Game Report:

SL: G.Saray 3:0 MKE Ankaragucu

Hasan Tezcan (18/05/103)

Stat: Ali Sami Yen
Hakemler: Ismet Arzuman, Münir Takpak, Nihat Mizrak
Galatasaray: Mondragon, Vedat, Mehmet Polat, Bülent, Hakanx,
Cihan(Dk. 82 Sabri), Revivo, Ayhan, Ergünx, Lukunkux(Dk. 62 Arif), Ümit
Karan(Dk. 86 Sedat)
Ankaragücü: Zafer, Hakan Kutlu, Gökmen, Burak, Adem Dursun,
Özgür(Dk. 37 Baidoo), Yilmaz(Dk. 81 Hüseyin), Faruk(Dk. 72 Ümit Ozan),
Simao, Augustine, Hakan Keles
Gol: Dk. 3 Lukunku, Umit Karan, Ergun

--

Can havliyle... - Turgay Renklikurt

Ali Sami Yen Stadi'nda Fenerbahçe'nin yenildigi ögrenilince, tribünlerdeki
Galatasaraylilar sevinç çigliklari atip Fenerbahçe'nin içerisine düstügü
durumla dalga geçen espriler üretmeye basladilar. Hemen arkasindan da
suratlari asilip kara kara düsünmeye basladilar. Fener yenilgisiyle UEFA'ya
katilma sansi artan Ankaragücü'nün maça iyice asilacagi varsayimi ile
nesesi kaçan Galatasarayli taraftarlarin keyfi, maç basladiktan sonra
Ankaragücü'nün tel tel dökülüp, bundan faydalanan Galatasaray'in adeta
döktürürcesine oynamaga baslamasiyla, yerine geldi.

Fatih Terim, Lukunku, Revivo, Ümit Karan üçlüsünü Ankaragücü defansinin
üzerine salip, sagli sollu Cihan ve Ergün'le de onlari takviye edince,
Ankaragücü'nün tüm oyun kurgusu ve bir anlamda da futbol kimyasi bozuldu.
Terim'in olaganüstü risk tasiyan bu taktik uygulamasi, Ankaragücü'nün üçlü
müdafaa yapmada israr etmesiyle kisa sürede olumlu meyvelerini vermeye
basladi ve Galatasaray önce oyun inisiyatifini ele geçirdi, sonra da
tribündeki taraftarlarini hop oturtup hop kaldiracak kalite ve bollukta gol
pozisyonlari elde etti.

Dün, Ankaragücü ya Galatasaray'in daha oyunun basindan itibaren hisimla
üzerine çullanmasindan veya permeperisan olmus Fenerbahçe yerine nasil olsa
kendilerinin UEFA'ya gidecegine inandiklarindan dolayi, biraz baygin ve
daginik bir futbol sergilediler.

Hakkinda çok sey yazilip, çizilip, söylenen hakem Ismet Arzuman, dün belki
de hayatinin en rahat maçini yönetti. Tabii bunda Galatasaray'in ortaya
koydugu kaliteli futbolla, bunu kabullenircesine oynayan Ankaragücü'nün
rolü büyüktü. Galatasaray'in dün ortaya koydugu oyun, Inönü Stadi'ndaki
hayati maç için bir kistas olarak ele alinirsa, sunlar söylenebilir: Eger
Besiktas, Ankaragücü gibi oynarsa ve yine eger Galatasaray Ankaragücü'nün
karsisindaki gibi rahat ve etkili bir futbol sergilerse, Galatasaray
Besiktas'i üçler. Ancak, bu söyledigimiz bir varsayim. Isin gerçegine
gelince, birisi Üsküdar'i geçmis gibi gözüküyor.

AKSAM

SL: G.Saray 1:1 Genclerbirligi

Hasan Tezcan (13/05/103)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Bülent Uzun, Baki Tuncay Akkin, Birol Budan
GALATASARAY: Mondragon, Vedat, Mehmet Polat, Bülent, Hakan, Volkan,
Ayhan(Dk. 81 Revivo), Ergün, Baliç (Dk. 23 Lukunku), Arif(Dk. 72 Cihan),
Ümit Karan
GENCLERBIRLIGI: Gökhan, El Saka, Ümit, Thomas, Deniz, Okan (Dk. 83
Nihat), Ahmet Hassan(Dk. 90 Mustafa Gürsel), Serkan, Filip, Veysel, Youla
(Dk. 88 M'Bayo)
SARI KART: Dk. 14 Okan, Dk. 62 Ümit(Gençlerbirligi), Dk. 42 Arif,
Dk. 45 Vedat, Dk. 73 Volkan, Dk. 90 Mondargon(Galatasaray)
GOLLER: Dk. 9 Filip, Dk. 11 Ümit Karan

--

Merhaba hüzün - Turgay Renklikurt

Gençlerbirligi maç baslamadan yaklasik 50 dakika önce isinma çalismalarina
basladi. böyle kapsamli bir isinma çalismasi yapmak, yüksek tempo ve tam
saha pres uygulamasiyla maça baslamak demekti. Nitekim, hakem Bülent
Uzun'un baslama düdügü ile birlikte Gençlerbirligi bu uygulamayi devreye
soktu. Galatasaray'in da tempoyu yüksek tutmasi ve oyun genisligi yaratmak
istemesiyle maçin ilk devresi son haftalarin en keyifli futbolunun
seyredilmesini sagladi.

Gençlerbirligi, 'Rakip beni düsünsün' sistemiyle kendi sablonuna sadik
kalan bir ekip. Dün bu sablon uygulamasinda tek degisen sey, Serkan
Balci'nin kendi görevinin yani sira Volkan'i da kelepçelemesiydi. Gelecegin
Okan Buruk'u olacaginin sinyallerini veren Serkan Balci dün basarili
futbolunun yani sira El Saka'nin da yerine kosarak 3 kisilik performans
sergiledi. 'Bu futbolcuya dikkat' deriz.

Maçin hakemi Bülent Uzun, daha maçin basinda Fatih Terim'i ikaz ederek,
O'nun 'vücut kimyasi'ni bozup, yanlis kararlar almasina yol açacak
girisimlerine göz yummayacaginin mesajini verdi. Nitekim, basit bazi yanlis
kararlarina ragmen Bülent Uzun hem maçin kontrolünü elinden kaçirmadi, hem
de böylesine önemli bir maçi basariyla yönetti.

Galatasaray, Gençlerbirligi gibi 'Oynat, oynatayim' türü açik futbol
anlayisindaki rakipler karsisinda, üstün teknik becerisi ve tecrübesini
ortaya koyan bir ekip. Gençlerbirligi'nin, rakibine bos alanlar birakan
oyun tarzinin da etkisiyle dün Galatasaray hem iyi bir futbol sergiledi,
hem de gol firsatlari yakaladi. Gel gör ki, biraz sanssizlik, çokça da
beceriksizlik sonucu, tek gole ve hüzüne saplanip kaldi.

Dün Gençlerbirligi, Okan Koç, El Saka gibi oyuncularinin yoklari oynamasina
ragmen, sahanin her tarafinda var olan bir görüntüdeydi. Üstün fizik
gücünün etkisiyle amaçladigi belli olan galibiyeti biraz sansli olsaydi
elde de edebilirdi. Ancak el vicdana konuldugu takdirde maçin sonucu
beraberlikti ve sonuç da vicdanin söyledigi dogrultuda tecelli etti.

Uzun sözün kisasi bu sonuç bir anlamda 'Merhaba hüzün' demekti Galatasaray
için. Simdi Galatasaray sampiyonlugu ancak mucizelerin gerçeklesmesiyle
elde edebilir, konumuna gelmis oldu. Soru su.. Mucizelerin gerçeklesmesine
Besiktas tarafi firsat verecek mi?

NOT: Bazi münafiklar, 'G.Saray'in kondisyonu biraz daha iyi olsaydi ikinci
yari maçi koparabilirdi!' dediler. Siz ne diyorsunuz ?

SL: Trabzonspor 1:2 G.Saray

Hasan Tezcan (05/05/103)

STAT: Hüseyin Avni Aker
HAKEMLER: Ismet Arzuman, Münir Takpak, Selçuk Kaya
TRABZON: Petkoviç, Tayfun, Erdinç, Oumar, Lee Yong, Hüseyin, Somers,
Aurelio, Gökdeniz(Dk.81 Selahattin), Fatih, Mehmet Yilmaz
GALATASARAY: Mondragon, Vedat, Mehmet Polat, Bülent, Hakan Ünsal,
Revivo(Dk.46 Ayhan), Volkan, Ergün, Baliç(Dk.87 Emre), Arif, Ümit
Karan(Dk.90 Sabri)
SARI KARTLAR: Erdinç, Aurelio, Fatih(Trabzon), Ümit Karan(G.Saray)
GOLLER: Mehmet Yilmaz(Dk.9 penalti), Arif(Dk.28 penalti), Ümit
Karan(Dk.65)

--

Vücut kimyasi - Turgay Renklikurt

Özkan Sümer bir kesim taraftara, 'Kendi basiniza buyruk davranamassiniz.
Burasi sov dünyasinin bir parçasi. Ya buranin kurallarina uygun
davranirsiniz, ya da tribünlere adim atamazsiniz' deyip resti çekince,
kiyamet kopmus. Trubünlerde istedigi gibi at kosturmak isteyen kesim
direnmis ama Sümer de direnmis.

Dün tribünlerde ne amigo ne de uçuk kaçik pankartlar vardi. Anlayacaginiz
Sümer direnisin galibi. Laf aramizda Sümer iyi ki direnmis. Çünkü, tiyatro
seyircisi düzeyinde tribünlerde enfes bir kalite ortaya çikmis. Ancak,
maçin hakemi Ismet Arzuman binbir emekle ortaya çikan bu seyirci
kalitesini, milleti çildirtip, malum seyirci kalitesi seviyesine indirgemek
için dün elinden geleni yapti. Sonunda o güzelim tribünler zivanadan çikti
ve ortada ne kalite kaldi, ne de seviye.

Galatasaray dün Fatih Terim'inden, futbolcusuna varincaya dek olaganüstü
etkinlikte bir profesyonellik örnegi sergiledi. Önce Terim devreye girdi,
tecrübesini ve vücut dilini kullanarak hakem Arzuman'in 'Vücut dünyasini'
bozdu. Galatasarayli futbolcular ise bozuk vücut kimyali Arzuman'a
çaktirmadan tatli sert bir oyun tarzi devreye soktular ve rakiplerini hem
moral yönünden, hem de oyun ritmi yönünden allak bullak ettiler. Sonra
devreye Arif, Baliç, Ergün, Ümit Karan ve Revivo gibi eski kurtlar sokuldu.
Buna Volkan'in hem pres gücü hem de rejisörlügü eklenince Galatasaray oyunu
istedigi gibi yönlendirmeye basladi. Ve istedigi sonucu aldi.

Dün, Avni Aker Stadi'na gelenler hakem Ismet Arzuman'in sahsinda futbolun
çirkinini izlerken Trabzonspor'lu Aurelio'nun sahsinda da futbolun en
çarpici ve güzel taraftarlarini seyretme imkani buldular. Uzun sözün kisasi
dün Galatasaray uzun zamandir göremedigimiz kadar sakin, kendine güvenen ve
istedigini elde eden bir görüntüdeydi. Bu da tecrübesiz Trabzon'un hesabini
görmeye yetti ve artti bile. Galatasaray'in aldigi üç puandan daha çok
sergiledigi tarz çok önemliydi. Eger bu devam ederse....

SL: G.Saray 2:2 Adanaspor

Hasan Tezcan (28/04/103)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Bülent Demirlek, Koray Gencerler, Erhan Sönmez
GALATASARAY: Kerem, Xaiver(Dk. 46 Ayhan), Bülent, Hakan, Hasan(Dk.46
Pinto), Cihan, Volkan, Ergün, Baliç, Ümit Karan, Lukunku
ADANA: Murat, Timur, Güngör, Serkan(Dk.81 Gürhan), Volkan,
Lalik(Dk.63 Ilker), Ümit, Ibrahim, Ali Asim(Dk.71 Timko), Necati, Cafer
SARI KARTLAR: Bülent(G.Saray), Güngör, Murat, Ilker, Volkan(Adana)
GOLLER: Cafer(Dk. 23), Lukunku(Dk. 24 ve 50), Volkan(Dk. 45)

--

Melekler de yetmedi - Turgay Renklikurt

Güya Adanasporlu Cafer Aydin, sinirli, isyankar, kontrolsüz bir
futbolcuymus. Dün Hakem Bülent Demirlek, basta Cafer olmak üzere sahadaki
tüm oyuncularin sinir sistemini allak bullak edip, delirtecek öyle seyler
yapti ki anlatmak mümkün degil. Allah'tan o sinirli, isyankar, kontrolsüz
denilen Cafer Aydin, 'Yetti lan gari' demedi de is mahkemelik olmadi.

Galatasaray'in defans kurgusunun evlere senlik hal aldigini; biraz hücum
genisligi yaratip, süratle kontrataga kalkan rakipler karsisinda
perisanlari oynadigini artik sagir sultan bile duymus durumda. Dün
Adanaspor'un tecrübeli teknik direktörü Yilmaz Vural, Galatasaray'in bu
zayif noktasindan yola çikip, Necati Ates, Cafer Aydin ve Asim Balkaya'yi
Galatasaray müdafasinin üzerine salinca olanlar oldu.

Ilk devre biterken eger bu üçlü ellerine geçen firsatlari tam anlamiyla
degerlendirebilselerdi veya biraz daha sansli olsalardi... veya veya hakem
Bülent Demirlek Adana'nin yüzde yüz penaltisini vermis olsaydi Adana maçi
koparir, Galatasaray da lige havlu atardi.

Galatasaray'da müdafa kurgusu evlere senlik de orta saha kurgusu çok mu
iyi? Al birini vur öbürüne. Orada da Volkan basta olmak üzere herkes sadece
bireysel girisimlerle 'Asiye'yi kurtarmak' telasinda. Durum böyle olunca da
ortada ne futbol, ne sistem ne de futbol adina isilti kaliyor. Açikçasi
eger melekler dünkü gibi Baliç'i ve Lukunku'yu devreye sokmazlarsa
Galatasaray'dan ne köy oluyor ne de kasaba.

Galatasaray'da dikkati çeken bir nokta da fizik kondisyon düsümünün gözle
görülür hale gelmesi. Bu özellikle son iki maçta kendisini iyice belli
etmisti. Önümüzdeki günlerde çok daha çetin geçmeye aday ve final
hüviyetindeki maçlarda ligin ve Galatasaray'in kaderini takimin fizik
kaliteleri bir alamda yönlendirecek, tayin edecek. Durum böyle olunca da
insan Galatasaray'in bu haline bakip dogrusu 'Acaba mi?' demekten kendini
alamiyor. Dün oyunun kaderini tayin edecek iki kisi vardi. Bunlardan
Galatasarayli Volkan ve Adanaspor'dan Ümit Aydin kader tayin edecek,
yönlendirecek tarzda bir oyun sergileyemeyince kopuk futbol ortaya çikti.
Müdafalariyla orta sahalari arasindaki irtibati güya saglamakla görevli
olan bu futbolcular bunu gerçek anlamda yapamayinca iki takim da 'Beli
kirik yilan futbolu' oynadi. Sonuçta da futbolun kollektifi olmayinca
devreye futbolcularin bireysel becerisi ve melelerin katkisi devreye girdi.

Maçin hakemi Bülent Demirlek'e gelince.... Istiyorsaniz ona hiç gelmeyin.
Çünkü bana gelinceye kadar sirada binlerce kisi var. Onlarin hayir duasi
ona yeter de artar bile...

AKSAM

SL: Goztepe 0:1 G.Saray

Hasan Tezcan (19/04/103)

STAT: Atatürk
HAKEMLER: Musa Eryilmaz, Zekai Akinci, Nihat Mizrak
GÖZTEPE: Bülent, Tunç, Tayfun, Senol, Cem(Dk.86 Cüneyt), Ersin,
Cumhur, Mkalele, Sinan(Dk.71 Mehmet), Alp(Dk.61 Zafer), K.Göksel
GALATASARAY: Mondragon, Vedat, Xavier(Dk.46 Ü.Davala), Mehmet Polat,
Ergün, Hasan, Volkan, Cihan, Baliç(Dk.46 Revivo), Ümit Karan(Dk.88 S.Usta),
Lukunku
GOL: Dk.67 Lukunku
SARI KARTLAR: Dk.43 Vedat, Dk.81 Mondragon

--

Meleklerin yardimiyla - Turgay Renklikurt

Allah, Fatih Terim'den razi olsun. Baskalarini bilmem ama ben hayatimi ona
borçluyum. Eger, Lukunku denen futbol ucuvesini sahaya sürmeseydi kesin
olarak donup ölmüstüm.

Hani halk arasinda, 'Mart kapidan baktirir, kazma kürek yaktirir' derler
ya, geçiniz. Izmir'de dün öyle bir Nisan sogugu vardi ki, anlatilmaz. Maç
baslamadan önce millet adeta soguktan perisan oldu. Hatta, 'bu sogukta maç
yönetilmez' deyip eve gitmeye kalkanlar bile oldu. Derken maç basladi ve
Lukunku denen futbol ucuvesi basladi döktürmeye. (!) Allah sizi inandirsin,
öyle futbol acemilikleri yapti, öyle goller kaçirdi ki; anlatmak mümkün
degil. Uzun sözün kisasi, ben basta olmak üzere millet sinirden hop oturup,
hop kalkmaktan isinip, bir güzel terledik bile. 'Allah Terim'den razi
olsun' deyisim iste bu yüzden.

Ilyas Tüfekçi, Göztepe takiminda nefis bir 'Seytan üçgeni' yaratmis. Göksel
Yaman, Ersin Güreler ve Helman Mhkelele'den kurulu bu üçgen dün Cumhur
Bozaci'nin da katkisiyla Galatasaray'a adeta kök söktürdü. Yakaladiklari
kontratak firsatlarinda kendilerini gösterme ve pazarlama adina bencillik
yapmasalardi, Galatasaray'i dagitmalari içten bile degildi.

Galatasaray 'papatya fali' gibi futbol oynuyor. Bir bakiyorsunuz iyi, bir
bakiyorsunuz dökülüyorlar. Dün orta hakem Musa Eryilmaz, bakti ki
Galatasaray'in dökülme günü; tuttu kiyak yapip, belesine bir penalti
yaratti, onu da kaçirdilar.

Melekler baktilar ki durum kötü, sampiyonluk bile tehlikeye giriyor,
gökyüzünden sahaya indiler ve Lukunku görüntüsüyle Galatasaray'i ipten
alacak golü attilar. Galatasaray böylece kurtulmus oldu...Tabii simdilik.

Bütün bu yazdiklarimiz isin biraz da espiri yani. Ancak, bir gerçek var ki;
o da Galatasaray'da basarili futbolda devamliligin olmayisi. Gerçi dün
Galatasaray eksikti. Bazi oyunculari yoktu ama bu eksik böylesine perisan
bir futbola sebep olmamaliydi. Toparlayacak olursak gerek Besiktas'in
gerekse Galatasaray'in son günlerde ortaya koydugu görüntü
Gençlerbirligi'ni zorla potaya itecek gibi.

AKSAM

SL: G.Saray 5:0 Altay

Hasan Tezcan (13/04/103)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Selçuk Dereli, Ekrem Kan, Selçuk Kaya
GALATASARAY: Mondragon, Xavier, Bülent, Hakan, Ümit Davala, Volkan
Arslan, Revivo, Cihan, Baliç, Lukunku, Ümit Karan
ALTAY: Ramazan, Ahmet, Özgür, Çagdas, Murat, Inanç, Fatih, Aytekin,
Oktay, Sinan, Owana
GOLLER: Dk. 26 Volkan Arslan, Dk. 33 Lukunku, Dk. 57 Ü.Karan, Dk. 63
Baliç, Dk. 78 Arif
SARI KART: Dk. 35 Lukunku, Dk. 87 Hakan (G.Saray) , Dk. 54 Ahmet

--

Yeni lider Volkan - Turgay Renklikurt

Kendi sahalarinda oynayan büyük kulüplerin en büyük avantaji, rakip
takimdaki 'Pazarlamaci futbolcular' oluyor. Mesela dün Altay takiminda yer
alan Sinan ve Oktay bunun en güzel iki örnegi idi. Mübarekler kendilerini
gösterip, pazarlama adina attiklari lüzumsuz çalimlar, zamaninda
vermedikleri paslar ve ezdikleri toplarla takimlarini adeta iki kisi eksik
oynattilar. Gerçi dün, 'Bu maçi almam gerek' ciddiyeti ve motivasyonu ile
oynayan Galatasaray karsisinda, bu ikili iyi de oynasa bir sey degismezdi
ama; insan bosuna sarf edilen emeklere aciyor.

Dün Galatasaray'da, Lukunku'nun golünden sonra ortaya konan ve bütün
takimca paylasilan sevinç gösterisi gerçekten etkileyici bir tablo idi. Kim
bilir belki de bu son zamanlarda gözlemlenen, 'Takim gibi takim olma'
olgusunun yansimasiydi. Gerçekten de Galatasaray dünkü maçta futbolun
kollektif güzelliklerini sahaya yansitan tarafti. Pres ise pres , kademe
ise kademe, markaj ise markaj, oyunu kenarlara tasiyarak hücum genisligi
yaratmaksa yaratmak, velhasil çagdas futbolun bir temsilcisi gibi örnekler
sergiledi.

Volkan, Galatasaray'da eksikligi hissedilen lider futbolcunun yapmasi
gereken hareketleri, tavirlari sergileyen futbolcu idi. Açikçasi Volkan,
her geçen gün takimin liderlik koltuguna adim adim ve hak ederek tirmanan
bir kisi. Nitekim dün de takimi bir maestro gibi oynatti. Dünün umut veren
olgularindan bir tanesi de, Elvir Baliç'in eski günlerini hatirlatan bir
performans sergilemesi idi. Oyunu bir zamanlar durarak oynamak isteyen
Elvir Baliç ile bugünkü Baliç arasinda inanilmaz farklilik var. Onun
sahsinda Galatasaray kanatlari da çalisip hücum genisligi ortaya çikinca,
Sari-Kirmizililar pes pese goller atmaya basladilar. Oyuna ikinci devre
giren Arif'in böylesi bir hücum genisligi sonrasi atmis oldugu 100. gol,
bunun tipik bir örnegi idi.

Maçin hakemi Selçuk Dereli böylesine rahat bir maçta bile gereksiz
düdükleri ile dogrusu kaygi yaratti. Toparlayacak olursak, dün Ali Sami
Yen'e gelmeyen Galatasaray taraftarlari keyifli bir geceyi kaçirmis oldu.

SL: Diyarbakirspor 1:3 G.Saray

Hasan Tezcan (07/04/103)

STAT: Atatürk(Diyarbakir)
HAKEMLER: Mustafa Çulcu, Koray Gençerler, Mustafa Emre Eyisoy
DiYARBAKIRSPOR: Senol, Ömer, Burhan, Ramazan, Hasan Yigit, Deniz,
Evren, Cengizhan(dk. 9 Ergin), Celalettin(dk. 23 Abdullah), Murat Hacioglu,
Saffet
GALATASARAY: Mondragon, Xavier, Bülent, Hakan, Ümit Davala, Cihan,
Volkan(dk. 71 Ayhan), Batista, Hasan, Ümit Karan, Lukunku(dk. 86 Arif
GOLLER: Dk. 5 Ümit Karan, dk. 45+1 Volkan, dk. 45+3 Murat Hacioglu,
dk. 70 Cihan
SARI KARTLAR: Senol, Deniz, Saffet Ömer(Diyarbakirspor)
KIRMIZI KARTLAR: Dk. 26 Hasan SaS(Galatasaray), dk. 33
Evren(Diyarbakirspor)

--

Futbolsuz futbol - Turgay Renklikurt

Diyarbakirlilar'in çogu potansiyel Galatasarayli. Maçtan önce kime sorsak,
'Galatasarayliyim ama Diyarbakir'in kazanmasini istiyorum' diyordu.

Eh, Atalar bosuna, '..Önce can, sonra canan' dememisler.

Dün, ortada fol yok-yumurta yokken, iki takimin oyunculari birbirine
öylesine art niyetli ve kasitli davrandilar ki anlamak mümkün degildi.

Hele Hasan Sas'in daha oyunun basindan, atildigi dakikaya kadarki
davranislari tam, 'kirmizi karti arayan' türündendi. Nitekim muradina erip,
kel alaka bir pozisyonda rakibine giristigi için kirmizi karti gördü. Hadi
Hasan Sas kasindigi için hakli olarak kirmizi kart gördü; Ya Fatih Terim'in
bu kart sonrasi sergiledigi tavirlar neyin nesiydi ? O'nun bu sira disi
davranisi karsisinda üç maymunlari sergileyen orta hakem Mustafa Çulcu'nun
haline de hakemlik onuru adina hüzünlendik. Galatasaray'a da,
Diyarbakirspor'a da milli maç nedeniyle verilen ara anlasilan hiç
yaramamis, iki takima da adeta futbolu unutturmus.

Tribünlerden söyle siki hali saha futbolu oynayan 20 kisiyi sahaya
sürseniz-Ümit Karan ve Volkan hariç-yemin billah, iki takimdan daha iyi
futbol sergilerlerdi.

Diyarbakirspor eti-budu belli bir takim. Buna ragmen dün, eger kaleci Senol
ve Evren'in birisi kirmizi kart, digeri belese yenen gol seklindeki
sorumsuz davranislari olmasaydi, inanin Galatasaray'i dut agaci gibi
sallarlardi.

Anlayin futbol adina Galatasaray'in düstügü halleri. Daha düne kadar yerine
adam aranan Ümit Karan, dün yine Galatasaray'i sirtlayan adamdi. Maç
sirasinda bir ona, bir de 'gulu gulu futbolu' oynayan Lukunku'ya baktik...
Hadi gerisini söylemeyelim. Toparlayacak olursak.

Dogrusu olmayan futbol hakkinda ancak bu kadar yazabildik. Adana deyisiyle
'..Sebeb olanlar, kebap olsunlar'

AKSAM

SL: G.Saray 3:0 Elazigspor

Hasan Tezcan (24/03/103)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Mutlu Çelik, Tuncay Akkin, Münir Tatbak(HH)
GALATASARAY: Mondragon, Ümit Davala(Dk.76 Batista), Xavier, Bülent,
Hakan, Volkan, Ergün(Dk.81 Ayhan), Revivo(Dk.84 Balic ), Hasan Sas, Ümit
Karan (HHHH), Lukunku
ELAZIG: Orkun, Mehmet, Cem(Dk.74 Bülent), Haci, Erdem, Erhan,
Czinege, Ümit, Ze Roberto(Dk.79 C. Yanik), M.Deliorman(Dk.69 Ünal),
Meszaros
SARI KART: Dk.78 Hasan
GOLLER: Dk. 17 ve 74 Ümit Karan, Dk.48 Hasan

--

Tecrübeyle - Turgay Renklikurt

Hani, hafta sonu arkadas gruplari kendi arasinda toplanip iddiali hali saha
maçi yaparlar ya; dünkü maç da aynen o atmosferde oynandi. Seyirci baskisi,
gürültüsü, patirtisi da olmayinca ister inanin ister inanmayin bu maçta son
haftalarin en temiz futbolunu seyrettik. Niye mi? Anlatalim:

Seyirci olmayinca sahadaki konusmalar oldugu gibi basin ve protokol
tribününden duyuluyor. Durum böyle olunca futbolcular da küfür edip,
birbirilerini cileden çikartamiyorlar. Sonuçta da duygular devreye
girmiyor, buna bagli olarak da duygularin degil futbolun geregi eylemler
sahaya yansiyor.

Fatih Terim, dün Hasan Sas'i sahaya sürdü. Transfer dedikodulari yüzünden
Galatasarayli taraftarlarin tepkisine hedef olan Sas, Terim'in bu yerinde
uygulamasiyla yumusak inis yapmis oldu. Aksi halde olasi bir seyirci
tepkisi Hasan Sas'i oyundan düsürebilirdi.

Elazigspor, kadro olarak belirli bir kapasiteye sahip bu faktörü göz önünde
bulunduran Teknik Direktörleri Erol Tok takimini fizik kondisyon yönünden
güçlü hale getirmek istemis ve bunda da basarili olmus. Dünkü maçta 90
dakika boyunca karsilasmayi yüksek tempoda götürmek ve bu sayede
Galatasaray'i yorarak oyundan düsürmeyi amaçladilar. Ancak gelin görün ki
futbolun bir temel faktörü yani tecrübe devreye girdi. Ve iste o faktör
oyunun kaderini degistirdi. Elazigspor tümüyle açik bir futbol sergiledi.
Bunun sonucunda da Galatasaray'a tecrübe ve teknik becerilerini kullanacagi
alanlar ve kosu koridorlari hediye etti. Durum böyle olunca da pres yilgini
Galatasaray, pressiz bu ortamdan istedigi sonucu çikartti. Ümit Karan
mevsim sonu büyük bir ihtimalle Galatasaray'dan ayrilacak. O sebeple de
neyi var neyi yok piyasasini artirma adina ortaya koyuyor. Dünkü maçta da
yine neyi var neyi yok ortaya koydu ve hem kendisinin hem de sampiyonluk
yolundaki Galatasaray'in piyasasini atirdi.

Maçin hakemi Mutlu Çelik, belki de hayatinin en rahat maçini idare etti.
Küfürsüzlügün, itis kakissizligin ve en önemlisi de art niyetsizligin
oldugu ortamlarda demek ki temiz maç olur ve yönetilirmis. Dün bunu
ögrendik.

AKSAM

SL: G.Saray 0:1 Denizlispor

Hasan Tezcan (20/03/103)

HAKEMLER: Ismet Arzuman, Selçuk Kaya, Nihat Mizrak
GALATASARAY: Mondragon, Xavier, Bülent, Hakan(Dk.73 Berkant), Ümit Davala,
Cihan(Dk.76 Emre), Volkan, Revivo, Ergün, Ümit Karan, Arif(Dk.83 Pinto)
DENIZLISPOR: Heinen, Servet, Kratochvil, Özgür, A.Tandogan, Ilyas(Dk.70
Serhat), Ismet, Bencik, Kabat(Dk.83 H.Çimen), Ersen(Dk.77 Serdal), Mustafa
GOL: Dk.60 Ersen Martin
SARI KARTLAR: Dk.52 Xavier, Dk.54 E.Martin, Dk.66 Ali Tandogan, Dk.70
Kabat, Dk.70 Arif, Dk.74 Bencik, Dk.76 Servet, Dk.79 Serhat, Dk.85 Pinto

--

Çekirgenin kaderi - Turgay Renklikurt

Baskalarini bilmem ama bu Ergün için 'Yüregini atese koyma' konusunda tüm
mevcudiyetimle sahitlik eder, onay veririm. Dün, bakti ki takim arkadaslari
yine oyunu rölantiye alip doldur bosalt ile isi götürmek istiyorlar ve tel
tel dökülüyorlar; olaya hemen el koyup, önce oyunu israrla kenarlara
tasidi. O yetmedi kontrataklarla Revivo ve Ümit Karan'i harekete geçirmek
istedi. Bakti Hakan Ünsal yol geçen hanina döndürülmüs. Tuttu kademesine
girerek perme perisan olmasini önledi. Uzun sözün kisasi, sadece yüregini
degil, beynini , dalagini, neyi var neyi yoksa hepsini atese koydu. Ama ne
yazik ki, onun bu çabasi Galatasaray'in futbol oynamasina yetmedi. Ergün
böylesine basarili görüntü verirken, Allah'i var, Bülent Korkmaz'in da
hakkini vermek gerek. Dün adeta pandomimci gibi davranip öyle el kol
hareketleri, öyle jestler mimikler yapti ki, anlatmak mümkün degil.

Galatasaray'da son zamanlarda gözlenen 'Futbolsuz futbol' sistemi bayagi
oturmaya baslamis. Dün Volkan ve Cihan da, Hakan Ünsal ve Ümit Davala'nin
basini çektigi bu sisteme ayak uydurunca millet Galatasaray için 'bitmis bu
takim arkadas' demeye basladi.

Denizlispor futbol adina tüm güzellikleri elinden geldigince ortaya koymak
istedi. Hücum genisligi yaratti. Galatasaray oyun temposunu israrla
düsürmesine ragmen, oyunun temposunu yükseltti. Pres uygulamasinin hem
hucumda hem de bütün sahada en güzel örneklerini sergiledi. Buna ek olarak
da takim olarak gerçekten yüregini atese koydu ve futbol oynayan taraf
oldu. Galatasaray'da kabul edilmek istenmeyen düsüs, özellikle fizik
kalitelerde artik inkar edilmez bir sekilde ortaya çikmis durumda. Iste en
büyük tehlike de bu nasil giderilecek. Bu düsüs durdurulabilir mi?. Bize
göre çok zor. Çünkü bunun için artik zaman yok.

NOT-1: Ismet Arzuman'a bir büyügü olarak tavsiyemiz olacak:' Kiyakçiligin
sonu ayakçiliktir!'

NOT-2: Son birkaç haftadir Galatasaray meleklerin himmetiyle puan aliyordu.
Ortaya koyduklari futbola melekler de isyan edip, 'Yetti lan gagri' deyince
puanlar hakli olarak Denizli'nin oldu.

AKSAM

SL: Istanbulspor AS 1:2 G.Saray

Hasan Tezcan (17/03/103)

STAT: Güngören Bld.
HAKEMLER: Mustafa Çulcu, Koray Gencerler, M. Emre Eyisoy
iSTANBULSPOR: Zdravkov, Uche, Selçuk, Saffet, Musa, Iordanov,
Saidou, Güven(dk. 76 Faruk), Petkov, Cenk(dk. 46 Mehmet Yozgatli),
Bushaj(dk. 75 Kona)
GALATASARAY: Mondragon, Xavier, Bülent, Hakan, Ümit Davala(dk. 46
Pinto), Volkan, Cihan, Ergün, Revivo(dk. 46 Batista), Ümit Karan,
Lukunku(dk. 75 Vedat)
GOLLER: Dk. 53 Ümit Karan, dk. 61 Saidou, dk. 73 Cihan
SARI KARTLAR: Musa, Selçuk, Uche(istanbulspor), Hakan
Ünsal(Galatasaray)

--

Keçiboynuzu futbolu - Turgay Renklikurt

Güngören stadi, Istanbulspor'un ev sahibi oldugu mekan. Gelin görün ki, dün
bu mekanda, bir avuç Istanbulsporlu taraftar misafir görüntüsündeydi.
Tribünler salkim saçak Galatasarayli taraftarlar tarafindan adeta isgal
edilmis gibiydi.

Maçin birinci devresi bittiginde, Galatasarayli taraftarlardan bir grup
yanimiza gelip, 'Bu 45 dakika hakkinda ne yazacaksiniz? Dogrusu merak
ediyoruz!..' dedi. Gerçekten de ilk 45 dakika futbol adina kelimenin tam
anlamiyla agir çekim film gibiydi. Fenerbahçe maçinin yorgunlugunu henüz
üzerinden atamamis bir görüntü sergileyen Galatasaray, bir yandan oyun
temposunu düsürüp, maçi rölantiye alirken, diger yandan avanta bir golün
beklentisi içerisindeydi. Koca 45 dakika biterken, Ergün ve Volkan'in
disinda dise dokunur performans sergileyen tek bir Galatasarayli futbolcuyu
sahada göremedik dersek, varin gerisini hesap edin. Taktik maktik bir yana
Fatih Terim'i, devamli eli ayagi birbirine dolanan ve aciz görüntü
sergileyen Lukunku'ya ve görünmez adam rolünü basariyla yerine getiren Ümit
Davala'ya gösterdigi sabir nedeniyle tebrik etmek gerek.

Tebrik deyince, hakkini yemeyelim. Istanbulspor Teknik Direktörü Aykut
Kacamana'a, böylesine pozitif futbol oynayan bir takim hazirlayip sahaya
sürdügü için kocaman bir tesekkür sunmak boynumuzun borcu. Eti budu belli
elemanlardan kurulu takimi, dün futbol oynamak isteyen tarafti.

Eger dünkü maçtan Ergün, Volkan ve Istanbulsporlu Saidou'yu çikarmis
olsaydiniz, geriye 'keçi boynuzu futbolu' oynayan bir dolu adam kalirdi.
Gerçekten de bu üç adam takimlari ve futbol adina ellerinden geleni yaparak
maça biraz tat ve renk kattilar.

Galatasaray'da müdafaa ve orta saha arasindaki irtibati saglamakla görevli
Volkan ve Cihan ikilisinden Cihan, sürekli olarak gücünü ekonomik kullanmak
istedi. Eger Volkan tek basina 3 kisilik oynamasaydi, Cihan'in bu tarzi
Galatasaray'a kesinlikle pahaliya patlardi.

Özetlemek gerekirse dün aman aman bir futbol sergileyemeyen Fener yorgunu
Galatasaray, amaçladigi avanta golleri bularak 3 puani aldi. Futbol sonuç
oyunu olduguna göre de; 'sonuç güzel, hersey güzel'.. mi acaba?

AKSAM

SL: G.Saray 2:0 F.Bahce

Hasan Tezcan (09/03/103)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Selçuk Dereli, Koray Gencerler, Münir Takpak
GALATASARAY: Mondragon, Xavier, Bülent, Hakan, Ümit Davala,
Volkan(dk. 89 Emre), Cihan, Revivo(dk. 81 Arif), Ergün, Ümit Karan,
Lukunku(dk. 63 Suat Kaya)
FENERBAHÇE: Rüstü, Fatih, Mirkovic, Ümit Özat, Abdullah, Tuncay,
Johnson(dk. 46 Hakan), Ceyhun(dk. 58 Serhat), Kemal(dk. 76 Yusuf), Rebrov,
Besçasnik
GOLLER: Dk. 22 ve 34 Ümit Karan
SARI KARTLAR: Mirkovic, Abdullah, Ümit Özat, Xavier, Suat Kaya

--

Volkan patladi - Turgay Renklikurt

Taraftar ne demek?

Adi üzerinde, bir tarafa mensup olup, o tarafin menfaati, kazanci için
elinden geleni yapan kisi degil mi? Eger, taraftarin tanimi bu ise dün Ali
Sami Yen'de taraftar degil, taraftar adi altinda bir dolu G.Saray
düsmanlari vardi.

Düsünün bir, 'Öldü-bitti' denen G.Saray, maç baslar baslamaz, yeniden
dirildigini bagirircasina futbol oynamaya baslamis, rakibini adeta sahadan
silmis; o yetmemis, goller atmis, sayisiz gol firsatlari üretmis; bu
durumda gerçek taraftar keyiften, sevinçten göbek atar, bu durumun devam
etmesi için elinden geleni yapan degil mi? Oysa, o Galatasaray maskeli ama
Galatasaray düsmani kisiler, sahaya attiklari cisimler, ettikleri
küfürlerle hem maçin sik sik kesintiye ugramasina, hem de takimin
yakaladigi temponun bozulmasina sebep oldular. Yaptiklari yüzünden kulübe
gelecek ceza da isin bir baska igrenç boyutu.

Dün, G.Saray'i G.Saray yapan orta saha presi ve oyun genisligi yaratma
anlayisinin yeniden yakalandigini gözlemledim. Volkan adli gencin
olaganüstü performans ile tetikledigi bu gelismeye Cihan, Ümit Davala ve
Ergün katkisi da devreye girince, G.Saray özellikle ilk devre makine
intizamiyla çalisip, F.Bahçe'yi adeta teslim aldi.

F.Bahçe'de Ceyhun'un çalim sevdasi salgin haline gelmis. Tuncay'indan
tutun, Ümit Özat'indan... Hatta çiçegi burnunda Kemal Aslan'indan çikin,
çalimlariyla adeta G.Saray'a çalistilar, futbollarinin kollektif boyutunu
yok ettiler. Bir baska deyisle kendi iplerini kendileri kestiler.

Toparlayacak olursak, dünkü maç;

1- G.Saray'in basta Volkan olmak üzere Ümit Karan, Cihan ve Ergün'le
yepyeni bir hüviyete büründügünü,
2 - Derbilerin favori-mavori dinlemedigini,
3 - F.Bahçe'nin futboluyla, 'Ne köy olur, ne kasaba' dedirttigini,
4 - Selçuk Dereli'nin ne kadar iyi seçim oldugunu ortaya koydu.

AKSAM

TC: G.Saray 1:2 Malatyaspor

Hasan Tezcan (05/03/103)

HAKEMLER: Bülent Uzun, Adil Sinan, Serkan Gencerler
G.SARAY: Mondragon, Suat Usta (Dk.64 Revivo), Bülent, Xavier, Hakan,
Batista, Berkant, Pinto (Dk.46 Ü.Karan), Hasan, Baliç(Dk.46 Ü. Davala),
Arif
MALATYA: Milosevski, Abazi, Stankov, Ümit(Dk.90+4 Ali), Mert, Ziya,
Murat, Serkan, Mithat, Fazli(Dk.67 Ilhan), Sertan(Dk.79 Ufuk)
GOLLER: Dk.18 Ziya, Dk.45 Fazli, Dk.67 Ümit Karan
SARI KARTLAR: Dk.44 Abazi, Dk.62 Stankov, Dk.69 Sertan, Dk.82 Ilhan
KIRMIZI KART: Dk.29 Ziya, Dk.36 Berkant, Dk.89 Batista

--

Beklenen iflas - Turgat Renklikurt

Malatyaspor'un sezon açilisina sevgili Kenan Isik'la gitmistik. Açilis
töreninden sonra sohbet ettigimiz Ziya Dogan söyle demisti: 'Çok iyi bir
ekibimiz var. Tek eksigimiz kendimize olan güvenimizin eksikligi ve büyük
takimlarla karsilasildiginda ortaya çikan 'Onlar büyük takim kompleksi'
bunlari asabilirsek umulanin ötesinde bir konuma gelebiliriz'

Gördügümüz kadariyla ya Malatyaspor sorunlarini asmis veya Galatasaray
artik büyük takim hüviyetini kaybetmis. Çünkü Malatya gerek lig, gerek kupa
maçinda karsilastigi Galatasaray'dan her yönüyle daha mükemmeli yakalamis
bir ekip görünümündeydi.

Son günlerde basin tribününde bazi arkadaslar 'Terim toto' oynamaya
basladilar. 'Nasil mi?' Anlatalim: Birisi diyor ki 'Filan filan oyuncular,
filan yerde oynatilacak', öbürü de diyor ki 'Yok deve! Olur mu öyle sey
canim' sonra bahse giriyorlar ve 'Yok deve' diyenler ekseriye iddiayi
kaybettikleri için paralari deve oluyor.

Dün de aynen böyle oldu. Oynamaz denilen oyuncular oynadi. Kimsenin
bilmedigi bir sistem sahaya yansitilmak istendi. Sonuçta her hafta
degistirilmekten 'Degisme manyagi' haline gelmis oyuncular öyle felaket bir
futbol ortaya koydular ki anlatmak mümkün degil.

Itiraf edelim ki Galatasaray'da ne sistem oturmus durumda ne de oyuncularda
güç kalmis. Kelimenin tam anlamiyla her sey karmakarisik hale gelmis ve bir
kurumu batiracak panik tümüyle takima sirayet etmis. Mesela dün maçin
ikinci devresinde ortaya çikan panik havasi öylesine belirgin ve büyüktü ki
tribünlerdeki seyirciler bile gördükleri manzara karsisinda 'Bu is bitmis
arkadas' demeye basladilar.

Özetlemek gerekirse:

1- Fatih Terim'in 'Sistem' diyerek her hafta yepyeni bir kadro ve sürekli
degisen taktik anlayisindan vazgeçmesi...

2- Takimin fizik kalitesinde meydana gelmis olan olaganüstü düsümün
önlenmesi...

3- Müdafanin saginda ve solunda ortaya çikmis olan kalitesizligin ne
pahasina olursa olsun giderilmesi...

4- Ve 'Geliyorum' diyen iflasi aylar öncesinden görüp uyaranlara
inanmayanlari da sorgulmak gerek.

AKSAM

SL: Kocaelispor 0:1 G.Saray

Hasan Tezcan (02/03/103)

AKEMLER: Musa Eryilmaz, Eran Sönmez, Münir Takpak
KOCAELI: Ahmet Sahin, Kemaklidze, Ahmet Aslaner, Orhan Ak(Dk.55 Faruk), Emrah, Dideva, Cem
Sinan(Dk.76 Georgiev), Engin, Nuri, Hüseyin, Lazarov
G.SARAY: Mondragon, Ümit Davala(Dk.69 Emre), Xavier, Bülent Korkmaz, Hakan Ünsal,
Berkant(Dk.86 Suat Usta), Revivo, Batista, Ayhan, Ümit Karan, Lukunku(Dk.72 Volkan)
GOL: Dk.54 Ümit Karan
SARI KARTLAR: Dk.39 Hakan Unsal, Dk.54 Ahmet Aslaner, Dk.71 Dideva, Dk.74 Ayhan, Dk.90+1
Lazarov

--

Sarsak futbol - Turgay Renklikurt

Kocaeli madi ve manevi imkansizliklarla bogusan bir kulüp ve ligin dibine demir atmis durumda.
Böylesi bir takimin basinda olsaniz ve Galatasaray gibi bir devle karsilassaniz, antrenör olarak
takiminizi nasil bir taktikle oynatirdiniz? Hiç bosuna ugrasmayiniz... Dün Kocaeli teknik direktörü
aklinizdan geçtigi gibi takimini ne top geçer adam geçmez taktigi ile oynatti ne de majino hatti
kurdurdu. Kocaeli takimi çikti sahaya, takir takir futbolun hasini oynadi. Eger, Emrah ve Didava
kontrataklarda topu israrla sürmeyip de müsait durumdaki arkadaslarina pas olarak verseydi, Kocaeli
golleri bulur, üç puanin da güle oynaya sahibi olabilirdi. Hele tek basina Galatasaray müdafasini
allak bullak eden Lazarov 'Ille de ben' egoistligine saplanmayip, biraz arkadaslarina çalismis
olsaydi maçin skoru herhalde Galatasaray için bir karabasan olurdu.

Fatih Terim, uygulatmak istedigi sablon dogrultusunda sürekli arayislar içerisinde o sebeple de bazi
oyunculari degisik yerlerde deniyor. Mesela dün takimin topu kenarlara tasiyip hücum genisligi
yaratmasini ve bu sekilde ortaya çikan bos alanlarda da Lukunku, Revivo ve Ümit Karan'in rahat
etmesini saglamak istedi. Ama bunlar olmadi. Olmayinca da ortada sistemin geregini yerine getirmek
isteyen degil, bireysel becerilerle maçi kurtarmak isteyen oyuncular dolasti. Uzun sözün kisasi
Galatasaray'da taslar tam anlamiyla yerine oturmus degil. Takim 'Sarsak' bir futbol oynuyor ve bu da
dogrusu kimseye ne keyif ne de güven veriyor.

Biz, 'Fatih Terim geldi, artik kimse pandomincilik yapip hakemle ugrasamaz' diyorduk, meger
yanilmisiz. Dün oyuncu kovalayan, hakemi tehdit eden, seyircilere el kol hareketi yapan oyunculari
tekrar görünce dogrusu sukutu hayale ugradik. Maçin hakemi Musa Eryilmaz, tutuk bir idare tarzi
göstermeyip, cesur davransaydi hem Kocaelispor hem Galatasaray maçi 11 kisi bitiremezdi.
Anlayacaginiz nerden bakarsaniz bakin dünkü maç tüm aktörleriyle siradan bir film gibiydi.

'Galatasaray ne zaman coskulu futbol oynayip seyirciye tat verecek' diyenler olabilir. Bunun için
onlara sabir tavsiye ediyoruz. Malum 'Sabirla koruk helva olurmus'

AKSAM

SL: G.Saray 2:1 Malatyaspor

Hasan Tezcan (27/02/103)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Ali Aydin
GALATASARAY: Mondragon, Suat Usta, Xavier, Bülent, Ümit Davala, Batista, Revivo, Ergün, Hakan
Unsal, Arif, Ali Lukunku.
MALATYASPOR: Milosevski, Stankov, Mert, Tolga, Ziya, Serkan, Ayman, Duro, Muharrem, Sertan,
Fazli.
GOL:: Dk.11 Hakan Unsal, Dk.50 Sertan, Dk.67 Ergun

--

Buz dansi - Turgay Renklikurt

Fatih Terim'in deyisiyle, güya 2.5 aydir birbirine hasret olan iki sevgili, yani takim ve taraftar
Ali Sami Yen'de bulusup, hasret giderecekti. Ancak dün Istanbul'da öylesine bir zemheri sogugu vardi
ki, millet birakin hasret gidermeyi, tribün ve sahada titremekten öz anasini bile taniyamayacak
hallerdeydi. Bu konuda en büyük espri, basin tribünündeki bir agabeyimizden geldi. Dedi ki; 'Su anda
bir bardak çay mi, yoksa Sophia Loren mi diye sorsalardi, tercihim sicak çaydan yana olurdu.'

Ali Sami Yen'in zemini insanüstü gayretle maça hazirlanmak istenmis ve bunun için de kar makineleri
ve 100'e yakin isçi seferber edilmisti. Ancak bu gayretler kari temizlerken zemini de patates
tarlasina çevirmisti. Iste dün iki takim böylesi sartlarda futbol oynamaya gayret ettiler. Ancak
ortaya konan futbol topuyla oynanan buz dansindan baska bir sey degildi.

Sartlarin böylesine namüsait olmasina ragmen her iki takim da olaganüstü bir gayret gösterdiler.
Galatasaray'da gördügümüz kadariyla isler rayina oturmus gibi. Takim, belirli bir sablon, bir baska
deyisle sistem dogrultusunda disiplinli hareket ediyordu. Buna bir de berbat doga kosullarina ragmen
ortaya konan üstün pres anlayisi ve sonuna kadar direnme inadini da eklerseniz ortaya dünkü
Galatasaray çikar.

Malatya gerçekten kisitli imkanlara ragmen çagdas futbolun gereklerini yapmak isteyen, oyunu
çirkinlestirmeden sonuca gitmek isteyen bir ekip. Dün, kalecileri biraz gününde olsa, böylesine
düzelme belirtileri gösteren Galatasaray'dan istedigi puan ve puanlari alabilirdi. Dünkü sartlar
öylesine berbatti ki, bu nedenle su takim su taktikle oynadi, su futbol güzelliklerini sergiledi
demek mümkün degildi. O sebeple goller de, gol pozisyonlari da tamamen doga sartlarindan kaynaklanan
tesadüfler sonucu meydana geldi.

Özetlemek gerekirse, dün donmamak için elinden gelen gayreti gösteren 22 futbolcuyla binlerce
seyirci vardi Ali Sami Yen Stadi'nda. Pardon... Pardon... Bir de gerçekten adaleti tevzii eden,
terazisini mertçe ve dürüstçe kullanan bir orta hakem vardi.

AKSAM

SL: Samsunspor 0:1 G.Saray

Hasan Tezcan (23/12/102)

STAT: 19 MAYIS
HAKEMLER: Metin Tokat, Sürhat Müniroglu, Selçuk Kaya
SAMSUNSPOR: Fevzi, Jovanovski(Dk.35 Ignatov), Ercan, Hakki, Musa,
Adnan, Mehmet Nas, Can, Celil, Ertugrul, Sinan(Dk.72 Caner)
GALATASARAY: Mondragon, U. Davala, Vedat, Bülent Korkmaz,
Hakan Unsal, Berkant, Cihan, Ayhan, Hasan(Dk.86 Felipe), Arif(Dk.83
Pinto), Umit Karan(Dk.90 Mehmet Polat)
GOL: Dk.56 Ayhan
SARI KARTLAR: Dk.8 Musa, Dk.21 Ercan, Dk.65 Cihan, Dk.74 Ayhan

--

Futbol yoksulu! - Turgay Renklikurt

Samsun 19 Mayis stadinin zemini disaridan bakildiginda hali gibi
gözüküyor. Oysa, görüntüsü güzel bu zemin, gerçekte
futbolcular için tam bir 'bubi tuzagi'. Sakatliga davetiye çikaran
bu pancar tarlasina milyon dolarlik futbolculari sürmek çilginliktan
baska bir sey degil. Bunlari gözardi edenler, daha sonra 'bu yil neden
rekor sayida futbolcu sakatlandi' sorusunu sormuyorlar mi; Iste o zaman
insanin kafasinin tasi atiyor.

Dün gerek Galatasaray, gerekse Samsunspor sakat oyuncu çoklugu
nedeniyle olmasi gereken kadrolariyla degil, saglam kim kalmissa
onlardan kurulu tertipleriyle sahaya çiktilar. Kadrosu kisitli
Samsunspor oyunu kendi yari sahasinda kabul edip, Galatasaray'i dar
alana mahkum etmek istedi. Bu plani bosa çikartmak isteyen Fatih
Terim, Berkant ve Hasan Sas ile oyunu kenarlara tasitip, hücum
genisligi yaratmak istedi. Gelin görün ki Samsunsporlu Ercan, Musa,
Adnan ve Hakki ince kiyim faullü futbollariyla bu ikiliyi yildirinca
Galatasaray'in kanatlari kirik hale geldi. Bu nedenle bos alan bulamayan
ve hücum genisligi yaratamayan Galatasaray'da Arif ve Umit,
Samsun'un presi ve kademe zenginliginde yoklari oynadilar.

Ikinci yarida da oyun ve hücum genisligi yaratmak isteyen Galatasaray,
Ayhan ve Hakan Unsal'in bu konudaki olaganüstü çabasiyla hem
istedigi bos alan ve hücum genisligini hem de golü buldu.

Bir tarafin oynamak, diger tarafin ise oynatmak istemedigi her maçta
olay 'futbol yoksulu' bir hal alir. Nitekim dünkü maçta futbol
oynatmak istemeyen Samsun'un oyun anlayisi nedeniyle oyun futbol yoksunu
olarak baslayip böyle de bitti. Ancak bu maçta gerek Galatasaray
gerekse Samsun adina bazi zenginlikler vardi. Mesela kaleci Fevzi,
Samsun ve Türk futbolu adina bir kazanç. Mesela; Ayhan ve Vedat
Galatasaray adina büyük kazanç. Hele, geçmis günlere
dönüyorum mesaji veren tarzda oyun sergileyen Galatasaray ise camia
için büyük bir zenginlik.

AKSAM

TC: G.Saray 1:0 MKE Ankaragucu

Hasan Tezcan (19/12/102)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Serdar Tatli, Zekai Akinci, Mustafa Emre Eyisoy
GALATASARAY: Kerem, Vedat, Emre, Bülent, Hakan, Berkant(Dk.90
Faruk), Cihan, Umit Davala, Hasan(Dk.76 Ayhan), Umit Karan,
Arif(Dk.76 Pinto)
ANKARAGUCU: Zafer, Carabas, Hakan Kutlu, Ismet, Baidoo(Dk.46
Burak), Hakan Keles, Yilmaz, Simao(Dk.72 Sedat), Mehmet, Hüseyin(Dk.65
Gökmen), Augustine
SARI KART: Dk.20 Hakan Kutlu, Dk.39 Berkant, Dk.39 Umit Karan,
Dk.41 Ismet, Dk.53 Yilmaz
GOL: Dk.33 Umit Karan

--

Made in Turkey - Turgay Renklikurt

Ah Fatih hocam ah... Madem 'Yerli mali Türkün mali; her Türk onu
kullanmali' anlayisina demir atacaktin, niye millete aylardir kabir
azabi çektirip kafalarini karma karisik ettin?

Dün Ali Sami Yen'de Terim'in sahaya sürdügü tüm oyuncularin,
halis muhlis Türk futbolcusu oldugunu ve futbolun hasini oynadigini
görenler aynen yukardaki kelimeleri dile getirdiler. Eger bu kadro,
mecburiyetlerin veya yeni bir 'Terim kafa karisikliginin' eseri degilse;
önümüzdeki günlerde Galatasaray'da Anadolu kaynakli yepyeni
kadrolasmanin gündeme gelmesini kimse yadirgamasin. Ekonomik
darbogazin da ivme kazandirdigi bu gelisim, umulmadik boyutlara gebe
olabilir.

Aylardir yazip çiziyoruz. Futbol bilinen hareketlerle degil;
antrenmanlarla otomatikman yapilacak hale getirilmis hareketlerin, bir
plan çerçevesinde sahaya aktarilmasiyla oynanan bir oyundur.
Dünkü Galatasaray kadrosu, yetisme tarzlari, oyun anlayislari, ayni
dili konusmalari ve uzun zamandir bir arada olmanin yarattigi
otomatizmle, ilk defa futbolun kolektif boyutunu ve yüksek oyun
temposunu seyircilere sunabildi. Ilk devre biterken uzun zamandir
böylesine organize bir Galatasaray seyretmemis olan seyirciler, keyfli
bir ses tonuyla birbirlerine '... Fatih Terim'in devre arasini
beklemesine lüzum yok. Takim tüm sorunlarini kendi kendine neredeyse
halletmis' diyorlardi. Gerçekten de Galatasaray özellikle ilk devre
boyunca; geri dörtlüsünden orta sahasindaki pres zenginligine;
süratle kontrataga kalmasindan, ikili mücadelelerde yürekli
davranmasina varincaya dek her yönüyle sasirtici bir performans
sergiledi; Ankaragücü'nü adeta teslim aldi.

Ankaragücü, Galatasaray geri dörtlüsünün sik sik yaptigi
ferdi hatalardan faydalanmak için çok adamla hücuma kalkmak
anlayisiyla oyuna basladi. Hakan Keles, Hüseyin Kartal, Augustine ve
Mehmet Türkmehmet'le bu olayi gerçeklestirmek istedi ama dün,
neredeyse sifir hatayla oynayan Galatasaray geri dörtlüsü ve
Cihan, Berkant, Umit Davala'nin pres zenginligi Ankaragücü'nün
planlarini alt-üst etti.

G6zetlemek gerekirse, dün sahada oynadigi futboldan hem kendisinin
hem seyircisinin keyif aldigi bir Galatasaray takimi vardi. Bu
Galatasaray'i seyredenler, stadi terkederken kendi kendilerine su soruyu
soruyorlardi: 'Daha önceleri neredeydiniz?'

AKSAM

SL: Gazianepspor 1:2 G.Saray

Hasan Tezcan (14/12/102)

STAT: Kamil Ocak
G.ANTEP: G6mer, Bouazizi, Alper, Ibrahim, Ilhan, M.Marangoz,
Ufuk(Dk.85 Umit), Murat Erdogan(Dk.88 M.G6zkan), Volkan, Cesar,
Viola(Dk.79 Erdal)
G.SARAY: Mondragon, Vedat, Emre, Bülent, Hakan, Pinto(Dk.74
M.Polat), Cihan(Dk.73 Christian), Berkant, Hasan(Dk.67 Felipe), Arif,
Umit Karan
HAKEMLER: Mustafa Culcu, Münir Takpak, Refik Aka
GOLLER: Dk.43 Ibrahim, Dk.44 Berkant, Dk.89 Arif,
SARI KARTLAR: Dk.11 Cesar, Dk.28 Vedat, Dk.31 Volkan, Dk.41 Hakan
, Dk.50 Ufuk, Dk.85 G6mer

--

Futbol katliami - Turgay Renklikurt

Antepliler, hem ari gibi çalisan, hem de hayattan keyif almasini bilen
insanlar. Tribünlere seyirci olarak geldiklerinde de hangi takim keyif
verici oyun sergilerse, onu alkislarlar. O sebeple de tribünlerde
kayda deger kavga-dögüs ve küfüre rastlanmaz. Yillardir
gözlemledigimiz bu özelliklerini, dün maçin hakemi Mustafa
Culcu, tümüyle degistirdi. Culcu maçta öyle hatali kararlar
verdi, öyle çeliskili düdükler çaldi ki; sonuçta çileden
çikan Antepli seyirciler onun çulundan girip, düdügünden
çikan küfürlere basladilar. Eger bu maç böylesine keyifli
insanlarin degil de, 'G6lmeye ölmeye geldik'çilerin çogunlukta
oldugu bir sehirde yapilmis olsaydi, tahmin ederiz ortalik cehenneme
dönerdi.

Bir kaç hafta öncesine kadar, ligde firtina gibi esen Antep yerine,
teknik direktör Multescu, dün bir baska takimi sahaya sürmüs
gibiydi. Sakatliklar, kisir çekismelere dayali disiplinsizlikler ve
buna dayali kadro harici birakmalar Antep'in belini fena bükmüs,
siradan takim haline getirmis. Ancak bu görüntüdeki Antep yine de
bir sürü gol pozisyonu buldu. Julio Cesar ve Murat Erdogan egoist
davranmayip yakaladiklari gol imkanlarini dogru dürüst kullansalardi
Antep, Galatasaray'i bu haliyle bile dut agaci gibi sallayabilirdi.

Galatasaray'da dün orta saha kurgusu yine evlere senlik hallerdeydi.
Cihan ve Berkant'in disinda kimse pres mres düsünmeyince orta saha,
yol geçen hani gibi oldu. Galatasaray orta sahasi böylesine
dökülüp Antep de bir seyler ortaya koyamayinca, dün futbol
yerine millet itis-kakis seyretmek zorunda kaldi. Galatasaray'da
sakatliklar her seyi allak bullak etmis durumda. Buna ragmen oyuncular
bireysel gayretleriyle ve artik az da olsa hirslariyla bir seyler
yapiyorlar. Nitekim, dünkü maçi da alan bu özellikler oldu.

G6zetlemek gerekirse dün, sahada futbol adina gerçekten öyle aman
aman bir seyler yoktu. Allah'tan Hakem Mustafa Culcu ve onun futbol
katliami vardi da millet dise dokunur bir seyler seyretti.

AKSAM

SL: G.Saray 0:1 Besiktas

Hasan Tezcan (09/12/102)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Kuddüsi Müftüoglu, Korey Gencerler, Mustafa Emre
Eyisoy
G.SARAY: Mondragon, Vedat, Emre Asik, Bülent, Hakan Unsal,
Umit Davala, Felipe(Dk.74 Berkant), Ergün, Hasan(Dk.84 Pinto),
Umit Karan, Arif
BESIKTAS: Cordoba, Ali Eren, Ronaldo, Zago, Ahmet Yildirim, Kaan,
Amaral(Dk.59 Tümer), Yasin, Ibrahim, Pancu(Dk.90 Bayram), Ilhan(Dk.70
Nouma)
GOL: Dk.77 Ibrahim
SARI KARTLAR: Dk.15 Bülent, Dk.20 Umit Davala, Dk.38 Zago,
Dk.59 Yasin, Dk.62 Hasan, Dk.62 Mondragon, Dk.90 Cordoba, Dk.90 Pancu

--

Sabreden kazandi - Turgay Renklikurt

Zemheri filan degil, ciger söken cinsinden soguk havaya devamli yagan
sagnak yagmurda eklenince Ali Sami Yen'in zemini bubi tuzagina
dönüstü. Dünkü maç iste bu sahada oynandi. Bu yetmezmis gibi
insani jilet gibi kesen rüzgar da devreye girince seyircilerin iflahi
hepten kesildi. O sebeple birakin tezahürati tahmin ederim isimlerini
bile unuttular.

Lucescu, saglamci ve 'bildigim ayran, bilmedigim yogurttan iyidir'
anlayisiyla hareket eden bir teknik adam. Dün bir baktik, Fatih
Terim'de ayni Lucescu gibi davranip ne kadar tanidik isim varsa hepsini
sahaya sürmüs. Eski tanidik isimler sahaya sürülünce dogal
olarak taktikte eskiye uygun olarak kendiliginden 4-4-2 oluverdi.
Lucescu ise her zamanki gibi 'önce is emniyeti' diyerek Yasin'i
müdafa ve orta saha arasindaki irtibat subayligina soyundurdu. Ilhan'i
ileride tek birakti. Ahmet Yildirim rejisörlügünde orta alan
hakimiyetini ele geçirmeyi hedefledi. Ilk yari boyunca iki tarafta bir
yandan orta alani ele geçirmeye çalisirken diger taraftan karsi
tarafin ölümcül bir hata yapmasini bekledi. Hakem ilk devrenin
bittigini ilan ederken, sahadaki oyuncular hala rakibin ölümcül
hata yapmasini beklemeye devam ediyorlardi. Hakem Kuddüsi
Müftüoglu ikinci devrenin daha basinda, düsen oyun temposunu
arttirmak ve soguktan uyusan futbolculari canlandirmak için olacak(!);
basladi acaip ters kararlar vermeye. Sert kararlar ve buna bagli olarak
gösterilen sari kartlar etkisini hemen gösterdi. Mesela Hasan Sas
delleniverdi, sonrada oyunun temposu gerçekten yükseldi. Tempo
yükselince de ferdi hatalar fazlalasti. Sans melegi bu dakikalarda
Besiktas'a yardim etti ve Besiktas, Galatasaray'in ferdi hata sonucu
yaptigi ölümcül hatayi Ibrahim'le degerlendirdi.

Dün sahada gerçekten taktik savasi vardi. Daha dogrusu sabir savasi
vardi. Lucescu'nun talebeleri bu konuda çok basarili oldular ve
istedikleri sonucu elde ettiler. Eger dün hava kosullari böylesine
felaket olmasaydi bunun sonucunda da seyirciler tribünlerde
donmasaydi, Müftüoglu'nun ters kararlari inanilmaz olaylara
sebebiyet verebilirdi.

AKSAM

TC: Yimpas Yozgatspor 1:3 G.Saray

Hasan Tezcan (05/12/102)

STAT: Yozgat Sehir
HAKEMLER: Hamza Misir, Yasar Ulusoy, Erhan Sönmez
GOLLER: Cihan(Dk.19), Hakan Unsal(Dk.26), Mustafa
G6zsögüt(Dk.50 penalti), Umit Karan(Dk.65)
Y.YOZGAT: Erol - Kazim, Emre, Dogan, Hakan(Dk. 44 Gökhan),
Tahsin(Dk. 70 M.Akalin), Koray, Sedat, Cengiz(Dk. 80 Cetin), Mustafa
G6zsögüt, Hüseyin
GALTASARAY: Kerem - Almaguer(Dk. 33 Mehmet Polat), Emre, Hakan
Unsal, Vedat, Umit Davala, Berkant, Hasan Sas(Dk. 68 Faruk), Cihan,
Umit Karan, Pinto(Dk. 81 Ergün)
SARI KARTLAR: Hakan, Koray, Cengiz(Yimas Yozgatspor), Mehmet
Polat(Galatasaray)

--

Ikinci Kulvar - Cilli Mehmet

Galatasaray, ikinci kulvarda da yarisa basladi. Baslayamamak da vardi.
Bu maç için kadro seçimi yerinde. Kerem, iyi oynadi. Kendine
güveni yerindeydi. Bu arkadaslarina da yansidi. Amaç tur atlamakti.
O da oldu. Bu tip maçlara konsantre olmak zordur. Hele 3 gün sonra
büyük yarisi etkileyebilecek bir maç varken. Buna ragmen takim
kötü degildi. Kisa sürelerle de olsa iyi seyler gördük. Orta
alanda pas zenginligi, topunu kaybedildigi anda rakibe baski uygulamak
gibi. Bir ara Berkant-Cihan uyumlu paslasmalari dikkat çekti. Hemen
akabinde de gol geldi. Maçta pozisyon zenginligi olmamasina ragmen
firsatlar degerlendirilince goller geldi. Klasik hatalar gene yapildi.
Almaguer ve Hasan, pas tercihleri varken kendi yari alanindan top
tasiyarak çikmaya çalistilar. Bu çok rizikoludur. Gol bile
yedirebilir. Bu seviyeye gelmis oyuncularin bu hatalari yapmasi akil
alacak sey degil. Sergio, o pozisyonda sakatlandi. Ona çok
güveniyordum. Böyle bir hata yapabiliyorsa onda da hayir yok
demektir. Baska büyük yanlisliklar yoktu. Hakan düzelmis.
Sakatliktan çiktigi belli olmadi. Diger oyuncular için de iyi bir
idman oldu. Bu kulvar sampiyonlar ligine gidemeyenler için teselli
mükafati.

Gunes

SL: MKE Ankaragucu 1:2 G.Saray

Hasan Tezcan (01/12/102)

STAT: 19 Mayis
HAKEMLER: Ali Aydin, ismail Köse, Cemal Gemici
Ankaragücü: Zafer, Hakan Kutlu, ismet, Baidoo, Carabas, Hakan
Keles, Yilmaz, Simao, Mehmet, Augustine, Hüseyin(Dk. 76 Adem Koçak)
GALATASARAY: Mondragon, ümit Davala, Mehmet, Bülent, Vedat,
Berkant, Cihan, Suat(Dk. 38 ümit Karan), Felipe(Dk. 90+3 Emre), Hasan
Sas, Arif(Dk. 78 Pinto)
GOLLER: Augustine(Dk. 2), Umit Karan(Dk. 45), Berkant(Dk. 81)
SARI KARTLAR: Carabas, Mehmet, Ismet, Simao(Ankaragücü),
Vedat, Berkant, Mehmet Polat, Cihan(Galatasaray)
KIRMIZI KART: Yilmaz(Dk. 86)

--

Bitmis arkadas!.. - Turgay Renklikurt

Daha düne kadar 19 Mayis Stadi turnikelerinin önü labirentlerle
doluydu. O demir labirentlerden geçip stada girerken kendimizi
gösteriye çikarilan sirk aslanlari gibi hissederdik. Allah'a
sükür bu onur kirici durum ortadan kaldirilmis. Ustelik çagdas
emniyet tedbirleri de alinmis. Bizim anlayamadigimiz tek sey; bu kadar
çagdas ve siki emniyet tedbirene ragmen Galatasarayli taraftarlarin
stada o mesaleleri nasil soktuklari. Ne diyelim? Is bilenin mesale stada
sokanin!

Maç öncesi dagitilan takim listesine göz atan basin mensuplari
simdiye kadar hep 'Kardesim ne biçim takim tertibi? Filanin yerine
Terim niye fismekani takima koymamis?' derlerdi. Dün ilk defa kimsenin
sesi çikmadi. Cünkü Terim, sakat ve cezalilar disinda dise
dokunacak kimi bulduysa sahaya sürmüstü. Mecburiyetlerin yarattigi
bu kadroda dört savunma, iki orta saha, dört hücum oyuncusu olunca
da, takim Terim'in sistem ve taktigi yerine; yine mecburiyetten 4-2-4
gibi ucube bir taktikle oynamak zorunda kaldi. Galatasaray orta sahasini
rakibe teslim eden bu durumdan faydalanan Ankaragücü, ilk devre
boyunca avantaji iyi kullanip, hem oyunun kontrolünü ele geçirdi,
hem de her kontratak tesebbüsünde gol sansi yakaladi. Son dakikada
beraberlik golü atmasina ragmen; devre biterken hemen herkes
Galatasaray için 'Bu takim bitmis arkadas' diyordu.

Gerçekten de dün Galatasaray özellikle ilk yari boyunca sanki
'ince hastaliga' yakalanmis gibi her yönüyle erimis, bitmis bir
görüntü sergiledi. Ustelik, karsisinda ahi gitmis, vahi kalmis
bir Ankaragücü olmasina ragmen. Eger dün Augustin, Hüseyin ve
Hakan Keles biraz becerikli veya sansli olsaydi; neler olurdu neler...
Allah'tan Ankaragücü Galatasaray'in isminden korktu, üstüne
gitmedi. Bir anlamda ilk devre buldugu golde isi bitirecegini zannetti
ve bundan faydalanan Galatasaray biraz kendisini toparlar gibi oldu.

Simdi biliyorum 'Her seyi anladik da biraz Galatasaray'in taktiginden
sisteminden bahset' diyeceksiniz. Ama olmayan bir seyi
söyleyemeyecegime göre; istiyorsaniz size bir masal anlatayim: 'Bir
zamanlar kükrediginde yeri gögü inleten bir aslan varmis... Gün
gelmis güçten ve çaptan düsmüs. Sadece ve sadece ismiyle
rizkini çikarir olmus...'

AKSAM>

SL: G.Birligi 1:0 G.Saray

Hasan Tezcan (25/11/102)

STAT: 19 Mayis
HAKEMLER: Bülent Demirlenk, Selçuk Kaya, Murat Dagli
GENCLERBIRLIGI: Gökhan, El Saka, Umit, Deniz, Murat,
A.Hassan, Serkan(Dk.82 Nihat), Filip, Okan(Dk.82 M'Bayo), Veysel, (Dk.68
Mustafa), Youla
GALATASARAY: Mondragon, Vedat, M.Polat, Bülent,
U.Davala(Dk.66 Pinto), Suat, Cihan, Ergün, Arif(Dk.69 U.Karan),
Christian, Baliç(Dk.46 Felipe)
GOLLER: Dk.23 Serkan
SARI KARTLAR: Dk.57 Umit Davala, Dk.85 Murat Salar, Dk.90+4
Gökhan

--

Kis günesi - Turgay Renklikurt

Dün Ankara 19 Mayis Stadi tribünleri, Galatasaray taraftarlari
tarafindan adeta istila edilmisti. Bu durum basin tribününde
esprilere sebep oldu. Güya emniyet görevlileri, Ilhan Cavcav'a
'Galatasaray taraftarlarini stat disina çikaralim mi?' diye sormuslar.
Cavcav, 'Hayir.. maçi seyircisiz oynamak istemiyoruz' diyerek teklifi
reddetmis. Saka bir tarafa dün olaganüstü bir Galatasaray
taraftari yeri gögü maç sonuna kadar inletti durdu.

Ersun Yanal maç öncesi, 'Gençlerbirligi olarak oyun sistemimiz ne
ise onun geregini yapacagiz. Galatasaray'i durdurma adina ne
sistemimizde, ne de oyun tarzimizda degisiklik yapmayacagiz' demisti.
Maç baslar baslamaz da ne dediyse, onu sahaya yansittigini
gözlemledik. G6nce, oyun sistemlerine uygun olarak müdafaa ve orta
alan arasinda kopukluk olmamasina dikkat ettiler. Sonra yarattiklari bu
dar alanda Baliç, Christian ve Arif'i adeta kademe ve pres manyagi
haline getirdiler. Daha sonra da kaptiklari toplarla ve çok adamla
süratle kontrataga kalkip Galatasaray defansini allak bullak ettiler.
Biraz egoist davranmasalardi, daha ilk devrede 3 gol atip maçi orda
bitirebilirlerdi.

Fatih Terim, rakip kim, fatura ne kadar büyük olursa olsun,
sisteminden vazgeçmeyen ve tipki Ersun Yanal gibi 'Oynat oynatayim'
dercesine gole dönük futbol oynatan bir teknik direktör. Nitekim,
dün de eksik kadrosuna ragmen takimini bu anlayisla oynatti. Ancak,
Suat disindaki diger orta alan oyunculari ve de özellikle Umit
Davala, futbol yerine adeta 'Bakimsiz herkül' rolü oynayinca,
Gençlerbirligi hem oyunun inisiyatifini ele geçirdi, hem de tempoyu
istedigi gibi yönlendirdi. Hele bir de oyunu kenarlara yayip kosu
koridorlari da bulunca inanilmaz sayida gol pozisyonlarina girdiler.
Eger, bu pozisyonlardan yarisini gole çevirebilselerdi, Galatasaray
ikinci bir Saracoglu faciasi yasardi.

G6zetleyecek olursak kondisyon - pres fakiri ve orta sahasi
hayaletlerle dolu bu Galatasaray tipki 'Kis günesi' gibi. Isildar gibi
oluyor ama hiç isitmiyor.

AKSAM

SL: G.Saray 2:1 Trabzonspor

Hasan Tezcan (17/11/102)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Selçuk Dereli, Münir Takpak, Koray Gencerler
GALATASARAY: Mondragon, Almaguer(Dk.46 Vedat), Mehmet Polat,
Bülent, Ergün,
Pinto(Dk.65 Baliç), Ayhan, Suat, Hasan, Christian(Dk.77 Sarr), Arif
TRABZONSPOR: Petkoviç, Serkan, Erman Güraçar, Erdinç,
Mustafa, Gökdeniz(Dk.77 Hasan),
Aurelio, Hüseyin, Ali Sen(Dk.58 E.G6zgür), Fatih(Dk.70 Selahattin),
M.Yilmaz
GOLLER: Dk.2 Gökdeniz, Dk.8 Christian, Dk.66 Arif
SARI KARTLAR: Dk.4 Almaguer, Dk.10 Hasan, Dk.38 Bülent, Dk.48
Aurelio, Dk.55 Mustafa,
Dk.62 Erman Güraçar, Dk.65 Christian, Dk.80 Serkan, Dk.90+3 Suat,
Dk.90+4 Ayhan, Dk.90+5 Monragon

--

Hüzünlerden sevince - Turgay Renklikurt

Güvenlik güçlerinin aldigi tedbirler dogrultusunda dün
tribünlerde ne organize taraftar gruplarina ait bir pankart vardi, ne
de o meshur mesale furyasi. Mesale yakanlarin aninda yakalanip, isin
sonuna kadar tavizsiz gidilecegi kararliligi gösterilince, dün ilk
defa zehirli gaz solumadan maç seyredebildik. Demek, devletin iradesi
gerçek anlamiyla olayin arkasina konup, güvenlik güçlerinin eli
kolu serbest kalinca önlenemez denen gidisat önlenebiliyormus. Bu
dogrultuda sürekli yazan bir kisi olarak dogrusu mutluluk duyduk.
Ancak, tribünlerdeki bir kesim, olayda güvenlik güçlerinin 'Esas
oglan' rolünü kapmasindan mutlu olmamis ki maç boyunca 'Taraftar
figüran degildir' diye bagirdi.

Trabzonspor Teknik Direktörü Samet Aybaba, takimini, 'Oynat
oynatayim' anlayisiyla sahaya sürünce ilk devre olanlar oldu.
Aybaba'nin niyetini yanlis yorumlayan oyunculari, olayi 'Alan paylasmasi
ve taktik disiplini falan bos verin, çikip kendinizi göstermek
için gönlünüzün çektigi gibi oynayin' diye algilayinca ve
Galatasarayli oyuncular da buna ayak uydurunca; ilk devre süratli, bol
gol pozisyonlu ve heyecanli bir 'Mahalle maçi kivaminda' 45 dakika
yasandi. Devre biterken tribünler Galatasaray'in uzun zamandir ilk
defa böylesine arzulu oynamasini ve bol gol pozisyonu bulmasini
konusuyordu.

Dün Galatasaray orta sahasinda görev yapan ve eski günlerini hiç
aratmayan Suat'i izlerken; takimda beyin görevini üstlenen ve bunu
layikiyla yapan bir futbolcunun, takiminin kaderini nasil olumlu anlamda
degistirebildigini gördük. Suat, maç boyunca pres yapti, rakipten
top çaldi, oyunu yönlendirdi, arkadaslarinin dogru anlamda kademe
yapmasini sagladi. Bunun sonucunda da dün Galatasaray orta sahasi
ayaktaymis gibi bir görünüm sergiledi. Müdafaayla orta alan
arasinda irtibat kopuklugu meydana gelmedi.

Dünkü maçin sonucunun böyle olmasindan daha ziyade takimin
üzerindeki 'G6lü topraginin' atilmis olmasindan çogu kisi
mutluluk duydu. Bu böyle devam ederse tahmin ederim ben bundan sonra
kolay kolay 'Hüzünlü maç yorumlari' yazamam.

AKSAM

CL: Barcelona 3:1 G.Saray

Hasan Tezcan (14/11/102)

STAT: Nou Kamp
HAKEMLER: Dick Van Egmond, Jaap Pool, Eugene Theelen(Hollanda)
BARCELONA: Enke, Reiziger, De Boer(Dk. 85 Oleguer), Puyol(Dk. 60
Tortolero), Navarro, Gerard, Mendieta, Danni, Motta, Saviola,
Geovanni(Dk. 79 Kluivert)
GALATASARAY: Mondragon, Bülent, Sarr, Almaguer, Hakan,
Batista(Dk. 60 Ayhan) Cihan(Dk. 46 Suat), Ergün, Hasan Sas,
Baliç(Dk. 75 Christian), Pinto
GOLLER: Dani Dk. 10, Cihan(Dk. 20), Gerard(Dk. 44 Gerard),
Geovanni(Dk. 56)
SARI KARTLAR:(FC Barcelona), Ayhan(Galatasaray)

--

Hüzünlü veda - Turgay Renklikurt

Galatasaray Ispanya'da, hem de Barcelona gibi bir takimla maç yapacak
da, tribünler Avrupa'nin dört bir yanindan gelen yurttaslarimizla
dolmayacak ha!.. Dün devasa boyutlardaki Nou Camp Stadi'nda ne öyle
aman aman sayida Ispanyol seyircisi, ne de 'Cim Bom' diye yeri gögü
inleten Galatasaray taraftarlari vardi. Anlayacaginiz Galatasaray'in
içerisinde bulundugu krizin boyutunu bilen ve bu karsilasmanin
sonucundan umudu olmayanlar 'Allah'in selameti üzerinize olsun. Hadi
bize eyvallah' deyip takimi kaderiyle bas basa birakmislardi.

Fatih Terim, 'Bundan sonra benim esas kadrom bu' der gibi yine sür-
priz bir takim tertibi sahaya sürdü. Gördügümüz kadariyla
Terim, kafasindan bazi oyunculari tamamiyle silmis ve artik gemileri
yakmis durumda. Kafadan silinmis ama oynatilanlar ise kerhen ve
mecburiyetten görev yapiyorlar.

4-2-4 düzeniyle oyuna baslayan Galatasaray dün bir ara 'G6nce is
emniyeti' der gibi oynadi. Müdafaa ile orta sahanin birbirinden
kopmamasina gayret etti. Yine dün ilk defa tüm gücüyle pres
yapmak istedi. Hatta ve hatta bunu basarir gibi oldu. Gelin görün
ki, 'Isler yoluna giriyor herhalde' dedigimiz anlarda o Allah'in belasi
ferdi hatalar yapildi, koordinasyonsuzluk ortaya çikti. Sonra da
moraller çöküp goller pes pese gelmeye basladi.

Oysa Barcelona teknik direktörünün yildiz oyunculariyla basi
dertteydi. Ustüne üstlük Barcelona bir üst turu garantilemis
durumdaydi. Oyuncular sahada neyi var neyi yok oynamak iddiasinda
degildi. Uzun sözün kisasi adamlar keyfine oynamak ister gibiydi.
Ama iste o keyfine oynamak isteyen Barcelona ile bir zamanlarin korkulu
ekibi Galatasaray'i evire çevire, hem de hiç zorlanmadan per perisan
etti. Uzülerek ifade edeyim; sadece perisan etmekle kalmadi,
karizmasini da darmaduman etti.

G6zetlemek gerekirse dün Galatasaray, 'Köyümüze dönelim'
sarkisi esliginde hem Avrupa Sampiyonlar Ligi'ne, hem UEFA Kupasi'na,
hem de karizmasi olan korkulu ekip hüviyetine hüzünlü bir
sekilde veda etti. Dileriz dönüs çabuk olur.

Simdi akla hemen 'Bundan sonra neler olacak?' sorusu geliyor. Bundan
sonra neler olacagini ne Galatasaray Kulübü Baskani G6zhan
Canaydin, ne de Teknik Direktör Fatih Terim yönlendirebilir. Artik
ipler bambaska dinamiklerin elinde. Yazik kere yazik...

NOT: 'Galatasaray'i hüzünlü günler bekliyor' dedigimizde bize
olmadik lafi söyleyenler, simdi ne diyecekler dogrusu merak ediyorum.

AKSAM

SL: Adanaspor 0:0 G.Saray

Hasan Tezcan (10/11/102)

STAT: 5 Ocak
HAKEMLER: Cem Papila, Cengiz Akyüz, Ekrem Kan
ADANASPOR: Murat Sahin, Güngör, Mehmet Ali, Halilagiç,
Murat G6zatak(Dk. 90 Emilov ?), Ercan, Umit Aydin, Pachola(Dk. 82
Umut), Ibrahim, Ali Asim(Dk. 84 Murat Bölükbas?), Necati,
G.SARAY: Mondragon, Sarr, Almaguer, Bülent, Ergün, Ayhan,
Felipe(Dk. 71 Berkant), Cihan, Pinto(Dk. 46 Christian), Arif, Hasan
Sas(Dk. 76 Baliç)
SARI KARTLAR: Pachola, Ercan, Halilagiç(Adanaspor)

--

Uç, bes damla futbol - Turgay Renklikurt

Adana'ya gittiniz mi yandiniz! Saga dönüyorsunuz kebapçi, sola
dönüyorsunuz cigerci. Hadi bunlardan kurtuldunuz, bu defa mumbarci,
çirdanci devreye giriyor. Açikçasi protein ve kolesteroe vurgunu
yememeniz imkansiz. Güya Adanali'nin kan tahlil raporu söyle
çikmis: Kolesterolünde birkaç damla kana raslanmistir.

Galatasaray adina Adana'da çok sey degismis. Terimli, Hasan Sasli
Galatasaray sahaya çikacak da yer gök inlemeyecek, üstelik
yuhalanacak ha. Buna da sahit olduk.

Fatih Terim, 'Bazi oyunculari kazanma adina sistemimden taviz verdim'
demisti. Dün radikal bir kararla o oyunculari yedek kulübesi ve
tribüne yolladi. Bülent disinda tümüyle degismis bir müdafa
kurgusuyla takim sahaya çikti. Felipe'nin rakip müdafa elemanlarinin
ara dayagindan kurtarilmasi amaciyla biraz geriye çekilen Galatasaray,
taktik düzende orta sahanin çekip çevirilmesi isi Ayhan'a
verilmisti. Sarr ve Pinto ile saga, Ergün ve Hasan Sas'in ile sol
kanada oyunu yayarak hücum genisligi yaratmak isteyen Galatasaray,
bunu gerçeklestiremeyince Arif'e kosu koridorlari da yaratilamadi.
Nitekim Arif, bu sebeple maç boyunca Adanaspor'un kademe zenginliginde
kayboldu.

Adanaspor klasik anlamda 4-4-2 düzeninde oynayan bir ekip. Müdafa ve
orta saha arasindaki irtibati kesinlikle koparmayip, rakibe bos alan
birakmiyorlar. Dün ayni isi mükemmel yaptilar. Süratle kontrataga
kalkip bir sürü gol sansi da yakaladilar. Ancak Ali Asim ve Necati
öyle egoist oynayip, öyle toplar ezdiler ki Teknik Direktör Bahri
Kaya neredeyse kalp krizi geçirecekti.

Dün Galatasaray orta alaninda yine pres yoktu. Ikili mücadelelerde
kaybeden taraf çogunlukla Galatasaray oluyordu. Galatasaray, bitik bir
futbol oynuyordu. Bu arada umutsuz çabalari sirasinda bulduklari gol
sanslarini da direkler engelliyordu. Anladigimiz kadariyla Galatasaray'a
sadece taraftarlari degil, melekler de küsmüs gibi.

G6zetleyecek olursak; karsilasma Adanali'nin kan tahlil raporu gibiydi.
Yani koca maçta üç, bes damla futbola rastlandi.

SL: F.Bahce 6:0 G.Saray

Hasan Tezcan (07/11/102)

STAT: Sükrü Saracoglu
HAKEMLER:Mustafa Culcu, Münir Takpak, Koray Gençerler
F.BAHCE: Rüstü, Fatih Akyel, Ogün, ümit G6zat, Tuncay,
Johnson, Steviç, Yusuf(Dk.88 Erman), Ortega, Serhat(Dk.83 Ali
Günes), Washington(Dk.62 Ceyhun)
G.SARAY: Mondragon, Umit Davala, Emre, Bülent(Dk.76 Vedat),
Hakan Unsal, Batista(Dk.74 Umit Karan), Ayhan(Dk.46 Arif), Ergün,
Hasan, Pinto, Christian
GOLLER: Tuncay (Dk.8), Ortega (Dk.38), Serhat (Dk.68 ve 75),
Ceyhun (Dk.78), Umit G6zat (Dk.86)
SARI KARTLAR: Washington, Fatih Akyel, Emre, Arif, Yusuf,
KIRMIZI KARTLAR: Ortega (Dk. 56), Emre (Dk. 84)

--

Hüzünlü bozgun - Turgay Renklikurt

Vallahi rezillik diz boyu olunca insan bunlardan hangisini yazacagini
sasiriyor. Acimasizca dövülen, taslanan; o yetmedi polislerce
ölümüne coplanan bir avuç Galatasaray taraftarindan mi
bahsedeyim... Yoksa, sahaya nasil sokulduguna hayret ettigimiz
yüzlerce mesale ve o mesalelerin yarattigi zehirli gaz teröründen
mi? En iyisi Mondragon'a yapilanlardan bahsedeyim... Adamcagiz maç
öncesi yapilan isinma çalismalari sirasinda pet sisesi yagmuruna
tutuldu. O yetmedi sagina soluna patlangaçlar atildi. Tüm bunlara
karsin istifini bozmayan, tribünlere tek bir tepki göstermeyen
Mondragon'u gerçekten tebrik etmek lazim. Böylesi eylemler devam
ettigi takdirde Saracoglu Stadi'nda sik sik seyircisiz maç
oynatilacagini söylemek kehanet olmasa gerek.

Rakibi etkileyip, moralini bozma adina yapilan bu eylemlere Fenerbahçe
takiminin hiç ihtiyaci olmadigi maç baslar baslamaz ortaya çikti.
Cünkü, arzulu, hirsli ve olaganüstü pres zenginligi yaratip
bunu sahaya yansitan Fenerbahçe karsisinda Galatasaray'da hemen klasik
hastalik ve buna bagli futbol saçmaliklari ortaya çikmaya basladi.
Söyle ki; Bu sezon basindan beri hangi rakip, orta sahada pres
zenginligi yaratsa, Galatasaray tel tel dökülmeye basliyor;
müdafaa ve orta saha arasinda kopukluklar ortaya çikiyordu. Dün bu
konuda dersini iyi çalistigi belli olan Fenerbahçe, orta sahada pres
yapip, oyunu kenarlara tasiyinca ve bu duruma Galatasaray kenar
yönetimi çare bulamayinca maçin kaderi üç asagi bes yukari
maçin basinda belli oldu. Ortega, Tuncay, Serhat ve Yusuf irtibati
kopmus Galatasaray hatlari arasinda önce vizir vizir dolastilar, sonra
da basi dönen Galatasaray müdafaasinin ve morali bozulan
Mondragon'un bireysel hatalarindan faydalanip gollerini attilar.

G6zetleyecek olursak, dün Galatasaray dibe dogru gidisatina devam
ettigini ortaya koydu. Hüzünlü maglubiyet de ne yazik ki
hüzünlü bozgun boyutuna ulasti.

Not: Orta hakem Mustafa Culcu öylesine gergin bir ortamda
gerçekten dürüst ve kaliteli bir yönetim tarzi ortaya koydu.

AKSAM

SL: G.Saray 3:1 Goztepe

Hasan Tezcan (04/11/102)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Mutlu Celik, Gürkan Germe, Erkan Kan
G.SARAY: Mondragon, Emre, Bülent, Hakan, Batista, Berkant(Dk.75 Umit Davala),
Ayhan, Ergün, Umit Karan(Dk.85 Pinto ?), Christian(Dk.68 Suat), Hasan Sas
GöZTEPE: Bülent, Tayfun, Cüneyt, Gökhan, Sinan, Ercan, Zafer Biryol, Tunç,
Göksel, Cumhur, Mkhalele(Dk.87 Oujdide ?)
GOLLER: Berkant(Dk.28 pen.), Christian(Dk.52 pen.), Zafer Biryol(Dk.79), Ayhan(Dk.90)
SARI KARTLAR: Christian, Ayhan, Hasan(G.Saray), Cüneyt(Göztepe)

--

Bildik ayran - Turgay Renklikurt

Göztepe ekonomik darbogazda. Bu sebeple üç-otuz paraya kadrolarini
kurmuslar. G6demeler zamaninda yapilamiyor. Oyuncularin kafasi karisik,
moralleri bozuk. Gelin görün ki böylesi bir rakibi bazi
Galatasaray taraftari, çok ciddiye almis olacak ki, tribünlerde
sürekli mesale yakarak takimini 'gaza' getirmek istedi. Sayelerinde
bütün stat zehirli mesale gaziyla doldu tasti. Mesaleler
yüzünden federasyon, Galatasaray'a ceza verecek. Bunu yapanlar da
'Galatasaray'a canimiz feda' diyecekler. Caniniz çiksin e mi!

Fatih Terim, dün uzun arayislardan sonra 'Bildigim ayran, bilmedigim
yogurttan iyidir' diyerek, bildik isimleri, bilinen yerlerde oynatti.
Israrla yogurt olmasini istedigi Mehmet Polat, Almaguer, Umit Davala
ve Pinto'yu ise maya tutmadigi için yedek kulübesine çekti.

Göztepe Teknik Direktörü Mustafa Fedai, tüm imkansizliklarina
karsin, 'Fedailer mangasi' gibi bir takim yaratmis. Nitekim dün pir
askina kosan, pres yapan, oyunu çirkinlestirmeyen, tempoyu sürekli
yükseltmek isteyen taraf tecrübesiz Göztepe'ydi. Biraz
tecrübeleri olsaydi bir-iki gol bulmalari isten bile degildi.

Kim ne derse desin, dün bir kez daha ortaya çikti ki Galatasaray'in
sorunu sistem mistem degil. Sorun, cumhurbaskani ve basbakanin olmayisi.
Gerçi kabinede çok nitelikli bakanlar var ama bakanlar arasi
koordinasyon ve denetim saglanamayinca ortaya kolektif degil bireysel
bir futbol tarzi çikiyor. O da millete keyif vermiyor. Geçmiste
Hagi'nin cumhurbaskani, Popescu'nun basbakan oldugu günler hasretle
aniliyor. Terim'in çabalari da yetersiz transferler ve güçsüz
ekonomik yapi nedeniyle 'Imitasyon cumhurbaskani ve basbakan'
yaratmaktan öteye gitmiyor.

Bugün yapilacak milletvekilligi seçimi bilinçaltimiza öylesine
yer etmis ki basladik bakanli, basbakanli maç yazisi yazmaya. Bari
devam edelim. Dünkü Galatasaray kabinesinde hemen herkes yerini
yadirgamadan oynadi. Sag bek bakanligina getirilen Batista basarili
performansi ile tahmin ederiz Umit Davala'nin koltuguna sürekli
olarak yerlesti. Dünkü maçtan daha baska seyler de yazmak
isterdik. Ancak 'Bildik ayranda' yeni hiçbir sey yoktu. Ancak tüyler
ürperten bir sey vardi. 6 Kasim Carsamba günü oynanacak
Fenerbahçe maçinin tribün provasini yapar gibi davranan bir kisim
seyirci, kural tanimaz davranislariyla o maçi meydan savasina
çevireceginin mesajini verdi.

Yazin bir köseye, 6 Kasim Carsamba günü (Insallah yaniliriz)
çok ana aglayacak.

CL: G.Saray 1:2 Lokomotiv

Hasan Tezcan (30/10/102)

Stat: Ali Sami Yen
Hakemler: Wolfgang Stark, Jan-Hendrik Salver, Volker Wezel(Almanya)
Galatasaray: Mondragon, Umit Davala, Emre, Bülent, Hakan, Pinto,
Cihan(Dk. 71 Felipe), Ergün, Baliç(Dk. 46 Hasan Sas), Arif(Dk. 46 Batista), Christian
Lokomotiv Moskova: Ovchinnikov, Nizhegorodov, Pashinin, Sennikov,
Lekgetho, Evseev, Ignashevich, Loskov, Pimenov, Maminov, Obiorah(Dk. 78 Cesar)
Goller: Dk. 70 Loskov, Dk. 72 Hasan Sas, Dk. 75 Evseev
Sari kartlar: Dk. 52 Pimenov, Dk. 75 Evseev(Lokomotiv Moskova) Dk. 77 Batista,
Dk. 79 Hasan Sas(Galatasaray)

--

Huzunlu elveda - Turgay Renklikurt

Tarihin en acimasiz ve kanli bogusmalarinin yapildigi Canakkale
savaslarinda atalarimiz düsman ölülerine gösterdikleri saygi ile
tarihe not düsüp, yedi düvelin hayranligini kazanmisti. Dün Ali
Sami Yen'de Moskova'da meydana gelen olaylarda ölenler için saygi
durusu vardi. Bir grup kendinibilmez, saygi durusu sirasinda slogan
atip, islik çalarak; hem ölülere saygisizlikta bulundular, hem de
bir anlamda insanlik suçu islediler. G6ylesi atalarin, böylesi ham
hasalot torunlari olmasi ne hazin!

Lokomotiv Moskova'nin nasil bir futbol sergileyecegi maçtan önce
üç asagi bes yukari biliniyordu. Bilinmeyen ise orta alanda
süratle çogalarak alan daraltan ve ani kontrataklarla gol
tesebbüsünde bulunan bu takima karsi Terim'in nasil bir kadro sahaya
sürüp, hangi taktikle takimi oynatacagiydi. G6zellikle Galatasaray
orta sahasinda yer alacak oyuncularin niteligi maçta kilit rolü
oynayacagindan, dogrusu bu oyunculari herkes merak ediyordu. Kadrolar
açiklandiginda görüldü ki, Terim'in tercihi 'G6nce is emniyeti'
degil, her türlü riski göze alarak hücum yaptirmak. Tabi bu
anlayis Lokomotiv'in ekmegine yag bal sürmüs oldu. Adamlar önce
kendi müdafalariyla orta sahalarini birbirlerine çok yakin
oynattilar. Böylece Galatasaray'in yüksek teknikli oyuncularinin
alan bulmasina, kosu koridorlari yaratmasina mani oldular. Sonra da ani
kontrataklarla Galatasaray müdafasini dagittilar. Tüm bu kurguyu
bozacak olan taktik anlayis ise Galatasaray orta alanda pres yapip,
kazandigi toplarla oyun genisligi yaratip, Lokomotiv'in taktik
anlayisini bosa çikartmakti. Ama gelin görün ki, Galatasaray orta
sahasinda pres yapacak ve bu preste devamliligi saglayacak tek bir
oyuncu bile yoktu. Biz dünkü maçla ilgili yorumumuzda üzerine
basa basa sunlari söylemistik: 'Bu maçin kilit noktasi, daha dogrusu
bu maçin kaderini belirleyecek olan Galatasaray'in orta sahasidir.
Eger Galatasaray'in orta sahasinda pres zenginligi yaratilmazsa, eger
Galatasaray'in orta sahasindaki oyuncular hücum genisligi yaratip,
Lokomotiv'in hatlari arasindaki irtibati kopartmazsa bu maçta biz
hüzünlerin en koyusunu yasariz.'

Dün aksam Galatasaray'in orta saha kurgusu pressiz bir anlayisla
çalisti ve sonuçta da hüznün en koyusuna imza atmis oldu. O
sebepledir ki, biz bu maçin sonucuna söyle nokta koyuyoruz;
hüzünlü elveda.

AKSAM

SL: G.Saray 1:0 D.Bakirspor

Hasan Tezcan (28/10/102)

STAT: Ali Sami Yen.
HAKEMLER: Mustafa Culcu, Refik Aka, Münir Takbak .
G.SARAY: Mondragon, Batista, Emre, Bülent, Ergün, Umit
Davala,
Suat(Dk. 80 Mehmet Polat), Felipe(Dk. 69 Umit Karan), Hasan, Arif,
Christian(Dk. 46 Cihan)
D.BAKIR: Senol, Hasan Yigit, G6mer, Nuri, Ramazan, Kamil, Evren,
Serdar(Dk. 73 Murat Hacioglu), Celalettin, Deniz, Saffet(Dk. 61
Sadettin)
SARI KARTLAR: Suat, Arif, Hasan Sas, Batista(G.Saray), Deniz,
G6mer, Saffet, Hasan Yigit, Evren, Kamil(D.Bakir)
GOL: Hasan Yigit(Dk. 36 kendi kalesine)

--

Fubolsuz futbol - Turgay Renklikurt

Ultraslan Galatasaray'in organize olmus en büyük taraftar grubu. Bu
grupta 'Bird Hunter-Kus Avcisi' diye tanimlanan bir fraksiyon ortaya
çikmis herhalde. Tribün afislerinde sürekli bu tanimlama yer
aliyor. Yakinda bu kus avcilari da 'Bülbül ve kartal avcisi' diye
yeni iki fraksiyona bölünürse kimse sasmasin. Malum Türkiye'de
amip gibi bölünmek moda.

Lige verilen uzun aradan sonra Galatasaray'in nasil bir performans
sergileyecegini herkes merak ediyordu. Maçin 15. dakikasina
gelindiginde ise Galatasarayli taraftarlar korku filmi seyreder hale
gelmislerdi. Nasil gelmesinler? O dakikada Diyarbakir biraz sansli olsa
3. golünü atip, maçi koparip gitmisti bile.

Galatasaray'da rakibine lüzumsuz kartlik sert müdahale ve hakem
kararlarina itiraz modasi yeniden hortlamis. Bu modaya, 'Kursun asker
Felipe' de katilinca gülmekten yere yattik. 'Kursun asker Felipe de
nereden çikti?' demeyin. Güya Galatasaray orta sahasini çekip
çevirecek ve orta saha kabilesinin sefligini yapacak olan Felipe
rakibin her dokunusunda yere devrilince, millet ona bu lakabi takti.
Durum böyle olunca da Diyarbakirlilar orta sahada çogalarak Suat ve
Umit Davala ile adeta ortada siçan oynadilar. Eger Suat tecrübesi
ve sükuneti ile bu sinir bozucu durumu isyan etmeden
geçistirmeseydi, is mahkemelik olurdu.

Galatasaray orta sahasinda Felipe ve Hasan Sas pres yapmayip, yoklari
oynayinca Galatasaray, 'Belfitigi' olmusa döndü. Ilk devre boyunca
Diyarbakir sert oynayarak oyunun inisiyatifini ele geçirme yerine,
sadece futbol oynamayi düsünseydi futbolsuz Galatasaray'i hezimete
ugratirdi.

Galatasaray'da çok tehlikeli bir gelisimi gözlemledik. Orta saha
kurgusunun olmayisi yüzünden, futbolcular futbolun kollektif
tarafini sergileyemeyince herkes, 'Asiye'yi kurtarma' adina, bireysel
oynamaya baslamis. Bunun sonucunda da herkes iki misli efor sarfediyor.
Is bu kadarla kalsa... Bireysellik, fazla efor ve es uzantili olarak,
takimda ne kademe kalmis ne de alan paylasimi. Var olan tek sey can
havli ile ortaya konan kosusturmaca.

Size bir sey söyleyeyim mi? Ben dün, 'Futbolsuz futbol' oynamaya
çalisan bu Galatasaray'i dogrusu yogun hüzün duygulari ile
izledim.

AKSAM

SL: Altay 1:2 G.Saray

Hasan Tezcan (27/10/102)

Stat: Atatürk
Hakemler: Serdar Tatli, Sahan Yilmaz, Murat Dagli
Altay: Altay, Ahmet, Cagdas, Toprak, Tahir(Dk. 60 Murat Karakoç), Aytekin,
Fatih(Dk. 79 Chameni), Ibrahim(Dk. 79 Mehmet Zengin), Inanç , Sinan, Umit Inal
Galatasaray: Mondragon, Almaguer, Bülent, Umit Davala, Mehmet Polat(Dk. 46 Umit Karan),
Cihan, Ergün, Hakan Unsal, Pinto, Baliç(Dk. 74 Hasan Sas), Christian(Dk. 80 Emre ?)
Goller: Dk.5 Baliç, Dk. 55 Christian (Galatasaray), Dk.17 Sinan(Altay)
Sari Kart: Dk.44 Tahir, Dk. 52 Aytekin, Dk. 75 Ahmet, Dk. 90 Chameni (Altay),
Dk. 88 Monragon (Galatasaray), Dk. 64 Cihan (Galatasaray)

--

S.O.S.'li galibiyet - Turgay Renklikurt

Maç öncesi Altay'a büyük hizmetleri dokunmus eski birkaç
yönetici ile sohbet ettim. Ekonomik konularda öyle tablolar
çizdiler ki, hayret etmemek mümkün degil. Anlayacaginiz Altay'in
kasasinda fareler cirit atiyormus. Durum böyle olunca da parasini
alamayan oyuncularin moralleri ve mücadele sevkleri sifirmis. Altay'da
sadece ekonomik yönden mi sifir tüketilmis. Hayir. Esas tribünler
sifiri tüketmis. Cünkü oradaki Altayli sayisi saga vursan
besyüz, sola vursan bin rakamini asmiyormus. O sebeple taskinligi
nedeniyle seyircisiz maç oynamak gibi bir korkulari yokmus. Nitekim
dünkü maçta da seyircilerin yüzde 90'i Galatasaray taraftari
idi.

Altay hakkindaki söylenenleri isittikten sonra itiraf edelim,
'Galatasaray böylesi gardi düsmüs teslim olmaya hazir bir rakibe
karsi güzel oynayarak, sali günü oynayacagi Lokomotiv Moskova
maçina moral depolar' diye düsündük. Maç basladiginda ise
sasirip kaldik. O parasizlik yüzünden moralsiz, sevki kirik denen
Altayli oyuncular özellikle ilk yari boyunca öyle coskulu futbol
oynadilar ki, bilen bilmeyen de yagla balla beslenmis, yedikleri
önünde, yemedikleri arkalarinda zanneder. Hele Sinan Kaloglu diye
bir sol kanat oyunculari var, mübarek sanki tramvay. Galatasaray
müdafaasinin arasinda adeta ring seferi yapti. Umit Davala ondan
yedigi çalimlar yüzünden bir-iki gün bas dönmesinden
kurtulamaz herhalde.

Ikinci devreye aksayan Mehmet Polat'in yerine Umit Karan monte
edilince, o zamana kadar takimin ayakta kalan tek oyuncusu
hüviyetindeki Christian bos alanlar bulmaya basladi ve golünü de
atti.

Altay Teknik Direktörü Umit Turmus tüm olumsuz sartlara karsin
gerçekten çagdas futbol oynamak isteyen bir takim yaratmis. Dün
oyunu çirkinlestirmeden ellerinden geleni yaptilar. Galatasaray orta
sahasindaki kurgu bozuklugu ve koordinasyon eksikligi konusunda
derslerini iyi çalistiklarindan dolayi, bu bölgede çogalip, pres
yaparak; hem Galatasaray'in oyun ritmini bozdular hem de o noktadan ani
kontratak imkani yaratarak bol miktarda gol pozisyonlari buldular. Biraz
sansli olsaydilar Galatasaray çok üzülürdü.

G6zetleyecek olursak, tüm Galatasaray geri dörtlüsü ve orta
sahasi yine 'S.O.S.' vermeye devam etti. Christian ve Pinto ise 'Biz bu
takimin beklenen oyunculariyiz' mesaji verdiler. Mondragon disinda,
geride kalanlari ise....

AKSAM

CL: Club Brugge 3:1 G.Saray

Hasan Tezcan (24/10/102)

HAKEMLER: Massimo de Santis, Giovanni Stevanato, Alessandro Stagnoli (Italya)
CLUB BRUGGE: Verlinden, De Cock, Simons, Van der Heyden, Birger Maertens,
Clement, Verheyen (Dk. 90 Smolders), Englebert, Ceh (Dk. 64 Saeternes), Stoica (Dk. 84 Spilar), Martens
GALATASARAY: Mondragon, Mehmet Polat (Dk. 46 Felipe), Bülent, Emre Asik (Dk. 79 Christian),
Hakan Unsal, Cihan, Umit Davala, Ergün, Arif (Dk. 55 Ayhan), Baliç, Pinto
GOLLER: Martens(Dk.45), Pinto(Dk. 57), Verheyen(Dk. 71), Saeternes(90 arti 1)
SARI KARTLAR: De Cock(Club Brugge), Bülent, Emre, Cihan(Galatasaray)

--

Karizma yerle bir - Turgay Renklikurt

Brüksel'e resmen Afyon'un Emirdag'indan gelen vatandaslarimiz el
koymus. Nereye gitseniz karsiniza isçi, patron, memur, lokantaci
hüviyetiyle Emirdagli biri çikiyor. Tanisir tanismaz da ilk
söyledikleri sözler, 'Galatasaray çok sansli. Brugge takimi su an
karma karisik. Kolay yenmemiz gerek' oluyor. Tabii onlara 'Brugge
karisik da sanki Galatasaray'da hersey çok mu yerli yerinde'
diyemiyorduk.

Maçin yapildigi Brugge sehri, Brüksel'e çok yakin. Kutu gibi de
bir stadlari var. Yogun güvenlik önlemleri ve üst bas aramasindan
sonra girebildigimiz stadda, maç öncesi Galatasarayli taraftarlarin
oldugu tribünde mesaleler yanmaya baslayinca, basta Belçika polisi
olmak üzere herkes bunlarin nasil içeri sokulduguna sasirdi. Daha
sonra saha içine atilan bu mesaleler ve yabanci maddeler nedeniyle
Galatasaray'a yüklü bir ceza gelecegi kesin. Böyle ilkel
davranarak hem bizleri rezil eden, hem de Galatasaray'a cezaya sebebiyet
verenler herhalde kina yakarlar.

Fatih Terim, davranislari ve sifreli beyanatlariyla mesaj vermesini
seven bir isim. Nitekim hafta boyunca verdigi sifreli beyanatlar
dogrultusunda öyle bir takim sahaya sürdü ki; yediden yetmise
millet, 'Bu kadari da fazla riskli' dedi. Maç basladiginda
Galatasaray'in sadece takim tertibinin degil, oyun taktiginin de
olaganüstü riskli oldugu görüldü. Müdafaayi en ileri uçta
baslatma amaçli bu taktik anlayista, Arif, Pinto ve iyi oynamasina
ragmen Baliç, rakip defansa topu kaybettiklerinde pres uygulamayinca
aniden gelisen kontrataklarda tüm yük Bülent, Emre ve Hakan
Unsal'a bindi. Galatasaray'daki bu zaafiyeti gören Brugge
antrenörü Trond Sollied, kontrataklari kanatlar vasitasiyla
yaptirmaya basladi. Bu sekilde hücum genismligi de yaratip Galatasaray
müdafaasindaki irtibati da yok eden Brugge, ilk devrenin son 10
dakikasinda 4 yüzde yüzlük pozisyon yakalayip, birini gole
çevirdi. Tüm bunlar olurken de kimse isin farkina varip tedbir
almadi. Orta saha tel tel döküldü. Ustüne üstlük, herkes
birbirini suçlayip olmayan morallerini hepten bozdu.

Pardon... Olayin farkina varip 'Aman tedbir' diye yirtinip o arada akil
almaz kurtarislar yaparak tarihi bir hezimeti önleyen Mondragon'dan
bahsetmezsek hakkini inkar etmis oluruz.

Burgge klasik anlamda sablon futbolu sergileyen bir takim. Anlayacaginiz
yaratici futbolun en hasini oynayan eski Galatasaray'in kedinin fare ile
oynayacagi özellikte. Ancak dün o takim ahi gitmis, vahi kalmis.
Bugünkü Galatasaray'i düz sablon futboluyla önce ezdi, sonra
evirip çevirip, dalgasini geçerek karizmasini yerle bir etti.

Belki bazilari bu 'Karizmanin yerle bir olmasi' tanimlamasina
kizacaklar, sik bulmayacaklar. Fakat Mondragon ve Baliç'in disindaki
oyuncular dün, sergiledikleri futbolla sadece yenilmediler,
Galatasaray'i siradan bir takim hüviyetine soktular. Isin en hüzün
verici tarafi da bu.

Aksam

SL: Elazigspor 0:0 G.Saray

Hasan Tezcan (06/10/102)

STAT: Atatürk
HAKEMLER: Kuddusi Müftüoglu, Koray Gencerler, M.Emre Eyisoy
ELAZIGSPOR: Kingston, Mehmet Ali(Dk. 69 Erdem), Cem Beceren,
Mert Meriç, Eren(Dk. 78 Mehmet Deliorman), Umit, Haci Arif, Erhan Namli,
Osman, Cem Yanik, Meszaros(Dk. 66 Hüseyin)
GALATASARAY: Mondragon, Sarr, Emre, Vedat(Dk. 46 Hasan), Ergün,
Batista, Cihan(Dk. 85 Felipe ?), Ayhan, Pinto(Dk. 46 Arif), Christian, Baliç
SARI KART: Batista

--

Cekirge tekledi - Turgay Renklikurt

Istanbul kokusmuslugundan Anadolu'ya gidince, adeta kültür vurgunu
yiyorsunuz. Elaziglilar kente ayak bastigimizdan itibaren bizlere öyle
bir, 'Tanri misafiri' uygulamasi yaptilar ki, gözlerimiz dolu dolu
oldu. Hele bir uçaga gidecegimiz zaman ellerimize tutusturduklari,
çam sakizi çoban armagani örnegi, 'Yollugu' görünce, göz
pinarlarimiz kendini koyverdi. Sagolsunlar. Bir anlamda kültür
kirliligimizi yikadilar.

Fatih Terim kendisine, 'Terim eskisi gibi degil. Artik kaybedecek çok
seyi var. O sebeple riske giremiyor' diyenlere cevaben, 'Madem öyle,
iste böyle!' dercesine bir takim tertibi sahaya sürdü. Tüm
aslarini kulübede oturtan Terim'in tertibindeki Vedat, ilk yari
boyunca öyle hatalar yapti ki, akil sir almaz. Tahmin ederiz Terim
için de artik risk faktörü degil, pimi çekilis el bombasi ve
onunla dans etmesi de bundan böyle mümkün degil.

Elazig'in Teknik Direktörü Erol Tok, fizik kalitesi ve pres gücü
mükemmel bir takim yaratmis. Ustüne üstlük Galatasaray
konusunda da dersine çok ama çok iyi çalismis. Mesela Vedatli
Galatasaray geri dörtlüsünün kurgu, kademe ve koordinasyon
eksikliginden faydalanmak için üç forvet oyuncusunu sürekli
olarak onlarin üzerine salip, hücum pres uygulatti. Bu uygulamayla
Elazig'in ilk yari üç yüzde yüzlük gol pozisyonu buldugunu
söylersek varin gerisini hesap edin.

Terim, bu kadar risk gösterip, 'Yeter' demis olacak ki, ikinci yariya
Pinto ve Vedat'i kenara çekip, Hasan Sas ve Arif'i takima monte etti.
Takimin üzerindeki ölü topragini silkeler gibi etki yapan bu
degisiklik sonucu hem oyun temposu yükseldi hem de Galatasaray futbol
oynayan taraf olmaya basladi.

Toparlayacak ve özetleyecek olursak:

1-Batista'nin sahsinda Galatasaray harika bir müdafaa elemani kazandi.

2-Galatasaray'daki, 'Safra özellikli oyuncular' kesin olarak ortaya
çikti. Bir anlamda takim tertibi üç asagi bes yukari belli oldu.
Ve bu tertip her geçen gün olayi otomatige baglayarak bir sürü
derdi bir tarafa atar diye düsünüyoruz.

3-Asker kökenli Erol Tok'un komando egitimli takimi bu yil ligde çok
canlar yakar.

4-Galatasaray Tanri misafiri olarak kabul gördügü Elazig'da umdugu
ile degil, buldugu ile yetinmek zorunda kaldi.

..Ve çekirge teklemesine ragmen umut verdi.

AKSAM

CL: G.Saray 0:0 Club Brugge

Hasan Tezcan (02/10/102)

STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Eric Poulat, Nelly Viennot, Eric Ortega(Fransa)
G.SARAY: Mondragon, Umit Davala, Bülent(Dk.83 Vedat), Emre,
Hakan, Batista, Suat, Felipe(Dk.70 Ayhan), Hasan(Dk.46 Baliç), Arif,
Umit Karan
BRUGGE: Verlinden, Martens, Simons, Clement, De Cock, Van Der Heyden,
Serebrennikov, Stoica(Dk.86 Ceh), Englebert, Verheyen(Dk.89 Martens),
Lange(Dk.54 Mendoza)
SARI KARTLAR: Verheyen, Serebrennikov, Stoica(Brugge), Suat(G.Saray)

-

Hüzünlü beraberlik - Turgay Renklikurt

Maç öncesi basin tribününde Fatih Terim'in açiklamalarinda
kullandigi 'hain, düsman, parazit' tanimlamalari konusuluyordu. Herkes
kendi kafasina göre 'filan düsman, falan hain, fismekan parazit'
tahminini yaparken, eski kulagi kesiklerden birisi, 'Terim isi
ögrenmis. Ortaya üç yem atti; millet onunla ugrasirken kendisi
elestiri oklarindan kurtuldu' dedi. Günahi söyleyenin boynuna.

Terim dün, 'Bildigim ayran, bilmedigim yoguttan iyidir' anlayisiyla
sekiz eski ögrencisini sahaya sürdü. Geri dörtlünün
önüne koydugu tecrübeli Suat'a rejisörlük görevi verdi. Bu
takim tertibi ilk 45 dakikadatopa daha çok sahip olmasina karsin, ne
dogru dürüst oyun genisligi, ne de sonuca gidecek bir kurgu ortaya
koyabildi. Tüm akinlar da sol taraftan yapilmak istenilince,
üstüne üstlük Hasan Sas da o cenahta tüm toplari ezince devre
golsüz kapandi.

Brugge takimi üstün fizik gücüne sahip bir takim. Genç Stoika
disinda ayagina top yakisan tek bir futbolculari da yoktu. Ama bu ekip
kendisine ögretilmis 'sablon futbolunun' geregini adeta canini disine
takarak yerine getirdi. Nitekim dün, bir zamanlarin orta saha presi
krali olan GAlatasaray takimina, müslüman mahallesine salyangoz
satarcasina öyle bir pres uygulamalari yapti ki sasmamak elde degildi.
Ilk devre biterken hemen herkes 'Iyi ki Terim, Emre Asik ve Suat'i
hatirlamisti' diyordu.

Terim, ikinci devreye durarak oynayan Felipenin yerine Baliç'i, her
topu ezen Hasan Sas'in yerine Ayhan'i alarak basladi. Bu degisiklikle
önce kalabalik Brugge defansinini alan daraltan uygulamasi belhava
edilmek istendi. Ancak yüksek tempo ve pres eksikligi yüzünden bu
amaç gerçeklestirilemedi.

Dün bir kez daha su ortaya çikti ki, Galatasaray orta sahasi
kesinlikle Terim'in kafasindaki performans düzeyini ortaya koyabilecek
kapasitede degil. Bu kapasitesizlige bir de pres eksikligi eklenince
takim bir anlamda beli kirik yilana dünüveriyor. Cabaliyor, bir
seyler yapmaya çalisiyor ama bir türlü isteneni ortaya koyamiyor.

Uzun sözün kisasi dün bir kez daha ortaya çikti ki, eger
üstün teknik ve tecrübe niteliginize, üstün fizik ve pres
faktörünü ekleyemezseniz hüzün yasiyorsunuz. Ve ne yazik ki
Galatasaray son zamanlarda, bu hüznü çokca yasadigi sonbahar
günlerinden yakasini bir türlü kurtaramiyor.

AKSAM

SL: G.Saray 2:0 Istanbulspor

Hasan Tezcan (28/09/102)

Stat: Ali Sami Yen
Hakemler: Orhan Erdemir, Binali Kartal, Bahattin Duran
Galatasaray: Mondragon, Umit Davala, Emre, Bülent, Hakan,
Baliç(Dk. 79 Felipe),
Batista, Ergün, Hasan(Dk. 66 Ayhan), Umit Karan(Dk. 66 Suat),
Christian
Istanbulspor: Haluk, Pinto, Deniz Uygar, Saffet, Niyazi,
Mehmet(Dk. 46 Kona),
Zeki(Dk. 37 Güven), Selçuk, Petkov, Musa, Cenk(Dk. 72 Fazli)
Goller: Dk. 15 Bülent, Dk. 37 Umit Karan.
Sari kart: Dk. 43 Emre(Galatasaray), Dk. 70 Güven(Istanbulspor)

--

Aman dikkat! - Turgay Renklikurt

Galatasaray, Barcelona maçi sonrasinda adeta rüyadan uyandi. Herkes
ama herkes Galatasaray'in Barcelona'yi yenecegini düsünüyordu.
Ancak öyle olmadi. Geliyorum diyen tehlike geldi ve Galatasaray kendi
sahasinda adeta ezildi. Simdi herkes ne oluyor diye sormaya basladi.
Fatih Terim'in gelmesi ile olusan hava yavas yavas dagiliyor.

Evet L.Moskova maçi kazanildigi gün Galatasaray'in iyi bir futbol
oynamadigini ve bunun ileride büyük sikintilara yol açacagini
söylemistik. Barcelona maçinda da bu ortaya çikti. Peki ama neydi
Galatasaray'da eksik olan?

Ilk olarak sunu belirtmek gerekir ki, Galatasaray'da en büyük
eksiklik eski pres gücünü gerçeklestirecek oyuncularin olmayisi.
Sari Kirmizili ekibin orta sahasinda yükü iki futbolcu çekiyor. Bu
futbolcular Ayhan ve Batista. Bu iki futbolcudan biri olmayinca ya da
kötü oynayinca Galatasaray orta sahasi oldukça zorlaniyor.
Cünkü Galatasaray orta sahasini olusturan Felipe, Hasan Sas ve
Ergün pres gücü yüksek oyuncular degiller. Umit Davala ve
Hakan Unsal gibi kanat oyunculari da oldukça formsuzlar. Hele Umit
Davala adeta sahada geziniyor. Defansin ortasinda oynayan Bülent ve
Almaguer ise her an hata yapmaya hazir. Nitekim Barcelona maçinda
yenen ilk golde yapilan hata gibi. Ileri uçta rakip savunmayi bozacak
ve yipratacak tipte bir forvet yok.

Fatih Terim elindeki kadronun UEFA sampiyonu olan kadrodan çok uzak
bir kadro oldugunu biliyor. Bunun için de eldeki malzemeden en iyi
sekilde yararlanmak istiyor. Ancak Galatasaray'in elindeki kadro
Sampiyonlar Ligi'nde üst düzey takimlarla bogusacak güce henüz
ulasamadi. Takimin daha fazla pres yapmasi, daha çok alan daraltmasi
ve defansta yardimlasmanin üst düzeye çekilmesi sart. Formsuz
oyuncularin da bir an önce form tutmasi gerekiyor. Yoksa Barcelona
gibi takimlar karsisinda Galatasaray tutunamaz. Inancimiz o ki
Galatasaray bu gruptan çikacaktir. Ancak ikinci grupta rakipler çok
daha zorlu olacak. Bu yüzden aman dikkat diyoruz!

AKSAM

CL: G.Saray 0:2 Barcelona

Hasan Tezcan (25/09/102)

HAKEMLER: Domenico Messina, Marco Ivaldi, Fabrizio Babini
G.SARAY: Mondragon, Sarr(Dk.46 Hasan), Sergio, Bülent, Hakan Unsal,
Umit Davala, Batista, Felipe, Ergün(Dk.80 Umit Karan),
Christian(Dk.70 Suat), Arif
BARCELONA: Valdes, Puyol, F.de Boer, Fernando, Mendieta, Xavi(Dk.74 Gabri), Cocu,
Motta, Saviola(Dk.83 Geovanni), Kluivert(Dk.90 Gerard), Luis Enrique
GOLLER: Kluivert(Dk.27), Luis Enrique(Dk.59)
SARI KARTLAR: Kluivert, Gabri, Luis Enrique(Barcelona)

-

Galatasaray'la nereden nereye - Ali Sami Alkis

AVRUPALI artik Türk takimlariyla eslestiginde, hele hele rakip olarak
Galatasaray'la oynayacaksa, ürküyor. Türkiye'ye ise çekinerek
geliyor. Bundan çok degil 10-15 yil geriye gittigimizde Avrupali
rakipler Türk takimlariyla eslestikleri zaman ellerini ovusturur,
maçlara 'kazandik' gözüyle bakarlarlardi. Oysa, Galatasaray
özellikle Devler Ligi'nde elde ettigi basarilarla bu imaji sildigi
gibi simdi Avrupalilar'in korkulu rüyasi haline geldi. Dünyanin
neresine giderseniz gidin Türkiye denildiginde Galatasaray soruluyor.
Spor magazalarinda Cim-Bom formasi satiliyor.
Aslan'in Milli Takim'a da katkisi büyük. En fazla futbolcuyu veren
kulüp Galatasaray. Milli Takim da iskeletini Galatasaraylilar'in
olusturdugu takimla rakiplerin tozunu atiyor. Yani kisaca Galatasaray
bir dünya markasi... Türkiye'nin futboldaki gururu...

Terimli Galatasaray'dan bu sezon herkes Devler Ligi'nde daha büyük
basarilara imza atmasini bekliyor. Cim-Bom grubunda Barcelona ile
birlikte favori gösteriliyor. Sari-Kirmizililar su anda oyun olarak
istenilen kapasiteye ulasmis durumda degil. Bunu dünkü Barcelona
maçinin özellikle ilk yarisinda gördük. Ben Galatasaray'in bu
gruptan çikacagina gerçek kapasitesine ulastiginda daha büyük
hedeflere varacagina inaniyorum.

Star

CL: Lokomotiv 0:2 G.Saray

Hasan Tezcan (19/09/102)

STAT: Lokomotiv
HAKEMLER: Massimo Busacca, Francesco Buragani, Felix Zueger(SWI)
LOKOMOTIV MOSKOVA: 1-Ovchinnikov, 16-Evseyev, 2-Nizhegorodov, 5-Ignashevich,
14-Pachinine(Dk.60 / 17-Sennikov), 4-Lekgetho, 3-Drozdov, 8-Maminov, 10-Loskov,
11-Julio Cesar(Dk.75 / 55-Adamu), 15-Buznikin(Dk.46 / 25-Pimenov)
GALATASARAY: 1-Mondragon, 3-Bülent Korkmaz, 57-Hakan Unsal, 21-Almaguer,
22-Umit Davala, 4-Batista, 67-Ergun, 18-Ayhan(Dk.46 / 17-Pinto), 10-Felipe,
11-Hasan Sas(Dk.70 / 20-Sarr), 6-Arif
SARI KARTLAR: Pachinine, Evseev(Lokomotiv)
GOLLER: Sarr(Dk.72), Arif(Dk.81)

--

Hüzünlü Galibiyet - Turgay Renklikurt

Galatasaray, yillardir 'Yeni stat yaptiracagim' diyerek bir yandan kredi ararken, diger yandan milyarlarca
dolara stat plani, maketi yaptirip sonra da vazgeçer. Derken yeni bir yönetim gelir; plan, kredi, maket hikayesi
silbastan yapilir. Maçin oynandigi Lokomotiv Stadi'ni ise Ruslar 1.5-2 senede, hem de neredeyse Galatasaray'in
plan ve makete sarfettigi paranin biraz fazlasiyla bitirmisler. Stat olaganüstü akustigi olan, kullanisli kutu gibi sirin
bir tesis. Söylemediler ama gördügümüz kadariyla Ruslar o 1.5-2 seneye iki ceket, dört pantolon dikmeyi de
sigdirmislardir herhalde. Galatasaray yönetiminin kulagi
çinlasin.

Lokomotiv takimi öyle aman aman futbol oynayan bir ekip degil. Lekgetho ve Julio Cesar'in disinda ayagi topa
yakisan adamlari da pek yok. Fizige dayali, klasik sablon futbolu oynuyorlar. Geçmisin Galatasaray'i dün sahada
olsaydi, bunlara daha ilk devrede üç-bes atar, ikinci devrede de ter idmani yapardi. Gelin görün ki bu özellikteki
Lokomotiv karsisinda Galatasaray, ilk 45 dakikada renksiz, silik ve dersine iyi çalismamis acemiler mangasi gibiydi.

Ileri uçtaki Hasan Sas ve Arif de birbirinin topuyla pozisyonunu sürekli çalmaya kalkisinca, ortaya çikan perisan tablo
sebebiyle Rus seyirciler herhalde 'O çok övülen Galatasaray gerçekten bu takim mi?' demislerdir.

Dün, ya Fatih Terim ilk defa orta saha oyunculari olmayan bir takim sahaya sürdü veya Galatasaray'in orta saha
oyunculari görünmez adam rolüne soyunmuslardi. Durum böyle olunca da top Galatasaray ileri ucuyla geri dörtlüsü
arasinda gidip geldi.

Dün Galatasaray iki farkli galip geldi. Ancak takimda gerçekten halledilmesi lazim gelen bir sürü sorun var. Bunlarin
basinda da orta saha kurgusu geliyor. Su kadarini söyleyeyim; Galatasaray'i ülke ülke kent kent takip etmis olan ben,
dün aksam galip gelmis olmasina karsin ilk defa takimin ortaya koymus oldugu performanstan hüzün duydum.

Insallah bu hüzün, hüzünlü bir sonbaharin gelecekteki ifadesi olmaz.

AKSAM