iki sutu gol olabilirdi. Biri cok az farkla auta gitti,
birini de kaleci kornere celdi .Bir de Ahmet Cakar barajlari
dokuz-onbese yakin kurdurunca Hagi cok daha rahatlikla kullandi
vuruslari. Keske her mac ayni ozen gosterilse. Yalniz ilk yarida
Hagi'nin bilegine cok sert girdi Kocaelili bir futbolcu. Kesin
kartlikti, es gecti. Hakan'in bir pozisyonu penaltiya benziyordu,
Bulent de zaten itiraz ettigi icin sari kart gordu. Ozetlerde bir kez
daha izlemek lazim.
Fatih yine iyiydi, Ergun bir iki sik hareket disinda pek gozukmedi.
Ilie, olaganustu yeteneklerine ragmen SIKI markajdan pek kurtulamadi.
Bu sonuc, Trabzon'la aramizin bayagi acilmasina neden oldu maalesef.
Sanirim onlar dokuz puanda, biz bes puandayiz. Gerci en kotu
deplasmanlardan birini atlattik ama...Gecen sene ligin basinda, bir
golle de olsa maci aldigimiz zamanlari aramiyor degilim.
Gecen sezon Umit'in attigi guzel golle beraberligi kurtarabilmistik - Hasan Tezcan.
Yesim Baysal, yesim.baysal@cimbom.org
(Date: 31/8-97)
Galatasaray SK 6........Vanspor K 2
Fatih(3) Metin(77, 86)
Hakan Sukur(10, 21)
Adrian Ilie(37, 51)
Arif(84)
Line up: Volkan - Bulent, Fatih, Gheorghe Popescu -
Iulian Filipescu, Tugay[Arif 71], Gheorhge Hagi, Ergun[Suat 60], Hakan Unsal -
Hakan Sukur, Adrian Ilie
Referee: Yilnur Önen, Arif Keserci, Burhan Mermer.
Iulian Filipescu, Hakan Unsal.
Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.
6-2
© 1997 Copyright Yesim Baysal
Mac, 50. dakika 5-0 gecilince ben bir 10-0'a ulasir miyiz diye
dusunuyordum cunku takim gercekten guzel oynuyordu. Hem takim olarak
uyumlu, birbirini tamamlayan futbolcularin oyunu zevk veriyordu hem de
Hagi, Ilie, Tugay topla goze hos gelen hareketleri yaptikca tribunde
oleyler cekiyordum. Bence, futbol kalitesi olarak digerlerinin cok
ustundeyiz. Yerden kisa paslarla, ver-kaclarla, futbolun butun guzel
varyasyonlarini gosteriyoruz. Bu da inanilmaz keyif veriyor.
Tribunler her zamanki gibi doluydu. 27000 civari seyirci vardi herhalde.
Kapali tribun de bu sefer bayagi aktifti. Takim iyi oynadikca daha
bir acildilar. Her golden sonra, "ic bakalim ic bakalim purolari ic
bakalim"la Ali Sen'in kulaklari cinlatildi! Seyircinin Ilie'ye olan
sevgisi her gun artiyor - "Ali Sen uyuma gercek Ilie burada!!!". Surada
hemen bir parantez daha acip bir tezahurati daha nakledeyim size:
"Nufus sayimi yapilsin.
Gercek ortaya ciksin.
25 milyon Fener.
Varsa ortaya ciksin."
Muziksiz ne kadar oldu bilmiyorum ama...
Neyse maca geleyim...Su Fatih gibi yetenekli bir defans oyuncusu daha
gelmedi bize. Yalniz boyle her mac calimlar ata ata rakip defansi ipe
dizerse yakinda ona da ozel onlem almaya baslarlar. Hem ilk golumuzu
atti kafayla, hem de ikinci gol Fatih'in denebilir. Geriden muthis
cikti, ceza sahasina kadar getirdi, pasini da verdi (kimeydi simdi
hatirlamiyorum, Filipescu olabilir), Hakan da bos kaleye tamamladi.
Bu arada, Fatih ilk golu attiginda takimin sevinci gorulmeye degerdi.
Herkes oraya kostu, Fatih'in ne kadar mutlu oldugu, kaptanina
(altyapidayken futbolculugu ve hirsiyla hep Bulent'i ornek alirmis) uzun
sure sarilmasindan belli oluyordu.
Tugay, oyundan alinina kadar oldukca iyidi. Hem cok mucadele etti hem
o oyundan ciktiktan sonra goruldu ki orta saha onsuz olmuyor. Oyun
kuruculugunun yaninda, rakibin oyununu bozuyor. Ilie deseniz attigi
ilk goldeki cabuklugu dikkat cekiciydi. Hagi'nin kaleciden seken topunu
(once dustu kalkti) yakalayip kaleye birakiverdi. Ilie'nin ikinci
golunde de Hakan Sukur'un kaleciden kurtarip topuk pasiyla Ilie'ye
cikarisi hosuma gitti.
Hagi yine ordinaryus profesorlugunu gosterdi. Gerci ilk bir saatten
sonra o da durdu ama. Bu adam, bize lutuf ya...Her mac attigi
milimetrik paslar, cizgi uzerinde topla dans edermis gibi yaptigi
hareketler...Neyse daha fazla konusup nazar degirmeyeyim!
Popescu'yu ben bu mac bayagi begendim. Takima oturmaya basladi. Oyle
Turgay Seren'in dedigi gibi oyunu yavaslattigi falan da yok. Gayet
saglam oynuyor. Bir de guclu bir yapisi var. Esasinda oynadigi
maclarda, bazi pozisyonlarda rakibi yildiracak sekilde sert
mudahaleleri dikkatimi cekti. Sampiyonlar liginde sert savunma yapmamiz
gerekiyor.
Gelelim defansa...5-0'dan sonra takim, kafasinda maci bitirdi. Ondan
sonra da Vanspor, defansimizi cok kotu yakalamaya basladi. Boyle bir
defansi sampiyonlar liginde dusunmek istemiyorum ; bizi delik desik
ederler valla. O kadar bos yakaladilar ki. Eger Fatih Terim, su
savunmadaki aksakliklari duzeltirse o zaman mukemmel bir takim
olabiliriz iste.
Sahsen, bu macta cok farkli bir skor yakalamamizi istemedim. Fener
maci oncesi boyle bir sey, rehavete sokabilirdi. Cunku o zaman hemen
Galatasaray'imizin ne kadar ustun bir top oynadigindan bahsediliyor.
Umarim atilan alti gol degil de yenen iki gol, daha cok etkilemistir
bizimkileri. Bu arada bir not duseyim ; Besiktas'in grubunda yer alan
Paris SG, Leonardo'yu Milan'a satmis. Biliyorsunuz, bizim ilk macta yoktu,
ikinci macta maalesef oynamisti! Herkese iyi gunler.
Yesim Baysal, yesim.baysal@cimbom.org
(Date: 5/9-97)
Fenerbahce SK 3......Galatasaray SK 1
Tayfun(17) Tugay(61)
Elvir Bolic(70 P)
JJ Okocha(71)
Line up: Volkan - Bulent, Fatih, Gheorghe Popescu[Suat 76] -
Iulian Filipescu, Tugay, Gheorhge Hagi, Ergun[Arif 76], Hakan Unsal[Osman 76] -
Hakan Sukur, Adrian Ilie
Referee: Muhittin Bosat, Maksut Balta, Aykut Gumulu,
Orhan Erdemir (4. Hakem).
Bulent, Suat.
Stadium: Fenerbahce Stadi - Istanbul.
Ali Sen: "Borussia Dortmund Juventus'u yendi ama asla bir Juventus degil"
Yavuz Gökmen: "Fenerbahçe de Galatasaray'i yendi ama, asla bir Galatasaray degil."
Kadikoy/Mecidiyekoy
© 1997 Copyright Bahri Unlu
Bu macda maglubiyeti hakettikmi? Bence hayir. Maca iyi
baslayamadik. Dogru.. Birde haybeye bir yan ortadan gol yiyince
moraller bozuldu. Ikinci yari taraftarimizinda muthis destegiyle
tam oyunu kurmus ve beraberligi yakalamisken o salakca
penaltinin verilmesi bizim futbolcularin moralini bozdu. Ve
hemen ardindan ucuncu gol.. Simdi yarin gazetelere bakin Fener
superdi, mukemmeldi, ezdi gecti... sayar dokerler. Nasil olsa mac
goruntusude yok.. Ne yazarsan yaz.. Hepsini bosverin. Kargalarin
bile gulecegi o penalti verilmeseydi sonuc cok daha degisik olacakti.
Skorun boyle olmasinda buyuk katkilari olan Hakan Sukur'ude
umarim bir daha bu kadar kotu gormeyiz. Kaleciyle karsi karsiya
3 pozisyondada topu Rustu'ye teslim etti. Hele bir tanesinde
gol olmakta olan topu nefis bir topuk hareketiyle cizgiden cikartti.
Bakalim Ali Sen bu sefer hakemler hakkinda ne diyecek?
Gecen sene "GS hep penaltilarla kazaniyor" diye zirlayip duran
Ali Sen kazandiklari dandik penaltiyla maci koparmalarina
itiraz edecekmi? Arif'e "Beles penalti kazandiriyor, Duzenbaz"
diyen Ali Sen Saffet'in yarim metre geriden hic kimse dokunmadan
kendi kendine taklalar atarak dusmesine ne denir acaba?
Bu harekete mahalle mecinda bile penalti vermezler. Penalti
diyen hakemin, spor yazarinin, taraftarin aklina sasarim.
Hadi verilmeyen penaltimizi falan hic gormemezlikten gelelim.
Bu arada bizim seyircimizde mukemmeldi. o herkesin kizdigi
dislamak istedigi fanatik hooligan seyircimiz ikinci yari basladigi
gibi ortaligi mahser yerine cevirdi. 1-0 yenik olmamiza ragmen
3.000. kisiyle 25.000. kisiyi susturduk. Ikinci yari basladigi gibi
onlarca mesale ayni anda yakilarak ve girtlaklari yirtarcasina
bagirarak takimi ateslediler. Nedendir bilinmez Ali Sami Yen'deki
kapali tribunun sayin kartli seyircilerimizden pek tanidik kimseyi
goremedim etrafimda.. Neredeydiniz ey tribun.. Ali Sami Yen'e
maca 10 dakika kala gelmek kolay.. Esas bugunlerde lazim taraftar.
Murat Gokcigdem'inde dedigi gibi Her iste bir hayir vardir.
Gecen seneki Fener maclarindada hemde bundan daha kotu
sekilde yenilmistik. Ama o maclar hep cikisimiz oldu. Hem
ligi hem kupayi aldik. Tarih tekerrurden ibarettir.
Bahri Unlu, bahri@cimbom.org.
(Date: 14/9-97)
Galatasaray SK 2........Antalyaspor K 1
Bulent(54) Kona(47)
Arif(58)
Line up: Volkan - Bulent, Fatih, Gheorghe Popescu -
Iulian Filipescu[Arif 25], Tugay, Gheorhge Hagi[Suat 78], Ergun, Hakan Unsal -
Hakan Sukur[Umit 80], Adrian Ilie
Referee: Metin Tokat, Burhan Mermer, Hasan Serdar Çakiroglu
4. hakem Galip Bitigen.
Tugay, Adrian Ilie.
Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.
Antalya maçi
© 1997 Copyright Dr Acun Gezer
Izninizle bu mactan aklimda kalan bazi kucuk ve onemsiz ayrintilari
siralayayim.
- Ilk yari boyunca Antalya'nin tek atagi 44. dakikada gerceklesti.
Ancak tumu Antalya yarisahasinda oynanan bu devre boyunca Galatasaray
adina rakip kaleye cekilen sadece 4 sut vardi. Bu sutlarin kaleyi bulan
ikisi Popescu'dan, auta gidenler ise Tugay ve Ergun'dandi.
Ilk golu atan ismin de Bulent oldugunu dusunersek, bilmem butun bunlar
bir anlam ifade eder mi? Ayrica bu yarida Galatasaray hep rakip yari
sahada gorunse bile aslinda ceza sahasi icine pek giremedi. Bunda Ilie
ve Hakan'in etkisizligi yaninda, Antalya'nin ceza sahasi onune ordugu
duvari asmadaki beceriksizligimiz rol oynadi. Kanatlari etkili
kullanamamak bunun bas nedeni idi.
- Mac boyunca Hagi yanlis saymadiysam tam 6 kez frikik kullandi.
Bunlarin tumu de o "cok sevdigi yer" tabir edilen noktalardandi. Alti
frikigin 4'u barajdan dondu, 1'i ustten auta gitti, 1'i kalecinin
mudahalesi ile direkten dondukten sonra Bulent tarafindan gol yapildi.
Hagi'nin o meshur frikik gollerinden sonuncusunu ne zaman attigini
hatirlayan var mi?
- Mac boyunca Hakan Sukur ve Ilie'nin sahada bulunmalarinin takima bir
katki sagladigi hicbir pozisyon yasanmadi. Sadece sanirim 70. dakika
dolaylarinda Hakan Sukur onune atilan ve kaleci ile karsi karsiya
kalacagi bir pozisyonda top surerken ne yapacagini dusunmekle vakit
harcadigi icin topu rakip defans oyuncularina teslim etti ve zaten bu
pozisyondan sonra oyundan alindi.
- Kaleci Volkan geri paslara ayakla yaptigi uzun vuruslarda cok
dikkatsiz davraniyor ve her seferinde tribunlerden bir heyecan
dalgasinin gecmesine neden oluyor. Hele iki ayri pozisyonda topu kaleye
25-30 metre uzaktaki rakip oyuncularin ayagina atisi vardi ki, Antalyali
olmasa bile Dortmund'lu oyuncularin boyle toplari tek vurusla bos kaleye
sokmakta pek zorlanmayacaklarina eminim.
- Macin ilk yarisinda Filipescu'nun sakatligi nuksetti ve oyundan
cikti. Durumu yarin belli olacak. Ote yandan Umit de uzun zamandir ilk
kez macin ikinci yarisinda forma giydi, ancak dogal olarak pek fazla
varlik gosteremedi.
- Antalya ozellikle ikinci yaridaki butun ataklarinda kendi defans
blogundan topu cikardiktan sonra Galatasaray orta sahasini o kadar kolay
ve zahmetsiz bir bicimde gecti ki, butun ataklarinda az adamla hucum
etmelerine ragmen hucumu Galatasaray kalesinin onune kadar getirmeleri
cok kolay oldu. Cunku sezon basindan beri her macta oldugu gibi, bu
macta da Galatasaray orta sahasindaki kesici guc eksikligi ozellikle bu
yuku tek basina tasiyan Tugay'in ikinci yarinin ortalarina dogru
yorulmasi ile belirginlesiyor ve rakibin hucum gucu birdenbire 2-3 kat
artmis gibi gorunuyor. Bugun de Antalya 10 kisi kalmasina ragmen, son
yarim saatte sanki 12 kisi imis gibi hucum yapti. Biz ise sanki eksik
olan bizmisiz gibi panik icinde defans yaptik.
Daha once de defalarca yazdim, bu zaaf yuzunden Sampiyonlar Liginde
basimiza cok corap orulecek dedim. Daha Sampiyonlar Ligine gelmeden
Turkiye Liginde bile sorun yasiyoruz bu yuzden. Ikinci yari Antalya
hucumlari karsisinda neredeyse tek baslarina direnmeye calisan Fatih ile
Bulent bir ara Popescu'ya seslenerek biraz geriye gelmesini istediler.
Yani bu zaafin nedeni acik: Popescu, bu haliyle Galatasaray orta
sahasinda zaten Hagi yuzunden varolan fizik guc eksikligini daha da
belirginlestiriyor. Popescu'yu on liberoda oynatmaktan bir an once
vazgecmek gerekiyor. Benim bu mevki icin favorim hala Vedat. Galiba
Fatih Dortmund macinda Popescu'yu en geride libero olarak oynatacakmis.
Bence sablonu boylesine radikal bir bicimde degistirmek yerine liberosuz
sistemi geri ikilinin onunde Vedat ile denese ve maca Popescu'suz
baslayip, gerektiginde sahaya surmek uzere ikinci yariya saklasa cok
daha iyi olur ama, bakalim Carsambaya az kaldi, gorecegiz.
Her ne sekilde olursa olsun Dortmund'u yenecegimize inaniyorum. Dilegim
bunun olup olup dirilecegimiz bir sekilde degil de, rahat ve net bir
skorla olmasi.
(Date: 21/9-97)
Besiktas 2......Galatasaray SK 1
Mehmet(3)
Amokachi(73)
Ertugrul(82, OG)
Line up: Volkan - Vedat, Fatih, Gheorghe Popescu -
Umit, Tugay, Gheorhge Hagi[Suat 46][Bulent 61], Ergun, Osman -
Hakan Sukur, Adrian Ilie[Arif 46]
Referee: Mustafa Culcu, Munir Takpak, Aykut Gumulu.
Vedat.
Tugay, Umit, Arif.
Stadium: Dolmabahce Stadi - Istanbul.
Hatalar derbisi
© 1997 Copyright Milliyet
Ömer URUNDUL -
BESiKTAS, ilk yaridaki saha ici yanlislarina ragmen bastan sona
hirsli, mucadeleci ve tempolu oyunuyla onemli derbinin galibi oldu.
Gunumuz futbolunun istedigi "Top rakipteyken, defans orta saha
butunlesmesiyle alan daraltan savunma kurgusu olusturma" ilkesi
basta Galatasaray olmak uzere iki takim tarafindan da hice sayildi.
Fatih Terim'in Sion deplasmaninda sag kulvarda cok aksayan Vedat'i
yine ayni goreve soyundurmasi, henuz fizik gucu yeterli olmayan
Popescu'yu defansin ortasinda oynatmasi ve bu blogun one cikarak
arkada genislik birakmasi teknik adam yanlisiydi. ilk dakikadan
mac sonuna kadar her rakip atak, tehlike sinyali verdi.
Besiktas, erken kazandigi golun moral rahatligina ragmen, takim
savunmasinda ilk yarida hatalar icindeydi. Galatasaray ataklarinda
alan daraltmak yerine defans blogu one cikinca, hem yerlesme duzeni
yanlisligina dustuler, hem de uzun toplarda yok yere sikintiya
dustuler. Boyle bir goruntu icinde ilk yarida Besiktas lehine
agirlikli bir gol panayiri izlenebilirdi.
Ikinci yarida Besiktas Teknik Direktoru Toshack, hatayi duzeltti.
Besiktas geride kademeli bir bicimde kapandi. Kenar adamlari da
defansin yanina gelince, Galatasaray'in kanat ataklari iflas ederken,
ayni zamanda da pozisyon bulma yollari tikandi. Bu arada Besiktas
karsi alandaki genisligi de ani cikislarla istedigi gibi degerlendirme
firsati buldu. ikinci golden sonra oyun bir bakima bitmisti. Ancak futbol
belli olmuyor. Gunun basarili ismi kaleci Fevzi'nin elle kullandigi topu
rakibe atmasi, bunun sonunda yenen gol ve bir dakika sonra Rahim'in kirmizi
kart gormesi bir anda maci cikmaza soktu. Ama Besiktas kacirdigi penaltiya
ragmen kazanmayi basardi. Takim olarak diri ve kazanma arzusundaydilar.
Rahim, Amokachi ve Serdar en begendigimiz oyunculardi.
Galatasaray'in boylesine kritik bir derbide boyle bir savunma anlayisiyla
oynamasi adeta harakiri yapmakti. Orta saha; defansiyla hic butunlesemezken,
defans blogunda ne kademe ne derinlik ne de alan daraltma anlayisi vardi.
Bunun sonucu da kalede 90 dakikada rekor sayida tehlike yasandi. Savunma
guvencesi olmadan hucum zenginligi saglamak ve puan almak mucizelere baglidir.
Mucize de gerceklesmedi. Galatasaray takiminda bize gore yaptigi hatalara
ragmen inanilmaz bir dnamizm sergileyen Fatih ile kaleci Volkan ayakta
kalan iki isimdi.
Hakem Mustafa Culcu, ilk devre kotu, ikinci devre de tam tersine iyi
bir yonetim gosterdi. Hakan'a yapilan penaltiyi goremedi. Bu ayni
zamanda kirmizi karta donuseceginden neticeye tesir eden onemli bir hataydi.
Ayrica Alpay'a Vedat'in yaptigi harekette yalnizca Alpay'in tepkisine
kart gosterip, Vedat'i es gecti. Baska hatalari da vardi. ikinci yari
ise degisik bir kimlik ve arzuladigimiz Culcu'yu sahada gorduk.
(Date: 27/9-97)
Galatasaray SK 4........Sekerspor K 1
Gheorghe Popescu(27) Kamil Muhtar(84)
Fatih(44)
Gheorghe Hagi(78)
Okan(87)
Line up: Volkan - Bulent, Gheorghe Popescu, Fatih -
Umit, Emre[Ceyhun 84], Gheorghe Hagi[Mehmet 82], Ergun, Hakan Unsal -
Arif, Hakan Sukur[Okan 79]
Referee: Sadik Ilhan, Turgay Gudu, Surhat Muniroglu.
Gheorghe Popescu.
Stadium: Ali Sami Yen Stadi - Istanbul.
Seyirci ilgisi azaliyor...
© 1997 Copyright Yesim Baysal
Bugunku maca gelince...Uzerinde durulmasi gereken bir kac seyden
bahsedeyim . Seyirci ilgisi azaliyor galiba . Tribunler 20000'in
altindaydi . Zaten bu sene ustunlugumuzu kaptirdigimizi yazdi gazeteler
. Umarim hem seyirciyi hem takimi atesleyecek mac cok yakindadir (Parma!).
Popescu , oldukca iyi oynadi . Belki Tugay'in yokluguyla , orta sahada
daha cok hareket edebilme firsati yakaladigi icindi . Ama her sekilde
bence yere cok saglam basan bir oyuncu . Takimin iyilerindendi .
Fatih , yine iyiydi . Yanilmiyorsam bir kere top sektirdi . Hem cok
hizli , hem de yere dusse bile hemen kalkabiliyor ki bu Turk
futbolcularinin eksiklerinden . Guzel bir gol atti. Tugay'in alisik oldugumuz
uzaktan sert surtlari gibi vurdu .
Emre derseniz , kesinlikle cok yetenekli . Top ayagina yakisiyor . 4
tane sut cekti kaleye . Hepsi de duzgun vurulmus isabetli sutlardi . Bir
pozisyonda topu ceza sahasina kadar cok guzel getirdi . Ama belki
heyecandan istedigi vurusu -kolay bir pozisyondu- yapamadi . Ayrica adam
kovaladi , top caldi . Okan'in golu cok guzeldi . Arif'in ortasina gelisine harika
vurdu . Hagi'nin golu , bildigimiz klasiklerdendi . Ilginc bir yonu , hakem
baraji bir turlu dokuz onbese cekemezken (7 metre falandi belki) , Hagi
sanki benim icin farketmez dedi ve ceza yayinin biraz onunden 3.golumuzu
atti . Iyi ki de bu pozisyon gol oldu . Cunku sonra , Seker'in golu
geldi . Bulent'in o her zaman cok kotu oldugu sol taraftan gectiler ve
sifirdan golu attilar .
Oyunun sonlarinda , Hakan'in yerine Mehmet girdi . Bir orta geldi ,
bombos pozisyonda , vurusu diregin solundan auta gitti . Neyse , bu tip
vuruslari cok gorduk . Daha yeni takima giren biri icin pek bir sey
soylenemez herhalde ...
Yesim Baysal, yesim.baysal@cimbom.org
(Date: 5/10-97)
Genclerbirligi K 3...Galatasaray SK 2
Erkan(37) Hakan Sukur(26, 53)
Umit Karan(40)
Jeremy(64)
Line up: Volkan - Bulent, Gheorghe Popescu, Fatih, Iulian Filipescu[Arif 65] -
Okan, Tugay[Mehmet 76], Gheorghe Hagi, Hakan Unsal[Osman 65] -
Adrian Ilie, Hakan Sukur
Okan, Hakan Unsal.
Referee: Ibrahim Aksoy, Akif Ugurdur, Metin Suyabakan.
Stadium: 19 Mayis Stadi - Ankara.
Fatih Terim istifa mi edecek?
Takimin aldigi basarisiz sonuclar nedeniyle yonetime bir sans vermek gerektigini kaydeden Terim soyle konustu: "Yapi olarak kimseyi suclamam. Butun sorumluluk uzerimde. Hata varsa benimdir. Sorumlu insan da gerekeni yapmalidir. Bu jestin benden gelmesi
lazim. Bazen insanin dogruyu yapmasi da bir erdemdir." Terim, "istifa edecek misiniz" sorusunu da "Yarin (bugun) baskan ve yonetimle gorusecegim, daha sonra gerekeni yapacagim" diye yanitladi. Galatasaray Baskani Faruk Suren ise Terim'in bu aciklamalarin
dan sonra istifasini kabul etmeyeceklerini belirtti ve "Su anda ne olacagini bilmiyorum. Galatasaray uc kez yenildi diye teknik direktorunu kovmaz. Terim biz rahat edelim diye boyle bir karar verdi. Karsilikli oturup konusacagiz. Kesin karar ondan sonra o
rtaya cikar" ifadesini kullandi.
"You'll never walk alone"
Galatasaray'da cok, ama cok olagandisi bir seyler oluyor.
Nitekim Fatih Terim'in mactan sonra basina verdigi demecte istifa
edecegini ima etmesi de bu sorunlarin ciddiyetini gosteriyor. Fatih
Terim bir kac oyuncunun formsuzlugu yuzunden mac kaybedince yilip
vazgececek bir adam degil. Belli ki, artik onun bile basetmekte
zorlandigi baska bir takim sorunlar var. Bunlar onumuzdeki gunlerde su
yuzune cikar mi bilemiyorum ama bizi cok zor gunler bekliyor gibi
geliyor bana.. Henuz kimse basta Romenler olmak uzere bir cok oyuncudaki
fizik dususun nedenini, ornegin Vedat'in neden Ankara kafilesine bile
alinmadigini veya Umit'in son macta neden oynamadigini bilemiyor. Ama
bana sanki butun bunlarin ortak bir nedeni varmis gibi geliyor.
Butun hatalarina ragmen Fatih Terim'in degil istifasini istemek, bunu
dusunmek bile intihar olur bence. Onumuzde milli mactan kaynaklanan 15
gunluk bir ara var. Ilk Sampiyonlar Ligi macimiz da 17 gun sonra. Eger
Fatih Terim hastaligin kaynagini biliyorsa (mutlaka biliyor olmali) bu
onumuzdeki 15 gun yaraya nester atmak ve takimi toparlamak icin son
firsat. Gerci bir suru milli futbolcumuz var ama, belki Murat
Gokcigdem'in yazdigi gibi bu donemi takimin geri kalaninin Istanbul'dan
uzakta bir kampta kafa dinleyerek ve sanki sezon oncesiymis gibi siki
bir hazirlikla gecirmesi uygun olur. Boylelikle hem Terim kendi
hatalarini daha sakin kafa ile dusunme firsati bulur, hem de bazi
sorunlu futbolcular (mesela Hagi gibi) bu sorunlarindan uzaklasma sansi
bulurlar, ayrica takimdaki gozle gorulur fizik kondusyon dusuklugune bir
care bulunur. Tabii ne olacagi yarin yonetim kurulu ile Terim'in
yapacagi toplantidan sonra belli olacak.
Ancak herkeste (Terim dahil) korkunc bir moral bozuklugu oldugu
goruluyor. Ancak biz taraftarlarin boyle bir donemde Terim veya
takim aleyhine tavir almak yerine ne pahasina olursa olsun onlarin
yaninda yer almamiz, destek olmamiz gerekir. Dere gecilirken at
degistirilmez ve biz su anda derenin geri donusu olmayan bir
noktasindayiz.
Kimse moralini bozmasin, buyuk Galatasaray camiasi bu krizi de asmasini
bilecektir. Yeterki bizler taraftar olarak yangina korukle gidip isleri
daha fazla sarpa sardirmayalim.
Iskenceye devam
© 1997 Copyright Turkiye Gazetesi
Engin ATAY - G.Saray'in bu
maçi kaybetmesi mümkün degil diyordum.
Bir degil, bin kere yenik duruma düsse, gene kalkacaktir
altindan diyordum. Sebep mi? O kadar çoktu ki.
Bir kere sahaya çikan 11'e bakiyorsunuz, Ümit
kesik, Ergün kesik, Arif kesik, Vedat ise Ankara'ya
bile getirilmemis. Bu ne demektir?
"Aklinizi basiniza toplayin, sira size de
gelebilir"
G.Birligi bir dönüm maçiydi ve Fatih Terim böyle
önemli bir maç öncesi bu operasyonu yapmakla, bazi
gece kuslarina ders vermekle kalmamis, üzerine ölü
topragi serpilmis diger futbolcularin da akillarini
baslarina getirmisti.
Ama gördük ki, bunlarin sadece akillari baslarina
gelmis, ruhlari hâlâ ortada yoktu. Terim bu
operasyonu yapmakla G.Saray'a dün hareket getirmisti.
Maç henüz baslamamisti ama G.Saray yerinde duramiyordu.
Hakan'larin büyügü de küçügü de, Romenler'in
Ilie'si de Hagi'si de, Popescu'su, Filipescu'su
da gözünü hakemin elindeki düdüge dikmis, "Baslatsin
da vuralim, yikalim, ezip geçelim" havasinda
yerlerinde duramiyorlardi. Sanki hepsi de son günlerde
yikilmis gururlari zedelenmis onurlarini yeniden
kazanmak için varlardi. Gole hasret, galibiyetlere
hasret, bir yudum sevince hasretlerdi.
G.Saray'in galip gelmesi gereken sebeplerden birisi
de, Romenler'in uzun aradan sonra ilk kez 4'ünün de
bir arada oynuyor almalariydi. Bu hem diger oyunculara
güven getiriyor hem de rakibi psikolojik yönden elbette
etkiliyordu.
Tabii bu arada Ibrahim Aksoy'u da unutmamak
gerekiyordu. Aksoy, maç boyunca bütün takdir haklarini
G.Saray'dan yana kullandi ve bu çok da etkili bir
sebepti. Bazi pozisyonlarda Aksoy, Hagi'ye Hakan'dan
bile daha güzel gol vuruslari hazirladi.
Iste bu sebeplerden dolayi G.Saray'in bu maçi
kaybetmesi bana mümkün gibi görünmüyordu.
Hesap ediyor, kitap ediyordum, bütün veriler hakliligimi
ortaya koyuyordu. Asagidan yukari bütün hesaplar
tutuyor, soldan saga, sagdan sola bütün saglamalar
dogru çikiyordu.
Ancaaak, nerede hata yaptim diye hayiflanirken, Volkan'in
yumurtasini hesaba katmayi unutmusum. Volkan dün
gece G.Saray'a bir degil, iki degil, tam üç yenilgi
tattirdi. G.Saray da elbette dün gece Volkan'i
hesaba katmayi unutmustu. Volkan'la galip gelmesi
tabii ki mümkün olmayacakti, olmadi da.
(Date: 18/10-97)
Galatasaray SK 1...Gaziantep K 0
Gheorghe Hagi(29)
Line up: Volkan - Umit[Gheorghe Popescu 33], Fatih, Vedat -
Arif[Emre 85], Tugay, Gheorghe Hagi, Ergun, Hakan Unsal -
Adrian Ilie[Iulian Filipescu 69], Hakan Sukur
Fatih, Adrian Ilie, Gheorghe Hagi.
Referee: Oguz Sarvan, Münir Takpak, Ali Riza Çakmak.
Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.
Inanilmaz Hakan...
© 1997 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit Aktan - G.Saray sahaya “alisilmis”in disinda bir kadro sürmesine ragmen son
haftalarin “alisilmis” futbolunun üzerine çikamadi.
Oyuna baslayan kadro sablon olarak pek farkli birseyler sunmadi. Sadece
Popescu ve Filipescu kenara alinabileceklerini hissetmis, Fatih Terim
biledigi biçagini hafiften göstermeye baslamisti.
Hakan göbekten hafif sola, ilie az biraz üçüncü forvet, Ümit, K.Hakan ise
destek...
Ama hava sartlarina uymayan yerden sert pasli hazirlik asamasi tam bir
köstek...
Bu durumda ari gibi bir takim olan ve takim oyununu daha iyi oynayan
Gaziantepspor isi kotarabilecek firsatlar da buldu. Ama G.Saray “Büyük”
takimlarin “Küçük” oynadigi zamanlarda da kazanabilecegini gösterdi.
Tugay’in maç boyunca sahanin en iyisi olarak göründügü ve çok basarili
isler yaptigi karsilasmanin “Akillara durgunluk veren” oyuncusu Hakan
Sükür’dü...
Her zaman söylüyorum; “Bu çocuk inanilmaz bir yetenek. Dünyanin en
güzel atamayan golcüsü”...
Ne biçim kaçiranlarin basinda gelen bir isim. En rahat toplari, karsi
karsiya bulundugu pozisyonlari ve hatta tribünden herhangi birinin inip
gol yapacagi pozisyonlari “muhtesem” kaçirabiliyor. Hakan sükür’ün golü
bulabilmesi için iki yol kaldi:
Birincisi, rakip kalenin arkasina bir yabanci ülke bayragi asip “Oglum bu
bir milli maçtir” demek.. ikincisi ise “Bu maç Dünya Karmasi’nin bir
yardim maçidir” diye not düsmek.
Herseye ragmen Oguz Sarvan’a da kizamiyorum. Çünkü su son haftalarin
yerli yabanci bütün hakemlerinin yaptiklarini yapti. Ne kartlarinda adil
davrandi, ne de kararlarinda.
“10 kusurlu hakemden” biri olan Oguz Sarvan dün geceki maçin
skorunun G.Saray lehine devam etmesi nedeniyle ayiplarini, küçük
hatalar olarak gösterdi.
Dün geceki “Sulu” futboldan aklimda kalan tek sey Hakan’in
atamadiklariyla, Hagi’nin çok zor bir pozisyonda topu igne deliginden
geçirmesi oldu. Bunun disinda Popescu’yu yerinde kullanarak ve 3 puani
alirken alkisi kaybeden G.Saray 3 gün sonraki sampiyonlar Ligi maçinda
“isimler” kadar “sablonu” da düsünmek zorunda. Yoksa sampiyonlar
Ligi’ndeki hal-i pür melâl ne olur biliyor musunuz?.
Ben söyleyeyim;
“Nerde Prag, orda birak!..”
"Merakla bekliyorduk"
Bu mac Galatasaray'in icinde bulundugu kriz donemi ve liglere verilen 15
gunluk aradan sonra ciktigi ilk maci herkes merakla bekliyordu. Hafta
boyunca Fatih Terim'in takimda degisiklik yapacagina dair verdigi
isaretler nedeniyle bu macta degisik bir kadro ve oyun duzeni beklentisi
vardi. Nitekim Galatasaray maca Filipescu, Popescu ve Bulent'i yedek
klubesinde birakarak basladi. Oyun duzeninde ise sematik bakimdan
degisen bir sey yoktu. Yine geride cift stoper ve gerektiginde orta
sahayi altilayacak bir on libero ile bunlarin onunde uclu bir blok ve
hem defansif hem de ofansif gorev ustlenen iki kanat adami ile iki
kisilik forvet sezon basindan beri suregelen oyun duzeninin
devamiydilar.
Yalniz, Terim bu macta rol dagiliminda bir degisiklik yapmis ve en
gerideki cift stoperlerini neredeyse unutulmaya yuz tutan Vedat ile bu
sezon takimin en istikrarli oyuncusu olan Fatih'ten olusturmustu. Ben
Vedat'in defansta son adam gorevini ustlenmesini son derece riskli
buluyorum. Vedat'in bunun yerine on liberoda veya orta sahanin sol
kanadinda cok daha basarili olacagina inaniyorum. Ama bu macta Vedat
alisilmisin disinda oldukca dikkatli bir gorunumdeydi. Mac boyunca tek
bir kademe hatasi yapmadi, cok sert bir mac olmamasinin da etkisi ile
ikili mucadelelerde oldukca rahat ve basariliydi. Fatih de istikrarli
grafigini surdurunce, Galatasaray defansi macin basindan itibaren
rakibine bilinen "gobekten" aciklari vermedi.
Terim bu macta on liberoda ise yeniden Tugay'i kullandi. Bana gore Tugay
top teknigi ve oyun zekasi gibi cok parlak yetenekleri olan bir oyuncu
olmasina ragmen, pek bunlar kadar "nadide" sayilamayacak kesicilik gibi
diger bazi ozellikleri nedeni ile on liberoda kullanilirken aslinda
buyuk oranda ziyan edilmis oluyor. Cunku liberoda iken Tugayin hucuma
olan katkisi azaliyor. Terim hala bu mevkide Vedat'i, veya hatta Umit'i
denemek yerine boyle bir oyuncuyu kullanmakla bana gore hata yapiyor.
Elindeki oyunculari en guclu meziyetlerini silah olarak kullanmak yerine
ikincil yeteneklerini kullanmaya kalkiyor, bu da haliyle randimani
dusuruyor. Bana gore Tugay'i on liberoda oynatmakla Hagi'yi oynatmak
arasinda hicbir fark yok. Fenerbahce'de Baric on liberoda Okocha'yi
oynattiginda futbol otoritelerince futbolu bilmemekle suclaniyor, ama
Fatih Terim Tugay'i on liberoya koyunca kimseden tek bir elestiri
gelmiyor.
Gaziantep macinda Galatasaray defansinin rakibine verdigi tek tuk hucum
sanslari hep orta sahasinin iki kanadinda oynayan ve rakip hucuma
kalktiginda defansa cekilmekle gorevli olan iki oyuncu, Arif ve Hakan
Unsal'in yetersizliginden kaynaklandigi goruldu. Sagda Umit'in Arif'e az
da olsa destegi bu taraftaki acigi bir parca telafi etse de, Hakan
Unsal'in kanadinda Ergun'den yeterince destek gorememesi bu kanadi rakip
hucumlara karsi oldukca savunmasiz birakiyor. Gerci Gaziantep oyunu
yeterince kanatlara yayamadigi icin bu aciktan pek yararlanamadi ama,
Sparta Prag'in da ayni zaafa dusecegini kimse garanti edemez.
Bu defans duzeni ile 20 dakika maci goturen Galatasaray bu dakikada
mecburi bir duzen degisikligine gitti. Umit'in sakatliginin zorlanmasi
nedeni ile oyun disina alinmasi uzerine, yerine Popescu girdi. Popescu
ilk devrenin sonuna kadar orta sahanin sag kanadinda defansa yakin
oynadi. Ikinci yarida ise Terim buraya Fatih'i kaydirip Popescu'yu
stoper olarak geriye Vedat'in yanina cekti. Gerci spor yazarlari
Popescu'nun oyuna girisi ile beraber Galatasaray'in "liberolu" duzene
dondugunu yaziyor, ama bu dogru degil. Galatasaray macin sonuna kadar
defans duzenini degistirmedi, ama Popescu ile Vedat gecmis maclarda
Fatih ile Bulent'in yaptigi gibi cizgi seklinde ve kademesiz oynamayip
defans derinligine daha fazla dikkat ederek oynadiklari icin boyle bir
izlenim dogdu saniyorum.
Takimin geri kalaninda Ergun her zamanki gibi gayretli ama fizik olarak
gucsuz, Hagi ise uzun zamandan beri ilk kez oldukca istekli bir
gorunumdeydi. Hagi denince, takimin hucum duzenine de bir parca
deginmekte yarar var..
Galatasaray'in forvet oyunculari icin artik herkesin ezberledigi bazi
kaliplasmis yorumlar var. Mesela deniyorki; "Hakan Sukur aslinda skorer
bir oyuncu degil, ama cok iyi assist yapiyor".. Ilie icin de benzer
yorumlar yaygin.. Hatta Hakan'in gecen yil attigi 38 golde Ilie'nin
yardimlari vurgulaniyor ve Ilie'nin de oncelikle assist ozellikte bir
oyuncu oldugu soyleniyor.. Eh, Galatasaray'in orta sahasinda yer alan
ama surekli hucuma donuk oynadigi ve asla defansa bir katkisi olmadigi
icin forvetten sayilmasi gereken bir de Hagi varki, zaten o da dunyanin
en buyuk pasorlerinden biri.. Yani pek farkinda degiliz, ama
Galatasaray'da bir "skorer" oyuncu eksikligi var.. Bunca pasor'un yer
aldigi bir forvet hattinda da bu kadar pozisyon zenginligine karsin, bu
kadar gol atma zorlugu yasanmasi cok dogal. Bana kalirsa ne kaleci, ne
defans oyuncu degil, ama bu takima acilen kaliteli bir "skorer" oyuncu
gerekiyor. Eldeki "pasor" fazlasini biraz eritip, yani Hakan-Ilie-Hagi
uclusunden birinden vaz gecmek ve bunun yerine surekli yuzu rakip kaleye
donuk ve hep golu dusunerek oynayan, her pozisyonda topa vurmasini bilen
saglam bir adam sart. Dunku macta Hakan Sukur oyle pozisyonlar harcadi
ki (sayisini hatirlamiyorum), bu pozisyonlarin herhangi birinde golu
kaydetmesi icin kafasini kaldirip kaleyi gordugu anda topa duzgun
vurmasi yeterliydi, ne adam gecmesi ne sut pozisyonu almak icin
ugrasmasi gerekiyordu. Sadece kaleyi gorur gormez vurmasi yeterdi. Ama o
kaleye 2 metre uzaktayken bile kime nasil pas verebilecegini dusunurken
vakit kaybediyor ve bu arada ayagindaki toplari rakip kaleciler gelip
kibarca aliyorlar.
Onumuzde zorlu bir Prag deplasmani var. Bu macta defansta kademeye
dikkat ederek kanatlardaki zaafi da giderebilirsek, hucumda da unlu
"pasorlerimizden" hic olmazsa biri tipki bu macta Hagi'nin yaptigi gibi
dogrudan golu dusunerek oynarsa Cek topraklarinda ikinci bir deplasman
zaferi yasamamiz isten degil.
(Date: 1/11-97)
Samsunspor K 0...Galatasaray SK 2
Hakan Sukur(14)
Adrian Ilie(55)
Line up: Volkan - Bulent, Gheorghe Popescu, Fatih -
Umit, Tugay, Gheorghe Hagi[Iulian Filipescu 69], Ergun, Hakan Unsal -
Adrian Ilie[Arif 88], Hakan Sukur[Emre 89]
Hakan Sukur, Gheorghe Hagi, Fatih.
Referee: Erol Ersoy, Aykut Gumulu, Serdar Cakiroglu.
Stadium: 19 Mayis Stadi - Samsun.
Samsun maci, futbol yazarlarimiz ve libero meselesi
Genellikle maclardan sonra herhangi bir yorum yazacaksam bunu ertesi
gunun gazeteleri cikmadan yapmaya calisiyorum. Dunku Samsun macindan
sonra buna firsatim olmadi ve bu mesaji yazmayi bugune biraktim. Ama
sabah gazetelere goz attigimda okuduklarim beni oylesine hayrete
dusurduki, once bu mac hakkinda herhangi yorum yazmamaya karar verdim.
Ama sonra bundan vazgectim.
Once biraz mactan bahsedeyim.
Dun Samsun karsisinda alinan sonuc butun Galatasaray'lilari sevindirdi.
Cunku Galatasaray bu sezonun ilk deplasman galibiyetini, rakibine tek
pozisyon vermeyen bir defans guvenligi ve rakip kalede ezici bir hucum
ustunlugu ile elde etti. Maca cok hizli baslayan Galatasaray Hagi'nin
oyundan ciktigi dakikaya kadar ozellikle sag kanatta Umit ile gosterdigi
uyum ve bunun sonucu olan etkili oyunu ile Samsun defansini felc etti ve
cogu Ilie ve Hakan'in ayagindan harcanan en az 7-8 cok net gol
pozisyonundan sadece ikisini gole cevirerek maci kazandi. Galatasaray'li
oyuncularin hemen hepsi son derece canli, istekli bir mucadele
sergileyerek gorevlerini tam olarak yaparken hucumdaki Ilie ve Hakan'in
bilinen tutukluklari disinda benim gozume carpan yegane zaaf, oyuna
ikinci yari giren Filipescu'nun bariz isteksizligi idi. Anlasilan
Filipescu, hakkinda dolasan soylentilerden etkilenmis ve "istenmedigim
yerde durmam" havasina girmis, oyunda kaldigi yaklasik 20 dakika boyunca
isteksiz bir oyun cikardi ve surekli top kaybetti.
Gelelim asil konuya.
Beni bugunun gazetelerini okudugumda asil sasirtan ise hemen hemen butun
spor yazarlarinin sozbirligi etmiscesine Galatasaray'in bu macta
"liberolu" oyuna dondugu icin basarili oldugu yonundeki yorumlari oldu.
Hatirlarsaniz bir onceki Gaziantep macindan sonra da benzer yorumlar
yapilmisti. O zaman da aslinda Galatasaray'in "liberolu" oynamadigini,
sadece o gune kadar cift stoper oynayan Fatih-Bulent ikilisinden farkli
olarak Antep macinda geride yer alan Popescu-Vedat ikilisinin kademeye
cok daha dikkat ettigini yazmistim. Bu ikili, top Galatasaray'da iken
tipik tandem formasyonuna gecerken, top rakibe gectiginde atagin geldigi
yone dogru biri (genellikle Popescu) defans derinligini kontrol ediyor,
kanatlardaki Fatih ve Hakan Unsal'in da katilmasi ile dortlu bloga
donuyorlardi. Bu, aslinda "tandem libero" duzeninin dogru uygulamasi
idi. Cunku bu sistem, uc yerine iki kisi ile defansi kontrol ederek
hucuma bir fazla adamla cikmaya olanak taniyordu. Ama top rakipteyken
geride iki kisi birakmaya devam ettiginizde elbetteki defansiniz acik
vereceginden, orta sahadan on libero ve kanat adamlarinin katilimi ve bu
kalabaliklasan defansin kademeli bir duzene dikkat etmesi sart. Iste
Galatasaray'in bir turlu yapamadigi da buydu. Cunku daha once
Fatih-Bulent ikilisi ise, bu duzeni daha rijid bicimde ve surekli ayni
hat uzerinde bekleyerek uyguluyorlar, defans derinligine ve kademeye
dikkat etmiyorlar, bu da rakibin ozellikle gobekten hizli adamlarla
geldigi durumlarda defansimizin tek verkacla acilmasina yol aciyordu.
Ancak Galatasaray ne Antep macinda, ne de Prag karsisinda sezon basindan
beri uygulamaya calistigi semada bir degisiklik yapmamis, sadece bu
semanin rol dagiliminda degisiklik yapilmisti. Popescu'ya "tandem" ikili
icinde gorev verilmesi ile kademe ve derinlik koordinasyonuna daha fazla
dikkat edilir olmus, defans guvenligi artmisti.
Dun Samsun karsisinda da, Galatasaray en geride Popescu ve bu defa
Fatih'i cift stoper olarak kullandi. Sol kanatta yine Hakan Unsal
varken, sagda bu mevkinin su andaki en iyi secimi durumundaki Umit
oynadi ve gorevini cok iyi yapti. Popescu tecrubesi ile, tandem defans
anlayisinin vazgecilmez kosulu olan kademeli defans anlayisini
yonetirken, Galatasaray defansi Fatih-Bulent ikilisinin verdigi
gedikleri artik vermiyordu. Boylece on liberoda yer alan Tugay da bir
parca rahatliyor ve firsat buldukca hucuma daha fazla katkida
bulunuyordu. Ergun, gecmis maclara gore cok daha canli gorundu, kostu,
calisti ve Galatasaray orta sahasinin bu macta onceki maclara gore cok
daha canli ve verimli olmasinda bence basrolu oynadi. Hagi de, yorulup
sinirlendigi ve bu yuzden oyundan alindigi dakikaya kadar istekli idi.
Umit ile cok iyi anlasarak Galatasaray'in sag kanatta Samsun defansini
cokertmesini sagladi. Galatasaray bu kanatta rakibe karsi oylesine
ustundu ki, macin ilk on dakikasinda bu kanattan 3-4 tane %100 gol sansi
yaratti. Ileride Ilie ve Hakan hala son hareketlerde tutuk ve urkek
olmalarina ragmen, ozellikle Ilie'nin eski bilinen oldurucu deparlarinin
izlerini yeniden gostermeye baslamasi, kosan, adam gecen, rakip
defanstan adam eksilten bir etkinlikte olmasi sevindirici idi. Nitekim
macin sonundaki kacan penalti da Ilie'nin boyle bir delici depari ile
kazanildi.
Iste butun bu manzaradan sonra, sabah gazetelerinde okuduklarim beni
saskina cevirdi. Butun spor yazarlari soz birligi etmiscesine "Fatih
Terim'in inadindan vazgecerek liberolu sisteme gecmesi ile Galatasarayin
kazandigini" yaziyorlardi. Hatta Yavuz Gokmen, bu macin en iyilerinden
biri olan Umit icin, "sahada yoktu" diyor, bircoklari "Popescu'nun
libero olarak basarisini" kutluyorlardi. Gulsem mi, aglasam mi diye
dusunurken, bunca spor ulemasinin boylesine kesin yorumlarindan sonra
cikip da kendi halinde bir futbol seyircisi olarak benim "hayir
arkadaslar Galatasaray yine liberosuz oynadi" dersem kimsenin beni
ciddiye almayacagini dusunerek bu mac hakkinda yazmaktan vazgectim.
Ama az once NTV'de "Futbol Analiz" programinda Kemal Belgin'in adeta bir
ders niteligindeki konusmasini dinledikten sonra fikrimi degistirdim.
Kemal Belgin de (kendisi ayni zamanda Spor Akademisinde ogretim
uyesidir), spor yazarlarinin yorumlarina hayret ettigini gizlemeyerek
Galatasaray'in yine liberosuz oynadigini, ama Popescu sayesinde bu
sistemde daha once yaptigi hatalari yapmadigi icin daha verimli oldugunu
soyluyordu. "Libero" teriminin "defans hattinin en az 3-4 metre
gerisinde serbest oynayan adam" anlamina geldigini vurgulayan Belgin,
Galatasaray'in su anki defans anlayisinin, Ingiliz'lerin "three-flat"
diye tarif ettigi anlayis oldugunu, bunun dunyadaki en iyi uygulamasinin
da Borussia Dortmund'taki Sammer'li defans anlayisi oldugunu anlatti.
Hepsinden onemlisi programda dunku mactan sonra Fatih Terim'in
"liberolu" anlayisa donus konusunda "ben artik anlatmaktan biktim, ne
yazarlarsa yazsinlar" dedigi, ayrica Mufit Ozkasap'la da programdan once
yapilan telefon gorusmesinde kendisinin "biz yine liberosuz oynadik, ama
kimse anlamiyor" dedigi de soylendi.
Sonuc olarak, ozellikle maclari sadece gazete yorumlarindan izleme
firsati bulabilen yurtdisindaki arkadaslarin basinda okuduklari her
yoruma guvenmemeleri gerektigi konusunda cok carpici bir ornek
yasadigimizi dusunuyorum. Ayrica gazetelerde "futbol yazari" diye yazi
yazanlarin %90'inin bilgi birikimlerinin de ne duzeyde oldugu da yasanan
bu ilginc olayla belgelenmis oldu.
(Date: 8/11-97)
Galatasaray SK 2...Trabzonspor K 2
Hakan Unsal(72) Hami(31 F, 66)
Osman(78)
Line up: Volkan - Gheorghe Popescu, Bulent[Emre 70], Vedat[Osman 46] -
Arif, Umit, Tugay, Ergun, Hakan Unsal -
Adrian Ilie[Okan 15], Hakan Sukur
Gheorghe Popescu.
Gheorghe Popescu 2, Tugay.
Referee: Ilhami Kaplan.
Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.
Tahammül ötesi
Bir zamanlar rahmetli Turgut Özal'in sagliginda kendisinin T.Ö.
seklindeki inisialini bazi muhalif gazeteciler "Tahammül Ötesi" olarak
hicvederlerdi.
Galatasaray olarak bizim de bir T.Ö.'müz oldugunu söyleyebiliriz pekala.
Trabzon macinda da bahane olarak "amansiz bir markaj" altinda oynadigi
soylenecek yine mutlaka, ama daha onceki maclarda oldugu gibi ben bu
macta da kimin kimi marke ettigini tam anlayabilmis degilim. Acaba Rada
mi T.Ö.'yü marke ediyordu, yoksa T.Ö. mü Rada yi? Cunku markaj altindaki
futbolcularin belli hareket tarzlari vardir; markajdan kurtulmak icin
bos alanlara deplase olmaya, markajcilarini gorev alanindan
uzaklastirmaya ve boylece diger takim arkadaslarina bosluklar yaratmaya
calisirlar. Ama T.Ö.'ye baktigimizda doksan dakika boyunca asla
markajdan kacmaya calisan, bundan rahatsiz olan bir halini goremiyorum.
Bu macta da macin her dakikasinda Rada ile kolkola, omuz omuza, yanyana
dikilip durdu. Sadece bir kez formasindan cekildi diye kendini yere
birakti, bir keresinde de tribunlerin "Hakan gol gool goool.."
seklindeki tezahuratiyla gaza gelerek, inanmazsiniz ta Trabzon
yarisahasinin ortasina kadar top kovaladi, bir de topuk pasi verdi. Bu
iki enstantane disinda sanki Rada'yi marke etmek gorevi verilmis gibi
onu bir golge gibi takip etti. Rada nereye giderse o da onun yanindan
ayrilmadi. Aldigi paslardan tam ayagina isabet edenlerini ayni aci ile
geri pasa cevirirken, tam isabet kaydetmeyenlerine hamle dahi yapmadi.
Kendisine yapilan ortalardan ise sadece yanindaki Rada'nin topa
sicramasi sayesinde haberdar oldu, oyle ki macin sonlarina dogru
Galatasaray hava toplarinda Okan'dan medet umar olmustu.
Yavuz beyin cok guzel degindigi gibi, futbol sahalari ruhsal problemi
olanlarin rehabilitasyon alani degildir. Hele hele Galatasaray formasi
problemli insanlarin siginagi olmamali, Galatasaray'a gonul vermis
milyonlarca insan, bir tek sorunlu kisinin hastabakicisi yerine
konmamalidir. Bu tur sorunlarin cozumu bellidir, cozum icin basvurulacak
yerler bellidir. Ama bu sorunlara sahip birinin sahaya cikip top
oynamasini beklemek kadar bos bir bekleyis olamaz. Kisi olarak ne kadar
sevsek de, hic, ama hic kimsenin Galatasaray formasini tapulayip "isgal
etmesine" goz yummaya, cok sevdigimiz icin onu sorunlarindan dolayi
hosgormeye hakkimiz olamaz. Eger sevgi herseyden ustunse, neyi daha cok
sevdigimize karar vermeliyiz. Galatasaray'i mi, yoksa gozu yasli, boynu
bukuk gol krali T.Ö.'yü mü?
Mac hakkinda soylenecek fazla bir sey yok..
Sahaya Galatasaray formasi ile cikan oyuncular arasinda futbol adina bir
seyler yapmak isteyen biraz Tugay, biraz da Popescu'dan baska kimse
yoktu. Geri kalanlardaki laubalilik, lakayitlik sinir bozucu duzeydeydi.
belki de Sparta macinin yorgunlugu bahane edilecek, ama Galatasaray
formasi giyen adamlarin bu kadar onemli bir macta bu kadar umursamaz
oyunlari insani cileden cikariyor. Bu arada Volkan icin "geldi geleli
Galatasaray'a kac mac kazandirdi" diye soranlar en azindan bu maci hesap
hanelerine yazsinlar. Durum 2-2 olduktan sonra Volkan, karsi karsiya
kaldigi Erdal'in ayagindaki topu oyle mucizevi bir bicimde bir uzanip
aldi ki, gorulmeye degerdi. Volkan bu pozisyonla yenilgiyi onleyen adam
oldu. Gerci yenilsek ne farkederdi, o da ayri bir konu..
(Date: 16/11-97)
Altay SK 4.........Galatasaray SK 5
Serkan(50) Hakan Sukur(18, 48 P, 53, 71)
Fatih(54, 68, 73) Arif(24)
Line up: Volkan, Fatih, Bulent, Iulian Filipescu[Adnan 58] -
Umit, Tugay, Gheorghe Hagi[Emre 84], Ergun, Hakan Unsal -
Hakan Sukur, Arif
Bulent, Arif.
Referee: Ayhan Yucebilgic, Unal Salcioglu, Tufan Noyan.
Stadium: Izmir Ataturk Stadi - Izmir.
Savunmasiz futbol
© 1997 Copyright Milliyet
Omer URUNDUL - DUN gece izmir'de gunumuz futbolunun istedigi temel
ilkelerin basinda gelen savunma
guvencesinin iki takim tarafindan da hice sayildigi bir puan mucadelesi izledik. Altay'in
yetersiz kadrosuyla rakibin alisilmis cok adamli ofansif girisimlerine akilci tedbirler
dusunmeyip kora kor oyuna girme yanlisi Galatasaray'a avantajli saha ici ortami yaratti.
ilerde Hakan ile Arif'in defansin yerlesme duzenini bozan hareketliligine orta sahanin
yakin destek vermeye calismasi, Hagi'nin ustun yetenekleriyle iki kanadi da degisken
olarak olumlu kullanmasi takimi her an gole yakin kimlik icine soktu. ilk yarida bir cok
organize gelisen ataklardan sonuc alinamazken, kazanilan iki gol de Altay defansi ve
kaleci Sanver'in musterek ikramlarindan geldi.
ikinci yari kolay kolay unutulmayacak bir mucadeleye sahne oldu. Uc farkli skor
avantaji bulan Galatasaray'in bu maci zora sokacagi kimsenin aklina gelmezdi. Ama
sezon basindan beri devam eden takim savunmasindaki onemli arizalar yine gundeme
geldi. Blok baglantilari koptu, kademe kayboldu. Farkli skor avantajinin moraline
ragmen Galatasaray hucum gucu sinirli rakibinden dort gol yedi. Eger bu mac berabere
noktalansaydi, herhalde Galatasaray ligi tamamen kaybettigi gibi onarilmayacak
sikintilarin da icine duserdi. Dunku mactaki uc puanin yanindaki tek kazanc Hakan
Sukur'un moral depolamasi oldu. Ama bu savunma felaketiyle Galatasaray'in istikrarli
bir cizgi yakalamasi mumkun degil.
Altay kanatlarda buyuk aciklar verdi. Oyunu genis alana yayma istekleri savunma
guvencelerini yok etti. Ancak ekip olarak skoru kabul etmeyisleri basta Fatih olmak
uzere Serkan Dokme ve sag kulvardaki Murat'in ustun gayretleriyle az kalsin inanilmaz
bir mucizeyi gerceklestireceklerdi. Ama bu kadar acik veren rakibe genislik birakan bir
takimin isi mutlaka cok zor.
Bu sene ilk defa gorev alan hakem Ayhan Yucebilgic cok basarili bir yonetim gosterdi.
(Date: 23/11-97)
Galatasaray SK 1...C Dardanelspor 0
Gheorghe Hagi(65)
Line up: Volkan, Fatih, Gheorghe Popescu, Hakan Unsal[Bulent 14] -
Iulian Filipescu, Arif[Umit 78], Emre, Tugay, Ergun[Okan 46] -
Hakan Sukur, Gheorghe Hagi
Iulian Filipescu, Gheorghe Hagi.
Referee: Metin Tokat, Cengiz Akyuz, Hasan Osman Yavuz.
Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.
Kör gelin...
© 1997 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit AKTAN - Oyunun ilk
devresini kesinlikle Ç.Dardenel oynadi. Defans saglamligini
ikinci, hatta üçüncü sahaya çok çabuk çikarak süslediler.
Kalelerini kademeli savundular. Üstelik hücumda her
kaptirdiklari topu, ilk hareketlenen G.Sarayli'ya
"mutlak faul" yaparak kestiler ve bundan da sadece
iki sari kartla yirttilar...
Bir penalti, bir de direk buldular.
Daha ne yapacaklardi ki...
Bundan fazlasini yapabilene Dortmund diyoruz, Parma
diyoruz.
G.Saray ise Ergün'e çizgide, Arif'e solda umut baglayinca
bu iki olmazdan bir olmaz çikti. Yan toplar da hep
Bekir'e atilmaz mi?
Al sana kaos!...
Zaten G.Saray orta sahasi "kör gelinin görücü
kahvesi gibi yarisi fincanda, yarisi tabakta" oynayinca
"ton-ton" Çanakkale Dardanelspor "dan-dan" vurdu
da vurdu.
Fatih'in defansi dün gece "tandemin demlisi" gibi
oynadi ama genç Fatih de kayip kayip kaybolunca,
defansin bögrüne de sancilar saplaniverdi.
G.Saray'da "herkesin bildigi bir sir" var. O da
"ortadan adam eksilterek gelecek adam" eksikligi...
iste bu sirri G.Saray ikinci yarida çözdü. Önce
dayanilmaz bir baski kurdu. Hem Tugay, hem Filipescu,
hem de Okan adam eksilterek geldiler. Sonra da Hagi bir
vurdu ki; sormayin... Muhtesem bir kaleciyi yikti, geçti.
O sut, kör gelini bile kocaya verirdi...
Nitekim, dün gecenin kör gelini olan G.Saray, evde
kalmaktan Hagi'nin unutulmaz golüyle kurtuldu.
Maçi alan ve 3 puani kazanan sadece "Fatih Terim"dir
bana göre. Taraftarin ve futbolcularin çok sevdigi
Fatih Terim, iyi oynamayan takimina devre arasindaki
motivasyonuyla ve takimdaki açik agirligiyla maçi
kazandirmistir. Onun için de baskalarinin onu
sevmesinin hiç mi hiç önemi yok zaten.
(Date: 6/12-97)
Kayserispor K 1...Galatasaray SK 2
Ugur(76 P) Umit(18)
Hakan Sukur(46)
Line up: Volkan, Fatih, Bulent, Gheorghe Popescu, Iulian Filipescu -
Umit[Emre 90], Tugay, Gheorghe Hagi[Okan 81], Ergun, Hakan Unsal -
Hakan Sukur, Adrian Ilie[Arif 63]
Substitutes: Kerem, Osman, Feti, Mehmet.
Volkan.
Referee: Murat Ilgaz, Sürat Müniroglu, Arif Keserci.
Stadium: Adana 5 Ocak Stadi - Adana.
Galatasaray tek devre
© 1997 Copyright Milliyet
Dogan Kologlu - ADANALI Galatasaray'a oyle susamis ki... Onur duydugu ve bir
sokaga ismini verdigi Fatih ile butunlesmenin coskusu, tribune tirmandi. Ali Sami Yen'de bile
alismadigimiz bir sov gorduk. Adana daha uzun bir sure boyle bir manevi zenginlik yasayamaz.
Fatih adeta Adana'da yeniden dogdu. Ali Sami Yen'de azalan seyirci destegi Adana'da patladi.
iste bu sarhosluk ilk yari Kayseri'nin kimligini sildi atti. ikinci yari kendilerine geldiklerinde mac 2 - 0 olmustu.
Kayseri bu macta libero sikintisi yasadi. Hakan ile oynayan ilhan'in hatalari yenilgiye yolacti. Galatasaray ise
ilk kez defansin orta bolgesinde bu kadar cok adam biriktirdi. Rakibe pek az gol firsati verdiler. Ancak
hucumdan geriye donus yavas oldugu icin Filipescu, Ergun, Bulent zaman zaman kademe yanlisiyla kolay
calim yediler. ikinci yari bu ornekler daha da cogaldi. Macin yildizi Umit'ti. inanilmaz diriligi ve isirici fizigi ile
modern orta saha adamiydi. Galatasaray'in iki Umit'e daha ihtiyaci var. Hicbir defans bu kadar cok calim yemez.
Umit, hem forvette cogaldi, hem fizigini riske atarak ilk golu atti. Takimin da en cok kosan adamiydi.
Bir de hava toplari vardi. Hakan ilk yari iki top kapti. Biri gol oldu, biri gol pasi. Ancak cok daha kolay pozisyonlarda
depar yapan ve yirtici santrfor olmadigi anlasildi. Ustelik Hakan'da bir degisme de vardi. ilk kez santrfor yerini bu
oranda bosaltti. Arkadaslarinin deparini acti. Bunun taktik yarari da gozuktu. Cunku Kayseri defansinin derinligi
yok oldu. Galatasaray, bir kupa almak istiyorsa futbolunu bir ust tempoya cikartmak zorunlulugundadir. Hem hucuma
bu kadar cok adamla gideceksin, hem geri donemeyeceksin. Olmaz boyle sey... Ayrica Galatasaray defansi hava
toplarinda 6 - 7 kez, 40 metreden gelen toplara havalanmadi. Neden bu tutukluk? Futbol insan kabiliyetinin severek
soyundugu gosteri alanidir. Mucadele etmeden teslim olmak zayif takimlarin goruntusudur. Dunun ders mesaji buydu.
Hakeme gelince... inanilmaz bir hata yapti. Sahada diagonale ters dustugu icin ofsayti gormedi. Ardindan Galatasaray'in
aleyhine penalti oldu. Yan hakem bayragini indirmedi. Tartismalardan sonra penalti yerine ofsayt atisi yapildi.
Dogrusu da buydu. Ancak diagonali goremeyen hakeme Dunya'da artik duduk verilmiyor.
(Date: 13/12-97)
Istanbulspor AS 2.....Galatasaray SK 1
Saffet(52) Okan(44)
Hamza(60)
Line up: Volkan, Fatih, Bulent, Gheorghe Popescu -
Okan[Feti ?], Umit[Emre ?], Tugay, Gheorghe Hagi, Ergun -
Hakan Sukur, Arif[Mehmet 87]
Arif, Okan.
Referee: Erol Ersoy, Ali Riza Cakmak, Ilhami Sayilan.
Stadium: Dolmabahce Stadi - Istanbul.
Saffet Yetti...
© 1997 Copyright Turkiye Gazetesi
Altan Ayanoglu -
Toplama takimla, yillarca bir arada oynamis, birbirlerini her yönüyle
tanimis futbolculardan kurulu takim arasindaki fark, dün sahada
oynadiklari futbolla düzenledikleri akin, ver-kaçlar, hazirladiklari
gol pozisyonlarinda çok açik bir sekilde ortaya çikti.
Isim yapmis olmak, büyük transfer ücretiyle kulüp degistirmek ve bu
oyuncularla takim kurmak bir kiymet ifade etmiyor. Dün istanbulspor
ile G.Saray'i seyrederken düzenledikleri akinlari izlerken yukarida
belirttigimiz düsüncenin dogruluguna bir defa daha sahit olduk. Maçin
sonucu ne olursa olsun ligde derecesi hangi sirada bulunursa bulunsun,
bir takimin büyümesi için yillarin geçmesi lazim. G.Saray, dün istanbulspor
önünde oyunun genelinde daha çok akin düzenleyen, gol pozisyonuna giren tarafti.
Istanbulspor'da bonservis ücretiyle birlikte trilyona mâlolan Sergen'e bakiyorum,
durarak futbol oynuyor. Yürüyüsü de, kosmasi da adeta kagni gibi,
Oguz'un hareketleri güzel ama devamlilik ve mücadele yok, Hamza G.Saray'da
oynarken, "Ben futbolcuyum" diyordu, simdi "emekliyim" diye bagiriyor. Bir
gol atti ama, bos kaleye topu yuvarlamaktan baska bir sey yapmadi. Biraz
ümit veren Saffet... O da G.Saray savunmasi arasinda çok defa kayboldu.
Ama buna ragmen nefis bir gol atmakla istanbulspor'un en iyi futbolcusu
oldugunu gösterdi. Ayrica istanbulspor'un galip duruma geçmesi için müsbet
hareketleri yapan da, ikinci golü attiran da Saffet'ti.
Türk futbolcularda bir hastalik var. Hakemlerin her kararina itiraz etmek...
Karar lehinde dahi olsa. itiraz edenlerin en basinda Hagi geliyor. Oyun
devam etse bile, oyunu birakip çenesini çalistiriyor, el-kol hareketleri
de caba. Sahanin hali ise içler acisi. Futbolculara hak vermemek mümkün degil. Bir
de yagmurun içinde ortaya çikan kayganlik eklenince, devamli düsmeler meydana
geldi ve futbolcular istediklerini yapamadilar. Kisaca ifade edersek, dün sahaya
uygun bir futbol seyrettik.
(Date: 21/12-97)
Galatasaray SK 3..........DC Karabukspor 0
Hakan Sukur(18, 78, 86)
Line up: Volkan, Fatih, Bulent, Popescu -
Okan, Umit[Suat 64], Tugay[Mehmet 85], Hagi, Ergun -
Arif[Emre 85], B.Hakan
Ergun.
Sedat(Karabukspor, 62).
Referee: Serdar Tatli, Ercan Inegöllüler, Celalettin Bay.
Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.
Bir Orta Kahve
© 1997 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit Aktan -
G.Saray oyuna son haftalarda özlenen bir hirs ve istahla girdi. iyiden öteye "çok iyi"
bir anlayisa sahip, orta karardan daha biçimli bir takima karsi hirsina binip yüklendi.
Bu performans biraz da "ligin seyir defteri" tablosundan ileri geliyor, sari-kirmizili
takimi kötü günler "biter ayak" tesvik ediyor ve G.Saray "ben de varim" demeye getiriyordu.
Sahaya dökülen kuvvete karsilik teknik sunuslar sadece Hagi ve Tugay'dan gelebiliyordu.
Kisa boylu bir defans ve kaleci kurgusuna sahip Karabükspor kasisinda "kesme toplar"
atilamiyor, ortalar "sade" geliyordu. Top kayiplarini, hem de "garanti pas" durumunda
yapilan top kayiplarini ise hiç sormayin.
Oyunda pisirilen bir kaç kahve servisinde "sekerlileri" her zaman oldugu gibi yine
Hakan sükür höpürdetti. "Bol köpüklü" kahveleri üç kere lüpleten Hakan sükür, takimini
"ilk yarinin en çok gol atan takimi" yaptigi gibi kendini de "ilk yarinin en çok gol
atan futbolcusu" yapmayi basardi.
Bir paragraf da Hagi'ye açmak istiyorum. Hagi ayri, takim ayri oynuyor. Frekans
tutmuyor, senkron yok. Hagi de takim da iyi seyler yapiyorlar ama birlikte "daha
iyi seyler" yapmalari gerekiyor. Bunu da becerebilseler "güç ile gösteri" birlesecek.
Hagi futbolun "gösteri" ve "kendine" tarafini harika süslüyor. Ama son haftalarda
takimina degil Merkez Hakam Komitesi'ne oynuyor gibi. Her maçi seminere çeviriyor.
Son paragraf da Fatih Terim'e...
"Büyük basarilar büyük inatlarin eseridir". Bu takim ligin ikinci yarisinda tüm
yapacaklarini, bu yarida ve isler kötü giderken Terim'in gösterdigi inada borçlu
olacaktir. Ben Fatih Terim'in inadini destekliyorum. Tandemini, mandemini
"sivrisinek saz"cilara havale ediyor, iyi bir G.Saray'in, iyi bir devre arasiyla
lige agirligini koyacagina inaniyorum.*Hem de bol köpüklü orta kahve tadiyla...
(Date: 18/1-98)
Galatasaray SK 2...MKE Ankaragucu 1
Hakan Sükür(38) Coulibaly(40)
Suat(63)
Line up: Volkan, Fatih, Gheorghe Popescu, Bulent -
Okan, Gheorghe Hagi[Vedat 89], Tugay, Ergun[Suat 46], Iulian Filipescu -
Hakan Sukur, Arif[Umit 59]
Substitutes: Mehmet Bölukbasi, Osman, Fethi, Emre
Tugay.
Referee: Ayhan Yücebilgiç, Timur Tekinarslan, Fahri Durmus.
Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.
Hakan çok Sükür
© 1997 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit AKTAN -
Tatsiz, yavan ve salyali bir istahtan
baska hiç birsey görülmeyen ilk 45 dakika maçin
genelinden kesinlikle ayri tutulmali diyorum.
Kendi yari sahasindan hiç çikmadan 40 dakika oynayan
bir Ankaragücü'nü kimse bu anlayista beklemiyordu.
iyi bir takim olan Ankaragücü'nün oyuna girdigi
zaman neler yapabilecegi bir kaç flasta gözüktü
zaten. ilk 40 dakika ne pozisyon aldilar ne de pozisyon
verdiler. Sikistirdilar, tikistirdilar ve prese
direndiler. Bu anlayista devreyi bitirmek üzereyken 40'nci
ve 42'inci dakikalarda iki kere çiktilar ve iki gol
buldular.
Ankaragücü ilk çikisinda top kaptirdi, ilk kez
verdigi boslukta Hakan'i markajsiz birakti ve maçin
yildizindan golü de yedi.
Ankaragücü ikinci çikisinda çabuk ve ayaga oynadi.
Kademe boslugundan yararlandi ve golü atti.
"Ankaragücü çikmasa ne yerdi ne de atardi"
yaftasiyla hiç bir teknik üstünlük saglanamayan
koca bir ilk yari, yavan ve kuru bir baskiyla geçti.
Geçerken de açik bir Fatih Terim elestirisi kokan,
yorumu kendinden menkul bir cümle birakti aklimda:
Haftalardir ben oynarim diye bagiran Suat'in da
yer aldigi bir orta alan, topu yere indirerek ve
ezbere salvolar yerine duvar yazilari yazarak isi çözemez
miydi acaba?..
Elestiriyi duymus gibi Terim ikinci yariya Suat'la
basladi. Cevabi bu yeni düzende bulduk.
Elestirim dogru ve yerindeymis.
Ama Suat girdikten sonra da top yine yere inmedi. sut
yine yoktu. Duvar yine hiç yapilmadi. Dolayisiyla
pozisyon olmadan gol arandi durdu.
Ne zaman ki Hagi beklenen serbest vurusu, "özlenen
vurusa" çevirdi, o zaman bir gol daha geldi. Golü
Hagi ve Suat imzalarken diregin ayni yerine iki kere
vuran topu Suat'in kafalarin üzerinde kullandigi
ayagiyla atmasi hâlâ daha topun yere inmemis oldugunun
bir ironik elestirisi sayilmali.
Seyircinin muhtesem bir destek verdigi gecenin en iyisi
bana göre kesinlikle Hakan sükür'dü. Hiç hatasiz
oynayan bu büyük golcü, pres ve asist konularinda
herkesten çok is yapti. Attigi goldeki kontrol ve
vurus müthis bir teknik gösteriydi adeta. Ankaragücü'nün
sadece geri düstügü anlarda hücuma çikmasi ve
kalitesini Ali Sami Yen'e dökmesi bana ihanet gibi
geldi. Çünkü onlarda bu topu oynayacak ve can yakacak
maya var. Sadece kendilerine güvenleri yoktu.
Kisacasi rakiplerinin kayiplariyla daha da istahlanmis
olan G.Saray, futbol yönünden çok üstün seyler gösteremedi
ama altin degerinde hatta bir baska bakisla 11 puan
degerinde bir skor yakaladi. simdi ligdeki tablonun
G.Saray'in yüzüne biraz daha gülmesi için çok
daha iyi seyler sergilenen ve futbol kalitesi olarak söke
söke degil, alkislanarak maçlar kazanmak yolunda çaba
gerekiyor
Çünkü G.Saray kuru galibiyetlerle degil, oynadigi
oyunda "zevk alan ve zevk veren" bir takim oldugu
zaman tadina doyum olmuyor.
(Date: 25/1-98)
Bursaspor K 3......Galatasaray SK 2
Vidolov(32) Hakan Sukur(43)
Deniz(53) Umit(82)
Elvir Balic(94)
Line up: Volkan, Fatih, Bulent -
Okan, Tugay, Suat[Emre 84], Gheorghe Hagi, Iulian Filipescu[Osman 46] -
Hakan Sukur, Arif[Umit 46]
Substitutes: Mehmet Bölukbasi, Fethi, Vedat, Ergün.
Tugay, Suat, Gheorghe Hagi.
Referee: Ilhami Kaplan, Metin Suyabakan , Engin Çirakoglu.
Stadium: Ataturk Stadi - Bursa.
Savunmasiz futbol
© 1997 Copyright Milliyet
Ali Sirmen -
ilk on dakikasi bas dondurucu bir tempo icinde gecen oyuna muthis bir presle
basladi. Galatasaray'in golculeri Hagi'yi Omer, Hakan'i Mesut, Arif'i de
Adnan ile kilitlemeye calisan Yesil - Beyazlilar gol umutlarini da Balic'e
baglamislardi. Cim - Bom ise Bursaspor'un yildizini, Fatih ile etkisizlestirmeye
calisiyordu. Ama Fatih, surekli yer degistirip zaman zaman kendini kaybettirip,
birden ortaya cikan Balic'i marke etmekte cok zorlandi ve aksadi.
Aslinda Cim - Bom, Popescu'nun defansi derleyip toparlayan sogukkanli
oyunu, orta alanda isabetli paslar atan ve savunmaya yardimi hic aksatmayan
Tugay'in caliskinligi, bos yerlere kacan, alan bosaltan sahada basmadik yer
birakmayan Suat ve caliskan Okan ile Bursaspor'un hizini kesmisti. Hatta
Hagi'nin beklenmedik enfes sutunu, son anda Gantchev kornere yumruklamasaydi,
Galatasaray one bile gececekti. Ama gol de iste bu donemde oldu. Gerci Vidolov'un
vurusu cok ustacaydi ama yine de usta golun adi Balic'ti.
Golden sonra Okan da ayni ustalikta bir ortayla Hakan'i gordu, ama bu oyuncu,
kolay topu auta atti. Gelin gorun ki, kolayi basaramayan ayni Hakan, daha sonra
Bulent'in ortasini gogsune alip, donup vurarak oylesine nefis bir gol atti ki,
herkes parmak isirdi. Hakan ikinci devrede Gantchev'e yaptigi israrli baskiyla
da, takimina az daha bir gol kazandiriyordu.
Zarif bir mac oldu. Bursaspor ikinci golunu de Deniz'in usta sutuyla kazandiginda,
oyunda bariz bir ustunluge sahip degildi. Oysa oyunun 55 ile 75. dakikalari arasinda
Galatasaray defansini sagdan soldan dagitan Bursa, bu donemde golu bulamadi. Elverisli
pozisyonlardan golu bulamayan Yesil - Beyazlilar telaslaninca, Galatasaray kontrolu
ele gecirdi ve bir ara kendisi icin gitti sanilan bir macta Filipescu'nun yerine
giren Umit'in kafasiyla beraberligi kurtardi. Bu andan itibaren Galatasaray, butun
hatlariyla Bursa'yi dagitti ve galibiyete cok yaklasti. Ancak boyle bir maci Galatasaray,
oyuncularinin profesyonel bilinc yoksunlugundan kaybetti.
Evet oyunun son dakikasinda gercekten ofsayt olan bir pozisyonda kazanilan gole
Galatasaray'in uc oyuncusu birden itiraz ediyor, oyundan dusuyor ve bu arada Bursa
ofsayt atisindan oyunu baslatip, son anda uc oyuncusu disarida olan Galatasaray
karsisinda galibiyeti buluyordu. Simdi bu durumda Galatasaray'a yazik oldu mu demek
lazim, yoksa Cim - Bom kasindi da, hak etti mi!.. Takdiri sizlere birakiyorum.
(Date: 1/2-98)
Galatasaray SK 2...Kocaelispor 0
Hakan Sukur(78)
Umit(81)
Line up: Mehmet Bölukbasi, Fatih, Gheorghe Popescu, Bulent -
Okan, Umit, Gheorghe Hagi[Emre 86], Suat, Osman[Ionutz Lutzu 68] -
Hakan Sukur, Arif[Mehmet 74]
Substitutes: Volkan, Ergün, Feti, Vedat.
Evren(44, Kocaelipor), Suat(61), both 2 yellow cards.
Emre, Fatih, Umit, Hakan Sukur.
Referee: Metin Tokat, Sürat Müniroglu, Burhan Mermer.
Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.
Note: Hakan Sukur missed a penalty(16).
Hakan yine Hakan
© 1997 Copyright Fanatik
Ismet Tongo -
Hakan Sükür önce Avrupa Gol Kralligi'ndaki üçüncülük ödülünü aldi. Yüzde yüzlük üç - dört pozisyonu gole çeviremedi, bir penalti kaçirdi ama yilmadi. Saga sola pres yapti sonunda bir gol atti, bir de asistlik yapip Ümit'e gol attirdi. Sonuçta Hakan Sükür atti, attirdi ve seyirciyi mutlu ederek ödülünü de koltugunun altina alarak, soyunma odasina gitti. Ben de ödülü ve golleri için O'nu öpüyor ve kutluyorum.
Gelleim maça; Galatasaray ne kadar firsat kaçirirsa kaçirsin, tribünlerde onu seyredenlere de "Nasil olsa atar" düsüncesi yerlesmeye basladi. Bu düsünce biraz da Galatasaray'in son haftalardaki grafiginin yükselmesinden de ileri geliyordu. Galatasaray'da belirli bir düzelme elbette var. Ama iyi olan, ne kadar firsat kaçirirsa kaçirsin bunu önemsemeden daima oyun temposunu yüksek tutarak saldiriyor. Dünkü maç da böyle oldu... Arif kaçirdi, Ümit kaçirdi, Hakan kaçirdi ayagina top gelen herkes kaçirdi ama Galatasaray Hakan ve Ümit'in golleri ile maçi 2 - 0 kazanmasini bildi.
Dikkat edin dün kazanilan üç panin yaninda Fenerbahçe - Trabzon beraberligi Istanbulspor ve Besiktas'in da ikiser puan kaybetmesiyle toplam 11 puan kazandi. Puan cetveline baktim; Galatasaray'in liderle farki ikiye düsmüs.
Galatasaray'in galibiyetini överken, Kocaelisipor'un hakkini küçümsemeyelim. En az, çok önemli üç - dört pozisyonu da onlar kullanamadilar. Iki takimda açik futboluyla oyunun hakkini verdiler. Güzel futbol oynandi. Ancak Kocalesipor kalecisi Metin'in hakkini yememek lazim, çok basarili bir oyun çikartti.
(Date: 7/2-98)
Vanspor K 0...Galatasaray SK 3
Arif(4, 75)
Gheorghe Popescu(38)
Line up: Mehmet Bölukbasi, Fatih, Gheorghe Popescu, Bulent -
Okan, Umit, Gheorghe Hagi[Vedat 69], Tugay[Emre 76], Osman[Hakan Unsal 65] -
Hakan Sukur, Arif
Substitutes: Volkan, Ergün, Fethi, Ion-Ionutz Lutzu.
Tugay, Vedat.
Referee: Ayhan Yücebilgiç, Timur Tekinaslan, Fahri Durmus.
Stadium: Vali Mahmut Yilbas - Van.
Stratejik bilinçlenme
© 1997 Copyright Turkiye
Ümit Aktan -
Zor bir deplasmandi...
Rakibin can havliyle oynamasi ve maçin saati zorluk derecesini yükseltirken, teknik
yapisi gün geçtikçe yükselen G.Saray'in böyle bir zeminde kayip yapmasi hiç de zor degildi.
Ancak; G.Saray bütün bu zor sartlardan son haftalardaki en üstün meziyetiyle rahatlikla siyrilmayi
basardi. Ben bu meziyete "stratejik bilinçlenme" diyorum.
Bunu açarsak; genis kadroyu dogru kullanmak, motivasyonu dozunda ayarlamak, gücünü-kuvvetini
bilerek ama ciddiyetle oynamak olarak yorumluyorum. Ve bu konuda da Popescu'yu biraz ayiriyorum.
Barcelona'nin Nou Camp Stadi'ndan Van Vali Mahmut Yilbas'a bir kaç ayda uyum saglayip, siradan
bir lig maçini üstelik karda ve gündüz oynarken üzerine giydigi resmi kiyafet "ispanya Kral Kupasi"
ciddiyetindeydi. Maçin yildizi skora göre Arif olarak gözükse de, G.Saray takim olarak "stratejik
bilinçlenmenin" en güzel örnegini verdi. Takimin eksilen "dinamiginin" fazlasiyla geri geldigi de görülüyor.
Futbolcularinin mevcut "statik" özelliklerine ancak bir teknik direktörün ekleyebilecegi "dinamik kapasite"
G.Saray'da açikça görülüyor ve ben tabii bir sekilde Fatih Terim'i övmüs oldugum için yine
kellemi "Muppet Show" çizgi karakterlerinden "kermit krolarina" uzatmis bulunuyorum.
Varsin olsun...
Vanspor ise matematik olarak pesinde kosabilecegi ülküleri de kaybetti. Nitekim, havaalaninda
küfürle baski altina alamadigi G.Saray'i birakip 2-0'i bulduktan sonra kendi yönetiminin istifasini
istedi. Bu da "batan gemiyi" terkeden yolcular oldugunu gösteriyor.
Özetle takim olarak sartlara uyum saglama karsiligi olan profesyonelligin bütün özelliklerini gösteren
G.Saray, zor bir deplasmandan kolay bir sonuçla dönerek, gelecek günler için, dinamigin daha da
zenginlesebileceginin belirtilerini verdi. Çünkü G.Saray artik teknik kadrosuyla da oynuyor, yedek
kulübesiyle de oynuyor, taraftariyla da oynuyor, hatta Florya'da biraktiklari da sahada gibi davraniyor.
Takim bu kadar iyi olunca, G.Saray'in gol yemeyen gencecik bir kalecisi bile takimin içinde ögütülüp,
sirtlanarak basariya kosabiliyor. iste ben buna "stratejik bilinçlenme" derim.
(Date: 15/2-98)
Galatasaray SK 2......Fenerbahce SK 2
Gheorghe Hagi(42 P) JJ Okocha(33)
Hakan Unsal(53) Elvir Bolic(89)
Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Bulent -
Okan, Tugay, Gheorghe Hagi[Emre 80], Ergun, Hakan Unsal -
Hakan Sukur, Arif[Vedat 84]
Substitutes: Volkan, Mehmet Gönulacar, Feti, Ionutz Lutzu.
Hakan Unsal.
Referee: Oguz Sarvan, Aykut Gumulu, Engin Cirakoglu.
Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.
Sampiyon olacagiz
© 1997 Copyright Hurriyet
Yavuz GÖKMEN -
Eger bir takimin kalesinde kendisine güvenilmeyen bir kaleci olursa, o takim 90 dakika amansizcasina bastirdigi maçi rakibine böyle hediye eder. Eger bir takim, maça bacaklari titreyerek çikiyorsa, fark yapacagi bir maçta son dakikalarda beraberlige razi olur. G.Saray dün gece iste bu iki faktörün kurbani oldu.
Ancak hiç kimsenin kuskusu olmasin ki, G.Saray dün gece F.Bahçe ile degil, ligin siradan takimlarindan biriyle oynadi ama karsisindakinin böylesine aciz ve böylesine mahvolmus bir durumda oldugunu bir türlü göremedi. Eger G.Saray, F.Bahçe kompleksinden kurtulsa dünkü maç çok büyük farkla G.Saray lehine biter, F.Bahçe de uzun bir süre için tarihe karisirdi. Ama böyle olmadi. Çünkü G.Saray, her zaman kalesinde güvensizlik yasadi. Nitekim son anda yenilen gol kaleciye birakilmasi gereken topun güvensizlik nedeniyle kafayla Boliç'in ayagina indirilmsinden dogdu. Ilk gole gelince, bu golü atmak her ne kadar ustalara yakisirsa da, yemek de acemilerin isiydi. Ancak herseye ragmen G.Saray Ali Sami Yen'de siradan bir takimi yenememis oldu. Ama bu beraberlik F.Bahçelileri bence sevindirmemelidir.
Çünkü sampiyonlugu, mahkum olanlar degil, egemen olanlar kazanacaktir. O da Galatasaray'dir.
Galatasaray'in kronik hatasi
© 1997 Copyright Milliyet
Omer URUNDUL -
Galatasaray, Fenerbahce'ye oranla fizik kondisyon, takim oyunu, pres etkinligi ve ofansif zenginlik fazlaligiyla cok rahat kazanmasi gereken maci, kroniklesmis son bolumde oyundan dusme rahatsizligiyla berabere bitirdi.
Ilk yarida Galatasaray, prese dayali klasik anlayisiyla oyunu karsi
alana yikti. Kanat ataklari, Arif'in tandem arasina giris cikislar
yapmasi, ortadan Tugay'a geriden Popescu destegiyle defansin arasina
sizmak ve Hagi'nin olu toplari, hucum planlarinin temel prensipleriydi.
ilk 20 dakikada Baric'in agir Tuncay'a on liberoda gorev verme yanlisi, Galatasaray'i gole yakin goruntuye soktu. Ama sonra Tayfun'u on liberoya
cekince, oyun biraz dengelendi. Fenerbahce'de Bolic, Saffet ve Tuncay'in
fiziki yetersizlikleri, uygulanan taktikte handikap yaratti. Ayrica,
kollektif bicimde sahaya yayilamamak, asiri top kayiplari, hucum
girisimlerini kisirlastirirken, takim savunmasini da zora soktu. Bu
goruntude Fenerbahce'nin gol bulabilmesi ancak olu toplara bagliydi.
Nitekim Okocha'nin sifira yakin kazanilan frikigi mukemmel bir vurusla
kullanmasi skor tabelasini degistirdi. Ama Fenerbahce bu avantaji,
Arif'i ice kacirtarak penaltiya sebep olup kisa surede kaybetti.
Ikinci yarinin basinda Galatasaray, attigi ikinci golle butun saha
icin dengelerini lehine cevirdi. Fenerbahce top kullanamiyor,
beraberligi arayamiyor, defansta da sik sik zor durumda kaliyordu.
Ancak Galatasaray'in sezon basindan beri devam eden hatasi yine gundeme
geldi. Aktif dinlenme yapmayip, surekli oyunu zorlayinca, yorulup son
15 dakikada oyundan dustuler. Bu, moralsiz ve direncsiz Fenerbahce'ye
kontrolu ele gecirme ve atak yapma ortami yaratti. Biraz gec de olsa
Tuncay'in kenara cekilip, hareketli Taner'in sag kulvara gelmesi, ilker'e
de ileriye bindirme yapma firsati tanidi. Yine oyuna giren Kubilay,
cabukluguyla faydali oldu. Galatasaray'in yoruldugu zaman kalabalik
savunmasinda meydana gelen arka arkaya hatalar tehlike sinyaliydi. En
sonunda dort aydir duran suskun golcu Bolic, guzel bir vurusla cok
onemli bir puani takimina kazandirdi.
Otto Baric'in inanilmaz teknik adam yanlislarina ve eksik kadrosuna
ragmen Fenerbahce, cok onemli bir puan aldi. Baric'in uc defa on libero
degistirmesi, zihinsel olarak ne kadar celiskiler icinde oldugunu gosterdi.
Genc ve hareketli Taner'i yedek kulubesinde oturtup, agir cekim Tuncay'i
israrla uzun sure sahada tutmasi da buyuk hataydi. Galatasaray'da Arif ve
Hagi, cok iyi oynadilar. Uzun suren sakatliktan cikan Hakan Unsal da
tahminlerin aksine olumlu performans gosterdi. Yalniz Hakan Sukur tutuk,
uc onemli pozisyonda inanilmaz beceriksizdi.
Hakem Oguz Sarvan, zorluk derecesi cok yuksek macta otoritesi ve basarili
kararlariyla mukemmel bir yonetim gostererek, Turkiye'nin en iyi hakemi
oldugunu bir kere daha ispatladi.
(Date: 7/2-98)
Antalyaspor K 1...Galatasaray SK 3
Kona(5) Hakan Sukur(43, 71)
Gheorghe Popescu(45)
Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Bulent -
Okan[Feti 82], Tugay, Gheorghe Hagi, Ergun, Hakan Unsal -
Hakan Sukur, Arif[Suat 80]
Substitutes: Kerem, Osman, Vedat, Emre.
Referee: Sadik Ilhan, Turgay Güdü, Serdar Çakiroglu.
Stadium: Ataturk Stadi - Antalya.
Uyanis
© 1997 Copyright Hurriyet
Yavuz GÖKMEN -
Maçin henüz dördüncü dakikasi oynaniyordu. Galatasaray'in sahaya
uyku ilaci almis bir manga gibi çiktigini birkaç dakika içinde saptayan
Antalyalilar, çekine korka Galatasaray kalesine geldiler. Bülent Korkmaz
önündeki yürüyen Filipescu'ya güvenerek kademede bekledi. Ancak
Iulian Filipescu topu ofsayt diye birakti, kalecinin de hatali çikisi
soguk dusu getirdi. Bu soguk dus, ne yazik ki, Galatasaray'i uyandirmaya
yetmeyecekti.
G.Saray'in uyanisi, maçin basindan beri sahada uyur gezer gibi dolasanlarin
basinda gelen Hakan Sükür'ün olaganüstü çabasiyla gerçeklesti.
Hagi'nin attigi korner sirasinda ceza sahasinin disinda dolasan Hakan
Sükür, korner atilacagi anda bütün defansi aldatarak firladi ve altipas kösesine
hayalet gibi indi. Top ve Hakan Sükür en üst noktada bulustuklari sirada golün
adi belli olmustu. Iste o dakikadan itibaren G.Saray, G.Saray oldugunu hatirladi.
Gheorge Hagi disinda futbolu unutmus görünen sari kirmizi formali oyuncular,
basta Tugay Kerimoglu olmak üzere canlandilar. Amansiz bir baskiyla Antalya'yi
adeta bogdular, perisan ettiler.
G.Saray'da kaptan Bülent Korkmaz muhtesem bir mücadele örnegi sergiledi. Okan
Buruk, Gheorge Popescu ve Hakan Sükür de maçin kahramanlariydilar. Ama asil
kahraman son zamanlarda görmedigim güzellikte maçi yöneten, futbola izin veren ve
pozisyonlarin her an yaninda bitiveren hakem Sadik Ilhan'di. Ve bir de tribünlerin
bir kenarina sikismis olduklari halde, bütün stadi havai fisekler ve Cim-Bom-Bom
tezahürati ile inleten bir avuç G.Saray seyircisi. Onlar, alinlarindan öpülecek
insanlardilar.
(Date: 1/3-98)
Galatasaray SK 3......Besiktas JK 2
Gheorghe Hagi(22 F) Mehmet(32, 54)
Hakan Unsal(47)
Emre(77)
Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Bulent -
Okan[Fatih 46], Suat[Emre 46], Tugay, Gheorghe Hagi[Osman 82], Hakan Unsal -
Hakan Sukur, Arif
Substitutes: Kerem, Vedat, Mehmet Gönülaçar.
Iulian Filipescu.
Referee: Erol Ersoy, Münir Takpak, Akif Ugurdur.
Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.
Zorunda olmak
© 1997 Copyright Turkiye
Ümit Aktan -
"Zorunda olmak" bir belâdir. Bir büyük derttir kazanmak zorunda olmak.
Sikinti verir oyuncuya, strese sokar adami "zorunda olmak".
Yerden oynamak isterken bir bakarsiniz top kalkmis havaya. Önüne atarsiniz,
attiginiz adam topu geçmis hirsindan. Arif gibi...
Yumusatacagi topu isiriverir gibi alir, oyuna sokarken hirsiza tas atar gibi
oyuna baslar defans adaminiz. Bülent gibi...
Plaseler sut olur, oyun kurucular vampirlesir. Tugay gibi...
Hepsinin bir tek nedeni vardir. Ona da "zorunda olmak" diyoruz.
Iyi oynarken, hem de Besiktas gibi bir takima karsi çok çok iyi oynarken,
"zorunda olmak" maçlarindan yüzlercesini oynamis olan Hagi'nin
sogukkanliligi ve sol ayagi golü buluverir. Kaleye sut degil adeta "Mrmiç'e
iftira atan" Hagi oyunu açtiginda saatler 19.25'tir...
Sonra Kartal çikar yuvasindan. Bir baska tecrübeli kurt Sifo Mehmet önce
ayar çeker, sonra vurur. Saatler 19.35'dir...
Haydi buyrun! Yine "zorundasiniz".
Üstelik, artik Besiktas çikmakta ve top yapmaktadir. Vurmakta, kaçirmakta,
tempo koymaktadir. Erkan ve Tayfur iyi gelmekte, Yusuf ve Sifo ise etkili
gelmektedir. Sahada daha renkli olan takim ise sadece "zorunda olmak"
baskisindan dolayi bunalimdadir.
Yerinde aksayan Filipescu'yu sistemin aksayan yerine çekmek ve dogru yere
yamamak skora yansiyacak bir fikirdir. Böylece Hakan'la#dan küçük olani
ileri çikabilecektir. Bu dedigim oldugunda saat 20.10'dur...
"Korumak zorunda olmak" baslamistir. Çünkü maglup durumda daha iyi oynayan
Besiktas tekrar oyuna girmistir. Nitekim Sifo uzak direkte golü
buluverdiginde saatler 20.20'dir...
Ve G.Saray yine "zorunda olmak" zorunda kalmistir...
Oyunu birakmayan ve muhtesem gecenin iki süper takimindan daha renkli olan
G.Saray "iste gelecek" diye bas bas bagiran küçücük Emre'nin akillara
durgunluk veren golüyle tekrar liderligi bulmustur.
Isin ilginç yani Emre'nin inanilmaz güzellikteki golü geldiginde saatime bir
baktigim zaman gördügüm rakamlarda gizlidir...
G.Saray liderdir ve saat 20.45'dir...
(Date: 7/3-98)
Sekerspor K 2...Galatasaray SK 4
Hasan(3) Tugay(23)
Tansel(40 P) Fatih(60)
Hakan Sukur(63)
Emre(80)
Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Bulent -
Okan, Gheorghe Hagi[Fatih 41], Tugay[Mehmet Gönulacar 87], Emre, Hakan Unsal -
Hakan Sukur, Arif[Ionutz Lutzu 81]
Substitutes: Kerem, Osman, Suat, Vedat.
Tugay, Mehmet Bölukbasi.
Referee: Ünsal Çimen, Serdar Çakiroglu, Timur Tekinarslan.
Stadium: 19 Mayis Stadi - Ankara.
Stratejik bilinçlenme
© 1997 Copyright Turkiye
Ümit Aktan -
G.Saray'in lider olarak çiktigi ilk geceyi, belki de en zor geceyi sari-kirmizililarin
Ankara'daki taraftarlari kurtardi. Gitmekte olan maçi takimi ateSleyen seyirci aldi.
Oyunun baSlarinda gelmeye hiç niyeti olmayan Sekerspor'u adeta üzerine çagiran, bir
korner, ardindan da "tepside gol" sunan G.Saray oyunu "seyirlik" yapiverdi. Rakibin iyi
çikan ve çok koSan bir takim oldugunu gördüklerinde gece siki bir maçin habercisi
durumuna gelmiSti bile. Hem siki, hem de zor... Sekerspor'un en çok koSan adami olan
Celal Kibrizli dogru seçim yaparak sahaya sürdügü isimsiz kahramanlariyla iSi kotaracak
gibi görünüyordu. Ama bir görüntüydü... Ezen G.Saray'in "kaçirdiklari atacaklarinin teminati"
oldugundan ilk patlama Tugay'dan geldi. Hem Tugay patladi hem de top... Sonra tekrar "nasilsa atariz"
havasina giren G.Saray bir daha göbekten delindi ve Sekerspor tekrar önde... G.Saray ise ilk
bir saat temposundan uzak, agirligini koyamamiS, defansi "birde" basamayan, üç çalimda bile
top kullanamayan eski sikintili günlerindeydi. Rakibi ise hiç oyuna girmeden iki gol bulmuS maçi
götürüyor. Liderligi elinin tersiyle iten G.Saray ise hâlâ rölantide. Hakan'in önden ve arkadan markaji
ve darmadaginik bir Arif. Filipescu ise topu çignemekten neredeyse agzinda balon yapip patlatacak.
Maç boyunca rakibin casusu gibi oynayan Filipescu inanilmaz bir yavaSlik ve lidere yakiSmayan
yanliSlar içindeydi. Sonra bir saat doldu... G.Saray'in Ankara'daki yeni açilan taraftarlar derneginin
katkisiyla organize olan "Ankarali G.Saraylilar" sahneye çikti. Takimi seyirci ateSledi. Ardindan
Fatih skora isyan etti ve giden maçi yakaladi. Okan ve Fatih'ten siçrayan ateS ayni golü iki kez
atan Hakan Sükür'le lidere "çok Sükür" oldu. Sonrasinda Sekerspor oyuna girmeye çaliSti ama
fitili yanmiS olan G.Saray küçük küçük patlamalarla 20 dakika oynayip maçi koparmayi baSardi.
Bir anlik silkinmeyle kivilcimi kora dönüStüren G.Saray "gelecek, geldi" diyen Emre'nin bu hafta
da buldugu olaganüstü güzel ve bana göre "ayagiyla Siir yazabilen" maharetteki ünlü golüyle ünlü
bir müzikali sergiledi: "Cumartesi gecesi ateSi".
(Date: 15/3-98)
Galatasaray SK 3......Genclerbirligi K 1
Hakan Sukur(45, 69) Umit Karan(81)
Arif(62)
Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Bulent -
Okan, Tugay, Emre, Suat[Fatih 85], Hakan Unsal -
Hakan Sukur, Arif[Ionutz Lutzu 80]
Substitutes: Volkan, Osman, Mehmet Gönulacar, Feti, Vedat.
Suat, Arif, Bulent.
Referee: Kadir Tozlu, Unal Savcioglu, Kerim Akdulber.
Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.
G.Saray çitayi yükseltti
© 1997 Copyright Aksam
Deniz GÖKÇE -
Dün Ali Sami Yen'de oynanan ve her iki takim açisinda da çok kritik olan maçta görmek istedigimiz her türlü güzellikle, görmek istemedigimiz her türlü pislik biraradaydi.
Maç basladiginda her iki takimin da diri oldugu, maça asildigi görülüyordu. Gençlerbirligi kritik eslesmeler yapmisti. B.Hakan'i Gençlerbirligi'ndeki Hakan tutuyor, Tolga Arif'le oynuyor, Geremi Suat'i alirken, Metin Diyadin ile Tugay eslesiyordu. Hakan, B.Hakan'i hem fizik güçü, hem de hareketlilik olarak durduramadigindan çapraz kosularda G.Saray forvetleri ilk 10 dakikada dört tane gol pozisyonu buldular. Ülkemizin en cin antrenörlerin Yilmaz Vural 10'uncu dakikada duruma müdahale etti. Daha güçlü ve daha futbol bilgili Geremi'yi B.Hakan'in üzerine verince maç kilitlenmis oldu. Ancak Galatasaray'in yaptigi pres Gençlerbirligi takimini büyük ölçüde kendi sahasina hapsediyordu. Bir sahaya yigilan oyun, futbolcularin da sinirlenmesine yol açti. 17'inci dakikada B.Hakan'in 35 metreden vurdugu sutu kaleci kurtariyor. 35'inci dakikada ise Ümit'in B.Hakan'i düsürmesine hakem seyirci kaliyordu. Bu kadar kritik bir maçta hakem bariz penaltiyi vermeyince oyuncular birbirine giriyor. Maçin elektriklenmesinin nedeni ise Tugay-Metin Diyadin eslesmesiydi. Metin faul yaptigi Tugay'i yerden kaldirmak istedigi zaman Tugay'in elini itmesiyle baslayan çekisme, Tugay'la Metin'in tekmelesmesinde kenardan Fatih Terim'in gereksiz bir sekilde Metin Diyadin'e bagirip çagirmasiyla zirveye çikiyordu.
Bütün bu itis-kakislarin arasinda son dakikada tesadüf, fakat mükemmel bir gol Galatasaray'i zirveye tasiyordu. Emre'nin nefis pasini Suat'in mükemmel bir kafayla uzak direge indirmesinde B.Hakan golü buluyordu. Tesadüfi ama mükemmel bir gol...
Maçin ikinci devresinde ise Gençlerbirligi açisindan dram vardi. Ikinci devrenin ilk 15 dakikasinda üç tane gole dönüsebilecek pozisyonu bitiremeyen G.Birligi, iki tane komik savunma hatasi yaparak farkin açilmasina neden oluyordu. Galatasaray müthis güçlendi. Pres yapiyor, kosuyor ve psikolojikmen de güçlü. Bu sezonun finisi baslangicindan kaliteli olacak. Dünkü maçta gerçekten kusursuz bir Popescu vardi.
(Date: 21/3-98)
Gaziantep K 1...Galatasaray SK 1
Faruk(82) Hakan Sukur(54)
Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Fatih -
Okan, Tugay, Emre, Ergun[Gheorghe Hagi 46], Hakan Unsal -
Hakan Sukur, Suat[Mehmet Gönulacar 46]
Substitutes: Volkan, Osman, Feti, Vedat.
Okan, Fatih.
Referee: Murat Ilgaz, Sürhat Müniroglu, Burhan Mermer.
Stadium: Kâmil Ocak - Gaziantep.
Yanlis degisiklik
© 1997 Copyright Milliyet
Ömer URUNDUL -
GALATASARAY kumede kalma savasi veren rakibi onunde oyunu ilk dakikadan
itibaren yuksek tempo ile karsi alana yikti. Kollektif anlayis icinde gol
yollarini bulabilmek icin butun ofansif varyasyonlari denediler. Topu
enlemesine ve dikey olarak cabuk kullandilar. Defans blogundan da orta
sahaya ve ileriye girisken destek geldi. Yardimlasmali presle rakibe top
kullanma alani birakmamak hucum girisimlerinde Galatasaray'a devamlilik
sagladi. Ancak Gaziantepspor her turlu zorluklara karsi futbolda carelerin
tukenmedigini belgeledi. Kenarlarin iyi kapatildigi, Hakan Sukur'e ikili
markajla tedbir getirildigi, hirsli hareketli bir gomulu savunma uyguladi.
Bu akilci taktik Galatasaray'in yuksek hucum gucune uretkenlik eklemesini
engelledi.
ikinci yari baslarken Fatih Terim hem uzun zamandir oynamayan Mehmet'i, hem
de Hagi'yi bir arada sahaya surerek gereksiz degisiklige gitti. Halbuki
yanliz Hagi'yi oyuna alsa dogruyu yapmis olurdu. Terim'in dusuncesi Hakan'a
Mehmet'i asist kullanmak ve Hagi ile de gomulu defansin direncini sutlarla
kirmakti. Ama makine gibi oynayan takimin balansini bozdu. Buna ragmen
Galatasaray istedigi dakikada onemli olan golu Hakan Sukur ile buldu. Ama
bozulan denge ilerleyen bolumlerde Galatasaray'in aktivitesini ters yonde
etkilerken bir karambol sonrasi gelen gol de cok onemli iki puanin kaybina
yol acti.
Gaziantepspor kotu gunler yasiyor. Bu sikinti icinde sahaya ciktilar. Onemli
oyuncularinin eksikligi de top yapip sahaya yayilmalarina imkan vermedi.
Butun bunlara ragmen Mitrovic'in akilci taktigi, yuksek mucadele gucleri ile
zoru basarip kendileri icin onemli bir puani alirken, ayrica da ilerleyen
haftalara moral depoladilar.
Hakem Murat Ilgaz az hatali, cesur ve basarili bir yonetim gosterdi. Bu
cesur yonetimler buyuk takimlarin sahasinda oynadigi maclarda da devam
ederse, hakem kaosu onemli olcude azalir.
(Date: 29/3-98)
Galatasaray SK 2...Samsunspor K 1
Arif(17) Serkan(67)
Suat(59)
Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Bulent -
Okan, Tugay, Gheorghe Hagi, Suat[Ergun 85], Hakan Unsal -
Hakan Sukur, Arif[Fatih 65]
Substitutes: Volkan, Osman, Fethi, Vedat, Emre.
Iulian Filipescu (66, 2 yellow cards).
Referee: Metin Tokat, Cengiz Akyüz, Arif Keserci.
Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.
Sistem mistem
© 1997 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit AKTAN -
Bu tarz sürekli bir veya iki gol geri düsüp sonradan
kurtulan maçlarin sistemiydi.
Kalbe ziyan, zora istahli G.Saray'in herkesin
kaybettigi haftada sahaya dizdigi oyuncular bu sistemi
bir kez daha deneyeceklerdi. Ama geçmise göre bir
fark, bir fazlalik vardi...
Okan faktörü...
Buna karsilik iki de sorun vardi. K.Hakan ve
Filipescu'nun iyi oynamamalari.
Oyun basit, sade, renksiz giderken Okan "Oyunu"
patlatti.
Arif de "Topu"...
Simdi bu sistemi bir de öndeyken görecektik. K.Hakan'in
topu kullanmaktan önce düsürülmeyi bekleyen tavri
sol tarafi battal ederken, Okan çirpinip duruyordu.
Takim gedikler veriyor, tempo koyamiyor, yani G.Saray
kaynamiyordu.
Sistem, öndeyken de "Kiytirik" görünüyordu.
Ikinci yari ayni sistem, ayni adamlar, fakat dayanilmaz
bir pres ve tempo ile açildi. Suat'in kafasiyla
fark çogalirken futbolun bir garabeti takildi aklima:
Ayni sistem, ayni kadro bir devre bu kadar "Kiytirik"
olurken diger devre nasil bu kadar "Muhtesem"
olabilirdi. Hiç bir parça ilave etmeden makine nasil
bu kadar "Devirli" çalisabilirdi. Ancak futbolun
garabeti kadar cazibesi de bu maçta görüldü.
Kirmizi bir panikle 10 kisi kaldigi anda golü de
yiyen G.Saray maçi zora soktu. Iyi mücadele eden bir
rakip karsisinda oyun fena halde sikisti.
Sistem olmustu mistem!...
Acaba Fatih Terim devre arasinda bazi yazarlarin yazilarini
mi okumustu?
Ayrica hatirlatirim:
Fatih Terim hâlâ üç defansla oynuyor!...
(Date: 4/4-98)
Trabzonspor K 1...Galatasaray SK 1
Hami(34) Okan(31)
Line up: Mehmet Bölukbasi, Fatih, Gheorghe Popescu, Bulent -
Okan, Tugay, Gheorghe Hagi, Suat[Ergun 82], Hakan Unsal -
Hakan Sukur, Arif[Emre 82]
Substitutes: Volkan, Osman, Fethi, Vedat.
Bülent, Tugay, Arif, Okan, Hakan Unsal.
Referee: Oguz Sarvan, Münir Takbak, Akif Ugurdur.
Stadium: Avni Aker Stadi - Trabzon.
Sokak Kavgasi (1-1 lerini yediler)
© 1998 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit AKTAN -
Maçin konumu, durumu ve puan cetvelinden dolayi zorunlu sorunu hep "Arabesk" idi.
Maç "Müslüm Baba" dinleyerek seyredilmesi gereken acili bir sokak kavgasiydi.
Özellikle ilk yaridaki Trabzonspor için "Madem bu gücün vardi, Çanakkale'de ve
izmir'de niye savasmadin" diye sormak geldi içimden.
ilk yaridaki oyun insanin bagrina jilet attiran bir görüntüdeydi. "Acilarin çocugu"
Trabzonspor ile "Kader mahkûmu" G.Saray'in çig köfte partisinde kavga çikmisti sanki.
Dün geceki maç gösterdi ki, ne G.Saray "Ricaci" ne de Trabzonspor "Kiyakçi".
Maçi ikisi de istiyor ve kabara kabara oynuyorlar. Özellikle maçin baslamasiyla
birlikte müthis bir savasa girisen bordo-mavililer sahanin her yerinde presle
G.Saray'i sindirmeyi basariyorlardi.
Buldugu herkesi "Stoper" soyunduran Trabzonspor, Osman, Rada, Hüseyin ve iskender'le
çok kesicili bir anlayis sergiliyor ve savasiyor.
Zaman zaman savasi tekme tokat ile hatta jiletler atarak yapsa da çok üstün ve
çok saglam bir savas veriyordu.
iki takim da kiyasiya ve ölümüne sahanin her yerinde "Cenk ediyor" ve gece dillere
destan oluyordu.
Özellikle iskender'in attigi usturalar sirasinda zorlanmanin ötesinde kontrolünü
sikça kaybeden Oguz Sarvan, savasin içinde neredeyse kim vurduya gidiyordu.
Sokak kavgasinda bir çikip gol bulan G.Saray ile çok çikip hiç pozisyon ama yine
de bir gol bulabilen Trabzonspor skoru dengede tuttular. Özellikle bu bölümde
iskender sahanin her yerinde "Müslüm baba jiletleri" atarken ilginçtir, sahanin
en iyisi ve en temizi olan Orhan'in kart görmesi iskender'in de oyunu kartsiz
sürdürmesi bana biraz tuhaf geliyordu.
Avni Aker'den sürekli 1-1'lerle çikan iki takima da bana göre lig sampiyonlugu
çok "Afilli" yakisiyor. Nasil ki Türkiye Kupasi Besiktas ve G.Saray'a ayni sekilde
yakisiyorsa.
ikinci yarida sayisiz gol firsati bulan ve yararlanamayan G.Saray'la bütün maç boyunca
"Topu kazanmak için topu isiran" Trabzonspor el birligiyle F.Bahçe'yi zirveye
tasiyorlardi ve maçtan önce Trabzon'da rastladigim herkesin "Bu maç Fener'e yarasin
istemiyoruz" düsüncesi havada asili kaliyor ve F.Bahçe bir kez daha Trabzon'un çizdigi
akibetle zirveye yerlesiyordu.
"Sokak kavgasini" G.Saray ve Trabzonspor yapmis, "Mahallenin haracini" ise F.Bahçe
yemisti.
(Date: 12/4-98)
Galatasaray SK 6.........Altay 1
Gheorghe Hagi(35 F) Kenan(48 OG)
Hakan Sukur(41, 65, 85) Necati(63)
Mehmet Gönulacar(89)
Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu[Fatih 88], Gheorghe Popescu, Bulent -
Suat, Ergun, Gheorghe Hagi, Emre[Mehmet 68], Hakan Unsal[Osman 68] -
Hakan Sukur, Arif
Substitutes: Volkan, Fethi, Vedat, Fatih.
Serdar(Altay 34).
Referee: Ali Aydin, Sürhat Müniroglu, Burhan Mermer.
Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.
Kan, ter, gözyasi
© 1998 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit AKTAN -
Ülkenin en "iyi çikan" ve "en çabuk çikan" takimi Altay ile, ülkenin "en
yorgun" ve "en mazlum" takimi çok zor bir maça giristiler.
Hakem Ali Aydin da son üç günün "rivayeti manset edenler" ve "arzularini
haber yapanlar" tarafindan yorumlarla töhmete çeyrek birakilmisti.
Hagi'ye bütün arkadan müdahalelerde "devam" diyen yorumlar, seyirci ile
birlikte sahaya "kan, ter ve gözyasi" olarak dökülüyordu.
ilk yarim saatin sonunda "her nasilsa" verilebilen bir serbest atista, Altay
Serdar gibi bir adamini da disarda birakinca saskinligi degerlendiren Hagi
topu alt köseye "elinde adresle" gönderiverdi.
Koca bir ilk yari kaleci Mehmet'e hiç top ve tehlike gelmeden geçerken,
G.Saray tüm yorgunluguna ragmen iyi basiyordu.
Sonra Ergün'ün sisirdigi topa "büyük degil, çok büyük Hakan" ön direkte bir
çiçek verdi ve "kizi tavladi".
G.Saray hem muhtesem oynuyor, hem de gol sayiyordu. Üstelik mükemmel bir
futbol anlayisiyla oynayan, üstelik "iki temel tasi" eksik olan 10 kisilik
Altay'in inanilmaz basarili direncine karsi... ikinci yari "Büyük Hakan
sükür" imzali üçüncü golle açildi. Ve o andan itibaren sahaya "Cigerinin son
hücrelerinde kalan son oksijenle" saldiran Cimbom'u izlemeye basladik.
Ortalama "dakikada bir pozisyon" olarak sürdü oyun.
Saldirinin suursuzlastigi anda eksik oynamasina ragmen muhtesem basarili bir
oyun sergileyen Altay yine "Kalitesine uygun" bir çikis yapti.
Ve golü buluverdi...
Ardindan "Çok Büyük Hakan" ve çok düsüne düsüne attigi bir "Çok sükür"
golü...
Bundan sonrasi yine elde kagit kalem liderlik için istenen 4 farkli skoru
getirecek bir goldü.
Ama "çok yorgun" G.Saray'in "ustalari" vardi. Nitekim Hagi, Hakan'a bir
lokum sundu, o da gol yapti...
"Çok Büyük Hakan" dün gece "Pazar günü gezerken sevgilisine lâf atan adami
yakalamis gibi" hiç acimiyordu.
Bir "Okumus" taraftarin maç biterken söyledigi gibi Altay maçi hiç de
"Sabah" Gazetesi'nin istedigi gibi olmamis, tam aksine emek harcanarak
"Kan, ter, gözyasi" dökülmüs bir muhtesem galibiyet olmustu.
Ayrica son golde Hakan'in muhtesem pasiyla golü bulan "Golcü Mehmet"
konusunda da geçmiste kullandigim "Oyuna ihanet" konusunda özür dilemek
istiyorum.
Tabii kabul ederse...
"Ördek yürek" Fatih Terim'in dün gece nasil bir "Mangal yürek" oldugunun
resmi çekildi. Dün gece ne kadar gerekiyorsa o kadar atarken...
(Date: 18/4-98)
C Dardanelspor 1...Galatasaray SK 2
Mususi(34) Gheorghe Hagi(41)
Hakan Sukur(81)
Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Bulent[Emre 72] -
Okan, Suat[Fatih 46], Gheorghe Hagi, Ergun, Hakan Unsal -
Hakan Sukur, Arif[Mehmet Gönulacar 72]
Substitutes: Volkan, Osman, Fethi, Vedat.
Arif, Gheorghe Hagi.
Referee: Erol Ersoy, Münir Takpak, Timur Tekinarslan.
Stadium: 18 Mart Stadi - Canakkale.
Gheorghe Popescu missed a penalty(68).
Ise Hagi Karisti
© 1998 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit AKTAN -
G.Saray oyuna iyi baslamadi. Özellikle Arif ve Ergün hücum adina sürekli yanlislar ürettiler, top kaybi yaptilar ve kolayi ile isbitirmek mümkün iken zoru denemek kaprisinden takimi frenlediler.
Bu da G.Saray'a orani en yüksek top kaybi ve tempo zaafi yaptirdi.
Bütün bu aleyhte faktörlere ragmen ilk yarida kendi "öz" hatasiyla sadece bir sans veren G.Saray torbayla gol atabilirdi. Ama golü atmamak için mümkün olabilecek tüm yanlislari yaparak maçi sürekli sikintida sürdürdüler.
iyi çikan Çanakkale'nin bir hücumunda K.Hakan'in inanilmaz hatasi ve elinde bayrak varmisçasina garip bir ofsayt yorumu kaleci Mehmet'i ikiye-bir birakti ve tabii gol geldi.
Sonra sahanin en iyi üç kisisinden biri olan Hagi "Gül döktü gol yollarina".
Ve oyun bastan basladi...
Defansin yerlesim hatalari ve ilk toplarda evsahibi takima izin veren anlayisi oyunun kilit noktasiydi. Ayrica Çanakkale Dardanelspor'un defansa yigilmis görüntüsünden "iyi hücum" çikiyordu.
Ama Ergün ve Arif'e K.Hakan da eklenmis ve bütün takimi "Gergin ve kararsiz" oynatiyordu.
G.Saray aslinda Ali Sami Yen'in bir kaç vites altinda oynuyordu.
34 yasindaki Hagi herkesten çok kosuyor, her yere giriyor ve ne yaparsa futbol adina "Dogrulari" yapiyordu. Dünkü maçin da tekmeye kafa sokani, rakibini pesinden sürükleyeni, uzamis formasiyla yine de gole kosani ve attigi paslarla sürekli tehlike yapani hep Hagi'ydi.
Dünk, galibiyet getiren ise "Hagi" karismisti...
ikinci yarida Hakan'in "Özel üretimi" bir penalti, Hakan sükür'ü "sedyeye", Tolga'yi "nezarete", Popescu'yu "Engin'e", ligi ise "Fener'e" birakiyordu...
Ne zaman ki Fatih Terim girebilecegi bütün risklere girdi ve deneyebilecegi her seyi sahaya sürdü...
iste o zaman maç geri geldi. Evsahibinin yildizi ve buram buram futbol kokan Mapeza'nin uzagina ve Tolga'nin yanina düsen topu Hakan kaleye "Firin küregi" gibi vurdu. Ve bu heykeli dikilecek Hakan'a "saban" diyen utanmaz bir grup basin tribünü seyircisinin ve sahada Mapeza disinda G.Saray'i tökezletmek için tekme atmaktan bile çekinmeyen Dardanelspor'un beklenmedik bir yenilgisi oldu.
O "Büyük degil çok büyük Hakan sükür" dün G.Saray'in averajini da inanilmaz noktalara çikartabilirdi. Ama her seye ragmen oynanabilecek en zor deplasmandan üç puan çikarmayi basaran G.Saray ligde agirligini ve kalitesini bulundugu yere en çok yakistiran takim oldugunu kanitladi.
Bundan böyle G.Saray'in üzerinde oyun oynamak isteyenler Hakan'in "Tüm zeka testlerinde en üst puan" verilmesi gereken mücadelesini ve muhtesem golünü lütfen bir daha düsünsünler.
... Ve öyle konussunlar....
(Date: 26/4-98)
Galatasaray SK 5......Kayserispor K 1
Hakan Sukur(35 F) Mkelele(62)
Fatih(60) Ismail(90 OG)
Ergun(63)
Okan(69)
Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Fatih, Gheorghe Popescu -
Okan, Tugay[Emre 78], Gheorghe Hagi[Mehmet Gönulacar 82], Ergun, Hakan Unsal -
Hakan Sukur, Arif[Suat 68]
Substitutes: Volkan, Fethi, Vedat, Osman.
Referee: Ali Uluyol, Engin Cirakoglu, H. Osman Yavuz.
Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.
Plastik cerrahi
© 1998 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit AKTAN -
Kayserispor ligin
iyi ve "cici" takimlarindan biriydi. "Di"li geçmis
kullaniyorum, çünkü Kayserispor'a dün geceki
ameliyattan sonra artik "geçmis olsun" demeliyiz.
Yine de açik futbolu ve ayaga çabuk çikislariyla
en azindan alkisi hakettiler. "Vakit geçirmek"
ile "baski kurmak" arasinda kaldiklari için
bocaladilar ve uzun süre sadece "direnmekten" öteye
geçemediler.
Is kuvvetten çikti ve beceriye kaldi...
Iste o an Hagi tahta ayagiyla "ismarlama" paslarindan
birini atti..
Hakan sükür de rakip kalede mum yakti..
Hakan sükür'ün içinde sakladigi ve golde ortaya
çikan duygulari yine bu sayfada gördügünüz gol
sevinci sirasinda çekilen resimde gizli. "DIE FOR
YOU". Yani "Senin için ölürüm."
Maç boyunca hiç susmayan muhtesem tribün korosunun
ortaya döktügü destelerin sözleriydi bunlar sanki.
Sonra da gelsin "çat-çat"lar...
Sahanin "Plastik cerrahi" Hagi yönetimindeki "Operasyon"
ekibi önce oya gibi paslarla, sonra "civa" gibi
ataklarla "mürüvvet" görmeye basladilar. Çaglayan,
akan, önüne geleni ezerek sürükleyen G.Saray artik
durdurulamazdi...
Narkozu veren Okan ve ilk müdahaleyi yapan Hagi oyunun
her tarafini "düzeltiyor", Hakan sükür ise sürekli
elinde gezdirdigi "nester" ile "estetik cerrahi"nin
örneklerini veriyordu.
21 bin küsür kisinin gözleriyle, milyonlarca insanin
ekrani basinda izledigi "ameliyat" acisiz yapiliyordu.
Bütün bu "cerrahi müdahale" islemi sirasinda
ekibin "ilaç sorumlusu" Fatih Akyel "ödem"
olabilecek her yerde "antibiyotik" veriyor ve
operasyonu rahatlatiyordu.
Nitekim, "ilaç sorumlusu" Akyel'in ikinci yari basinda
ve oyun tikanirken buldugu golden sonra kendine gelir
gibi olan hastaya "erken verilen çiçek" skoru sikintiya
soktu. Ama o anda devreye giren "kemik cerrahi" Ergün
"ilik nakli" yapiverdi. Bu müthis golün ardindan
ameliyat "narkozitör" Okan'in attigi dikisle
yarayi kapatarak tamamlandi.
"Bashekim Fatih Terim", ülkenin en çok "hasta"
kabul eden hastanesinin basinda olmaktan dolayi duydugu
gururu gizlemeden basarili operasyonun mutlulugunu maç
sonrasinda seyircisiyle paylasarak ve hiç esirgemeden
yasadi.
Böylece "mürüvvet" simdilik G.Saray'in
koynunda "nekahat" devresine geçmis oldu.
(Date: 3/5-98)
Galatasaray SK 4......Istanbulspor K 1
Okan(56) Engin(43 P)
Hakan Sukur(59, 78)
Arif(74)
Line up: Mehmet Bölukbasi, Vedat[Emre 77], Fatih, Gheorghe Popescu -
Okan, Tugay[Suat 70], Gheorghe Hagi[Mehmet Gönulacar 82], Ergun[Feti 85], Hakan Unsal -
Hakan Sukur, Arif
Substitutes: Volkan, Osman, Mehmet Gönulacar, Adnan.
Gheorghe Popescu, Tugay, Feti.
Referee: Muhittin Bosat, Mehmet Kaya, Huseyin Darici.
Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.
Bileginin Hakkiyla
© 1998 Copyright Aksam
Deniz GÖKCE -
Galatasaray kendi bileginin gücüyle sampiyonluga uzandi. Böylece seviyesiz dedikodularin sardigi Türk spor camiasi da çirkinlikler sezonunu bitirmis oldu.
Maç basladiginda Galatasaraylilar çok gergindiler. Fatih ile Saffet ve Vedat ile Aykut arasindaki tekmelesmeler çocukcaydi. Galatasaray, Istanbulspor'un iki forvetini adam adama alirken Ergün'ü geçen haftaki gibi ön libero oynatiyor, Tugay'i ise ileri sürüyor. Bu diziliste Ergün, Sergen'in karsisina, Tugay da Oguz'un karsisina düsüyordu.
Ergün ilk devrede çok sayida savunma hatasi yapti. Ama ikinci devrenin en çok kosan elemaniydi. Tugay ise hafta içindeki antrenmanlarin tersine son derece etkisizdi. Allah'tan Oguz da onun kadar etkisiz kaldigi için büyük bir zarar olusmadi. Hagi geçen haftadan daha yavas ve güçsüzdü. Böyle bir durumda Galatasaray takiminin yildizi bir kaç haftadir oldugu gibi sag kanatta her topta Hamza'yi geçen Okan oldu.
Ilk devrede 20'ye yakin orta yapan Okan, Galatasaray'in hemen hemen bütün hücumlarinda firsati yaratan futbolcuydu. Geçtigimiz iki senede tekme atma ve çirkinlikten baska bir sey yapmayan Okan'in takimin yildizi durumuna gelmesi ne kadar mutluluk verici. Istanbulspor ise Halilagiç ile Hakan'i ve Emre ile Arif'i tutuyordu. Ilerleyen dakikalarda Emre'nin yerine giren Timur da Arif'i marke etti.
Maçin ilk devresinden Saffet Susiç son derece basarili bir taktik uygulamisti. Nitekim bu taktik kontra ataktan penaltiyi buldu ve öne geçti. Ancak ikinci devrede Aykut'un yerine Fuat'i alarak 1-0'lik galibiyetin üzerine yatmak isteyen Susiç, Istanbulspor'un çözülmesine neden oldu.
Dalga dalga gelen Galatasaray ataklari özellikle Okan'in paslariyla gole giderken, Istanbulspor sadece seyretti.
Bu maçta daha önceki maçlarda oldugu gibi istanbulspor takiminin antrenman yapmayan oyunculari basta Sergen olmak üzere siritti. Sergen'in kaybettigi top sayisini ilk devreden sonra biraktik.
Ligin bütünü göz önüne alindiginda Galatasaray ikinci devrede yükselen fizik gücü ve gol atma becerisiyle kazanan takim oldu.
Ancak bu takima yakismayan bir idareci kadrosu var. Stat hoparlöründen yapilan anons ile maçi geç baslatmak kurnazligi Galatasaray camiasina ne ölçüde yakisiyor bilemiyoruz. Ve Besiktas maçinda oldugu gibi konfetiler özerine ates atarak yangin çikartanlar ne derece sporsever bilemiyoruz.
Malumun ilâmi
© 1998 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit AKTAN -
G.Saray oyuna iyi
baslamadi. Özellikle Tugay'in anormal çaliskanligina
ragmen önde oynayip "bir de" kullanamadigi
toplarda üstünlük problemiyle dolasti durdu.
Ilk yari boyunca oyun G.Saray'in trafik temposunda
degil, bogalarin seçtigi ritmde oynandi. Maç
boyunca sampiyonun bu eksigini "oyunu zorlayan tek
adam" olarak Okan kapatti. "Maden arama"
zahmetinde ele geçirilen pozisyonlarda ise Zdravkov'un
olaganüstü refleksleri dikildi G.Saray'in karsisina.
G.Saray'in yavas gözüktügü ilk yari, Istanbulspor'un
bir penalti golüyle süslendi.
Lig gidiyor gibiydi...
Oguz ve Sergen'in mükemmel oynadigi ilk yari
liderin tempo koyamamasindan dolayi, rakibinin keyfi
oldu.
Her zamankinin iki misli oynayan Istanbulspor, her
zamankinin yarisini oynayamayan G.Saray karsisinda
yapacagini yapmisti...
Ikinci yarida havasi alinmis takimi "sönmüs
balon" durumundan kurtaran özellikle sahanin yildizi
Okan oldu. Ikinci yariya daha arastirmaci ve daha
tempolu giren sampiyon golü de erken buldu. "Günün
yildizi" Okan, üç kisilik oyununa süper bir de
gol katti.
Sonra kral...
Sezonu bitiren goller, ligin fizik gücü en yukarda, her
rakibini son yarim saatte eze eze sürklase eden G.Saray'in
süsü oldu.
Vites büyüdükçe ilk yarinin direnci kirilmis ve
Istanbulspor ellerini kaldirip teslim olmustu.
Gerisi "bi daha...bi daha"...
Sonra da gelsin, "Fatih'in fetret devrinin, ikinci
Cimbom senligi!"
Ben de yaktim çubugumu... Seyrettim cümbüsü...
"Çat-çat" sesleri arasinda doya doya seyrettim sampiyonu.
Ustasiyla - çiragiyla, kraliyla - hamaliyla büyük
"Cim-bom-bom"u...
Bu zaten "malumun ilamiydi"...
"Sigaranin kanser yaptigi kadar, Temmuz'un sicak
oldugu kadar, adimin Ümit oldugu kadar gerçek, bu
G.Saray'in en iyi oldugu ve sampiyonlugu hakettigi..."
(Date: 9/5-98)
DC Karabukspor 2...Galatasaray SK 3
Senad(24) Hakan Sukur(28)
Ahmet(74) Fatih(61)
Arif(64)
Line up: Mehmet Bölukbasi, Fatih, Vedat, Ergun -
Okan[Mehmet Gönulacar 46], Suat, Tugay, Emre[Osman 46], Hakan Unsal -
Hakan Sukur, Arif
Substitutes: Fethi, Adnan, Ümit, Bülent.
Mehmet Gönulacar.
Referee: Ibrahim Aksoy, Akif Ugurdur, Hulusi Aldaç.
Stadium: Izmir Ataturk Stadi - Izmir.
Alkislar CIMBOM'a
© 1998 Copyright Aksam
Coskun ÖZARI -
Dün aksamki, Galatasaray-Karabükspor maçini izlerken, birkaç kez yanildim.
Birinci yarinin ortalarina doğru, '2 takim da iki takim futbolculari da
doyuma ermisler' dedim. Galatasaray sampiyon olmus, Karabükspor ise ligde
iyi bir yere oturmus. Eh böyle takimlardan ve de o takimin futbolcularindan
hirsli, arzulu bir futbol beklemek olanak disi.
Oysa baktim ki, Karabükspor bir gol atti. Futbolcular sahanin kenarina gelerek
yedek futbolcularla sarmas dolas oldular. Arkadan Galatasaray bir gol atti.
Sanki Galatasarayli futbolcular o attiklari golle sampiyon olmuslar gibi
birbirlerinin sirtina sevinçle çiktilar.
ikinci yari olduğunda Galatasaray takimina baktim. Aklima Hagi, Popescu ve
Filipescu geldi. Oh dedim. 'Bir takimda nasil sadece generaller olunca, iyi
futbol basari olmuyorsa, yalnizca askerler olunca basari da zor oluyor' dedim.
Bunda da yanilmisim. Çünkü Galatasaray'in askerleri tümüyle Galatasaray'a ve
sampiyona yarasir bir futbol oynadi. Hani Galatasaray Teknik Direktörü Fatih
Terim'in bir sözü var ya. 'Galatasaray takimi sahaya 11 kisi ile çikiyorsa
demek ki eksik değildir' der Terim. Terim'in bu sözü bir kez daha doğrulandi.
Ege, Galatasaray taraftarlarinin çok olduğu bir yöredir. Egeliler, Galatasaray
takimini yalniz birakmadilar. Eğer hava daha iyi olsaydi, belki de tribünlerde
yer olmayacakti. Galatasaray, istanbul'da attiği turu bir kez de izmir'de atti.
simdi sira Ankara'ya geldi. Eğer Ankara'da Cumhurbaskanliği Kupasi'ndan sonra da
tur atma sansini yakalarsa Sari Kirmizililar, sezonu Galatasaraya'a yakisir bir
sekilde kapatir. Galatasaray takiminda görevini yapmayan ve özveri ile oynamayan
hemen hemen hiçbir futbolcu yoktu.
Bu arada Galatasaray'in 'Küçük Hagi'si' Emre'yi de büyük bir keyifle izledim.
Ona ben 'Küçük Hagi' diyorum. Emre inaniyorum ki, zamanla büyük Hagi olacak.
Karabükspor takimi gerçekten iyi bir kadro olusturmus. Bosu bosuna iyi sonuçlar
almamis. sampiyon Galatasaray ile basa bas, dise dis oynadi. Hem kollektif açidan
beğeni kazandi hem de Karabükspor takiminda kisisel yeteneği üst düzeyde futbolcu çok
var. Tabi, Galatasaray her yönüyle Karabükpor'dan üstün bir takim. Galatasarayli
futbolcularin çoğu eğer basta Arif olmak üzere B.Hakan'a gol attirmak için uğras
vermeselerdi Galatasaray, çok daha fazla gol yapabilirdi.