Season 1997/98

Turkish Premier League

MKE Ankaragucu 0 : 0 Galatasaray SK (1/8-97) Galatasaray SK 4 : 0 Bursaspor K (9/8-97) Kocaelispor K 1 : 1 Galatasaray SK (24/8-97) Galatasaray SK 6 : 2 Vanspor K (31/8-97) Fenerbahce SK 3 : 1 Galatasaray SK (5/9-97) Galatasaray SK 2 : 1 Antalyaspor K (14/9-97) Besiktas JK 2 : 1 Galatasaray SK (21/9-97) Galatasaray SK 4 : 1 Sekerspor K (27/9-97) Genclerbirligi K 3 : 2 Galatasaray SK (5/10-97) Galatasaray SK 1 : 0 Gaziantep K (18/10-97) Samsunspor K 0 : 2 Galatasaray SK (1/11-97) Galatasaray SK 2 : 2 Trabzonspor K (8/11-97) Altay SK 4 : 5 Galatasaray SK (16/11-97) Galatasaray SK 1 : 0 C Dardanelspor (23/11-97) Kayserispor K 1 : 2 Galatasaray SK (6/12-97) Istanbulspor K 2 : 1 Galatasaray SK (13/12-97) Galatasaray SK 3 : 0 DC Karabukspor K (21/12-97) Galatasaray SK 2 : 1 MKE Ankaragucu (18/1-98) Bursaspor K 3 : 2 Galatasaray SK (25/1-98) Galatasaray SK 2 : 0 Kocaelispor K (1/2-98) Vanspor K 0 : 3 Galatasaray SK (7/2-98) Galatasaray SK 2 : 2 Fenerbahce SK (15/2-98) Antalyaspor K 1 : 3 Galatasaray SK (22/2-98) Galatasaray SK 3 : 2 Besiktas JK (1/3-98) Sekerspor K 2 : 4 Galatasaray SK (7/3-98) Galatasaray SK 3 : 1 Genclerbirligi K (15/3-98) Gaziantep K 1 : 1 Galatasaray SK (21/3-98) Galatasaray SK 2 : 1 Samsunspor K (29/3-98) Trabzonspor K 1 : 1 Galatasaray SK (4/4-98) Galatasaray SK 6 : 1 Altay SK (12/4-98) C Dardanelspor 1 : 2 Galatasaray SK (18/4-98) Galatasaray SK 5 : 1 Kayserispor K (26/4-98) Galatasaray SK 4 : 1 Istanbulspor K (3/5-98) DC Karabukspor K 2 : 3 Galatasaray SK (9/5-98) _____HOME_____ _____AWAY_____ _______TOTAL________ Galatasaray SK 34 15 2 0 52-16 8 4 5 34-27 23 6 5 86- 43 75 Fenerbahce SK 34 13 2 2 39-10 8 6 3 22-15 21 8 5 61- 25 71 Trabzonspor K 34 10 4 3 36-20 9 5 3 32-22 19 9 6 68- 42 66 Istanbulspor K 34 8 5 4 39-26 6 7 4 21-16 14 12 8 60- 42 54 Samsunspor K 34 8 4 5 23-15 6 3 8 19-27 14 7 13 42- 42 49 Besiktas JK 34 9 4 4 27-14 4 5 8 29-27 13 9 12 56- 41 48 Altay SK 34 7 4 6 27-26 5 7 5 18-26 12 11 11 45- 52 47 Bursaspor K 34 9 3 5 31-22 3 6 8 15-28 12 9 13 46- 50 45 DC Karabukspor K34 9 3 5 21-16 4 2 11 13-34 13 5 16 34- 50 44 Kocaelispor K 34 10 3 4 36-20 2 4 11 10-26 12 7 15 46- 46 43 C Dardanelspor 34 7 7 3 24-13 3 4 10 13-27 10 11 13 37- 40 41 Antalyaspor K 34 6 8 3 28-22 4 3 10 23-33 10 11 13 51- 55 41 MKE Ankaragucu 34 9 2 6 27-23 2 6 9 13-24 11 8 15 40- 47 41 Genclerbirligi K34 7 6 4 23-14 2 5 10 19-32 9 11 14 42- 46 38 Gaziantep K 34 6 8 3 28-20 3 3 11 11-24 9 11 14 39- 44 38 ---------------------------------------------------------------------- Kayserispor K 34 7 4 6 23-20 4 1 12 19-40 11 5 18 42- 60 38 Sekerspor K 34 7 5 5 22-23 2 4 11 19-44 9 9 16 41- 67 36 Vanspor K 34 5 5 7 13-23 0 4 13 13-47 5 9 20 26- 70 24
(Date: 1/8-97)

MKE Ankaragucu 0...Galatasaray SK 0

Line up: Volkan - Bülent, Fatih, Iulian Filipescu - 
         Suat[Hakan Ünsal 46], Gheorghe Popescu[Arif 46], Tugay, Ergün, Osman[Emre 85], - 
         Adrian Ilie, Hakan Sukur

Referee: Ilhami Kaplan, Metin Suyabakan, Bulent Buzdogan.

Attendance: 12.986.

Stadium: 19 Mayis Stadi - Ankara.

(Date: 9/8-97)

Galatasaray SK 4........Bursaspor K 0
Adrian Ilie(23, 38, 90)
Hakan Sukur(73)

Line up: Volkan - Bulent, Gheorghe Popescu, Fatih - 
         Iulian Filipescu[Arif 32], Tugay[Suat 82], Gheorghe Hagi, Ergun, Osman[Hakan Unsal 72] - 
         Adrian Ilie, Hakan Sukur

Referee: Erol Ersoy, Munir Takpak, Ilhami Sayilan.

Stadium: Ali Sami Yen Stadi - Istanbul.

Cehennem bitti!

© 1997 Copyright Bahri Unlu
Bursa maciyla ilgili soylenecek pek ekstra bir sey yok. Ne cok iyiydi ne de kotuydu.. Normal bir Galatasaray'di.. Herkesin gozunun icine baktigi Popescu yine vasatti.. Insallah Sion macinda acilir. Daha hala yabancilik cektigi belli.. Bugun esas moral bozan ve onemli olan sorun tribundu.. Artik o bildigimiz Ali Sami Yen cehennemi yok. Her zaman derdik. Bu staddan rakip takim zor puan alir. Neden ?? Cunku arkamizda muthis bir seyirci destegi vardi. Bu tezahurati yapanda kapali tribundu.. Bu sene kapali tribunun hepsini kartli yaptiklarindan o bizim fanatik seyircimiz dagildi. Simdi herkes stadda sus pus oturup sadece mac seyrediyor. Onceden Takimin sahaya cikmasinin bile bir anlami vardi. Yer gok inlerdi. Gerci o yanici seyler hosuma gitmesede mesalerle torpillerle konfetilerle ortalik mahser yerine donerdi. Mac ilk baslarken ve Gol olduktan sonra sis bulutu dagilsin diye santra gec yapilirdi. Simdi herkes oturdugu yerden iki alkis tutup cekirdegini yemege devam ediyor. Stad yine tika basa dolu.. Ama onderlik yapacak bir grup olmayinca sanki bos tribunlere mac oynaniyor gibi.. 50-100 tane Bursali taraftarin sesi butun mac boyunca bizden daha fazlaydi. Bizim seyirci ise Sadece gol olduktan sonra hoparlorlerden calan muzige (cok aptal bir uygulama) alkislarla ayak uydurmaya calisiyor. Gol oldugunda staddan cikan o kulaklari tirmalayan sagir eden GOOL sesinide engellediler boylece.. Hagi bile bir kac defa kapali tribune donup eliyle kalkin bagirin diye hareket yapti ama nafile.. Bu seyirciyle isimiz var.

Bahri Unlu, bahri@cimbom.org

4-0

© 1997 Copyright Yesim Baysal
Ali Sami Yen'deki ilk maci iyi bitirdik. Umarim arkasi da boyle gelir ; hem her mac tiklim tiklim tribunler onunde oynanir hem de 4-5'ten az atmayiz!(Tabii bu benim fanatikce bir istegim ; her mactan fark bekleyemem degil mi?)Ama gecen seneler "samba" yapiyoruz deyip cilginlar gibi bagiran amigo ve samba muzigi calan Fenerlilere inat hoparlorlerden bugunlerin parcasi "Samba"yi ust uste dinlemek cok keyifli oluyor! Sanki samba oyle degil boyle olur der gibi...

Her neyse, biz stada saat 19:00 gibi gittik. Kombine numarali disinda her yer dolmustu. Yumruk show'lari bu sefer kacirmadik ! Fatih de seyircinin sempatisini kazanmis sanirim. En baslarda cagirdilar onu tribunlere.

Kapalinin tamamen kombine olmasi taraftar destegi acisindan kotu oldu galiba. Ayni numarali tribun gibi butun mac tiyatro seyreder gibi mac seyreden bir kapali tribun var bu sene. Tezahurat pek yapmiyorlar. Eskiden de boyleydi bizim tribun. Ama sayica artinca etkisi fazla oldu . Ancak 2. yari acik tribunun gaza getirmesiyle biraz bagirdilar. Kapalinin o eski biletli fanatik kismi simdi aciga gitmek zorunda kalmis . Bizim tribunden ses gelmedikce demediklerini birakmadilar: "Boyle rezalet bir kapali olamaz" ; "Yonetim uyuma kapaliya sahip cik" ; Kapali bizimdir bizim kalacak " falan. Bir ara mac cok sessiz oynanmaya basladi, numarali tribun bile bari biz bagiralim deyip tezhurati baslattilar.

Bu mac skor acisindan iyi de Hagi ve ozellikle Hakan'in niye bu kadar durgun oldugunu anlamadim. Gerci oyun duzeni Ilie'ye oynanir gibiydi ; sonuc da verdi hani. Ben bu Ilie'nin muthis olacagini saniyorum bu sene . Adam topa acayip hakim. Hem de cok suratli. Ilie'nin basindaki iki kisi perisan oldular. Hakan da biraz ayak uydursa cok iyi olacak. Tugay da supriz golcu olarak cok ileri cikti, bir iki de isabetli sut atti ayrica. Fatih Terim erken oyundan aldi, Sion macina dinlendirmek dusuncesinde miydi acaba? Zaten Tugay da yorulmustu. Son onbes dakikadayken bir top atildi onune, yetismek icin bayagi bir caba sarfetti.

Defans yine acik veriyor yalniz. Daha Popescu her seyi toparlayan oyuncu olmaktan uzak. Bulent'i cok elestirenler oluyor ama bence onsuz bir Galatasaray defansi olamaz. Bir de Ilie'nin son golunde once Bursa'lidan topu soktu aldi ve ondan hic bekleyemeyecegim bir sekilde Ilie'yi kacirdi. Ilie de mukemmel vurdu. (Boylece maci neredeyse 10 dakika erken terkeden vefakar(!) kapali kombine taraftarlari bu golu goremedi.)

Devre arasinda yapilacak yeni stad uzerine bir tanitim filmi gosterdiler. Gumus, altin, platin localar falan var. Bunlarda 12-18 kisilik koltuklar, bar, ofis araclar, tuvalet var. 100 milyon dolarlik bir proje oldugu soylendi.

Simdilik bu kadar. Umarim vaktinizi almadim.
Herkese saygilar...

Yesim Baysal, yesim.baysal@cimbom.org

(Date: 24/8-97)

Kocaelispor K 1...Galatasaray SK 1
Dobrovski(65)     Iulian Filipescu(69)

Line up: Volkan - Bulent, Fatih, Gheorghe Popescu[Iulian Filipescu 66] -
         Arif[Okan 71], Tugay, Gheorhge Hagi, Ergun[Osman 71], Hakan Unsal -
         Hakan Sukur, Adrian Ilie

Referee: Ahmet Cakar, Maksut Balta, Celal Karahalil.

 Bulent.

Stadium: Ismetpasa Stadi - Izmit.

Yine puan kaybettik

© 1997 Copyright Yesim Baysal
Nedir bu Kocaeli'nden cektigimiz!!! Her Izmit deplasmani oncesi panik oluyorum ve neredeyse her seferinde korktugum basimiza geliyor. Saha cok agirdi ; yerden kisa pasla oynamaya alisan takim yagan yagmurla birlikte istedigi paslari atamamanin SIKINTISINI cekti. Buna ragmen yerden oynamaya devam ettiler. Gerci havadan atilan toplarin da cogu bosunaydi. Zaten Turk futbolcusunun en buyuk eksiklerinden biri orta yapamamak. Ortalarin cogunu Stingaciu antrenmandaymis gibi topladi. Prekazi'nin muz ortalarini gel de arama! Ya da Kubilay'in sifira kadar inip de top auta cikti derken iceri cevirdigi toplari...

Bizimkiler mucadele ettiler etmesine de, zemin yuzunden sanki ayaklari bagli gibiydi. Surekli kaydilar. Macin ilk yarisi dogru durust gol pozisyonu yoktu. Ikinci yari ustunlugu ele alip gol atmaya cok yaklastigimiz sirada, Dobrowski (hayret bir sey sanki adami unuttular orada ) bombos pozisyonda topu kafayla yere vurdurup golu atti. Filipescu, oyuna girdikten biraz sonra (ben, Fatih Terim sakat adamdan ne umuyor diye ahkam keserken!) yerden ortaya benzer bir vurus yapti, Kocaeli defansina carpan top sansa gol oldu. Ondan sonra da Hakan Sukur'un ve Ilie'nin kacirdigi pozisyonlar vardi. Zaten Hakan'in bu mac gol atamayacagi belliydi. Hafta icinde 4 gol atinca, bu macta duracagini tahmin etmistim. Mactan iki gun sonra hala televizyonlarin haber bultenlerine cikiyordu. Sirasi gelmisken, su Galler macindan da "destan" diye bahsetti medya. Tamam alti gol atmak onemli ama Galler'den dort gol yemenin neresi destan ki?

Bir de Tugay'in attigi paslarin cogu rakibe gitti. Halbuki, milli macta oynatilmamis bir Tugay'in( ki gazetelerde sakat degildim dedigi dogru varsayilirsa) bu macta normal performansinin uzerine cikip Denizli'ye kendisini gostermesini beklerdim. Belki de toplarin cogu onda toplandigi icin en cok onun paslari gozume batti. Hagi'nin bir - iki sutu gol olabilirdi. Biri cok az farkla auta gitti, birini de kaleci kornere celdi .Bir de Ahmet Cakar barajlari dokuz-onbese yakin kurdurunca Hagi cok daha rahatlikla kullandi vuruslari. Keske her mac ayni ozen gosterilse. Yalniz ilk yarida Hagi'nin bilegine cok sert girdi Kocaelili bir futbolcu. Kesin kartlikti, es gecti. Hakan'in bir pozisyonu penaltiya benziyordu, Bulent de zaten itiraz ettigi icin sari kart gordu. Ozetlerde bir kez daha izlemek lazim.

Fatih yine iyiydi, Ergun bir iki sik hareket disinda pek gozukmedi. Ilie, olaganustu yeteneklerine ragmen SIKI markajdan pek kurtulamadi. Bu sonuc, Trabzon'la aramizin bayagi acilmasina neden oldu maalesef. Sanirim onlar dokuz puanda, biz bes puandayiz. Gerci en kotu deplasmanlardan birini atlattik ama...Gecen sene ligin basinda, bir golle de olsa maci aldigimiz zamanlari aramiyor degilim.
Gecen sezon Umit'in attigi guzel golle beraberligi kurtarabilmistik - Hasan Tezcan.
Yesim Baysal, yesim.baysal@cimbom.org

(Date: 31/8-97)

Galatasaray SK 6........Vanspor K 2
Fatih(3)                Metin(77, 86)
Hakan Sukur(10, 21)
Adrian Ilie(37, 51)
Arif(84)

Line up: Volkan - Bulent, Fatih, Gheorghe Popescu -
         Iulian Filipescu, Tugay[Arif 71], Gheorhge Hagi, Ergun[Suat 60], Hakan Unsal -
         Hakan Sukur, Adrian Ilie

Referee: Yilnur Önen, Arif Keserci, Burhan Mermer.

 Iulian Filipescu, Hakan Unsal.

Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.

6-2

© 1997 Copyright Yesim Baysal
Mac, 50. dakika 5-0 gecilince ben bir 10-0'a ulasir miyiz diye dusunuyordum cunku takim gercekten guzel oynuyordu. Hem takim olarak uyumlu, birbirini tamamlayan futbolcularin oyunu zevk veriyordu hem de Hagi, Ilie, Tugay topla goze hos gelen hareketleri yaptikca tribunde oleyler cekiyordum. Bence, futbol kalitesi olarak digerlerinin cok ustundeyiz. Yerden kisa paslarla, ver-kaclarla, futbolun butun guzel varyasyonlarini gosteriyoruz. Bu da inanilmaz keyif veriyor.

Tribunler her zamanki gibi doluydu. 27000 civari seyirci vardi herhalde. Kapali tribun de bu sefer bayagi aktifti. Takim iyi oynadikca daha bir acildilar. Her golden sonra, "ic bakalim ic bakalim purolari ic bakalim"la Ali Sen'in kulaklari cinlatildi! Seyircinin Ilie'ye olan sevgisi her gun artiyor - "Ali Sen uyuma gercek Ilie burada!!!". Surada hemen bir parantez daha acip bir tezahurati daha nakledeyim size:
"Nufus sayimi yapilsin.
Gercek ortaya ciksin.
25 milyon Fener.
Varsa ortaya ciksin."
Muziksiz ne kadar oldu bilmiyorum ama... Neyse maca geleyim...Su Fatih gibi yetenekli bir defans oyuncusu daha gelmedi bize. Yalniz boyle her mac calimlar ata ata rakip defansi ipe dizerse yakinda ona da ozel onlem almaya baslarlar. Hem ilk golumuzu atti kafayla, hem de ikinci gol Fatih'in denebilir. Geriden muthis cikti, ceza sahasina kadar getirdi, pasini da verdi (kimeydi simdi hatirlamiyorum, Filipescu olabilir), Hakan da bos kaleye tamamladi. Bu arada, Fatih ilk golu attiginda takimin sevinci gorulmeye degerdi. Herkes oraya kostu, Fatih'in ne kadar mutlu oldugu, kaptanina (altyapidayken futbolculugu ve hirsiyla hep Bulent'i ornek alirmis) uzun sure sarilmasindan belli oluyordu.

Tugay, oyundan alinina kadar oldukca iyidi. Hem cok mucadele etti hem o oyundan ciktiktan sonra goruldu ki orta saha onsuz olmuyor. Oyun kuruculugunun yaninda, rakibin oyununu bozuyor. Ilie deseniz attigi ilk goldeki cabuklugu dikkat cekiciydi. Hagi'nin kaleciden seken topunu (once dustu kalkti) yakalayip kaleye birakiverdi. Ilie'nin ikinci golunde de Hakan Sukur'un kaleciden kurtarip topuk pasiyla Ilie'ye cikarisi hosuma gitti.

Hagi yine ordinaryus profesorlugunu gosterdi. Gerci ilk bir saatten sonra o da durdu ama. Bu adam, bize lutuf ya...Her mac attigi milimetrik paslar, cizgi uzerinde topla dans edermis gibi yaptigi hareketler...Neyse daha fazla konusup nazar degirmeyeyim! Popescu'yu ben bu mac bayagi begendim. Takima oturmaya basladi. Oyle Turgay Seren'in dedigi gibi oyunu yavaslattigi falan da yok. Gayet saglam oynuyor. Bir de guclu bir yapisi var. Esasinda oynadigi maclarda, bazi pozisyonlarda rakibi yildiracak sekilde sert mudahaleleri dikkatimi cekti. Sampiyonlar liginde sert savunma yapmamiz gerekiyor.

Gelelim defansa...5-0'dan sonra takim, kafasinda maci bitirdi. Ondan sonra da Vanspor, defansimizi cok kotu yakalamaya basladi. Boyle bir defansi sampiyonlar liginde dusunmek istemiyorum ; bizi delik desik ederler valla. O kadar bos yakaladilar ki. Eger Fatih Terim, su savunmadaki aksakliklari duzeltirse o zaman mukemmel bir takim olabiliriz iste.

Sahsen, bu macta cok farkli bir skor yakalamamizi istemedim. Fener maci oncesi boyle bir sey, rehavete sokabilirdi. Cunku o zaman hemen Galatasaray'imizin ne kadar ustun bir top oynadigindan bahsediliyor. Umarim atilan alti gol degil de yenen iki gol, daha cok etkilemistir bizimkileri. Bu arada bir not duseyim ; Besiktas'in grubunda yer alan Paris SG, Leonardo'yu Milan'a satmis. Biliyorsunuz, bizim ilk macta yoktu, ikinci macta maalesef oynamisti! Herkese iyi gunler.

Yesim Baysal, yesim.baysal@cimbom.org

(Date: 5/9-97)

Fenerbahce SK 3......Galatasaray SK 1
Tayfun(17)           Tugay(61)
Elvir Bolic(70 P)
JJ Okocha(71)

Line up: Volkan - Bulent, Fatih, Gheorghe Popescu[Suat 76] -
         Iulian Filipescu, Tugay, Gheorhge Hagi, Ergun[Arif 76], Hakan Unsal[Osman 76] -
         Hakan Sukur, Adrian Ilie

Referee: Muhittin Bosat, Maksut Balta, Aykut Gumulu, 
         Orhan Erdemir (4. Hakem).

 Bulent, Suat.

Stadium: Fenerbahce Stadi - Istanbul.
Ali Sen: "Borussia Dortmund Juventus'u yendi ama asla bir Juventus degil"
Yavuz Gökmen: "Fenerbahçe de Galatasaray'i yendi ama, asla bir Galatasaray degil."

Kadikoy/Mecidiyekoy

© 1997 Copyright Bahri Unlu
Bu macda maglubiyeti hakettikmi? Bence hayir. Maca iyi baslayamadik. Dogru.. Birde haybeye bir yan ortadan gol yiyince moraller bozuldu. Ikinci yari taraftarimizinda muthis destegiyle tam oyunu kurmus ve beraberligi yakalamisken o salakca penaltinin verilmesi bizim futbolcularin moralini bozdu. Ve hemen ardindan ucuncu gol.. Simdi yarin gazetelere bakin Fener superdi, mukemmeldi, ezdi gecti... sayar dokerler. Nasil olsa mac goruntusude yok.. Ne yazarsan yaz.. Hepsini bosverin. Kargalarin bile gulecegi o penalti verilmeseydi sonuc cok daha degisik olacakti. Skorun boyle olmasinda buyuk katkilari olan Hakan Sukur'ude umarim bir daha bu kadar kotu gormeyiz. Kaleciyle karsi karsiya 3 pozisyondada topu Rustu'ye teslim etti. Hele bir tanesinde gol olmakta olan topu nefis bir topuk hareketiyle cizgiden cikartti.

Bakalim Ali Sen bu sefer hakemler hakkinda ne diyecek? Gecen sene "GS hep penaltilarla kazaniyor" diye zirlayip duran Ali Sen kazandiklari dandik penaltiyla maci koparmalarina itiraz edecekmi? Arif'e "Beles penalti kazandiriyor, Duzenbaz" diyen Ali Sen Saffet'in yarim metre geriden hic kimse dokunmadan kendi kendine taklalar atarak dusmesine ne denir acaba? Bu harekete mahalle mecinda bile penalti vermezler. Penalti diyen hakemin, spor yazarinin, taraftarin aklina sasarim. Hadi verilmeyen penaltimizi falan hic gormemezlikten gelelim.

Bu arada bizim seyircimizde mukemmeldi. o herkesin kizdigi dislamak istedigi fanatik hooligan seyircimiz ikinci yari basladigi gibi ortaligi mahser yerine cevirdi. 1-0 yenik olmamiza ragmen 3.000. kisiyle 25.000. kisiyi susturduk. Ikinci yari basladigi gibi onlarca mesale ayni anda yakilarak ve girtlaklari yirtarcasina bagirarak takimi ateslediler. Nedendir bilinmez Ali Sami Yen'deki kapali tribunun sayin kartli seyircilerimizden pek tanidik kimseyi goremedim etrafimda.. Neredeydiniz ey tribun.. Ali Sami Yen'e maca 10 dakika kala gelmek kolay.. Esas bugunlerde lazim taraftar.

Murat Gokcigdem'inde dedigi gibi Her iste bir hayir vardir. Gecen seneki Fener maclarindada hemde bundan daha kotu sekilde yenilmistik. Ama o maclar hep cikisimiz oldu. Hem ligi hem kupayi aldik. Tarih tekerrurden ibarettir.

Bahri Unlu, bahri@cimbom.org.

(Date: 14/9-97)

Galatasaray SK 2........Antalyaspor K 1
Bulent(54)              Kona(47)
Arif(58)

Line up: Volkan - Bulent, Fatih, Gheorghe Popescu - 
         Iulian Filipescu[Arif 25], Tugay, Gheorhge Hagi[Suat 78], Ergun, Hakan Unsal -
         Hakan Sukur[Umit 80], Adrian Ilie

Referee: Metin Tokat, Burhan Mermer, Hasan Serdar Çakiroglu
         4. hakem Galip Bitigen.

 Tugay, Adrian Ilie.

Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.

Antalya maçi

© 1997 Copyright Dr Acun Gezer
Izninizle bu mactan aklimda kalan bazi kucuk ve onemsiz ayrintilari siralayayim.
  1. Ilk yari boyunca Antalya'nin tek atagi 44. dakikada gerceklesti. Ancak tumu Antalya yarisahasinda oynanan bu devre boyunca Galatasaray adina rakip kaleye cekilen sadece 4 sut vardi. Bu sutlarin kaleyi bulan ikisi Popescu'dan, auta gidenler ise Tugay ve Ergun'dandi. Ilk golu atan ismin de Bulent oldugunu dusunersek, bilmem butun bunlar bir anlam ifade eder mi? Ayrica bu yarida Galatasaray hep rakip yari sahada gorunse bile aslinda ceza sahasi icine pek giremedi. Bunda Ilie ve Hakan'in etkisizligi yaninda, Antalya'nin ceza sahasi onune ordugu duvari asmadaki beceriksizligimiz rol oynadi. Kanatlari etkili kullanamamak bunun bas nedeni idi.

  2. Mac boyunca Hagi yanlis saymadiysam tam 6 kez frikik kullandi. Bunlarin tumu de o "cok sevdigi yer" tabir edilen noktalardandi. Alti frikigin 4'u barajdan dondu, 1'i ustten auta gitti, 1'i kalecinin mudahalesi ile direkten dondukten sonra Bulent tarafindan gol yapildi. Hagi'nin o meshur frikik gollerinden sonuncusunu ne zaman attigini hatirlayan var mi?

  3. Mac boyunca Hakan Sukur ve Ilie'nin sahada bulunmalarinin takima bir katki sagladigi hicbir pozisyon yasanmadi. Sadece sanirim 70. dakika dolaylarinda Hakan Sukur onune atilan ve kaleci ile karsi karsiya kalacagi bir pozisyonda top surerken ne yapacagini dusunmekle vakit harcadigi icin topu rakip defans oyuncularina teslim etti ve zaten bu pozisyondan sonra oyundan alindi.

  4. Kaleci Volkan geri paslara ayakla yaptigi uzun vuruslarda cok dikkatsiz davraniyor ve her seferinde tribunlerden bir heyecan dalgasinin gecmesine neden oluyor. Hele iki ayri pozisyonda topu kaleye 25-30 metre uzaktaki rakip oyuncularin ayagina atisi vardi ki, Antalyali olmasa bile Dortmund'lu oyuncularin boyle toplari tek vurusla bos kaleye sokmakta pek zorlanmayacaklarina eminim.

  5. Macin ilk yarisinda Filipescu'nun sakatligi nuksetti ve oyundan cikti. Durumu yarin belli olacak. Ote yandan Umit de uzun zamandir ilk kez macin ikinci yarisinda forma giydi, ancak dogal olarak pek fazla varlik gosteremedi.

  6. Antalya ozellikle ikinci yaridaki butun ataklarinda kendi defans blogundan topu cikardiktan sonra Galatasaray orta sahasini o kadar kolay ve zahmetsiz bir bicimde gecti ki, butun ataklarinda az adamla hucum etmelerine ragmen hucumu Galatasaray kalesinin onune kadar getirmeleri cok kolay oldu. Cunku sezon basindan beri her macta oldugu gibi, bu macta da Galatasaray orta sahasindaki kesici guc eksikligi ozellikle bu yuku tek basina tasiyan Tugay'in ikinci yarinin ortalarina dogru yorulmasi ile belirginlesiyor ve rakibin hucum gucu birdenbire 2-3 kat artmis gibi gorunuyor. Bugun de Antalya 10 kisi kalmasina ragmen, son yarim saatte sanki 12 kisi imis gibi hucum yapti. Biz ise sanki eksik olan bizmisiz gibi panik icinde defans yaptik.

Daha once de defalarca yazdim, bu zaaf yuzunden Sampiyonlar Liginde basimiza cok corap orulecek dedim. Daha Sampiyonlar Ligine gelmeden Turkiye Liginde bile sorun yasiyoruz bu yuzden. Ikinci yari Antalya hucumlari karsisinda neredeyse tek baslarina direnmeye calisan Fatih ile Bulent bir ara Popescu'ya seslenerek biraz geriye gelmesini istediler. Yani bu zaafin nedeni acik: Popescu, bu haliyle Galatasaray orta sahasinda zaten Hagi yuzunden varolan fizik guc eksikligini daha da belirginlestiriyor. Popescu'yu on liberoda oynatmaktan bir an once vazgecmek gerekiyor. Benim bu mevki icin favorim hala Vedat. Galiba Fatih Dortmund macinda Popescu'yu en geride libero olarak oynatacakmis. Bence sablonu boylesine radikal bir bicimde degistirmek yerine liberosuz sistemi geri ikilinin onunde Vedat ile denese ve maca Popescu'suz baslayip, gerektiginde sahaya surmek uzere ikinci yariya saklasa cok daha iyi olur ama, bakalim Carsambaya az kaldi, gorecegiz.

Her ne sekilde olursa olsun Dortmund'u yenecegimize inaniyorum. Dilegim bunun olup olup dirilecegimiz bir sekilde degil de, rahat ve net bir skorla olmasi.

(Date: 21/9-97)

Besiktas 2......Galatasaray SK 1
Mehmet(3)           
Amokachi(73)
Ertugrul(82, OG)

Line up: Volkan - Vedat, Fatih, Gheorghe Popescu -
         Umit, Tugay, Gheorhge Hagi[Suat 46][Bulent 61], Ergun, Osman -
         Hakan Sukur, Adrian Ilie[Arif 46]

Referee: Mustafa Culcu, Munir Takpak, Aykut Gumulu.

 Vedat.
 Tugay, Umit, Arif.

Stadium: Dolmabahce Stadi - Istanbul.

Hatalar derbisi

© 1997 Copyright Milliyet
Ömer URUNDUL - BESiKTAS, ilk yaridaki saha ici yanlislarina ragmen bastan sona hirsli, mucadeleci ve tempolu oyunuyla onemli derbinin galibi oldu.

Gunumuz futbolunun istedigi "Top rakipteyken, defans orta saha butunlesmesiyle alan daraltan savunma kurgusu olusturma" ilkesi basta Galatasaray olmak uzere iki takim tarafindan da hice sayildi.

Fatih Terim'in Sion deplasmaninda sag kulvarda cok aksayan Vedat'i yine ayni goreve soyundurmasi, henuz fizik gucu yeterli olmayan Popescu'yu defansin ortasinda oynatmasi ve bu blogun one cikarak arkada genislik birakmasi teknik adam yanlisiydi. ilk dakikadan mac sonuna kadar her rakip atak, tehlike sinyali verdi.

Besiktas, erken kazandigi golun moral rahatligina ragmen, takim savunmasinda ilk yarida hatalar icindeydi. Galatasaray ataklarinda alan daraltmak yerine defans blogu one cikinca, hem yerlesme duzeni yanlisligina dustuler, hem de uzun toplarda yok yere sikintiya dustuler. Boyle bir goruntu icinde ilk yarida Besiktas lehine agirlikli bir gol panayiri izlenebilirdi.

Ikinci yarida Besiktas Teknik Direktoru Toshack, hatayi duzeltti. Besiktas geride kademeli bir bicimde kapandi. Kenar adamlari da defansin yanina gelince, Galatasaray'in kanat ataklari iflas ederken, ayni zamanda da pozisyon bulma yollari tikandi. Bu arada Besiktas karsi alandaki genisligi de ani cikislarla istedigi gibi degerlendirme firsati buldu. ikinci golden sonra oyun bir bakima bitmisti. Ancak futbol belli olmuyor. Gunun basarili ismi kaleci Fevzi'nin elle kullandigi topu rakibe atmasi, bunun sonunda yenen gol ve bir dakika sonra Rahim'in kirmizi kart gormesi bir anda maci cikmaza soktu. Ama Besiktas kacirdigi penaltiya ragmen kazanmayi basardi. Takim olarak diri ve kazanma arzusundaydilar. Rahim, Amokachi ve Serdar en begendigimiz oyunculardi.

Galatasaray'in boylesine kritik bir derbide boyle bir savunma anlayisiyla oynamasi adeta harakiri yapmakti. Orta saha; defansiyla hic butunlesemezken, defans blogunda ne kademe ne derinlik ne de alan daraltma anlayisi vardi. Bunun sonucu da kalede 90 dakikada rekor sayida tehlike yasandi. Savunma guvencesi olmadan hucum zenginligi saglamak ve puan almak mucizelere baglidir. Mucize de gerceklesmedi. Galatasaray takiminda bize gore yaptigi hatalara ragmen inanilmaz bir dnamizm sergileyen Fatih ile kaleci Volkan ayakta kalan iki isimdi.

Hakem Mustafa Culcu, ilk devre kotu, ikinci devre de tam tersine iyi bir yonetim gosterdi. Hakan'a yapilan penaltiyi goremedi. Bu ayni zamanda kirmizi karta donuseceginden neticeye tesir eden onemli bir hataydi. Ayrica Alpay'a Vedat'in yaptigi harekette yalnizca Alpay'in tepkisine kart gosterip, Vedat'i es gecti. Baska hatalari da vardi. ikinci yari ise degisik bir kimlik ve arzuladigimiz Culcu'yu sahada gorduk.

(Date: 27/9-97)

Galatasaray SK 4........Sekerspor K 1
Gheorghe Popescu(27)    Kamil Muhtar(84)
Fatih(44)
Gheorghe Hagi(78)
Okan(87)

Line up: Volkan - Bulent, Gheorghe Popescu, Fatih - 
         Umit, Emre[Ceyhun 84], Gheorghe Hagi[Mehmet 82], Ergun, Hakan Unsal - 
         Arif, Hakan Sukur[Okan 79]

Referee: Sadik Ilhan, Turgay Gudu, Surhat Muniroglu.

 Gheorghe Popescu.

Stadium: Ali Sami Yen Stadi - Istanbul.

Seyirci ilgisi azaliyor...

© 1997 Copyright Yesim Baysal
Bugunku maca gelince...Uzerinde durulmasi gereken bir kac seyden bahsedeyim . Seyirci ilgisi azaliyor galiba . Tribunler 20000'in altindaydi . Zaten bu sene ustunlugumuzu kaptirdigimizi yazdi gazeteler . Umarim hem seyirciyi hem takimi atesleyecek mac cok yakindadir (Parma!).

Popescu , oldukca iyi oynadi . Belki Tugay'in yokluguyla , orta sahada daha cok hareket edebilme firsati yakaladigi icindi . Ama her sekilde bence yere cok saglam basan bir oyuncu . Takimin iyilerindendi . Fatih , yine iyiydi . Yanilmiyorsam bir kere top sektirdi . Hem cok hizli , hem de yere dusse bile hemen kalkabiliyor ki bu Turk futbolcularinin eksiklerinden . Guzel bir gol atti. Tugay'in alisik oldugumuz uzaktan sert surtlari gibi vurdu .

Emre derseniz , kesinlikle cok yetenekli . Top ayagina yakisiyor . 4 tane sut cekti kaleye . Hepsi de duzgun vurulmus isabetli sutlardi . Bir pozisyonda topu ceza sahasina kadar cok guzel getirdi . Ama belki heyecandan istedigi vurusu -kolay bir pozisyondu- yapamadi . Ayrica adam kovaladi , top caldi . Okan'in golu cok guzeldi . Arif'in ortasina gelisine harika vurdu . Hagi'nin golu , bildigimiz klasiklerdendi . Ilginc bir yonu , hakem baraji bir turlu dokuz onbese cekemezken (7 metre falandi belki) , Hagi sanki benim icin farketmez dedi ve ceza yayinin biraz onunden 3.golumuzu atti . Iyi ki de bu pozisyon gol oldu . Cunku sonra , Seker'in golu geldi . Bulent'in o her zaman cok kotu oldugu sol taraftan gectiler ve sifirdan golu attilar .

Oyunun sonlarinda , Hakan'in yerine Mehmet girdi . Bir orta geldi , bombos pozisyonda , vurusu diregin solundan auta gitti . Neyse , bu tip vuruslari cok gorduk . Daha yeni takima giren biri icin pek bir sey soylenemez herhalde ...

Yesim Baysal, yesim.baysal@cimbom.org

(Date: 5/10-97)

Genclerbirligi K 3...Galatasaray SK 2
Erkan(37)            Hakan Sukur(26, 53)
Umit Karan(40)
Jeremy(64)

Line up: Volkan - Bulent, Gheorghe Popescu, Fatih, Iulian Filipescu[Arif 65] - 
         Okan, Tugay[Mehmet 76], Gheorghe Hagi, Hakan Unsal[Osman 65] - 
         Adrian Ilie, Hakan Sukur

 Okan, Hakan Unsal.

Referee: Ibrahim Aksoy, Akif Ugurdur, Metin Suyabakan.

Stadium: 19 Mayis Stadi - Ankara.

Fatih Terim istifa mi edecek?

Takimin aldigi basarisiz sonuclar nedeniyle yonetime bir sans vermek gerektigini kaydeden Terim soyle konustu: "Yapi olarak kimseyi suclamam. Butun sorumluluk uzerimde. Hata varsa benimdir. Sorumlu insan da gerekeni yapmalidir. Bu jestin benden gelmesi lazim. Bazen insanin dogruyu yapmasi da bir erdemdir." Terim, "istifa edecek misiniz" sorusunu da "Yarin (bugun) baskan ve yonetimle gorusecegim, daha sonra gerekeni yapacagim" diye yanitladi. Galatasaray Baskani Faruk Suren ise Terim'in bu aciklamalarin dan sonra istifasini kabul etmeyeceklerini belirtti ve "Su anda ne olacagini bilmiyorum. Galatasaray uc kez yenildi diye teknik direktorunu kovmaz. Terim biz rahat edelim diye boyle bir karar verdi. Karsilikli oturup konusacagiz. Kesin karar ondan sonra o rtaya cikar" ifadesini kullandi.

"You'll never walk alone"

© 1997 Copyright Dr. Acun Gezer
Galatasaray'da cok, ama cok olagandisi bir seyler oluyor.

Nitekim Fatih Terim'in mactan sonra basina verdigi demecte istifa edecegini ima etmesi de bu sorunlarin ciddiyetini gosteriyor. Fatih Terim bir kac oyuncunun formsuzlugu yuzunden mac kaybedince yilip vazgececek bir adam degil. Belli ki, artik onun bile basetmekte zorlandigi baska bir takim sorunlar var. Bunlar onumuzdeki gunlerde su yuzune cikar mi bilemiyorum ama bizi cok zor gunler bekliyor gibi geliyor bana.. Henuz kimse basta Romenler olmak uzere bir cok oyuncudaki fizik dususun nedenini, ornegin Vedat'in neden Ankara kafilesine bile alinmadigini veya Umit'in son macta neden oynamadigini bilemiyor. Ama bana sanki butun bunlarin ortak bir nedeni varmis gibi geliyor.

Butun hatalarina ragmen Fatih Terim'in degil istifasini istemek, bunu dusunmek bile intihar olur bence. Onumuzde milli mactan kaynaklanan 15 gunluk bir ara var. Ilk Sampiyonlar Ligi macimiz da 17 gun sonra. Eger Fatih Terim hastaligin kaynagini biliyorsa (mutlaka biliyor olmali) bu onumuzdeki 15 gun yaraya nester atmak ve takimi toparlamak icin son firsat. Gerci bir suru milli futbolcumuz var ama, belki Murat Gokcigdem'in yazdigi gibi bu donemi takimin geri kalaninin Istanbul'dan uzakta bir kampta kafa dinleyerek ve sanki sezon oncesiymis gibi siki bir hazirlikla gecirmesi uygun olur. Boylelikle hem Terim kendi hatalarini daha sakin kafa ile dusunme firsati bulur, hem de bazi sorunlu futbolcular (mesela Hagi gibi) bu sorunlarindan uzaklasma sansi bulurlar, ayrica takimdaki gozle gorulur fizik kondusyon dusuklugune bir care bulunur. Tabii ne olacagi yarin yonetim kurulu ile Terim'in yapacagi toplantidan sonra belli olacak.

Ancak herkeste (Terim dahil) korkunc bir moral bozuklugu oldugu goruluyor. Ancak biz taraftarlarin boyle bir donemde Terim veya takim aleyhine tavir almak yerine ne pahasina olursa olsun onlarin yaninda yer almamiz, destek olmamiz gerekir. Dere gecilirken at degistirilmez ve biz su anda derenin geri donusu olmayan bir noktasindayiz.

Kimse moralini bozmasin, buyuk Galatasaray camiasi bu krizi de asmasini bilecektir. Yeterki bizler taraftar olarak yangina korukle gidip isleri daha fazla sarpa sardirmayalim.

Iskenceye devam

© 1997 Copyright Turkiye Gazetesi
Engin ATAY - G.Saray'in bu maçi kaybetmesi mümkün degil diyordum.
Bir degil, bin kere yenik duruma düsse, gene kalkacaktir altindan diyordum. Sebep mi? O kadar çoktu ki. Bir kere sahaya çikan 11'e bakiyorsunuz, Ümit kesik, Ergün kesik, Arif kesik, Vedat ise Ankara'ya bile getirilmemis. Bu ne demektir?

"Aklinizi basiniza toplayin, sira size de gelebilir"

G.Birligi bir dönüm maçiydi ve Fatih Terim böyle önemli bir maç öncesi bu operasyonu yapmakla, bazi gece kuslarina ders vermekle kalmamis, üzerine ölü topragi serpilmis diger futbolcularin da akillarini baslarina getirmisti. Ama gördük ki, bunlarin sadece akillari baslarina gelmis, ruhlari hâlâ ortada yoktu. Terim bu operasyonu yapmakla G.Saray'a dün hareket getirmisti. Maç henüz baslamamisti ama G.Saray yerinde duramiyordu. Hakan'larin büyügü de küçügü de, Romenler'in Ilie'si de Hagi'si de, Popescu'su, Filipescu'su da gözünü hakemin elindeki düdüge dikmis, "Baslatsin da vuralim, yikalim, ezip geçelim" havasinda yerlerinde duramiyorlardi. Sanki hepsi de son günlerde yikilmis gururlari zedelenmis onurlarini yeniden kazanmak için varlardi. Gole hasret, galibiyetlere hasret, bir yudum sevince hasretlerdi.

G.Saray'in galip gelmesi gereken sebeplerden birisi de, Romenler'in uzun aradan sonra ilk kez 4'ünün de bir arada oynuyor almalariydi. Bu hem diger oyunculara güven getiriyor hem de rakibi psikolojik yönden elbette etkiliyordu.

Tabii bu arada Ibrahim Aksoy'u da unutmamak gerekiyordu. Aksoy, maç boyunca bütün takdir haklarini G.Saray'dan yana kullandi ve bu çok da etkili bir sebepti. Bazi pozisyonlarda Aksoy, Hagi'ye Hakan'dan bile daha güzel gol vuruslari hazirladi. Iste bu sebeplerden dolayi G.Saray'in bu maçi kaybetmesi bana mümkün gibi görünmüyordu. Hesap ediyor, kitap ediyordum, bütün veriler hakliligimi ortaya koyuyordu. Asagidan yukari bütün hesaplar tutuyor, soldan saga, sagdan sola bütün saglamalar dogru çikiyordu.

Ancaaak, nerede hata yaptim diye hayiflanirken, Volkan'in yumurtasini hesaba katmayi unutmusum. Volkan dün gece G.Saray'a bir degil, iki degil, tam üç yenilgi tattirdi. G.Saray da elbette dün gece Volkan'i hesaba katmayi unutmustu. Volkan'la galip gelmesi tabii ki mümkün olmayacakti, olmadi da.

(Date: 18/10-97)

Galatasaray SK 1...Gaziantep K 0
Gheorghe Hagi(29)

Line up: Volkan - Umit[Gheorghe Popescu 33], Fatih, Vedat - 
         Arif[Emre 85], Tugay, Gheorghe Hagi, Ergun, Hakan Unsal - 
         Adrian Ilie[Iulian Filipescu 69], Hakan Sukur

 Fatih, Adrian Ilie, Gheorghe Hagi.

Referee: Oguz Sarvan, Münir Takpak, Ali Riza Çakmak.

Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.

Inanilmaz Hakan...

© 1997 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit Aktan - G.Saray sahaya “alisilmis”in disinda bir kadro sürmesine ragmen son haftalarin “alisilmis” futbolunun üzerine çikamadi. Oyuna baslayan kadro sablon olarak pek farkli birseyler sunmadi. Sadece Popescu ve Filipescu kenara alinabileceklerini hissetmis, Fatih Terim biledigi biçagini hafiften göstermeye baslamisti. Hakan göbekten hafif sola, ilie az biraz üçüncü forvet, Ümit, K.Hakan ise destek... Ama hava sartlarina uymayan yerden sert pasli hazirlik asamasi tam bir köstek...

Bu durumda ari gibi bir takim olan ve takim oyununu daha iyi oynayan Gaziantepspor isi kotarabilecek firsatlar da buldu. Ama G.Saray “Büyük” takimlarin “Küçük” oynadigi zamanlarda da kazanabilecegini gösterdi. Tugay’in maç boyunca sahanin en iyisi olarak göründügü ve çok basarili isler yaptigi karsilasmanin “Akillara durgunluk veren” oyuncusu Hakan Sükür’dü...

Her zaman söylüyorum; “Bu çocuk inanilmaz bir yetenek. Dünyanin en güzel atamayan golcüsü”...

Ne biçim kaçiranlarin basinda gelen bir isim. En rahat toplari, karsi karsiya bulundugu pozisyonlari ve hatta tribünden herhangi birinin inip gol yapacagi pozisyonlari “muhtesem” kaçirabiliyor. Hakan sükür’ün golü bulabilmesi için iki yol kaldi: Birincisi, rakip kalenin arkasina bir yabanci ülke bayragi asip “Oglum bu bir milli maçtir” demek.. ikincisi ise “Bu maç Dünya Karmasi’nin bir yardim maçidir” diye not düsmek.

Herseye ragmen Oguz Sarvan’a da kizamiyorum. Çünkü su son haftalarin yerli yabanci bütün hakemlerinin yaptiklarini yapti. Ne kartlarinda adil davrandi, ne de kararlarinda.

“10 kusurlu hakemden” biri olan Oguz Sarvan dün geceki maçin skorunun G.Saray lehine devam etmesi nedeniyle ayiplarini, küçük hatalar olarak gösterdi.

Dün geceki “Sulu” futboldan aklimda kalan tek sey Hakan’in atamadiklariyla, Hagi’nin çok zor bir pozisyonda topu igne deliginden geçirmesi oldu. Bunun disinda Popescu’yu yerinde kullanarak ve 3 puani alirken alkisi kaybeden G.Saray 3 gün sonraki sampiyonlar Ligi maçinda “isimler” kadar “sablonu” da düsünmek zorunda. Yoksa sampiyonlar Ligi’ndeki hal-i pür melâl ne olur biliyor musunuz?.

Ben söyleyeyim; “Nerde Prag, orda birak!..”

"Merakla bekliyorduk"

© 1997 Copyright Dr. Acun Gezer
Bu mac Galatasaray'in icinde bulundugu kriz donemi ve liglere verilen 15 gunluk aradan sonra ciktigi ilk maci herkes merakla bekliyordu. Hafta boyunca Fatih Terim'in takimda degisiklik yapacagina dair verdigi isaretler nedeniyle bu macta degisik bir kadro ve oyun duzeni beklentisi vardi. Nitekim Galatasaray maca Filipescu, Popescu ve Bulent'i yedek klubesinde birakarak basladi. Oyun duzeninde ise sematik bakimdan degisen bir sey yoktu. Yine geride cift stoper ve gerektiginde orta sahayi altilayacak bir on libero ile bunlarin onunde uclu bir blok ve hem defansif hem de ofansif gorev ustlenen iki kanat adami ile iki kisilik forvet sezon basindan beri suregelen oyun duzeninin devamiydilar.

Yalniz, Terim bu macta rol dagiliminda bir degisiklik yapmis ve en gerideki cift stoperlerini neredeyse unutulmaya yuz tutan Vedat ile bu sezon takimin en istikrarli oyuncusu olan Fatih'ten olusturmustu. Ben Vedat'in defansta son adam gorevini ustlenmesini son derece riskli buluyorum. Vedat'in bunun yerine on liberoda veya orta sahanin sol kanadinda cok daha basarili olacagina inaniyorum. Ama bu macta Vedat alisilmisin disinda oldukca dikkatli bir gorunumdeydi. Mac boyunca tek bir kademe hatasi yapmadi, cok sert bir mac olmamasinin da etkisi ile ikili mucadelelerde oldukca rahat ve basariliydi. Fatih de istikrarli grafigini surdurunce, Galatasaray defansi macin basindan itibaren rakibine bilinen "gobekten" aciklari vermedi.

Terim bu macta on liberoda ise yeniden Tugay'i kullandi. Bana gore Tugay top teknigi ve oyun zekasi gibi cok parlak yetenekleri olan bir oyuncu olmasina ragmen, pek bunlar kadar "nadide" sayilamayacak kesicilik gibi diger bazi ozellikleri nedeni ile on liberoda kullanilirken aslinda buyuk oranda ziyan edilmis oluyor. Cunku liberoda iken Tugayin hucuma olan katkisi azaliyor. Terim hala bu mevkide Vedat'i, veya hatta Umit'i denemek yerine boyle bir oyuncuyu kullanmakla bana gore hata yapiyor. Elindeki oyunculari en guclu meziyetlerini silah olarak kullanmak yerine ikincil yeteneklerini kullanmaya kalkiyor, bu da haliyle randimani dusuruyor. Bana gore Tugay'i on liberoda oynatmakla Hagi'yi oynatmak arasinda hicbir fark yok. Fenerbahce'de Baric on liberoda Okocha'yi oynattiginda futbol otoritelerince futbolu bilmemekle suclaniyor, ama Fatih Terim Tugay'i on liberoya koyunca kimseden tek bir elestiri gelmiyor.

Gaziantep macinda Galatasaray defansinin rakibine verdigi tek tuk hucum sanslari hep orta sahasinin iki kanadinda oynayan ve rakip hucuma kalktiginda defansa cekilmekle gorevli olan iki oyuncu, Arif ve Hakan Unsal'in yetersizliginden kaynaklandigi goruldu. Sagda Umit'in Arif'e az da olsa destegi bu taraftaki acigi bir parca telafi etse de, Hakan Unsal'in kanadinda Ergun'den yeterince destek gorememesi bu kanadi rakip hucumlara karsi oldukca savunmasiz birakiyor. Gerci Gaziantep oyunu yeterince kanatlara yayamadigi icin bu aciktan pek yararlanamadi ama, Sparta Prag'in da ayni zaafa dusecegini kimse garanti edemez.

Bu defans duzeni ile 20 dakika maci goturen Galatasaray bu dakikada mecburi bir duzen degisikligine gitti. Umit'in sakatliginin zorlanmasi nedeni ile oyun disina alinmasi uzerine, yerine Popescu girdi. Popescu ilk devrenin sonuna kadar orta sahanin sag kanadinda defansa yakin oynadi. Ikinci yarida ise Terim buraya Fatih'i kaydirip Popescu'yu stoper olarak geriye Vedat'in yanina cekti. Gerci spor yazarlari Popescu'nun oyuna girisi ile beraber Galatasaray'in "liberolu" duzene dondugunu yaziyor, ama bu dogru degil. Galatasaray macin sonuna kadar defans duzenini degistirmedi, ama Popescu ile Vedat gecmis maclarda Fatih ile Bulent'in yaptigi gibi cizgi seklinde ve kademesiz oynamayip defans derinligine daha fazla dikkat ederek oynadiklari icin boyle bir izlenim dogdu saniyorum.

Takimin geri kalaninda Ergun her zamanki gibi gayretli ama fizik olarak gucsuz, Hagi ise uzun zamandan beri ilk kez oldukca istekli bir gorunumdeydi. Hagi denince, takimin hucum duzenine de bir parca deginmekte yarar var..

Galatasaray'in forvet oyunculari icin artik herkesin ezberledigi bazi kaliplasmis yorumlar var. Mesela deniyorki; "Hakan Sukur aslinda skorer bir oyuncu degil, ama cok iyi assist yapiyor".. Ilie icin de benzer yorumlar yaygin.. Hatta Hakan'in gecen yil attigi 38 golde Ilie'nin yardimlari vurgulaniyor ve Ilie'nin de oncelikle assist ozellikte bir oyuncu oldugu soyleniyor.. Eh, Galatasaray'in orta sahasinda yer alan ama surekli hucuma donuk oynadigi ve asla defansa bir katkisi olmadigi icin forvetten sayilmasi gereken bir de Hagi varki, zaten o da dunyanin en buyuk pasorlerinden biri.. Yani pek farkinda degiliz, ama Galatasaray'da bir "skorer" oyuncu eksikligi var.. Bunca pasor'un yer aldigi bir forvet hattinda da bu kadar pozisyon zenginligine karsin, bu kadar gol atma zorlugu yasanmasi cok dogal. Bana kalirsa ne kaleci, ne defans oyuncu degil, ama bu takima acilen kaliteli bir "skorer" oyuncu gerekiyor. Eldeki "pasor" fazlasini biraz eritip, yani Hakan-Ilie-Hagi uclusunden birinden vaz gecmek ve bunun yerine surekli yuzu rakip kaleye donuk ve hep golu dusunerek oynayan, her pozisyonda topa vurmasini bilen saglam bir adam sart. Dunku macta Hakan Sukur oyle pozisyonlar harcadi ki (sayisini hatirlamiyorum), bu pozisyonlarin herhangi birinde golu kaydetmesi icin kafasini kaldirip kaleyi gordugu anda topa duzgun vurmasi yeterliydi, ne adam gecmesi ne sut pozisyonu almak icin ugrasmasi gerekiyordu. Sadece kaleyi gorur gormez vurmasi yeterdi. Ama o kaleye 2 metre uzaktayken bile kime nasil pas verebilecegini dusunurken vakit kaybediyor ve bu arada ayagindaki toplari rakip kaleciler gelip kibarca aliyorlar.

Onumuzde zorlu bir Prag deplasmani var. Bu macta defansta kademeye dikkat ederek kanatlardaki zaafi da giderebilirsek, hucumda da unlu "pasorlerimizden" hic olmazsa biri tipki bu macta Hagi'nin yaptigi gibi dogrudan golu dusunerek oynarsa Cek topraklarinda ikinci bir deplasman zaferi yasamamiz isten degil.

(Date: 1/11-97)

Samsunspor K 0...Galatasaray SK 2
                 Hakan Sukur(14)
                 Adrian Ilie(55)

Line up: Volkan - Bulent, Gheorghe Popescu, Fatih - 
         Umit, Tugay, Gheorghe Hagi[Iulian Filipescu 69], Ergun, Hakan Unsal - 
         Adrian Ilie[Arif 88], Hakan Sukur[Emre 89]

 Hakan Sukur, Gheorghe Hagi, Fatih.

Referee: Erol Ersoy, Aykut Gumulu, Serdar Cakiroglu.

Stadium: 19 Mayis Stadi - Samsun.

Samsun maci, futbol yazarlarimiz ve libero meselesi

© 1997 Copyright Dr. Acun Gezer
Genellikle maclardan sonra herhangi bir yorum yazacaksam bunu ertesi gunun gazeteleri cikmadan yapmaya calisiyorum. Dunku Samsun macindan sonra buna firsatim olmadi ve bu mesaji yazmayi bugune biraktim. Ama sabah gazetelere goz attigimda okuduklarim beni oylesine hayrete dusurduki, once bu mac hakkinda herhangi yorum yazmamaya karar verdim. Ama sonra bundan vazgectim.

Once biraz mactan bahsedeyim.

Dun Samsun karsisinda alinan sonuc butun Galatasaray'lilari sevindirdi. Cunku Galatasaray bu sezonun ilk deplasman galibiyetini, rakibine tek pozisyon vermeyen bir defans guvenligi ve rakip kalede ezici bir hucum ustunlugu ile elde etti. Maca cok hizli baslayan Galatasaray Hagi'nin oyundan ciktigi dakikaya kadar ozellikle sag kanatta Umit ile gosterdigi uyum ve bunun sonucu olan etkili oyunu ile Samsun defansini felc etti ve cogu Ilie ve Hakan'in ayagindan harcanan en az 7-8 cok net gol pozisyonundan sadece ikisini gole cevirerek maci kazandi. Galatasaray'li oyuncularin hemen hepsi son derece canli, istekli bir mucadele sergileyerek gorevlerini tam olarak yaparken hucumdaki Ilie ve Hakan'in bilinen tutukluklari disinda benim gozume carpan yegane zaaf, oyuna ikinci yari giren Filipescu'nun bariz isteksizligi idi. Anlasilan Filipescu, hakkinda dolasan soylentilerden etkilenmis ve "istenmedigim yerde durmam" havasina girmis, oyunda kaldigi yaklasik 20 dakika boyunca isteksiz bir oyun cikardi ve surekli top kaybetti.

Gelelim asil konuya.

Beni bugunun gazetelerini okudugumda asil sasirtan ise hemen hemen butun spor yazarlarinin sozbirligi etmiscesine Galatasaray'in bu macta "liberolu" oyuna dondugu icin basarili oldugu yonundeki yorumlari oldu. Hatirlarsaniz bir onceki Gaziantep macindan sonra da benzer yorumlar yapilmisti. O zaman da aslinda Galatasaray'in "liberolu" oynamadigini, sadece o gune kadar cift stoper oynayan Fatih-Bulent ikilisinden farkli olarak Antep macinda geride yer alan Popescu-Vedat ikilisinin kademeye cok daha dikkat ettigini yazmistim. Bu ikili, top Galatasaray'da iken tipik tandem formasyonuna gecerken, top rakibe gectiginde atagin geldigi yone dogru biri (genellikle Popescu) defans derinligini kontrol ediyor, kanatlardaki Fatih ve Hakan Unsal'in da katilmasi ile dortlu bloga donuyorlardi. Bu, aslinda "tandem libero" duzeninin dogru uygulamasi idi. Cunku bu sistem, uc yerine iki kisi ile defansi kontrol ederek hucuma bir fazla adamla cikmaya olanak taniyordu. Ama top rakipteyken geride iki kisi birakmaya devam ettiginizde elbetteki defansiniz acik vereceginden, orta sahadan on libero ve kanat adamlarinin katilimi ve bu kalabaliklasan defansin kademeli bir duzene dikkat etmesi sart. Iste Galatasaray'in bir turlu yapamadigi da buydu. Cunku daha once Fatih-Bulent ikilisi ise, bu duzeni daha rijid bicimde ve surekli ayni hat uzerinde bekleyerek uyguluyorlar, defans derinligine ve kademeye dikkat etmiyorlar, bu da rakibin ozellikle gobekten hizli adamlarla geldigi durumlarda defansimizin tek verkacla acilmasina yol aciyordu. Ancak Galatasaray ne Antep macinda, ne de Prag karsisinda sezon basindan beri uygulamaya calistigi semada bir degisiklik yapmamis, sadece bu semanin rol dagiliminda degisiklik yapilmisti. Popescu'ya "tandem" ikili icinde gorev verilmesi ile kademe ve derinlik koordinasyonuna daha fazla dikkat edilir olmus, defans guvenligi artmisti.

Dun Samsun karsisinda da, Galatasaray en geride Popescu ve bu defa Fatih'i cift stoper olarak kullandi. Sol kanatta yine Hakan Unsal varken, sagda bu mevkinin su andaki en iyi secimi durumundaki Umit oynadi ve gorevini cok iyi yapti. Popescu tecrubesi ile, tandem defans anlayisinin vazgecilmez kosulu olan kademeli defans anlayisini yonetirken, Galatasaray defansi Fatih-Bulent ikilisinin verdigi gedikleri artik vermiyordu. Boylece on liberoda yer alan Tugay da bir parca rahatliyor ve firsat buldukca hucuma daha fazla katkida bulunuyordu. Ergun, gecmis maclara gore cok daha canli gorundu, kostu, calisti ve Galatasaray orta sahasinin bu macta onceki maclara gore cok daha canli ve verimli olmasinda bence basrolu oynadi. Hagi de, yorulup sinirlendigi ve bu yuzden oyundan alindigi dakikaya kadar istekli idi. Umit ile cok iyi anlasarak Galatasaray'in sag kanatta Samsun defansini cokertmesini sagladi. Galatasaray bu kanatta rakibe karsi oylesine ustundu ki, macin ilk on dakikasinda bu kanattan 3-4 tane %100 gol sansi yaratti. Ileride Ilie ve Hakan hala son hareketlerde tutuk ve urkek olmalarina ragmen, ozellikle Ilie'nin eski bilinen oldurucu deparlarinin izlerini yeniden gostermeye baslamasi, kosan, adam gecen, rakip defanstan adam eksilten bir etkinlikte olmasi sevindirici idi. Nitekim macin sonundaki kacan penalti da Ilie'nin boyle bir delici depari ile kazanildi.

Iste butun bu manzaradan sonra, sabah gazetelerinde okuduklarim beni saskina cevirdi. Butun spor yazarlari soz birligi etmiscesine "Fatih Terim'in inadindan vazgecerek liberolu sisteme gecmesi ile Galatasarayin kazandigini" yaziyorlardi. Hatta Yavuz Gokmen, bu macin en iyilerinden biri olan Umit icin, "sahada yoktu" diyor, bircoklari "Popescu'nun libero olarak basarisini" kutluyorlardi. Gulsem mi, aglasam mi diye dusunurken, bunca spor ulemasinin boylesine kesin yorumlarindan sonra cikip da kendi halinde bir futbol seyircisi olarak benim "hayir arkadaslar Galatasaray yine liberosuz oynadi" dersem kimsenin beni ciddiye almayacagini dusunerek bu mac hakkinda yazmaktan vazgectim.

Ama az once NTV'de "Futbol Analiz" programinda Kemal Belgin'in adeta bir ders niteligindeki konusmasini dinledikten sonra fikrimi degistirdim. Kemal Belgin de (kendisi ayni zamanda Spor Akademisinde ogretim uyesidir), spor yazarlarinin yorumlarina hayret ettigini gizlemeyerek Galatasaray'in yine liberosuz oynadigini, ama Popescu sayesinde bu sistemde daha once yaptigi hatalari yapmadigi icin daha verimli oldugunu soyluyordu. "Libero" teriminin "defans hattinin en az 3-4 metre gerisinde serbest oynayan adam" anlamina geldigini vurgulayan Belgin, Galatasaray'in su anki defans anlayisinin, Ingiliz'lerin "three-flat" diye tarif ettigi anlayis oldugunu, bunun dunyadaki en iyi uygulamasinin da Borussia Dortmund'taki Sammer'li defans anlayisi oldugunu anlatti. Hepsinden onemlisi programda dunku mactan sonra Fatih Terim'in "liberolu" anlayisa donus konusunda "ben artik anlatmaktan biktim, ne yazarlarsa yazsinlar" dedigi, ayrica Mufit Ozkasap'la da programdan once yapilan telefon gorusmesinde kendisinin "biz yine liberosuz oynadik, ama kimse anlamiyor" dedigi de soylendi.

Sonuc olarak, ozellikle maclari sadece gazete yorumlarindan izleme firsati bulabilen yurtdisindaki arkadaslarin basinda okuduklari her yoruma guvenmemeleri gerektigi konusunda cok carpici bir ornek yasadigimizi dusunuyorum. Ayrica gazetelerde "futbol yazari" diye yazi yazanlarin %90'inin bilgi birikimlerinin de ne duzeyde oldugu da yasanan bu ilginc olayla belgelenmis oldu.


(Date: 8/11-97)

Galatasaray SK 2...Trabzonspor K 2
Hakan Unsal(72)    Hami(31 F, 66)
Osman(78)

Line up: Volkan - Gheorghe Popescu, Bulent[Emre 70], Vedat[Osman 46] - 
         Arif, Umit, Tugay, Ergun, Hakan Unsal - 
         Adrian Ilie[Okan 15], Hakan Sukur

 Gheorghe Popescu.

 Gheorghe Popescu 2, Tugay.

Referee: Ilhami Kaplan.

Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.

Tahammül ötesi

© 1997 Copyright Dr. Acun Gezer
Bir zamanlar rahmetli Turgut Özal'in sagliginda kendisinin T.Ö. seklindeki inisialini bazi muhalif gazeteciler "Tahammül Ötesi" olarak hicvederlerdi.

Galatasaray olarak bizim de bir T.Ö.'müz oldugunu söyleyebiliriz pekala. Trabzon macinda da bahane olarak "amansiz bir markaj" altinda oynadigi soylenecek yine mutlaka, ama daha onceki maclarda oldugu gibi ben bu macta da kimin kimi marke ettigini tam anlayabilmis degilim. Acaba Rada mi T.Ö.'yü marke ediyordu, yoksa T.Ö. mü Rada yi? Cunku markaj altindaki futbolcularin belli hareket tarzlari vardir; markajdan kurtulmak icin bos alanlara deplase olmaya, markajcilarini gorev alanindan uzaklastirmaya ve boylece diger takim arkadaslarina bosluklar yaratmaya calisirlar. Ama T.Ö.'ye baktigimizda doksan dakika boyunca asla markajdan kacmaya calisan, bundan rahatsiz olan bir halini goremiyorum. Bu macta da macin her dakikasinda Rada ile kolkola, omuz omuza, yanyana dikilip durdu. Sadece bir kez formasindan cekildi diye kendini yere birakti, bir keresinde de tribunlerin "Hakan gol gool goool.." seklindeki tezahuratiyla gaza gelerek, inanmazsiniz ta Trabzon yarisahasinin ortasina kadar top kovaladi, bir de topuk pasi verdi. Bu iki enstantane disinda sanki Rada'yi marke etmek gorevi verilmis gibi onu bir golge gibi takip etti. Rada nereye giderse o da onun yanindan ayrilmadi. Aldigi paslardan tam ayagina isabet edenlerini ayni aci ile geri pasa cevirirken, tam isabet kaydetmeyenlerine hamle dahi yapmadi. Kendisine yapilan ortalardan ise sadece yanindaki Rada'nin topa sicramasi sayesinde haberdar oldu, oyle ki macin sonlarina dogru Galatasaray hava toplarinda Okan'dan medet umar olmustu.

Yavuz beyin cok guzel degindigi gibi, futbol sahalari ruhsal problemi olanlarin rehabilitasyon alani degildir. Hele hele Galatasaray formasi problemli insanlarin siginagi olmamali, Galatasaray'a gonul vermis milyonlarca insan, bir tek sorunlu kisinin hastabakicisi yerine konmamalidir. Bu tur sorunlarin cozumu bellidir, cozum icin basvurulacak yerler bellidir. Ama bu sorunlara sahip birinin sahaya cikip top oynamasini beklemek kadar bos bir bekleyis olamaz. Kisi olarak ne kadar sevsek de, hic, ama hic kimsenin Galatasaray formasini tapulayip "isgal etmesine" goz yummaya, cok sevdigimiz icin onu sorunlarindan dolayi hosgormeye hakkimiz olamaz. Eger sevgi herseyden ustunse, neyi daha cok sevdigimize karar vermeliyiz. Galatasaray'i mi, yoksa gozu yasli, boynu bukuk gol krali T.Ö.'yü mü?

Mac hakkinda soylenecek fazla bir sey yok..

Sahaya Galatasaray formasi ile cikan oyuncular arasinda futbol adina bir seyler yapmak isteyen biraz Tugay, biraz da Popescu'dan baska kimse yoktu. Geri kalanlardaki laubalilik, lakayitlik sinir bozucu duzeydeydi. belki de Sparta macinin yorgunlugu bahane edilecek, ama Galatasaray formasi giyen adamlarin bu kadar onemli bir macta bu kadar umursamaz oyunlari insani cileden cikariyor. Bu arada Volkan icin "geldi geleli Galatasaray'a kac mac kazandirdi" diye soranlar en azindan bu maci hesap hanelerine yazsinlar. Durum 2-2 olduktan sonra Volkan, karsi karsiya kaldigi Erdal'in ayagindaki topu oyle mucizevi bir bicimde bir uzanip aldi ki, gorulmeye degerdi. Volkan bu pozisyonla yenilgiyi onleyen adam oldu. Gerci yenilsek ne farkederdi, o da ayri bir konu..

(Date: 16/11-97)

Altay SK 4.........Galatasaray SK 5
Serkan(50)         Hakan Sukur(18, 48 P, 53, 71)
Fatih(54, 68, 73)  Arif(24)

Line up: Volkan, Fatih, Bulent, Iulian Filipescu[Adnan 58] -
         Umit, Tugay, Gheorghe Hagi[Emre 84], Ergun, Hakan Unsal - 
         Hakan Sukur, Arif

 Bulent, Arif.

Referee: Ayhan Yucebilgic, Unal Salcioglu, Tufan Noyan.

Stadium: Izmir Ataturk Stadi - Izmir.

Savunmasiz futbol

© 1997 Copyright Milliyet
Omer URUNDUL - DUN gece izmir'de gunumuz futbolunun istedigi temel ilkelerin basinda gelen savunma guvencesinin iki takim tarafindan da hice sayildigi bir puan mucadelesi izledik. Altay'in yetersiz kadrosuyla rakibin alisilmis cok adamli ofansif girisimlerine akilci tedbirler dusunmeyip kora kor oyuna girme yanlisi Galatasaray'a avantajli saha ici ortami yaratti. ilerde Hakan ile Arif'in defansin yerlesme duzenini bozan hareketliligine orta sahanin yakin destek vermeye calismasi, Hagi'nin ustun yetenekleriyle iki kanadi da degisken olarak olumlu kullanmasi takimi her an gole yakin kimlik icine soktu. ilk yarida bir cok organize gelisen ataklardan sonuc alinamazken, kazanilan iki gol de Altay defansi ve kaleci Sanver'in musterek ikramlarindan geldi.

ikinci yari kolay kolay unutulmayacak bir mucadeleye sahne oldu. Uc farkli skor avantaji bulan Galatasaray'in bu maci zora sokacagi kimsenin aklina gelmezdi. Ama sezon basindan beri devam eden takim savunmasindaki onemli arizalar yine gundeme geldi. Blok baglantilari koptu, kademe kayboldu. Farkli skor avantajinin moraline ragmen Galatasaray hucum gucu sinirli rakibinden dort gol yedi. Eger bu mac berabere noktalansaydi, herhalde Galatasaray ligi tamamen kaybettigi gibi onarilmayacak sikintilarin da icine duserdi. Dunku mactaki uc puanin yanindaki tek kazanc Hakan Sukur'un moral depolamasi oldu. Ama bu savunma felaketiyle Galatasaray'in istikrarli bir cizgi yakalamasi mumkun degil.

Altay kanatlarda buyuk aciklar verdi. Oyunu genis alana yayma istekleri savunma guvencelerini yok etti. Ancak ekip olarak skoru kabul etmeyisleri basta Fatih olmak uzere Serkan Dokme ve sag kulvardaki Murat'in ustun gayretleriyle az kalsin inanilmaz bir mucizeyi gerceklestireceklerdi. Ama bu kadar acik veren rakibe genislik birakan bir takimin isi mutlaka cok zor.

Bu sene ilk defa gorev alan hakem Ayhan Yucebilgic cok basarili bir yonetim gosterdi.

(Date: 23/11-97)

Galatasaray SK 1...C Dardanelspor 0
Gheorghe Hagi(65)

Line up: Volkan, Fatih, Gheorghe Popescu, Hakan Unsal[Bulent 14] -
         Iulian Filipescu, Arif[Umit 78], Emre, Tugay, Ergun[Okan 46] - 
         Hakan Sukur, Gheorghe Hagi

 Iulian Filipescu, Gheorghe Hagi.

Referee: Metin Tokat, Cengiz Akyuz, Hasan Osman Yavuz.

Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.

Kör gelin...

© 1997 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit AKTAN - Oyunun ilk devresini kesinlikle Ç.Dardenel oynadi. Defans saglamligini ikinci, hatta üçüncü sahaya çok çabuk çikarak süslediler. Kalelerini kademeli savundular. Üstelik hücumda her kaptirdiklari topu, ilk hareketlenen G.Sarayli'ya "mutlak faul" yaparak kestiler ve bundan da sadece iki sari kartla yirttilar... Bir penalti, bir de direk buldular. Daha ne yapacaklardi ki... Bundan fazlasini yapabilene Dortmund diyoruz, Parma diyoruz.

G.Saray ise Ergün'e çizgide, Arif'e solda umut baglayinca bu iki olmazdan bir olmaz çikti. Yan toplar da hep Bekir'e atilmaz mi? Al sana kaos!... Zaten G.Saray orta sahasi "kör gelinin görücü kahvesi gibi yarisi fincanda, yarisi tabakta" oynayinca "ton-ton" Çanakkale Dardanelspor "dan-dan" vurdu da vurdu.

Fatih'in defansi dün gece "tandemin demlisi" gibi oynadi ama genç Fatih de kayip kayip kaybolunca, defansin bögrüne de sancilar saplaniverdi. G.Saray'da "herkesin bildigi bir sir" var. O da "ortadan adam eksilterek gelecek adam" eksikligi... iste bu sirri G.Saray ikinci yarida çözdü. Önce dayanilmaz bir baski kurdu. Hem Tugay, hem Filipescu, hem de Okan adam eksilterek geldiler. Sonra da Hagi bir vurdu ki; sormayin... Muhtesem bir kaleciyi yikti, geçti.

O sut, kör gelini bile kocaya verirdi... Nitekim, dün gecenin kör gelini olan G.Saray, evde kalmaktan Hagi'nin unutulmaz golüyle kurtuldu. Maçi alan ve 3 puani kazanan sadece "Fatih Terim"dir bana göre. Taraftarin ve futbolcularin çok sevdigi Fatih Terim, iyi oynamayan takimina devre arasindaki motivasyonuyla ve takimdaki açik agirligiyla maçi kazandirmistir. Onun için de baskalarinin onu sevmesinin hiç mi hiç önemi yok zaten.
(Date: 6/12-97)

Kayserispor K 1...Galatasaray SK 2
Ugur(76 P)        Umit(18)
                  Hakan Sukur(46)

Line up: Volkan, Fatih, Bulent, Gheorghe Popescu, Iulian Filipescu -
         Umit[Emre 90], Tugay, Gheorghe Hagi[Okan 81], Ergun, Hakan Unsal - 
         Hakan Sukur, Adrian Ilie[Arif 63]

Substitutes: Kerem, Osman, Feti, Mehmet.

 Volkan.

Referee: Murat Ilgaz, Sürat Müniroglu, Arif Keserci.

Stadium: Adana 5 Ocak Stadi - Adana.

Galatasaray tek devre

© 1997 Copyright Milliyet
Dogan Kologlu - ADANALI Galatasaray'a oyle susamis ki... Onur duydugu ve bir sokaga ismini verdigi Fatih ile butunlesmenin coskusu, tribune tirmandi. Ali Sami Yen'de bile alismadigimiz bir sov gorduk. Adana daha uzun bir sure boyle bir manevi zenginlik yasayamaz. Fatih adeta Adana'da yeniden dogdu. Ali Sami Yen'de azalan seyirci destegi Adana'da patladi. iste bu sarhosluk ilk yari Kayseri'nin kimligini sildi atti. ikinci yari kendilerine geldiklerinde mac 2 - 0 olmustu.

Kayseri bu macta libero sikintisi yasadi. Hakan ile oynayan ilhan'in hatalari yenilgiye yolacti. Galatasaray ise ilk kez defansin orta bolgesinde bu kadar cok adam biriktirdi. Rakibe pek az gol firsati verdiler. Ancak hucumdan geriye donus yavas oldugu icin Filipescu, Ergun, Bulent zaman zaman kademe yanlisiyla kolay calim yediler. ikinci yari bu ornekler daha da cogaldi. Macin yildizi Umit'ti. inanilmaz diriligi ve isirici fizigi ile modern orta saha adamiydi. Galatasaray'in iki Umit'e daha ihtiyaci var. Hicbir defans bu kadar cok calim yemez. Umit, hem forvette cogaldi, hem fizigini riske atarak ilk golu atti. Takimin da en cok kosan adamiydi.

Bir de hava toplari vardi. Hakan ilk yari iki top kapti. Biri gol oldu, biri gol pasi. Ancak cok daha kolay pozisyonlarda depar yapan ve yirtici santrfor olmadigi anlasildi. Ustelik Hakan'da bir degisme de vardi. ilk kez santrfor yerini bu oranda bosaltti. Arkadaslarinin deparini acti. Bunun taktik yarari da gozuktu. Cunku Kayseri defansinin derinligi yok oldu. Galatasaray, bir kupa almak istiyorsa futbolunu bir ust tempoya cikartmak zorunlulugundadir. Hem hucuma bu kadar cok adamla gideceksin, hem geri donemeyeceksin. Olmaz boyle sey... Ayrica Galatasaray defansi hava toplarinda 6 - 7 kez, 40 metreden gelen toplara havalanmadi. Neden bu tutukluk? Futbol insan kabiliyetinin severek soyundugu gosteri alanidir. Mucadele etmeden teslim olmak zayif takimlarin goruntusudur. Dunun ders mesaji buydu. Hakeme gelince... inanilmaz bir hata yapti. Sahada diagonale ters dustugu icin ofsayti gormedi. Ardindan Galatasaray'in aleyhine penalti oldu. Yan hakem bayragini indirmedi. Tartismalardan sonra penalti yerine ofsayt atisi yapildi. Dogrusu da buydu. Ancak diagonali goremeyen hakeme Dunya'da artik duduk verilmiyor.
(Date: 13/12-97)

Istanbulspor AS 2.....Galatasaray SK 1
Saffet(52)            Okan(44)
Hamza(60)

Line up: Volkan, Fatih, Bulent, Gheorghe Popescu -
         Okan[Feti ?], Umit[Emre ?], Tugay, Gheorghe Hagi, Ergun - 
         Hakan Sukur, Arif[Mehmet 87]

 Arif, Okan.

Referee: Erol Ersoy, Ali Riza Cakmak, Ilhami Sayilan.

Stadium: Dolmabahce Stadi - Istanbul.

Saffet Yetti...

© 1997 Copyright Turkiye Gazetesi
Altan Ayanoglu - Toplama takimla, yillarca bir arada oynamis, birbirlerini her yönüyle tanimis futbolculardan kurulu takim arasindaki fark, dün sahada oynadiklari futbolla düzenledikleri akin, ver-kaçlar, hazirladiklari gol pozisyonlarinda çok açik bir sekilde ortaya çikti.

Isim yapmis olmak, büyük transfer ücretiyle kulüp degistirmek ve bu oyuncularla takim kurmak bir kiymet ifade etmiyor. Dün istanbulspor ile G.Saray'i seyrederken düzenledikleri akinlari izlerken yukarida belirttigimiz düsüncenin dogruluguna bir defa daha sahit olduk. Maçin sonucu ne olursa olsun ligde derecesi hangi sirada bulunursa bulunsun, bir takimin büyümesi için yillarin geçmesi lazim. G.Saray, dün istanbulspor önünde oyunun genelinde daha çok akin düzenleyen, gol pozisyonuna giren tarafti. Istanbulspor'da bonservis ücretiyle birlikte trilyona mâlolan Sergen'e bakiyorum, durarak futbol oynuyor. Yürüyüsü de, kosmasi da adeta kagni gibi, Oguz'un hareketleri güzel ama devamlilik ve mücadele yok, Hamza G.Saray'da oynarken, "Ben futbolcuyum" diyordu, simdi "emekliyim" diye bagiriyor. Bir gol atti ama, bos kaleye topu yuvarlamaktan baska bir sey yapmadi. Biraz ümit veren Saffet... O da G.Saray savunmasi arasinda çok defa kayboldu. Ama buna ragmen nefis bir gol atmakla istanbulspor'un en iyi futbolcusu oldugunu gösterdi. Ayrica istanbulspor'un galip duruma geçmesi için müsbet hareketleri yapan da, ikinci golü attiran da Saffet'ti.

Türk futbolcularda bir hastalik var. Hakemlerin her kararina itiraz etmek... Karar lehinde dahi olsa. itiraz edenlerin en basinda Hagi geliyor. Oyun devam etse bile, oyunu birakip çenesini çalistiriyor, el-kol hareketleri de caba. Sahanin hali ise içler acisi. Futbolculara hak vermemek mümkün degil. Bir de yagmurun içinde ortaya çikan kayganlik eklenince, devamli düsmeler meydana geldi ve futbolcular istediklerini yapamadilar. Kisaca ifade edersek, dün sahaya uygun bir futbol seyrettik.
(Date: 21/12-97)

Galatasaray SK 3..........DC Karabukspor 0
Hakan Sukur(18, 78, 86)

Line up: Volkan, Fatih, Bulent, Popescu -
         Okan, Umit[Suat 64], Tugay[Mehmet 85], Hagi, Ergun -
         Arif[Emre 85], B.Hakan

 Ergun.
 Sedat(Karabukspor, 62).

Referee: Serdar Tatli, Ercan Inegöllüler, Celalettin Bay.

Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.

Bir Orta Kahve

© 1997 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit Aktan - G.Saray oyuna son haftalarda özlenen bir hirs ve istahla girdi. iyiden öteye "çok iyi" bir anlayisa sahip, orta karardan daha biçimli bir takima karsi hirsina binip yüklendi. Bu performans biraz da "ligin seyir defteri" tablosundan ileri geliyor, sari-kirmizili takimi kötü günler "biter ayak" tesvik ediyor ve G.Saray "ben de varim" demeye getiriyordu. Sahaya dökülen kuvvete karsilik teknik sunuslar sadece Hagi ve Tugay'dan gelebiliyordu. Kisa boylu bir defans ve kaleci kurgusuna sahip Karabükspor kasisinda "kesme toplar" atilamiyor, ortalar "sade" geliyordu. Top kayiplarini, hem de "garanti pas" durumunda yapilan top kayiplarini ise hiç sormayin.

Oyunda pisirilen bir kaç kahve servisinde "sekerlileri" her zaman oldugu gibi yine Hakan sükür höpürdetti. "Bol köpüklü" kahveleri üç kere lüpleten Hakan sükür, takimini "ilk yarinin en çok gol atan takimi" yaptigi gibi kendini de "ilk yarinin en çok gol atan futbolcusu" yapmayi basardi.

Bir paragraf da Hagi'ye açmak istiyorum. Hagi ayri, takim ayri oynuyor. Frekans tutmuyor, senkron yok. Hagi de takim da iyi seyler yapiyorlar ama birlikte "daha iyi seyler" yapmalari gerekiyor. Bunu da becerebilseler "güç ile gösteri" birlesecek. Hagi futbolun "gösteri" ve "kendine" tarafini harika süslüyor. Ama son haftalarda takimina degil Merkez Hakam Komitesi'ne oynuyor gibi. Her maçi seminere çeviriyor.

Son paragraf da Fatih Terim'e... "Büyük basarilar büyük inatlarin eseridir". Bu takim ligin ikinci yarisinda tüm yapacaklarini, bu yarida ve isler kötü giderken Terim'in gösterdigi inada borçlu olacaktir. Ben Fatih Terim'in inadini destekliyorum. Tandemini, mandemini "sivrisinek saz"cilara havale ediyor, iyi bir G.Saray'in, iyi bir devre arasiyla lige agirligini koyacagina inaniyorum.*Hem de bol köpüklü orta kahve tadiyla...
(Date: 18/1-98)

Galatasaray SK 2...MKE Ankaragucu 1
Hakan Sükür(38)    Coulibaly(40)
Suat(63)

Line up: Volkan, Fatih, Gheorghe Popescu, Bulent -
         Okan, Gheorghe Hagi[Vedat 89], Tugay, Ergun[Suat 46], Iulian Filipescu - 
         Hakan Sukur, Arif[Umit 59]

Substitutes: Mehmet Bölukbasi, Osman, Fethi, Emre

 Tugay.

Referee: Ayhan Yücebilgiç, Timur Tekinarslan, Fahri Durmus.

Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.

Hakan çok Sükür

© 1997 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit AKTAN - Tatsiz, yavan ve salyali bir istahtan baska hiç birsey görülmeyen ilk 45 dakika maçin genelinden kesinlikle ayri tutulmali diyorum. Kendi yari sahasindan hiç çikmadan 40 dakika oynayan bir Ankaragücü'nü kimse bu anlayista beklemiyordu. iyi bir takim olan Ankaragücü'nün oyuna girdigi zaman neler yapabilecegi bir kaç flasta gözüktü zaten. ilk 40 dakika ne pozisyon aldilar ne de pozisyon verdiler. Sikistirdilar, tikistirdilar ve prese direndiler. Bu anlayista devreyi bitirmek üzereyken 40'nci ve 42'inci dakikalarda iki kere çiktilar ve iki gol buldular.

Ankaragücü ilk çikisinda top kaptirdi, ilk kez verdigi boslukta Hakan'i markajsiz birakti ve maçin yildizindan golü de yedi. Ankaragücü ikinci çikisinda çabuk ve ayaga oynadi. Kademe boslugundan yararlandi ve golü atti. "Ankaragücü çikmasa ne yerdi ne de atardi" yaftasiyla hiç bir teknik üstünlük saglanamayan koca bir ilk yari, yavan ve kuru bir baskiyla geçti. Geçerken de açik bir Fatih Terim elestirisi kokan, yorumu kendinden menkul bir cümle birakti aklimda: Haftalardir ben oynarim diye bagiran Suat'in da yer aldigi bir orta alan, topu yere indirerek ve ezbere salvolar yerine duvar yazilari yazarak isi çözemez miydi acaba?..

Elestiriyi duymus gibi Terim ikinci yariya Suat'la basladi. Cevabi bu yeni düzende bulduk. Elestirim dogru ve yerindeymis. Ama Suat girdikten sonra da top yine yere inmedi. sut yine yoktu. Duvar yine hiç yapilmadi. Dolayisiyla pozisyon olmadan gol arandi durdu. Ne zaman ki Hagi beklenen serbest vurusu, "özlenen vurusa" çevirdi, o zaman bir gol daha geldi. Golü Hagi ve Suat imzalarken diregin ayni yerine iki kere vuran topu Suat'in kafalarin üzerinde kullandigi ayagiyla atmasi hâlâ daha topun yere inmemis oldugunun bir ironik elestirisi sayilmali. Seyircinin muhtesem bir destek verdigi gecenin en iyisi bana göre kesinlikle Hakan sükür'dü. Hiç hatasiz oynayan bu büyük golcü, pres ve asist konularinda herkesten çok is yapti. Attigi goldeki kontrol ve vurus müthis bir teknik gösteriydi adeta. Ankaragücü'nün sadece geri düstügü anlarda hücuma çikmasi ve kalitesini Ali Sami Yen'e dökmesi bana ihanet gibi geldi. Çünkü onlarda bu topu oynayacak ve can yakacak maya var. Sadece kendilerine güvenleri yoktu. Kisacasi rakiplerinin kayiplariyla daha da istahlanmis olan G.Saray, futbol yönünden çok üstün seyler gösteremedi ama altin degerinde hatta bir baska bakisla 11 puan degerinde bir skor yakaladi. simdi ligdeki tablonun G.Saray'in yüzüne biraz daha gülmesi için çok daha iyi seyler sergilenen ve futbol kalitesi olarak söke söke degil, alkislanarak maçlar kazanmak yolunda çaba gerekiyor

Çünkü G.Saray kuru galibiyetlerle degil, oynadigi oyunda "zevk alan ve zevk veren" bir takim oldugu zaman tadina doyum olmuyor.
(Date: 25/1-98)

Bursaspor K 3......Galatasaray SK 2
Vidolov(32)        Hakan Sukur(43)
Deniz(53)          Umit(82)
Elvir Balic(94)

Line up: Volkan, Fatih, Bulent -
         Okan, Tugay, Suat[Emre 84], Gheorghe Hagi, Iulian Filipescu[Osman 46] - 
         Hakan Sukur, Arif[Umit 46]

Substitutes: Mehmet Bölukbasi, Fethi, Vedat, Ergün.

 Tugay, Suat, Gheorghe Hagi.

Referee: Ilhami Kaplan, Metin Suyabakan , Engin Çirakoglu.

Stadium: Ataturk Stadi - Bursa.

Savunmasiz futbol

© 1997 Copyright Milliyet
Ali Sirmen - ilk on dakikasi bas dondurucu bir tempo icinde gecen oyuna muthis bir presle basladi. Galatasaray'in golculeri Hagi'yi Omer, Hakan'i Mesut, Arif'i de Adnan ile kilitlemeye calisan Yesil - Beyazlilar gol umutlarini da Balic'e baglamislardi. Cim - Bom ise Bursaspor'un yildizini, Fatih ile etkisizlestirmeye calisiyordu. Ama Fatih, surekli yer degistirip zaman zaman kendini kaybettirip, birden ortaya cikan Balic'i marke etmekte cok zorlandi ve aksadi.

Aslinda Cim - Bom, Popescu'nun defansi derleyip toparlayan sogukkanli oyunu, orta alanda isabetli paslar atan ve savunmaya yardimi hic aksatmayan Tugay'in caliskinligi, bos yerlere kacan, alan bosaltan sahada basmadik yer birakmayan Suat ve caliskan Okan ile Bursaspor'un hizini kesmisti. Hatta Hagi'nin beklenmedik enfes sutunu, son anda Gantchev kornere yumruklamasaydi, Galatasaray one bile gececekti. Ama gol de iste bu donemde oldu. Gerci Vidolov'un vurusu cok ustacaydi ama yine de usta golun adi Balic'ti.

Golden sonra Okan da ayni ustalikta bir ortayla Hakan'i gordu, ama bu oyuncu, kolay topu auta atti. Gelin gorun ki, kolayi basaramayan ayni Hakan, daha sonra Bulent'in ortasini gogsune alip, donup vurarak oylesine nefis bir gol atti ki, herkes parmak isirdi. Hakan ikinci devrede Gantchev'e yaptigi israrli baskiyla da, takimina az daha bir gol kazandiriyordu.

Zarif bir mac oldu. Bursaspor ikinci golunu de Deniz'in usta sutuyla kazandiginda, oyunda bariz bir ustunluge sahip degildi. Oysa oyunun 55 ile 75. dakikalari arasinda Galatasaray defansini sagdan soldan dagitan Bursa, bu donemde golu bulamadi. Elverisli pozisyonlardan golu bulamayan Yesil - Beyazlilar telaslaninca, Galatasaray kontrolu ele gecirdi ve bir ara kendisi icin gitti sanilan bir macta Filipescu'nun yerine giren Umit'in kafasiyla beraberligi kurtardi. Bu andan itibaren Galatasaray, butun hatlariyla Bursa'yi dagitti ve galibiyete cok yaklasti. Ancak boyle bir maci Galatasaray, oyuncularinin profesyonel bilinc yoksunlugundan kaybetti.

Evet oyunun son dakikasinda gercekten ofsayt olan bir pozisyonda kazanilan gole Galatasaray'in uc oyuncusu birden itiraz ediyor, oyundan dusuyor ve bu arada Bursa ofsayt atisindan oyunu baslatip, son anda uc oyuncusu disarida olan Galatasaray karsisinda galibiyeti buluyordu. Simdi bu durumda Galatasaray'a yazik oldu mu demek lazim, yoksa Cim - Bom kasindi da, hak etti mi!.. Takdiri sizlere birakiyorum.
(Date: 1/2-98)

Galatasaray SK 2...Kocaelispor 0
Hakan Sukur(78)
Umit(81)

Line up: Mehmet Bölukbasi, Fatih, Gheorghe Popescu, Bulent -
         Okan, Umit, Gheorghe Hagi[Emre 86], Suat, Osman[Ionutz Lutzu 68] - 
         Hakan Sukur, Arif[Mehmet 74]

Substitutes: Volkan, Ergün, Feti, Vedat.

 Evren(44, Kocaelipor), Suat(61), both 2 yellow cards.
 Emre, Fatih, Umit, Hakan Sukur.

Referee: Metin Tokat, Sürat Müniroglu, Burhan Mermer.

Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.

Note: Hakan Sukur missed a penalty(16).

Hakan yine Hakan

© 1997 Copyright Fanatik
Ismet Tongo - Hakan Sükür önce Avrupa Gol Kralligi'ndaki üçüncülük ödülünü aldi. Yüzde yüzlük üç - dört pozisyonu gole çeviremedi, bir penalti kaçirdi ama yilmadi. Saga sola pres yapti sonunda bir gol atti, bir de asistlik yapip Ümit'e gol attirdi. Sonuçta Hakan Sükür atti, attirdi ve seyirciyi mutlu ederek ödülünü de koltugunun altina alarak, soyunma odasina gitti. Ben de ödülü ve golleri için O'nu öpüyor ve kutluyorum.

Gelleim maça; Galatasaray ne kadar firsat kaçirirsa kaçirsin, tribünlerde onu seyredenlere de "Nasil olsa atar" düsüncesi yerlesmeye basladi. Bu düsünce biraz da Galatasaray'in son haftalardaki grafiginin yükselmesinden de ileri geliyordu. Galatasaray'da belirli bir düzelme elbette var. Ama iyi olan, ne kadar firsat kaçirirsa kaçirsin bunu önemsemeden daima oyun temposunu yüksek tutarak saldiriyor. Dünkü maç da böyle oldu... Arif kaçirdi, Ümit kaçirdi, Hakan kaçirdi ayagina top gelen herkes kaçirdi ama Galatasaray Hakan ve Ümit'in golleri ile maçi 2 - 0 kazanmasini bildi.

Dikkat edin dün kazanilan üç panin yaninda Fenerbahçe - Trabzon beraberligi Istanbulspor ve Besiktas'in da ikiser puan kaybetmesiyle toplam 11 puan kazandi. Puan cetveline baktim; Galatasaray'in liderle farki ikiye düsmüs.

Galatasaray'in galibiyetini överken, Kocaelisipor'un hakkini küçümsemeyelim. En az, çok önemli üç - dört pozisyonu da onlar kullanamadilar. Iki takimda açik futboluyla oyunun hakkini verdiler. Güzel futbol oynandi. Ancak Kocalesipor kalecisi Metin'in hakkini yememek lazim, çok basarili bir oyun çikartti.

(Date: 7/2-98)

Vanspor K 0...Galatasaray SK 3
              Arif(4, 75)
              Gheorghe Popescu(38)

Line up: Mehmet Bölukbasi, Fatih, Gheorghe Popescu, Bulent -
         Okan, Umit, Gheorghe Hagi[Vedat 69], Tugay[Emre 76], Osman[Hakan Unsal 65] - 
         Hakan Sukur, Arif

Substitutes: Volkan, Ergün, Fethi, Ion-Ionutz Lutzu.

 Tugay, Vedat.

Referee: Ayhan Yücebilgiç, Timur Tekinaslan, Fahri Durmus.

Stadium: Vali Mahmut Yilbas - Van.

Stratejik bilinçlenme

© 1997 Copyright Turkiye
Ümit Aktan - Zor bir deplasmandi...
Rakibin can havliyle oynamasi ve maçin saati zorluk derecesini yükseltirken, teknik yapisi gün geçtikçe yükselen G.Saray'in böyle bir zeminde kayip yapmasi hiç de zor degildi. Ancak; G.Saray bütün bu zor sartlardan son haftalardaki en üstün meziyetiyle rahatlikla siyrilmayi basardi. Ben bu meziyete "stratejik bilinçlenme" diyorum.

Bunu açarsak; genis kadroyu dogru kullanmak, motivasyonu dozunda ayarlamak, gücünü-kuvvetini bilerek ama ciddiyetle oynamak olarak yorumluyorum. Ve bu konuda da Popescu'yu biraz ayiriyorum. Barcelona'nin Nou Camp Stadi'ndan Van Vali Mahmut Yilbas'a bir kaç ayda uyum saglayip, siradan bir lig maçini üstelik karda ve gündüz oynarken üzerine giydigi resmi kiyafet "ispanya Kral Kupasi" ciddiyetindeydi. Maçin yildizi skora göre Arif olarak gözükse de, G.Saray takim olarak "stratejik bilinçlenmenin" en güzel örnegini verdi. Takimin eksilen "dinamiginin" fazlasiyla geri geldigi de görülüyor. Futbolcularinin mevcut "statik" özelliklerine ancak bir teknik direktörün ekleyebilecegi "dinamik kapasite" G.Saray'da açikça görülüyor ve ben tabii bir sekilde Fatih Terim'i övmüs oldugum için yine kellemi "Muppet Show" çizgi karakterlerinden "kermit krolarina" uzatmis bulunuyorum.

Varsin olsun...

Vanspor ise matematik olarak pesinde kosabilecegi ülküleri de kaybetti. Nitekim, havaalaninda küfürle baski altina alamadigi G.Saray'i birakip 2-0'i bulduktan sonra kendi yönetiminin istifasini istedi. Bu da "batan gemiyi" terkeden yolcular oldugunu gösteriyor. Özetle takim olarak sartlara uyum saglama karsiligi olan profesyonelligin bütün özelliklerini gösteren G.Saray, zor bir deplasmandan kolay bir sonuçla dönerek, gelecek günler için, dinamigin daha da zenginlesebileceginin belirtilerini verdi. Çünkü G.Saray artik teknik kadrosuyla da oynuyor, yedek kulübesiyle de oynuyor, taraftariyla da oynuyor, hatta Florya'da biraktiklari da sahada gibi davraniyor. Takim bu kadar iyi olunca, G.Saray'in gol yemeyen gencecik bir kalecisi bile takimin içinde ögütülüp, sirtlanarak basariya kosabiliyor. iste ben buna "stratejik bilinçlenme" derim.
(Date: 15/2-98)

Galatasaray SK 2......Fenerbahce SK 2
Gheorghe Hagi(42 P)   JJ Okocha(33)
Hakan Unsal(53)       Elvir Bolic(89)

Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Bulent -
         Okan, Tugay, Gheorghe Hagi[Emre 80], Ergun, Hakan Unsal - 
         Hakan Sukur, Arif[Vedat 84]

Substitutes: Volkan, Mehmet Gönulacar, Feti, Ionutz Lutzu.

 Hakan Unsal.

Referee: Oguz Sarvan, Aykut Gumulu, Engin Cirakoglu.

Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.

Sampiyon olacagiz

© 1997 Copyright Hurriyet
Yavuz GÖKMEN - Eger bir takimin kalesinde kendisine güvenilmeyen bir kaleci olursa, o takim 90 dakika amansizcasina bastirdigi maçi rakibine böyle hediye eder. Eger bir takim, maça bacaklari titreyerek çikiyorsa, fark yapacagi bir maçta son dakikalarda beraberlige razi olur. G.Saray dün gece iste bu iki faktörün kurbani oldu.

Ancak hiç kimsenin kuskusu olmasin ki, G.Saray dün gece F.Bahçe ile degil, ligin siradan takimlarindan biriyle oynadi ama karsisindakinin böylesine aciz ve böylesine mahvolmus bir durumda oldugunu bir türlü göremedi. Eger G.Saray, F.Bahçe kompleksinden kurtulsa dünkü maç çok büyük farkla G.Saray lehine biter, F.Bahçe de uzun bir süre için tarihe karisirdi. Ama böyle olmadi. Çünkü G.Saray, her zaman kalesinde güvensizlik yasadi. Nitekim son anda yenilen gol kaleciye birakilmasi gereken topun güvensizlik nedeniyle kafayla Boliç'in ayagina indirilmsinden dogdu. Ilk gole gelince, bu golü atmak her ne kadar ustalara yakisirsa da, yemek de acemilerin isiydi. Ancak herseye ragmen G.Saray Ali Sami Yen'de siradan bir takimi yenememis oldu. Ama bu beraberlik F.Bahçelileri bence sevindirmemelidir.

Çünkü sampiyonlugu, mahkum olanlar degil, egemen olanlar kazanacaktir. O da Galatasaray'dir.

Galatasaray'in kronik hatasi

© 1997 Copyright Milliyet
Omer URUNDUL - Galatasaray, Fenerbahce'ye oranla fizik kondisyon, takim oyunu, pres etkinligi ve ofansif zenginlik fazlaligiyla cok rahat kazanmasi gereken maci, kroniklesmis son bolumde oyundan dusme rahatsizligiyla berabere bitirdi.

Ilk yarida Galatasaray, prese dayali klasik anlayisiyla oyunu karsi alana yikti. Kanat ataklari, Arif'in tandem arasina giris cikislar yapmasi, ortadan Tugay'a geriden Popescu destegiyle defansin arasina sizmak ve Hagi'nin olu toplari, hucum planlarinin temel prensipleriydi. ilk 20 dakikada Baric'in agir Tuncay'a on liberoda gorev verme yanlisi, Galatasaray'i gole yakin goruntuye soktu. Ama sonra Tayfun'u on liberoya cekince, oyun biraz dengelendi. Fenerbahce'de Bolic, Saffet ve Tuncay'in fiziki yetersizlikleri, uygulanan taktikte handikap yaratti. Ayrica, kollektif bicimde sahaya yayilamamak, asiri top kayiplari, hucum girisimlerini kisirlastirirken, takim savunmasini da zora soktu. Bu goruntude Fenerbahce'nin gol bulabilmesi ancak olu toplara bagliydi. Nitekim Okocha'nin sifira yakin kazanilan frikigi mukemmel bir vurusla kullanmasi skor tabelasini degistirdi. Ama Fenerbahce bu avantaji, Arif'i ice kacirtarak penaltiya sebep olup kisa surede kaybetti.

Ikinci yarinin basinda Galatasaray, attigi ikinci golle butun saha icin dengelerini lehine cevirdi. Fenerbahce top kullanamiyor, beraberligi arayamiyor, defansta da sik sik zor durumda kaliyordu. Ancak Galatasaray'in sezon basindan beri devam eden hatasi yine gundeme geldi. Aktif dinlenme yapmayip, surekli oyunu zorlayinca, yorulup son 15 dakikada oyundan dustuler. Bu, moralsiz ve direncsiz Fenerbahce'ye kontrolu ele gecirme ve atak yapma ortami yaratti. Biraz gec de olsa Tuncay'in kenara cekilip, hareketli Taner'in sag kulvara gelmesi, ilker'e de ileriye bindirme yapma firsati tanidi. Yine oyuna giren Kubilay, cabukluguyla faydali oldu. Galatasaray'in yoruldugu zaman kalabalik savunmasinda meydana gelen arka arkaya hatalar tehlike sinyaliydi. En sonunda dort aydir duran suskun golcu Bolic, guzel bir vurusla cok onemli bir puani takimina kazandirdi.

Otto Baric'in inanilmaz teknik adam yanlislarina ve eksik kadrosuna ragmen Fenerbahce, cok onemli bir puan aldi. Baric'in uc defa on libero degistirmesi, zihinsel olarak ne kadar celiskiler icinde oldugunu gosterdi. Genc ve hareketli Taner'i yedek kulubesinde oturtup, agir cekim Tuncay'i israrla uzun sure sahada tutmasi da buyuk hataydi. Galatasaray'da Arif ve Hagi, cok iyi oynadilar. Uzun suren sakatliktan cikan Hakan Unsal da tahminlerin aksine olumlu performans gosterdi. Yalniz Hakan Sukur tutuk, uc onemli pozisyonda inanilmaz beceriksizdi.

Hakem Oguz Sarvan, zorluk derecesi cok yuksek macta otoritesi ve basarili kararlariyla mukemmel bir yonetim gostererek, Turkiye'nin en iyi hakemi oldugunu bir kere daha ispatladi.
(Date: 7/2-98)

Antalyaspor K 1...Galatasaray SK 3
Kona(5)           Hakan Sukur(43, 71)
                  Gheorghe Popescu(45)

Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Bulent -
         Okan[Feti 82], Tugay, Gheorghe Hagi, Ergun, Hakan Unsal - 
         Hakan Sukur, Arif[Suat 80]

Substitutes: Kerem, Osman, Vedat, Emre.

Referee: Sadik Ilhan, Turgay Güdü, Serdar Çakiroglu.

Stadium: Ataturk Stadi - Antalya.

Uyanis

© 1997 Copyright Hurriyet
Yavuz GÖKMEN - Maçin henüz dördüncü dakikasi oynaniyordu. Galatasaray'in sahaya uyku ilaci almis bir manga gibi çiktigini birkaç dakika içinde saptayan Antalyalilar, çekine korka Galatasaray kalesine geldiler. Bülent Korkmaz önündeki yürüyen Filipescu'ya güvenerek kademede bekledi. Ancak Iulian Filipescu topu ofsayt diye birakti, kalecinin de hatali çikisi soguk dusu getirdi. Bu soguk dus, ne yazik ki, Galatasaray'i uyandirmaya yetmeyecekti.

G.Saray'in uyanisi, maçin basindan beri sahada uyur gezer gibi dolasanlarin basinda gelen Hakan Sükür'ün olaganüstü çabasiyla gerçeklesti. Hagi'nin attigi korner sirasinda ceza sahasinin disinda dolasan Hakan Sükür, korner atilacagi anda bütün defansi aldatarak firladi ve altipas kösesine hayalet gibi indi. Top ve Hakan Sükür en üst noktada bulustuklari sirada golün adi belli olmustu. Iste o dakikadan itibaren G.Saray, G.Saray oldugunu hatirladi. Gheorge Hagi disinda futbolu unutmus görünen sari kirmizi formali oyuncular, basta Tugay Kerimoglu olmak üzere canlandilar. Amansiz bir baskiyla Antalya'yi adeta bogdular, perisan ettiler.

G.Saray'da kaptan Bülent Korkmaz muhtesem bir mücadele örnegi sergiledi. Okan Buruk, Gheorge Popescu ve Hakan Sükür de maçin kahramanlariydilar. Ama asil kahraman son zamanlarda görmedigim güzellikte maçi yöneten, futbola izin veren ve pozisyonlarin her an yaninda bitiveren hakem Sadik Ilhan'di. Ve bir de tribünlerin bir kenarina sikismis olduklari halde, bütün stadi havai fisekler ve Cim-Bom-Bom tezahürati ile inleten bir avuç G.Saray seyircisi. Onlar, alinlarindan öpülecek insanlardilar.
(Date: 1/3-98)

Galatasaray SK 3......Besiktas JK 2
Gheorghe Hagi(22 F)   Mehmet(32, 54)
Hakan Unsal(47)
Emre(77)

Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Bulent -
         Okan[Fatih 46], Suat[Emre 46], Tugay, Gheorghe Hagi[Osman 82], Hakan Unsal - 
         Hakan Sukur, Arif

Substitutes: Kerem, Vedat, Mehmet Gönülaçar.

 Iulian Filipescu.

Referee: Erol Ersoy, Münir Takpak, Akif Ugurdur.

Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.

Zorunda olmak

© 1997 Copyright Turkiye
Ümit Aktan - "Zorunda olmak" bir belâdir. Bir büyük derttir kazanmak zorunda olmak. Sikinti verir oyuncuya, strese sokar adami "zorunda olmak". Yerden oynamak isterken bir bakarsiniz top kalkmis havaya. Önüne atarsiniz, attiginiz adam topu geçmis hirsindan. Arif gibi... Yumusatacagi topu isiriverir gibi alir, oyuna sokarken hirsiza tas atar gibi oyuna baslar defans adaminiz. Bülent gibi... Plaseler sut olur, oyun kurucular vampirlesir. Tugay gibi...

Hepsinin bir tek nedeni vardir. Ona da "zorunda olmak" diyoruz. Iyi oynarken, hem de Besiktas gibi bir takima karsi çok çok iyi oynarken, "zorunda olmak" maçlarindan yüzlercesini oynamis olan Hagi'nin sogukkanliligi ve sol ayagi golü buluverir. Kaleye sut degil adeta "Mrmiç'e iftira atan" Hagi oyunu açtiginda saatler 19.25'tir... Sonra Kartal çikar yuvasindan. Bir baska tecrübeli kurt Sifo Mehmet önce ayar çeker, sonra vurur. Saatler 19.35'dir...

Haydi buyrun! Yine "zorundasiniz".

Üstelik, artik Besiktas çikmakta ve top yapmaktadir. Vurmakta, kaçirmakta, tempo koymaktadir. Erkan ve Tayfur iyi gelmekte, Yusuf ve Sifo ise etkili gelmektedir. Sahada daha renkli olan takim ise sadece "zorunda olmak" baskisindan dolayi bunalimdadir.

Yerinde aksayan Filipescu'yu sistemin aksayan yerine çekmek ve dogru yere yamamak skora yansiyacak bir fikirdir. Böylece Hakan'la#dan küçük olani ileri çikabilecektir. Bu dedigim oldugunda saat 20.10'dur... "Korumak zorunda olmak" baslamistir. Çünkü maglup durumda daha iyi oynayan Besiktas tekrar oyuna girmistir. Nitekim Sifo uzak direkte golü buluverdiginde saatler 20.20'dir...

Ve G.Saray yine "zorunda olmak" zorunda kalmistir...

Oyunu birakmayan ve muhtesem gecenin iki süper takimindan daha renkli olan G.Saray "iste gelecek" diye bas bas bagiran küçücük Emre'nin akillara durgunluk veren golüyle tekrar liderligi bulmustur. Isin ilginç yani Emre'nin inanilmaz güzellikteki golü geldiginde saatime bir baktigim zaman gördügüm rakamlarda gizlidir...

G.Saray liderdir ve saat 20.45'dir...
(Date: 7/3-98)

Sekerspor K 2...Galatasaray SK 4
Hasan(3)        Tugay(23)
Tansel(40 P)    Fatih(60)
                Hakan Sukur(63)
                Emre(80)

Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Bulent -
         Okan, Gheorghe Hagi[Fatih 41], Tugay[Mehmet Gönulacar 87], Emre, Hakan Unsal - 
         Hakan Sukur, Arif[Ionutz Lutzu 81]

Substitutes: Kerem, Osman, Suat, Vedat.

 Tugay, Mehmet Bölukbasi.

Referee: Ünsal Çimen, Serdar Çakiroglu, Timur Tekinarslan.

Stadium: 19 Mayis Stadi - Ankara.

Stratejik bilinçlenme

© 1997 Copyright Turkiye
Ümit Aktan - G.Saray'in lider olarak çiktigi ilk geceyi, belki de en zor geceyi sari-kirmizililarin Ankara'daki taraftarlari kurtardi. Gitmekte olan maçi takimi ateSleyen seyirci aldi. Oyunun baSlarinda gelmeye hiç niyeti olmayan Sekerspor'u adeta üzerine çagiran, bir korner, ardindan da "tepside gol" sunan G.Saray oyunu "seyirlik" yapiverdi. Rakibin iyi çikan ve çok koSan bir takim oldugunu gördüklerinde gece siki bir maçin habercisi durumuna gelmiSti bile. Hem siki, hem de zor... Sekerspor'un en çok koSan adami olan Celal Kibrizli dogru seçim yaparak sahaya sürdügü isimsiz kahramanlariyla iSi kotaracak gibi görünüyordu. Ama bir görüntüydü... Ezen G.Saray'in "kaçirdiklari atacaklarinin teminati" oldugundan ilk patlama Tugay'dan geldi. Hem Tugay patladi hem de top... Sonra tekrar "nasilsa atariz" havasina giren G.Saray bir daha göbekten delindi ve Sekerspor tekrar önde... G.Saray ise ilk bir saat temposundan uzak, agirligini koyamamiS, defansi "birde" basamayan, üç çalimda bile top kullanamayan eski sikintili günlerindeydi. Rakibi ise hiç oyuna girmeden iki gol bulmuS maçi götürüyor. Liderligi elinin tersiyle iten G.Saray ise hâlâ rölantide. Hakan'in önden ve arkadan markaji ve darmadaginik bir Arif. Filipescu ise topu çignemekten neredeyse agzinda balon yapip patlatacak. Maç boyunca rakibin casusu gibi oynayan Filipescu inanilmaz bir yavaSlik ve lidere yakiSmayan yanliSlar içindeydi. Sonra bir saat doldu... G.Saray'in Ankara'daki yeni açilan taraftarlar derneginin katkisiyla organize olan "Ankarali G.Saraylilar" sahneye çikti. Takimi seyirci ateSledi. Ardindan Fatih skora isyan etti ve giden maçi yakaladi. Okan ve Fatih'ten siçrayan ateS ayni golü iki kez atan Hakan Sükür'le lidere "çok Sükür" oldu. Sonrasinda Sekerspor oyuna girmeye çaliSti ama fitili yanmiS olan G.Saray küçük küçük patlamalarla 20 dakika oynayip maçi koparmayi baSardi. Bir anlik silkinmeyle kivilcimi kora dönüStüren G.Saray "gelecek, geldi" diyen Emre'nin bu hafta da buldugu olaganüstü güzel ve bana göre "ayagiyla Siir yazabilen" maharetteki ünlü golüyle ünlü bir müzikali sergiledi: "Cumartesi gecesi ateSi".
(Date: 15/3-98)

Galatasaray SK 3......Genclerbirligi K 1
Hakan Sukur(45, 69)   Umit Karan(81)
Arif(62)

Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Bulent -
         Okan, Tugay, Emre, Suat[Fatih 85], Hakan Unsal - 
         Hakan Sukur, Arif[Ionutz Lutzu 80]

Substitutes: Volkan, Osman, Mehmet Gönulacar, Feti, Vedat.

 Suat, Arif, Bulent.

Referee: Kadir Tozlu, Unal Savcioglu, Kerim Akdulber.

Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.

G.Saray çitayi yükseltti

© 1997 Copyright Aksam
Deniz GÖKÇE - Dün Ali Sami Yen'de oynanan ve her iki takim açisinda da çok kritik olan maçta görmek istedigimiz her türlü güzellikle, görmek istemedigimiz her türlü pislik biraradaydi.

Maç basladiginda her iki takimin da diri oldugu, maça asildigi görülüyordu. Gençlerbirligi kritik eslesmeler yapmisti. B.Hakan'i Gençlerbirligi'ndeki Hakan tutuyor, Tolga Arif'le oynuyor, Geremi Suat'i alirken, Metin Diyadin ile Tugay eslesiyordu. Hakan, B.Hakan'i hem fizik güçü, hem de hareketlilik olarak durduramadigindan çapraz kosularda G.Saray forvetleri ilk 10 dakikada dört tane gol pozisyonu buldular. Ülkemizin en cin antrenörlerin Yilmaz Vural 10'uncu dakikada duruma müdahale etti. Daha güçlü ve daha futbol bilgili Geremi'yi B.Hakan'in üzerine verince maç kilitlenmis oldu. Ancak Galatasaray'in yaptigi pres Gençlerbirligi takimini büyük ölçüde kendi sahasina hapsediyordu. Bir sahaya yigilan oyun, futbolcularin da sinirlenmesine yol açti. 17'inci dakikada B.Hakan'in 35 metreden vurdugu sutu kaleci kurtariyor. 35'inci dakikada ise Ümit'in B.Hakan'i düsürmesine hakem seyirci kaliyordu. Bu kadar kritik bir maçta hakem bariz penaltiyi vermeyince oyuncular birbirine giriyor. Maçin elektriklenmesinin nedeni ise Tugay-Metin Diyadin eslesmesiydi. Metin faul yaptigi Tugay'i yerden kaldirmak istedigi zaman Tugay'in elini itmesiyle baslayan çekisme, Tugay'la Metin'in tekmelesmesinde kenardan Fatih Terim'in gereksiz bir sekilde Metin Diyadin'e bagirip çagirmasiyla zirveye çikiyordu.

Bütün bu itis-kakislarin arasinda son dakikada tesadüf, fakat mükemmel bir gol Galatasaray'i zirveye tasiyordu. Emre'nin nefis pasini Suat'in mükemmel bir kafayla uzak direge indirmesinde B.Hakan golü buluyordu. Tesadüfi ama mükemmel bir gol...

Maçin ikinci devresinde ise Gençlerbirligi açisindan dram vardi. Ikinci devrenin ilk 15 dakikasinda üç tane gole dönüsebilecek pozisyonu bitiremeyen G.Birligi, iki tane komik savunma hatasi yaparak farkin açilmasina neden oluyordu. Galatasaray müthis güçlendi. Pres yapiyor, kosuyor ve psikolojikmen de güçlü. Bu sezonun finisi baslangicindan kaliteli olacak. Dünkü maçta gerçekten kusursuz bir Popescu vardi.
(Date: 21/3-98)

Gaziantep K 1...Galatasaray SK 1
Faruk(82)       Hakan Sukur(54)

Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Fatih -
         Okan, Tugay, Emre, Ergun[Gheorghe Hagi 46], Hakan Unsal - 
         Hakan Sukur, Suat[Mehmet Gönulacar 46]

Substitutes: Volkan, Osman, Feti, Vedat.

 Okan, Fatih.

Referee: Murat Ilgaz, Sürhat Müniroglu, Burhan Mermer.

Stadium: Kâmil Ocak - Gaziantep.

Yanlis degisiklik

© 1997 Copyright Milliyet
Ömer URUNDUL - GALATASARAY kumede kalma savasi veren rakibi onunde oyunu ilk dakikadan itibaren yuksek tempo ile karsi alana yikti. Kollektif anlayis icinde gol yollarini bulabilmek icin butun ofansif varyasyonlari denediler. Topu enlemesine ve dikey olarak cabuk kullandilar. Defans blogundan da orta sahaya ve ileriye girisken destek geldi. Yardimlasmali presle rakibe top kullanma alani birakmamak hucum girisimlerinde Galatasaray'a devamlilik sagladi. Ancak Gaziantepspor her turlu zorluklara karsi futbolda carelerin tukenmedigini belgeledi. Kenarlarin iyi kapatildigi, Hakan Sukur'e ikili markajla tedbir getirildigi, hirsli hareketli bir gomulu savunma uyguladi. Bu akilci taktik Galatasaray'in yuksek hucum gucune uretkenlik eklemesini engelledi.

ikinci yari baslarken Fatih Terim hem uzun zamandir oynamayan Mehmet'i, hem de Hagi'yi bir arada sahaya surerek gereksiz degisiklige gitti. Halbuki yanliz Hagi'yi oyuna alsa dogruyu yapmis olurdu. Terim'in dusuncesi Hakan'a Mehmet'i asist kullanmak ve Hagi ile de gomulu defansin direncini sutlarla kirmakti. Ama makine gibi oynayan takimin balansini bozdu. Buna ragmen Galatasaray istedigi dakikada onemli olan golu Hakan Sukur ile buldu. Ama bozulan denge ilerleyen bolumlerde Galatasaray'in aktivitesini ters yonde etkilerken bir karambol sonrasi gelen gol de cok onemli iki puanin kaybina yol acti.

Gaziantepspor kotu gunler yasiyor. Bu sikinti icinde sahaya ciktilar. Onemli oyuncularinin eksikligi de top yapip sahaya yayilmalarina imkan vermedi. Butun bunlara ragmen Mitrovic'in akilci taktigi, yuksek mucadele gucleri ile zoru basarip kendileri icin onemli bir puani alirken, ayrica da ilerleyen haftalara moral depoladilar.

Hakem Murat Ilgaz az hatali, cesur ve basarili bir yonetim gosterdi. Bu cesur yonetimler buyuk takimlarin sahasinda oynadigi maclarda da devam ederse, hakem kaosu onemli olcude azalir.
(Date: 29/3-98)

Galatasaray SK 2...Samsunspor K 1
Arif(17)           Serkan(67)
Suat(59)

Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Bulent -
         Okan, Tugay, Gheorghe Hagi, Suat[Ergun 85], Hakan Unsal - 
         Hakan Sukur, Arif[Fatih 65]

Substitutes: Volkan, Osman, Fethi, Vedat, Emre.

 Iulian Filipescu (66, 2 yellow cards).

Referee: Metin Tokat, Cengiz Akyüz, Arif Keserci.

Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.

Sistem mistem

© 1997 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit AKTAN - Bu tarz sürekli bir veya iki gol geri düsüp sonradan kurtulan maçlarin sistemiydi.
Kalbe ziyan, zora istahli G.Saray'in herkesin kaybettigi haftada sahaya dizdigi oyuncular bu sistemi bir kez daha deneyeceklerdi. Ama geçmise göre bir fark, bir fazlalik vardi...
Okan faktörü...
Buna karsilik iki de sorun vardi. K.Hakan ve Filipescu'nun iyi oynamamalari.
Oyun basit, sade, renksiz giderken Okan "Oyunu" patlatti.
Arif de "Topu"...
Simdi bu sistemi bir de öndeyken görecektik. K.Hakan'in topu kullanmaktan önce düsürülmeyi bekleyen tavri sol tarafi battal ederken, Okan çirpinip duruyordu. Takim gedikler veriyor, tempo koyamiyor, yani G.Saray kaynamiyordu.
Sistem, öndeyken de "Kiytirik" görünüyordu.
Ikinci yari ayni sistem, ayni adamlar, fakat dayanilmaz bir pres ve tempo ile açildi. Suat'in kafasiyla fark çogalirken futbolun bir garabeti takildi aklima:
Ayni sistem, ayni kadro bir devre bu kadar "Kiytirik" olurken diger devre nasil bu kadar "Muhtesem" olabilirdi. Hiç bir parça ilave etmeden makine nasil bu kadar "Devirli" çalisabilirdi. Ancak futbolun garabeti kadar cazibesi de bu maçta görüldü.
Kirmizi bir panikle 10 kisi kaldigi anda golü de yiyen G.Saray maçi zora soktu. Iyi mücadele eden bir rakip karsisinda oyun fena halde sikisti.
Sistem olmustu mistem!...
Acaba Fatih Terim devre arasinda bazi yazarlarin yazilarini mi okumustu?
Ayrica hatirlatirim:
Fatih Terim hâlâ üç defansla oynuyor!...
(Date: 4/4-98)

Trabzonspor K 1...Galatasaray SK 1
Hami(34)          Okan(31)


Line up: Mehmet Bölukbasi, Fatih, Gheorghe Popescu, Bulent -
         Okan, Tugay, Gheorghe Hagi, Suat[Ergun 82], Hakan Unsal - 
         Hakan Sukur, Arif[Emre 82]

Substitutes: Volkan, Osman, Fethi, Vedat.

 Bülent, Tugay, Arif, Okan, Hakan Unsal.

Referee: Oguz Sarvan, Münir Takbak, Akif Ugurdur.

Stadium: Avni Aker Stadi - Trabzon.

Sokak Kavgasi (1-1 lerini yediler)

© 1998 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit AKTAN - Maçin konumu, durumu ve puan cetvelinden dolayi zorunlu sorunu hep "Arabesk" idi. Maç "Müslüm Baba" dinleyerek seyredilmesi gereken acili bir sokak kavgasiydi. Özellikle ilk yaridaki Trabzonspor için "Madem bu gücün vardi, Çanakkale'de ve izmir'de niye savasmadin" diye sormak geldi içimden.

ilk yaridaki oyun insanin bagrina jilet attiran bir görüntüdeydi. "Acilarin çocugu" Trabzonspor ile "Kader mahkûmu" G.Saray'in çig köfte partisinde kavga çikmisti sanki. Dün geceki maç gösterdi ki, ne G.Saray "Ricaci" ne de Trabzonspor "Kiyakçi". Maçi ikisi de istiyor ve kabara kabara oynuyorlar. Özellikle maçin baslamasiyla birlikte müthis bir savasa girisen bordo-mavililer sahanin her yerinde presle G.Saray'i sindirmeyi basariyorlardi.

Buldugu herkesi "Stoper" soyunduran Trabzonspor, Osman, Rada, Hüseyin ve iskender'le çok kesicili bir anlayis sergiliyor ve savasiyor. Zaman zaman savasi tekme tokat ile hatta jiletler atarak yapsa da çok üstün ve çok saglam bir savas veriyordu. iki takim da kiyasiya ve ölümüne sahanin her yerinde "Cenk ediyor" ve gece dillere destan oluyordu. Özellikle iskender'in attigi usturalar sirasinda zorlanmanin ötesinde kontrolünü sikça kaybeden Oguz Sarvan, savasin içinde neredeyse kim vurduya gidiyordu. Sokak kavgasinda bir çikip gol bulan G.Saray ile çok çikip hiç pozisyon ama yine de bir gol bulabilen Trabzonspor skoru dengede tuttular. Özellikle bu bölümde iskender sahanin her yerinde "Müslüm baba jiletleri" atarken ilginçtir, sahanin en iyisi ve en temizi olan Orhan'in kart görmesi iskender'in de oyunu kartsiz sürdürmesi bana biraz tuhaf geliyordu. Avni Aker'den sürekli 1-1'lerle çikan iki takima da bana göre lig sampiyonlugu çok "Afilli" yakisiyor. Nasil ki Türkiye Kupasi Besiktas ve G.Saray'a ayni sekilde yakisiyorsa. ikinci yarida sayisiz gol firsati bulan ve yararlanamayan G.Saray'la bütün maç boyunca "Topu kazanmak için topu isiran" Trabzonspor el birligiyle F.Bahçe'yi zirveye tasiyorlardi ve maçtan önce Trabzon'da rastladigim herkesin "Bu maç Fener'e yarasin istemiyoruz" düsüncesi havada asili kaliyor ve F.Bahçe bir kez daha Trabzon'un çizdigi akibetle zirveye yerlesiyordu. "Sokak kavgasini" G.Saray ve Trabzonspor yapmis, "Mahallenin haracini" ise F.Bahçe yemisti.
(Date: 12/4-98)

Galatasaray SK 6.........Altay 1
Gheorghe Hagi(35 F)      Kenan(48 OG)
Hakan Sukur(41, 65, 85)  Necati(63) 
Mehmet Gönulacar(89)


Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu[Fatih 88], Gheorghe Popescu, Bulent -
         Suat, Ergun, Gheorghe Hagi, Emre[Mehmet 68], Hakan Unsal[Osman 68] - 
         Hakan Sukur, Arif

Substitutes: Volkan, Fethi, Vedat, Fatih.

 Serdar(Altay 34).

Referee: Ali Aydin, Sürhat Müniroglu, Burhan Mermer.

Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.

Kan, ter, gözyasi

© 1998 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit AKTAN - Ülkenin en "iyi çikan" ve "en çabuk çikan" takimi Altay ile, ülkenin "en yorgun" ve "en mazlum" takimi çok zor bir maça giristiler. Hakem Ali Aydin da son üç günün "rivayeti manset edenler" ve "arzularini haber yapanlar" tarafindan yorumlarla töhmete çeyrek birakilmisti. Hagi'ye bütün arkadan müdahalelerde "devam" diyen yorumlar, seyirci ile birlikte sahaya "kan, ter ve gözyasi" olarak dökülüyordu. ilk yarim saatin sonunda "her nasilsa" verilebilen bir serbest atista, Altay Serdar gibi bir adamini da disarda birakinca saskinligi degerlendiren Hagi topu alt köseye "elinde adresle" gönderiverdi.

Koca bir ilk yari kaleci Mehmet'e hiç top ve tehlike gelmeden geçerken, G.Saray tüm yorgunluguna ragmen iyi basiyordu. Sonra Ergün'ün sisirdigi topa "büyük degil, çok büyük Hakan" ön direkte bir çiçek verdi ve "kizi tavladi".

G.Saray hem muhtesem oynuyor, hem de gol sayiyordu. Üstelik mükemmel bir futbol anlayisiyla oynayan, üstelik "iki temel tasi" eksik olan 10 kisilik Altay'in inanilmaz basarili direncine karsi... ikinci yari "Büyük Hakan sükür" imzali üçüncü golle açildi. Ve o andan itibaren sahaya "Cigerinin son hücrelerinde kalan son oksijenle" saldiran Cimbom'u izlemeye basladik. Ortalama "dakikada bir pozisyon" olarak sürdü oyun.

Saldirinin suursuzlastigi anda eksik oynamasina ragmen muhtesem basarili bir oyun sergileyen Altay yine "Kalitesine uygun" bir çikis yapti. Ve golü buluverdi... Ardindan "Çok Büyük Hakan" ve çok düsüne düsüne attigi bir "Çok sükür" golü... Bundan sonrasi yine elde kagit kalem liderlik için istenen 4 farkli skoru getirecek bir goldü. Ama "çok yorgun" G.Saray'in "ustalari" vardi. Nitekim Hagi, Hakan'a bir lokum sundu, o da gol yapti... "Çok Büyük Hakan" dün gece "Pazar günü gezerken sevgilisine lâf atan adami yakalamis gibi" hiç acimiyordu.

Bir "Okumus" taraftarin maç biterken söyledigi gibi Altay maçi hiç de "Sabah" Gazetesi'nin istedigi gibi olmamis, tam aksine emek harcanarak "Kan, ter, gözyasi" dökülmüs bir muhtesem galibiyet olmustu.

Ayrica son golde Hakan'in muhtesem pasiyla golü bulan "Golcü Mehmet" konusunda da geçmiste kullandigim "Oyuna ihanet" konusunda özür dilemek istiyorum. Tabii kabul ederse...

"Ördek yürek" Fatih Terim'in dün gece nasil bir "Mangal yürek" oldugunun resmi çekildi. Dün gece ne kadar gerekiyorsa o kadar atarken...
(Date: 18/4-98)

C Dardanelspor 1...Galatasaray SK 2
Mususi(34)         Gheorghe Hagi(41)
                   Hakan Sukur(81)

Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Gheorghe Popescu, Bulent[Emre 72] -
         Okan, Suat[Fatih 46], Gheorghe Hagi, Ergun, Hakan Unsal - 
         Hakan Sukur, Arif[Mehmet Gönulacar 72]

Substitutes: Volkan, Osman, Fethi, Vedat.

 Arif, Gheorghe Hagi.

Referee: Erol Ersoy, Münir Takpak, Timur Tekinarslan.

Stadium: 18 Mart Stadi - Canakkale.

Gheorghe Popescu missed a penalty(68).

Ise Hagi Karisti

© 1998 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit AKTAN - G.Saray oyuna iyi baslamadi. Özellikle Arif ve Ergün hücum adina sürekli yanlislar ürettiler, top kaybi yaptilar ve kolayi ile isbitirmek mümkün iken zoru denemek kaprisinden takimi frenlediler. Bu da G.Saray'a orani en yüksek top kaybi ve tempo zaafi yaptirdi.

Bütün bu aleyhte faktörlere ragmen ilk yarida kendi "öz" hatasiyla sadece bir sans veren G.Saray torbayla gol atabilirdi. Ama golü atmamak için mümkün olabilecek tüm yanlislari yaparak maçi sürekli sikintida sürdürdüler. iyi çikan Çanakkale'nin bir hücumunda K.Hakan'in inanilmaz hatasi ve elinde bayrak varmisçasina garip bir ofsayt yorumu kaleci Mehmet'i ikiye-bir birakti ve tabii gol geldi. Sonra sahanin en iyi üç kisisinden biri olan Hagi "Gül döktü gol yollarina". Ve oyun bastan basladi...

Defansin yerlesim hatalari ve ilk toplarda evsahibi takima izin veren anlayisi oyunun kilit noktasiydi. Ayrica Çanakkale Dardanelspor'un defansa yigilmis görüntüsünden "iyi hücum" çikiyordu. Ama Ergün ve Arif'e K.Hakan da eklenmis ve bütün takimi "Gergin ve kararsiz" oynatiyordu. G.Saray aslinda Ali Sami Yen'in bir kaç vites altinda oynuyordu.

34 yasindaki Hagi herkesten çok kosuyor, her yere giriyor ve ne yaparsa futbol adina "Dogrulari" yapiyordu. Dünkü maçin da tekmeye kafa sokani, rakibini pesinden sürükleyeni, uzamis formasiyla yine de gole kosani ve attigi paslarla sürekli tehlike yapani hep Hagi'ydi. Dünk, galibiyet getiren ise "Hagi" karismisti...

ikinci yarida Hakan'in "Özel üretimi" bir penalti, Hakan sükür'ü "sedyeye", Tolga'yi "nezarete", Popescu'yu "Engin'e", ligi ise "Fener'e" birakiyordu... Ne zaman ki Fatih Terim girebilecegi bütün risklere girdi ve deneyebilecegi her seyi sahaya sürdü...

iste o zaman maç geri geldi. Evsahibinin yildizi ve buram buram futbol kokan Mapeza'nin uzagina ve Tolga'nin yanina düsen topu Hakan kaleye "Firin küregi" gibi vurdu. Ve bu heykeli dikilecek Hakan'a "saban" diyen utanmaz bir grup basin tribünü seyircisinin ve sahada Mapeza disinda G.Saray'i tökezletmek için tekme atmaktan bile çekinmeyen Dardanelspor'un beklenmedik bir yenilgisi oldu. O "Büyük degil çok büyük Hakan sükür" dün G.Saray'in averajini da inanilmaz noktalara çikartabilirdi. Ama her seye ragmen oynanabilecek en zor deplasmandan üç puan çikarmayi basaran G.Saray ligde agirligini ve kalitesini bulundugu yere en çok yakistiran takim oldugunu kanitladi. Bundan böyle G.Saray'in üzerinde oyun oynamak isteyenler Hakan'in "Tüm zeka testlerinde en üst puan" verilmesi gereken mücadelesini ve muhtesem golünü lütfen bir daha düsünsünler. ... Ve öyle konussunlar....
(Date: 26/4-98)

Galatasaray SK 5......Kayserispor K 1
Hakan Sukur(35 F)     Mkelele(62)
Fatih(60)             Ismail(90 OG)
Ergun(63)
Okan(69)

Line up: Mehmet Bölukbasi, Iulian Filipescu, Fatih, Gheorghe Popescu -
         Okan, Tugay[Emre 78], Gheorghe Hagi[Mehmet Gönulacar 82], Ergun, Hakan Unsal - 
         Hakan Sukur, Arif[Suat 68]

Substitutes: Volkan, Fethi, Vedat, Osman.

Referee: Ali Uluyol, Engin Cirakoglu, H. Osman Yavuz.

Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.

Plastik cerrahi

© 1998 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit AKTAN - Kayserispor ligin iyi ve "cici" takimlarindan biriydi. "Di"li geçmis kullaniyorum, çünkü Kayserispor'a dün geceki ameliyattan sonra artik "geçmis olsun" demeliyiz.
Yine de açik futbolu ve ayaga çabuk çikislariyla en azindan alkisi hakettiler. "Vakit geçirmek" ile "baski kurmak" arasinda kaldiklari için bocaladilar ve uzun süre sadece "direnmekten" öteye geçemediler.
Is kuvvetten çikti ve beceriye kaldi...
Iste o an Hagi tahta ayagiyla "ismarlama" paslarindan birini atti..
Hakan sükür de rakip kalede mum yakti..
Hakan sükür'ün içinde sakladigi ve golde ortaya çikan duygulari yine bu sayfada gördügünüz gol sevinci sirasinda çekilen resimde gizli. "DIE FOR YOU". Yani "Senin için ölürüm."
Maç boyunca hiç susmayan muhtesem tribün korosunun ortaya döktügü destelerin sözleriydi bunlar sanki.
Sonra da gelsin "çat-çat"lar...
Sahanin "Plastik cerrahi" Hagi yönetimindeki "Operasyon" ekibi önce oya gibi paslarla, sonra "civa" gibi ataklarla "mürüvvet" görmeye basladilar. Çaglayan, akan, önüne geleni ezerek sürükleyen G.Saray artik durdurulamazdi...
Narkozu veren Okan ve ilk müdahaleyi yapan Hagi oyunun her tarafini "düzeltiyor", Hakan sükür ise sürekli elinde gezdirdigi "nester" ile "estetik cerrahi"nin örneklerini veriyordu.
21 bin küsür kisinin gözleriyle, milyonlarca insanin ekrani basinda izledigi "ameliyat" acisiz yapiliyordu. Bütün bu "cerrahi müdahale" islemi sirasinda ekibin "ilaç sorumlusu" Fatih Akyel "ödem" olabilecek her yerde "antibiyotik" veriyor ve operasyonu rahatlatiyordu.
Nitekim, "ilaç sorumlusu" Akyel'in ikinci yari basinda ve oyun tikanirken buldugu golden sonra kendine gelir gibi olan hastaya "erken verilen çiçek" skoru sikintiya soktu. Ama o anda devreye giren "kemik cerrahi" Ergün "ilik nakli" yapiverdi. Bu müthis golün ardindan ameliyat "narkozitör" Okan'in attigi dikisle yarayi kapatarak tamamlandi.
"Bashekim Fatih Terim", ülkenin en çok "hasta" kabul eden hastanesinin basinda olmaktan dolayi duydugu gururu gizlemeden basarili operasyonun mutlulugunu maç sonrasinda seyircisiyle paylasarak ve hiç esirgemeden yasadi.
Böylece "mürüvvet" simdilik G.Saray'in koynunda "nekahat" devresine geçmis oldu.
(Date: 3/5-98)

Galatasaray SK 4......Istanbulspor K 1
Okan(56)              Engin(43 P)
Hakan Sukur(59, 78)             
Arif(74)

Line up: Mehmet Bölukbasi, Vedat[Emre 77], Fatih, Gheorghe Popescu -
         Okan, Tugay[Suat 70], Gheorghe Hagi[Mehmet Gönulacar 82], Ergun[Feti 85], Hakan Unsal - 
         Hakan Sukur, Arif

Substitutes: Volkan, Osman, Mehmet Gönulacar, Adnan.

 Gheorghe Popescu, Tugay, Feti.

Referee: Muhittin Bosat, Mehmet Kaya, Huseyin Darici.

Stadium: Ali Sami Yen - Istanbul.

Bileginin Hakkiyla

© 1998 Copyright Aksam
Deniz GÖKCE - Galatasaray kendi bileginin gücüyle sampiyonluga uzandi. Böylece seviyesiz dedikodularin sardigi Türk spor camiasi da çirkinlikler sezonunu bitirmis oldu.
Maç basladiginda Galatasaraylilar çok gergindiler. Fatih ile Saffet ve Vedat ile Aykut arasindaki tekmelesmeler çocukcaydi. Galatasaray, Istanbulspor'un iki forvetini adam adama alirken Ergün'ü geçen haftaki gibi ön libero oynatiyor, Tugay'i ise ileri sürüyor. Bu diziliste Ergün, Sergen'in karsisina, Tugay da Oguz'un karsisina düsüyordu.
Ergün ilk devrede çok sayida savunma hatasi yapti. Ama ikinci devrenin en çok kosan elemaniydi. Tugay ise hafta içindeki antrenmanlarin tersine son derece etkisizdi. Allah'tan Oguz da onun kadar etkisiz kaldigi için büyük bir zarar olusmadi. Hagi geçen haftadan daha yavas ve güçsüzdü. Böyle bir durumda Galatasaray takiminin yildizi bir kaç haftadir oldugu gibi sag kanatta her topta Hamza'yi geçen Okan oldu.
Ilk devrede 20'ye yakin orta yapan Okan, Galatasaray'in hemen hemen bütün hücumlarinda firsati yaratan futbolcuydu. Geçtigimiz iki senede tekme atma ve çirkinlikten baska bir sey yapmayan Okan'in takimin yildizi durumuna gelmesi ne kadar mutluluk verici. Istanbulspor ise Halilagiç ile Hakan'i ve Emre ile Arif'i tutuyordu. Ilerleyen dakikalarda Emre'nin yerine giren Timur da Arif'i marke etti.
Maçin ilk devresinden Saffet Susiç son derece basarili bir taktik uygulamisti. Nitekim bu taktik kontra ataktan penaltiyi buldu ve öne geçti. Ancak ikinci devrede Aykut'un yerine Fuat'i alarak 1-0'lik galibiyetin üzerine yatmak isteyen Susiç, Istanbulspor'un çözülmesine neden oldu.
Dalga dalga gelen Galatasaray ataklari özellikle Okan'in paslariyla gole giderken, Istanbulspor sadece seyretti.
Bu maçta daha önceki maçlarda oldugu gibi istanbulspor takiminin antrenman yapmayan oyunculari basta Sergen olmak üzere siritti. Sergen'in kaybettigi top sayisini ilk devreden sonra biraktik.
Ligin bütünü göz önüne alindiginda Galatasaray ikinci devrede yükselen fizik gücü ve gol atma becerisiyle kazanan takim oldu.
Ancak bu takima yakismayan bir idareci kadrosu var. Stat hoparlöründen yapilan anons ile maçi geç baslatmak kurnazligi Galatasaray camiasina ne ölçüde yakisiyor bilemiyoruz. Ve Besiktas maçinda oldugu gibi konfetiler özerine ates atarak yangin çikartanlar ne derece sporsever bilemiyoruz.

Malumun ilâmi

© 1998 Copyright Turkiye Gazetesi
Ümit AKTAN - G.Saray oyuna iyi baslamadi. Özellikle Tugay'in anormal çaliskanligina ragmen önde oynayip "bir de" kullanamadigi toplarda üstünlük problemiyle dolasti durdu.
Ilk yari boyunca oyun G.Saray'in trafik temposunda degil, bogalarin seçtigi ritmde oynandi. Maç boyunca sampiyonun bu eksigini "oyunu zorlayan tek adam" olarak Okan kapatti. "Maden arama" zahmetinde ele geçirilen pozisyonlarda ise Zdravkov'un olaganüstü refleksleri dikildi G.Saray'in karsisina.
G.Saray'in yavas gözüktügü ilk yari, Istanbulspor'un bir penalti golüyle süslendi.
Lig gidiyor gibiydi...
Oguz ve Sergen'in mükemmel oynadigi ilk yari liderin tempo koyamamasindan dolayi, rakibinin keyfi oldu.
Her zamankinin iki misli oynayan Istanbulspor, her zamankinin yarisini oynayamayan G.Saray karsisinda yapacagini yapmisti...
Ikinci yarida havasi alinmis takimi "sönmüs balon" durumundan kurtaran özellikle sahanin yildizi Okan oldu. Ikinci yariya daha arastirmaci ve daha tempolu giren sampiyon golü de erken buldu. "Günün yildizi" Okan, üç kisilik oyununa süper bir de gol katti.
Sonra kral...
Sezonu bitiren goller, ligin fizik gücü en yukarda, her rakibini son yarim saatte eze eze sürklase eden G.Saray'in süsü oldu.
Vites büyüdükçe ilk yarinin direnci kirilmis ve Istanbulspor ellerini kaldirip teslim olmustu.
Gerisi "bi daha...bi daha"...
Sonra da gelsin, "Fatih'in fetret devrinin, ikinci Cimbom senligi!"
Ben de yaktim çubugumu... Seyrettim cümbüsü...
"Çat-çat" sesleri arasinda doya doya seyrettim sampiyonu. Ustasiyla - çiragiyla, kraliyla - hamaliyla büyük "Cim-bom-bom"u...
Bu zaten "malumun ilamiydi"...
"Sigaranin kanser yaptigi kadar, Temmuz'un sicak oldugu kadar, adimin Ümit oldugu kadar gerçek, bu G.Saray'in en iyi oldugu ve sampiyonlugu hakettigi..."
(Date: 9/5-98)

DC Karabukspor 2...Galatasaray SK 3
Senad(24)          Hakan Sukur(28)
Ahmet(74)          Fatih(61)
                   Arif(64)

Line up: Mehmet Bölukbasi, Fatih, Vedat, Ergun -
         Okan[Mehmet Gönulacar 46], Suat, Tugay, Emre[Osman 46], Hakan Unsal - 
         Hakan Sukur, Arif

Substitutes: Fethi, Adnan, Ümit, Bülent.

 Mehmet Gönulacar.

Referee: Ibrahim Aksoy, Akif Ugurdur, Hulusi Aldaç.

Stadium: Izmir Ataturk Stadi - Izmir.

Alkislar CIMBOM'a

© 1998 Copyright Aksam
Coskun ÖZARI - Dün aksamki, Galatasaray-Karabükspor maçini izlerken, birkaç kez yanildim. Birinci yarinin ortalarina doğru, '2 takim da iki takim futbolculari da doyuma ermisler' dedim. Galatasaray sampiyon olmus, Karabükspor ise ligde iyi bir yere oturmus. Eh böyle takimlardan ve de o takimin futbolcularindan hirsli, arzulu bir futbol beklemek olanak disi.

Oysa baktim ki, Karabükspor bir gol atti. Futbolcular sahanin kenarina gelerek yedek futbolcularla sarmas dolas oldular. Arkadan Galatasaray bir gol atti. Sanki Galatasarayli futbolcular o attiklari golle sampiyon olmuslar gibi birbirlerinin sirtina sevinçle çiktilar.

ikinci yari olduğunda Galatasaray takimina baktim. Aklima Hagi, Popescu ve Filipescu geldi. Oh dedim. 'Bir takimda nasil sadece generaller olunca, iyi futbol basari olmuyorsa, yalnizca askerler olunca basari da zor oluyor' dedim. Bunda da yanilmisim. Çünkü Galatasaray'in askerleri tümüyle Galatasaray'a ve sampiyona yarasir bir futbol oynadi. Hani Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim'in bir sözü var ya. 'Galatasaray takimi sahaya 11 kisi ile çikiyorsa demek ki eksik değildir' der Terim. Terim'in bu sözü bir kez daha doğrulandi.

Ege, Galatasaray taraftarlarinin çok olduğu bir yöredir. Egeliler, Galatasaray takimini yalniz birakmadilar. Eğer hava daha iyi olsaydi, belki de tribünlerde yer olmayacakti. Galatasaray, istanbul'da attiği turu bir kez de izmir'de atti. simdi sira Ankara'ya geldi. Eğer Ankara'da Cumhurbaskanliği Kupasi'ndan sonra da tur atma sansini yakalarsa Sari Kirmizililar, sezonu Galatasaraya'a yakisir bir sekilde kapatir. Galatasaray takiminda görevini yapmayan ve özveri ile oynamayan hemen hemen hiçbir futbolcu yoktu.

Bu arada Galatasaray'in 'Küçük Hagi'si' Emre'yi de büyük bir keyifle izledim. Ona ben 'Küçük Hagi' diyorum. Emre inaniyorum ki, zamanla büyük Hagi olacak.

Karabükspor takimi gerçekten iyi bir kadro olusturmus. Bosu bosuna iyi sonuçlar almamis. sampiyon Galatasaray ile basa bas, dise dis oynadi. Hem kollektif açidan beğeni kazandi hem de Karabükspor takiminda kisisel yeteneği üst düzeyde futbolcu çok var. Tabi, Galatasaray her yönüyle Karabükpor'dan üstün bir takim. Galatasarayli futbolcularin çoğu eğer basta Arif olmak üzere B.Hakan'a gol attirmak için uğras vermeselerdi Galatasaray, çok daha fazla gol yapabilirdi.